Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1179

Karar No

2026/167

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1179 Esas
KARAR NO: 2026/167 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2024
NUMARASI: 2021/489 E. - 2024/73 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...... ... numaralı üyesi olduğunu, davalı meslek birliğinin ....... 2021 tarihli .... Olağan Genel Kurulunda bir kısım üyeler tarafından imzalanmış .......sayılı Konu: ..... ...... giderlerinin azaltılması hakkında önerge verildiğini, ancak bu önergenin Genel Kurula olduğu gibi açıklanmadığını, farklı bir önerge gibi oylanarak kabul edildiğini, bu önergenin içeriği oylamaya sunulmadan önce üyelere tam olarak okunmadığı gibi, bugüne kadar yapılan ve kabul gören prosedürün dışına çıkılarak, sahnedeki büyük ekrana da yansıtılmadığını ve üyelerin bilgilendirilmesinin sağlanmadığını, oysa aslen uygulamada kabul edilen, dava konusu önerge (tüm diğer önerge ve yönergeler gibi) sahnedeki büyük ekrana yansıtılarak üyelerin ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ve bugüne kadar da tüm Genel Kurullarda böyle yapıldığını, bu durumun dahi eksik bir uygulama yapıldığının göstergesi olduğunu, kaldı ki dava konusu önergenin içeriğine bakıldığında bu önergenin bir "torba önerge" şeklinde sunulduğunu, birbiri ile ilintisiz konuların aynı önerge metni içinde birleştirildiğini, bu suretle toplantıya katılan üyelere önerge içeriğindeki bu ilintisiz konuların her biri hakkında tam ve net bir şekilde bilgilendirme yapılmadığı gibi, "torba önergenin" tümünün kabul veya reddi şeklinde bir oylama dayatıldığını, kaldı ki bahsedildiği üzere önerge lehine konuşan üyenin de torba önergenin içeriğini Genel Kurula farklı açıkladığını, bu durumun, Genel Kurul Tutanağı ve video kayıtlarında sabit olduğunu, davalıya yazılacak müzekkere ile istenecek toplantı görüntüleri ve tutanakları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, tam bir karmaşa içinde yönetilen toplantıda, üyelerin, içeriğinden tam olarak haberdar olmadıkları bir torba önergenin topyekün kabulü ya da reddi şeklinde bir oylamaya mecbur bırakılması, başta Anayasa olmak üzere, ilgili mevzuattan doğan haklarını zedelediğini, diğer yandan, bu şekilde usul ve esasa aykırı olarak kabul edilen önergelerin uygulanması halinde müvekkilinin üyesi olduğu davalı meslek birliği için telafisi imkânsız zararların doğacağı açık olduğunu, önergenin ilk maddesinin, davalı meslek birliği üyeleri lehine sosyal fon oluşturulması ve üyelere belirli şartlarda sosyal yardım sağlanmasına ilişkin olduğunu, ikinci maddesinin genel kurula katılım gösteren üyelere harcırah ödenmesi ile ilgili olduğunu, son olarak üçüncü maddesinin, davalı meslek birliği bünyesindeki personel giderlerinin azaltılması için seçilecek olan yönetim kuruluna tam yetki verilmesi talebini içermekte olduğunu, Önergeye ilişkin tartışmaların, Genel Kurul tutanaklarında .... sayfada başladığının açıkça görüldüğünü, önergenin tam metninin hiçbir şekilde okunmadığını, yalnızca önergeyi sunan üye .......tarafından bazı dolaylı ve sübjektif açıklamaların yapıldığını, daha sonra verilen tüm tepkilerin de ...... Kurulu başkanı tarafından "Önerge okunmadı mı?" sorusuyla geçiştirildiğini, daha sonra da bir lehte, bir de aleyhte konuşmacı alınacağı söylenmesine rağmen bunun da tam anlamıyla gerçekleştirileme-diğini, katılımcıların talep ve önerileri gözetilmeksizin, doğrudan söz konusu oylamaya geçildiğini, bu nedenle ...’ın 30 Haziran 20... tarihli ..... Olağan Genel Kurulunda bir kısım üyeler tarafından imzalanmış...... sayılı Konu: .............giderlerinin azaltılması hakkındaki .......’in uygulamasının tedbir mahiyetinde durdurulması ile akabinde yapılacak yargılama sonucunda iptaline karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Genel Kurulunun ...... 2021 tarihinde yapıldığını, davacının bir ay içerisinde davayı açmadığından TMK’nın 83. maddesi gereğince dava açma için hak düşürücü süreyi geçirdiğini, davacının, Genel Kurula katıldığını, ancak alınan karara muhalefet şerhi koymadığını, bu nedenle davacı sıfatı taşımadığını, davacının dava açmakta menfaatinin olmadığını, bahse konu önergenin içeriğinin mikrofon aracılığıyla toplantı salonunda bulunan üyelere açıklanıp, madde madde ekrana yansıtıldıktan sonra oylama kısmına geçildiğini, usule ve hukuka uygun olarak yapıldığının Genel Kurul Toplantı Tutanaklarından anlaşıldığını, davacı tarafın üç farklı edim iddiası ile ilgili bahsettiği hususlarla ilgili hukuki bir illiyet bağı veya süje yönünden bütünlükle alakalı herhangi bir hukuki düzenleme, kanun veya tüzük de bulunmadığı için davacı tarafın bu beyanları asılsız iddialardan öteye geçmediğini, Genel Kurulun katılım sayısı .... olup, dava konusu yapılan kararın alınmasına .... üyenin iştirak ettiğini, bu .... üyeden önerge lehine ...... oy, aleyhe ise .... oy kullanıldığını, bu derece oy farkının olduğu bir oylamadan sadece 1 kişinin önerge karmaşıktı, anlamadım (!) şeklinde iddialarda bulunmasının da aslında davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu gösterir nitelikte olduğunu savunarak, bu nedenle haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul .....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi .../05/2024 tarihli 2021/...E. - 2024/... K. sayılı kararıyla; "...Dava tarihi itibari (2021) ile yürürlükte olup uygulanması gereken ... Tüzüğü'nün 21. maddesinde, Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü'nün 23. 24. ve 25. maddesinin Meslek Birliği için de uygulanacağı, 47. maddesinde ise Tüzük'te hüküm bulunmayan hallerde Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü hükümlerinin uygulanacağı hususu düzenlemiştir. Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü'nün 74. maddesinde de Tüzükte hüküm bulunmayan hallerde Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile Dernekler Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Dernekler Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde ise 36. maddesi gereğince Türk Medeni Kanunu uygulama alanı bulacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun 77. maddesi ve Dernek Kanunu'nun 37. maddesi gereğince de uygulamaya yön vermek için Dernekler Yönetmeliği çıkarılmıştır. Dolayısıyla Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü'nde hüküm bulunmayan hallerde 04/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 31/3/2005 tarihli ve 25772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dernekler Yönetmeliği'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Anılı yazılı düzenlemelere bakıldığında ise genel kurulda kabul edilen önergenin iptali ile ilgili herhangi bir yazılı düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca önergelerin şekli ve içeriği ile ilgili de herhangi bir şart mevcut değildir. Her ne kadar davacı tarafça davalı Meslek Birliği'nin ...... 2021 tarihli ...... Olağan Genel Kurulunda kabul edilen önergenin Genel Kurul'a olduğu gi̇bi̇ açıklanmadığı, önergenin içeriğinin oylamaya sunulmadan önce üyelere tam olarak okunmadığı, sahnedeki büyük ekrana da yansıtılmadığı ve üyelerin bilgilendirilmesinin sağlanmadığı, önergenin bir "torba önerge" şeklinde sunulduğu, önergeye konu üç edim arasında hukuki bir illiyet bağından ve süje yönünden bir bütünlükten söz edilemeyeceği, üçünün de bambaşka ve davalı meslek birliği bünyesinde farklı mali ve hukuki sonuçları içerdiğine ve aynı oylama içerisinde üyelerin takdirine sunularak kabul edilmesine yönelik sebeplere dayalı olarak önergenin iptali talep edilmiş ise de genel kurul neticesinde önergelerin kabul edilmesi karşısında üyelerin bilgilendirilmediği iddiasına cevaz verilmesi mümkün olamamıştır. Aksi halde önergelere karşı genel kurul toplantısı sırasında muhalefet görüşünün sunulması imkanı mevcut iken ayrıca genel kurul kararının iptali prosedürüne başvurulmadan önergenin iptali talebi ile yasal ve yazılı dayanaktan yoksun olduğu tespit edilen dava yönünden taleplerin sübut bulmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, dava konusu önerge birbirleriyle herhangi bir iktisadi, örgütsel veya hukuki iltisakı olmayan üç farklı maddeden oluştuğunu, "Torba önerge" olarak isimlendirilebilecek olan bu önergenin formatı Genel Kurul'a usulüne uygun olarak sunulsaydı dahi, delegelerin oy hakkını esaslı şekilde kısıtlanması sonucuna yol açacağını, zira, örneğin önergede yer alan edimlerden yalnızca birini veya ikisini tasdik eden bir üyenin, bu edimlerin uygulanabilmesi amacıyla, esasında tasdik etmediği bir edime de olumlu oy vermek mecburiyetinde kalabileceğini,Her ne kadar ilk derece mahkemesince, torba önergeyi yasaklamış bir düzenlemenin mevcut olmadığı öne sürülmüş ise de, bu tür bir önergenin, 4721 sayılı TMK'nin 69. maddesinde yer alan oy hakkının muhtevasını ihlal ettiği ve delegelerin esas iradelerinin oylama sonuçlarına yansımasının önüne geçtiğinin açık olduğunu, bu sebeple ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki ifadesinin yerinde olmadığını,
...'ın Genel Kurul toplantılarına ilişkin esasların Tüzüğünün 19. ila 24. maddelerinde düzenlendiğini, Önergede yer alan edimlerden hiçbirinin, bu yetkiler arasında yer almadığını ve mevzuatta da açıkça düzenlenmediğinin ortada olduğunu, Genel Kurul'un mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmediği bir meseleyi karara bağlamasının sadece, mevcut Yönetim Kurulu'nun bahse konu meseleye toplantı gündeminde yer vermesi ya da ilgili meselenin bir önerge olarak değil, gündem önerisi olarak delegelere sunulması ile mümkün olacağını, bunun da, toplantının hemen başında, gündemin belirlenmesi aşamasında ve Tüzüğün 23/5. maddesinde hüküm altına alınan "Genel Kurul toplantısında yalnız gündemde yer alan maddeler görüşülür. Ancak toplantıda hazır bulunan oyların en az 1/10'u tarafından görüşülmesi yazılı olarak istenen konuların gündeme alınması zorunludur" düzenlemesinde yer alan usul ve esaslara uygun olarak yapılacağını,Dolayısıyla bu önergenin, iki açıdan batıl olduğunu, öncelikle, bu önergenin, bir gündem önerisi şeklinde değil, karar önerisi şeklinde sunulduğunu ve gündeme, usulüne uygun olarak dahil edilmediğini, ikincisinin ise önergenin toplantının başında değil ortasında, alelade bir gündem tartışılmaktaymış gibi sözde bir karara bağlandığını,Bu sebeple ilk derece mahkemesinin "öncelikle genel kurul kararının iptali yoluna başvurma gerekliliğinin bulunduğu" yönündeki görüşüne katılmalarının mümkün olmadığını, zira, burada batıl ve usule aykırı olan kök süjenin, önergenin kabulüne ilişkin Genel Kurul kararı değil, önergenin kendisi olduğunu, eğer önergenin öncesinde Genel Kurul kararının iptali talep edilmiş olsaydı, önergedeki bu hukuka aykırılıkların tahkikat konusu yapılamayacağını, salt Genel Kurul'a ilişkin şekli inceleme ile yetinilmesi gerekeceğini, bu sebeple, önergenin iptali için dava açmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğunu,Önergenin ve oylama usulünün delegelere usulüne uygun olarak okunmadığını, delegelerin neredeyse tamamının oylama yapıldığından dahi haberinin olmadığını ve delegeye bilgisi verilmeyen bir kararın Genel Kurul'da alınamayacağı hususlarının da toplantı tutanakları ve kamera görüntüleri ile, ayrıca tanıklarının beyanı ile sabit olduğunu, buna rağmen mahkemece kamera görüntülerinin celbinin sağlanmadığını, toplantı tutanakları üzerinde hiçbir incelemenin icra edilmediğini ve delege olan tanıklarının beyanına itibar edilmediğini, ilk derece mahkemesinin bu sebeplerle de usul ve yasaya aykırı bir karar verdiğini belirterek, açıklanan ve resen gözetilecek olan gerekçeyle: istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin, usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu önergenin iptaline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı meslek birliği üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 30/06/2021 tarihli Genel Kurul Toplantı tutanağı örneği incelendiğinde; davacının genel kurul toplantısına katıldığı halde yönerge değişikliği hususunda alınan kararlara muhalefet şerhi koymadığı tespit edilmiştir.Talimatla dinlenen davacı tanığı ......beyanında; davalı ...'ın ...... numaralı genel kurul üyesi olduğunu, davacının da burada genel kurul üyesi olduğunu, davacıyı bu sebeple tanıdığını, kendisinin de ...2021 tarihli ..... Genel Kurulunda bulunduğunu, söz konusu önergenin açık bir şekilde okunmadığını, önergenin tamamı ne divan tarafından, ne de önerge verenler tarafından okunmadığını, ne de ekranda genel kurula sunulduğunu, genel kurulda sadece bu önergenin 2. maddesi, yani şehir dışından ve şehir içinden gelecek kişilere ödenecek harcırah miktarının konuşulduğunu, hatta kendisinin de söz alarak harcırahları desteklediğini grubu adına belirttiğini, Genel kurul sonrası bir takım yanlış uygulamaları duyunca, bu önergeyi ... genel sekterliğinden talep ettiklerini, bir numaralı önergeyi incelediklerinde; içinde farklı maddelerin bulunduğunu ve bu maddeye dayanarak usulsüz işlemler yaptıklarını fark ettiklerini, bu usulsüz işlemlerin, bir takım kişilere miktarı belli olmayan paraların verilmesi, yine tüzükte ve uluslararası telif yasalarına aykırı, ... tüzüğüne, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa, uluslararası telif hukukuna aykırı maddelerin olduğunu gördüklerini, yine söz konusu önergenin üçüncü maddesinde de geçmişte Bakanlık müfettişlerin raporunda yer alan ve kurulu uyardığı, dışarıdan danışmanlık hizmeti almayın demesine rağmen, danışmanlık hizmeti alınmasına ilişkin yetki verilmesine dair karar alındığını ve bu danışmanlık hizmetlerine ne kadar ödeneceğini genel kurul üyeleri olarak kendilerinin bilmediğini, daha önce benzer bir konuda mahkeme kararı olduğunu, ucu açık parasal bir konuda, ucu açık önergeler geçiremezsiniz diye verilmiş bir karar bulunduğunu, bu önergenin fasılalar arası bütçe aktarımına ilişkin olduğunu, yine birinci maddede dezavantajlı üyelere, sosyal fondan yardım yapılması yönünde karar alındığını, ancak dezavantajlı üye olarak adlandırılan kişilerin telif haklarının az olduğu, ancak bu kişilerin bazılarının ekonomik durumlarının çok çok iyi olduğunu bildiklerini, yine birinci maddede yer alan promosyon ödemeleri ile ilgili karar alındığını, promosyonların hangi kurumlardan ne şekilde alınacağının belirtilmediğini, bu önerge Genel Kurulda tam ve eksiksiz olarak okunmuş, aktarılmış olsaydı, kendilerinin bu önergeye itiraz edeceklerini, tüzüğümüze aykırı olduğu için kabul etmeyeceklerini beyan etmiştir.Talimatla dinlenen davacı tanığı .......beyanında; kendisinin de davalı ...'da delege olduğunu, davacıyı sanat camiasından tanıdığını, kendisinin .......2021 tarihli ...... Genel kurulda bulunduğunu, söz konusu önergenin Genel Kurula hiç sunulmadığını, kendisinin daha sonra davacı tarafından kendisine söyledikten sonra konu ile ilgili bilgi sahibi olduğunu, zaten Genel Kurulların kayıt altına alındığını, söz konusu önergenin genel kurula sunulup sunulmadığının kamera kayıtlarında mevcut olduğunu, söz konusu önergenin Genel Kurula hiçbir şekilde sunulmadığını, lehte ve aleyhte hiçbir şekilde bu önerge ile ilgili konuşulmadığını beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ...... ve FSEK uzmanı ......'dan alınan ....../10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; FSEK'te, Telif Haklarında Meslek Birlikleri Yönetmeliği'nde ve Fikir ve Sanat Eserleri Sahipleri İle Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü'nde meslek birliklerinin kuruluşu, yükümlülükleri, tarife tespitine ilişkin esaslar, denetimi, meslek birliklerine üyelik, birlik organları gibi konular düzenlenmiş olup, dava konusu uyuşmazlıkla doğrudan ilgili olabilecek bir düzenleme bulunmadığından, FSEK md. 42, Telif Haklarında Meslek Birlikleri Yönetmeliği md. 71 ve Fikir ve Sanat Eserleri Sahipleri İle Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü md. 75 gereğince Dernekler Kanunu, Dernekler Yönetmeliği ve Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanabileceği, uzmanlık alanımız gereği Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu bakımından özel bir inceleme yapılamayacağından Sayın Mahkeme'nin gerekli görmesi halinde bu konularda uzman bir bilirkişiye dosyayı tevdi edebileceği ya da heyetçe bu konularda uzman bir bilirkişinin eklenebileceği bildirilmiştir.
G E R E K Ç E :
Dava, ... Genel Kurulu’nda kabul edilen önergenin içeriğinin oylamaya katılan üyelere usulüne uygun olarak açıklanmadığı ve usulüne uygun olarak oylanmadığı, içeriği itibariyle ... Genel Kurulu’nun görevi kapsamında olmayan hükümler içerdiği iddiasıyla iptaline ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
5846 sayılı FSEK’nda meslek birlikleriyle ilgili düzenlemelerin yapıldığı 42, 42/a ve 42/b maddelerinde genel kurul kararının iptaline yönelik her hangi bir hüküm bulunmadığından, hüküm bulunmayan hallerde Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uygulanır.
Dosya incelendiğinde, davacının genel kurul toplantısına katıldığı, TMK’nun 83. maddesi gereğince bir aylık hak düşürücü sürede iptal davası açtığı tespit edilmiştir.
Ancak, yine TMK’nun 83. maddesi uyarınca, davacının genel kurul toplantısına katıldığı halde yönerge değişikliği hususunda alınan kararlara muhalefet şerhi koymamasından dolayı dava açma hakkı bulunmadığı halde, Mahkemece davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar vermesi doğru olmamıştır (Örnek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/07/2021 tarihli, 2011/4076 Esas, 2012/11654 Karar sayılı kararı).
Mahkememizce yapılan resen inceleme sonucunda, davacının taraf sıfatı bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, dava şartları kamu düzeninden olduğundan, davacı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın HMK’nın 114/1-d ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 355/1. ve 353/1-b-2. maddesi gereğince İSTANBUL .... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin ..../05/2024 tarihli 2021/... E. - 2024/... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-Davacının taraf sıfatı bulunmadığından, HMK’nın 114/1-d ve 115/2. maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
3-İlk derece yargılaması yönünden;
-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile eksik 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması yönünden;
-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,
-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 310,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.479,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim