Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1201

Karar No

2026/157

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1201 Esas
KARAR NO: 2026/157 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2024
NUMARASI: 2022/853 E. - 2024/230 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibe dayanak yapılan ... Bankası,.......Şubesi'ne ait, keşide tarihi ......./11/2019 olan, ........ çek seri nolu ve 121.000,00 TL miktarındaki çekin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bahsi geçen bu çeke istinaden, İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını belirterek, söz konusu takibe dayanak çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının müvekkili yönünden iptaline, davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin müvekkili bankaya kredi müşterisi olan ... Limited Şirketi tarafından devredildiğini, müvekkili bankanın çekin iyi niyetli ve meşru hamili olduğunu, müşterisi ... Limited Şirketi'nin borcuna istinaden çeki alırken, müşterisi olmasının getirdiği güven çerçevesinde iyi niyetli bir şekilde çeki aldığını ve akabinde yine iyi niyetli bir şekilde alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, kambiyo senedi vasfındaki çekin mücerret (soyut) bir belge olduğunu, kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan temel ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, davacıya gönderilen ödeme emrinin ....07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının bu dava ile imza inkarında bulunduğunu, 121.000,00 TL. meblağlı çek hakkında bu zamana kadar gerek imza itirazına yönelik İcra Hukuk Mahkemesine dava yoluna başvurmaması, gerekse de savcılık makamına herhangi bir şikayette bulunmamasının da davacının kötü niyetli olduğunun gösterdiğini, davalı aleyhine açılan davanın haksız olduğunu savunarak, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../03/2024 tarihli 2022/... E. - 2024/230K. sayılı kararıyla; "...Emsal nitelikteki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2019/2089 Esas, 2022/937 Karar Sayılı, 28/06/2022 Tarihli "Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkindir. Davada davacı davaya konu çek hakkında keşideci imzasının şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı iddiasına dayanmıştır. İmza inkarı halinde imzanın ilgiliye ait olduğunu ispat yükü senedi elinde bulunduran hamile aittir" şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda icra takibine dayanak yapılan çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmaması sebebiyle davacının yatırmış olduğu tamamlama harcı da göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesindeki talebinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından (toplam takip çıktısı: 133.820,96 TL) davalıya borçlu olmadığının tespiti olması sebebiyle dava değeri 133.820,96 TL kabul edilerek davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ayrıca davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine yönelik talebinin değerlendirilmesinde ; "2004 sayılı icra ve iflas kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. ilamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir.madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.Başka bir ifadeyle; icra iflas kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir.
Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 esas, 2010/154 karar, 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 esas 2011/747 karar ve 20.03.2013 tarihli ve 2012/19-778 esas, 2013/250 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2019/3354 , K.2019/11145, T. 20.05.2019 ) " yönündeki yerleşik kararlar uyarınca somut olay değerlendirildiğinde takibin her ne kadar haksız olduğuna karar verilmiş ise de davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davacının davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda anılan gerekçeler uyarınca işbu davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş ise de reddedilen kısım davacının kötüniyet tazminatı istemi olup işbu hususların asıl alacağın ferisi niteliğinde olması ve miktar itibari ile reddedilen bir kısım bulunmaması sebebiyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE;
1-Davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, bilirkişinin yüzeysel bir rapor hazırladığını, raporun eksik, çelişkili ve yetersiz olduğunu, denetime elverişli olmadığını, yeterli sayıda imza aslı üzerinde inceleme yapılmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını,Müvekkilinin Faktoring Sözleşmesi gereğince üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, çek üzerindeki düzgün ciro silsilesine güvenerek çeki devraldığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun 9/2. maddesi uyarınca, çeki devralırken, çeki tevsik eden ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren faturaların mevcudiyetinin yeterli olduğunu, Müvekkilinin müşterisi ... Limited Şirketi'nin borcuna karşılık müşterisine olan güven çerçevesinde çeki aldığını, imzanın sahte olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını,Çeki devralırken müvekkilinin hiçbir kötüniyetinin bulunmadığını,Ayrıca davacının çeki iktisap ederken müvekkilinin kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin çeki edinme sebebini kanıtlama yükümlüğünün bulunmadığını,Davacının vekalet ile kambiyo senedi düzenleme, imzalama ve cirolama konusunda 3. Kişilere yetki verip vermediği, eğer verdiyse bu 3. Şahıslara ait bilgilerin ve varsa bu şahıslara ait imza örneklerinin istenilmediğini, bu hususta gerekli incelemenin yapılmadığını belirterek, yukarıda ve yargılama sürecinde ayrıntılı bir şekilde izah edilen ve Mahkeme tarafından re’sen nazara alınacak sair hususlar doğrultusunda, öncelikle İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin eksik araştırma ve inceleme neticesinde tesis olunan 2022/853 Esas, 2024/230 Karar sayılı .....03.2024 tarihli hukuka, hakkaniyete, usul ve yasaya açıkça aykırı nitelikteki kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, akabinde de esastan yapılacak inceleme neticesinde yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen haklı nedenler doğrultusunda hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu temin olunmasının ardından istinaf taleplerinin kabulü ile haksız nitelikteki vaki davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ...T.A.Ş. Tarafından borçlular ... ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi haklarında 121.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 133.820,96 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ......./11/2019 tarihli, ........ seri numaralı, 121.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.
Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası, ... Şubesi'ne ait .......... seri numaralı, .../11/2019 tarihli, 121.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... ...Limited Şirketi, lehtarının ...Limited Şirketi oldukları, çekin arkasında sırasıyla ...Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve ....A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, çekin bankaya ibraz edildiği, karşılıksız olduğu ve çekin üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığına dair şerhlerin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince adli tıp uzmanı ...'den alınan .../12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu çekteki davacı şirkete atfen atılmış keşideci imzasının, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi........'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı mahkemeye bildirilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davaya konu çekin keşide tarihine yakın tarihli yeterli sayıda belge aslının incelendiği ve üzerlerindeki davacı şirket yetkilisi...’a ait imzaların ve .......’ın Mahkeme huzurunda alınan imzalarının, dava konusu çek üzerinde davacı şirkete atfen atılan keşideci imzası ile mukayese edildiği, inceleme yöntemlerinin açıklandığı, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ......’ın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, imza görsellerine yer verilen raporun denetime uygun ve yeterli olduğu tespit edildiğinden, Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerindedir.
İmza inkarı mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davalının iyiniyetli hamil olup olmaması sonuca etkili değildir. İmzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerindedir. Davalı tarafça, davacının kambiyo senedi keşide etmesi için başkasına vekalet verdiğine dair dosyaya somut bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde de hukuka aykırılık yoktur.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 9.141,31 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.285,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.855,98 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 9,25 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim