Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1116
2026/188
10 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1116 Esas
KARAR NO: 2026/188
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2023/20 Esas, 2024/332 Karar
DAVANIN KONUSU: Tespit
KARAR TARİHİ: 10/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçlunun lehdar olduğu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibin iptali talebinin davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından senet icra dairesinden alınarak mahkeme kararındaki ciro eksikliğinin temlik sözleşmesi yoluyla da giderilerek senedin İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/11 Esas sayılı ile dosyası ile Yargıtayın hatalı bozma ilamına uyularak takibin iptaline karar verildiğini, zamanaşımı süresi dolmadığından, müvekkilinin takip dayanağı bonodan dolayı alacaklı olduğunu, davalı borçlu ...'in, kendi ikrarında da olduğu üzere, kendisinden sonraki ciranta olan ...e 5.000.000-USD borcu bulunduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu senedin ise bu alacağın 3.000.000-TL'lik kısmına ilişkin olduğunu ileri sürerek, öncelikle, İİK'nın İİK.m.71 yollaması ile aynı kanunun 33/a-2 hükmü gereği İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve dayanak bononun zamanaşımına uğramadığının tespitine ve takibin devamına, bu mümkün görülmezse terditli olarak; davalının itirazı üzerine durdurulmasına karar verilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, bu talep de mümkün görülmezse terditli olarak, müvekkilinin temel ilişkiden ve borçlunun lehdar olduğu, 01/07/2015 düzenleme tarihli 19/11/2015 vade tarihli 3.000.000-TL bedelli bonodan kaynaklı alacağın vade tarihi olarak 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile bilikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, aynı zamanda tarafların da tacir olmadığını, açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın tarafları arasında İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/.. Esas sayılı dosyası ile bir yargılama yapıldığını ve işbu yargılamanın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/5669 Esas ve 2022/7071 karar sayılı dosyası ile kesinleşmiş olduğunu, bu karar neticesinde işbu davaya da konu edilen İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibinin müvekkili yönünden durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, Yargıtay kararı ile kesinleşen kararın huzurdaki dava yönünden kesin hüküm niteliği taşıdığı açık olup işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasının terditli olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın bonoya istinaden müvekkilinden 1 yıl içerisinde hiçbir talepte bulunmadığını ve işbu davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibi bile bir yıl geçtikten sonra 18/09/2017 tarihinde başlatmış olduğunu müvekkilinin takibe konu bonoya ilişkin olarak, bononun elinden zorla alındığına ilişkin gerekli makamlara her türlü şikayette bulunduğunu, bu nedenle dava dışı alacağı temlik ettiğini iddia eden ...e de hiçbir borcu bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle usulden, mümkün olmadığı takdirde esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş bulunan İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E., 2021/.. K. Sayılı kararı ile, takibe konu bononun zamanaşımına uğramış olduğunun tespitine karar verilmiş olması, senedin vade tarihi ile icra takip tarihi arasında TBK ve TTK'da düzenlenen ve zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerden herhangi birinin bulunmaması dikkate alındığında, davacı tarafın, senedin zamanaşımına uğramadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak, davacı tarafın bu yöndeki talebinin reddine karar verildiği, bahsi geçen kesinleşmiş icra hukuk mahkemesi kararı uyarınca takibe konu bononun zamanaşımına uğramış olması nedeniyle, bu bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapılmasının mümkün bulunmaması, kambiyo senetlerine özgü takipler bakımından itirazın iptali davası açılması şeklinde bir hukuki kurum bulunmaması dikkate alınarak, icra takibine vaki itirazın iptali talebinin de reddine karar verildiği, davacı tarafın diğer terditli talebi alacak talebi yönünden, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .....E. sayılı icra takibine konu bononun zamanaşımına uğramış olduğunun tespitine karar verilmiş olması dikkate alındığında, takibe konu bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, alacaklının alacağını tanık da dahil her türlü delil ile ispat edebileceği, bono vadesinin 19/11/2017 olması, alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunması, eldeki davanın 09/01/2023 tarihinde açılmış olması dikkate alınarak, yazılı delil başlangıcına dayalı alacağın zamanaşımına uğramamış olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, savcılık soruşturma dosyası kapsamındaki müşteki, şüpheli ve tanık beyanları, taraflar arasındaki telefon görüşme kayıtları, mesajlar, yazışmalar dikkate alındığında, ...'nin davalı ...'e 2010 yılında 5.000.000,00-USD borç para verdiği, ...'in aldığı borç paranın bir kısımın ödediği, kalan kısmını ödemediği, borcuna karşılık takibe konu olan, lehdarı olduğu 01/07/2015 tanzim, 19/11/2015 vadeli bonoyu ciro ederek ...e verdiği, ...in de söz konusu bonoyu, ciro ve usulüne uygun 26/05/2017 tarihli temlik sözleşmesi ile .....'ya devrettiği, davalı taraf, söz konusu bononun kendisinden zorla alındığı iddiasın ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/145105 soruşturma sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalının bu hususta dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, yine davalı tarafından, borç olarak alınan paranın tamamen ödenmiş olduğuna ilişkin de bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.000.000,-TL alacağın 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin görev yönünden itirazlarını reddetmiş olmasının hatalı olduğunu, işbu dava tarafları arasında İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/.. E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu takibin durdurulması kararı verildiğini, Yargıtay kararı ile kesinleşen kararın huzurdaki dava yönünden kesin hüküm niteliği taşıdığını, olup işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davacının terditli talebinin kabul edilmesi hatalı olduğunu, davacının terditli dava açtığını, hukuki açıdan itirazın iptali davasının terditli olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından davalı müvekkil aleyhine TTK 749/2 maddesinde aranan bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra icra takibi başlattığını, icra takibi ve bono hakkında kesin hüküm bulunması nedeniyle işbu davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için aksi düşünülse ve davacının asıl alacağa yönelik taleplerinin işbu davada ileri sürülebileceği değerlendirilse bile bu durumda da asıl alacağın da zamanaşımına uğramış olduğunun açık ve net olduğunu, yerel mahkemenin 12/10/2023 tarihli celsesinde dinlenen tanık temlik eden ...in 2010 yılında borç para verdiğini beyan ederek bu hususu açıkça dile getirdiğini, bu hususun tanık Murat Fırtınaoğlu tarafından da onaylandığını, 26/05/2017 tarihli temlik sözleşmesinden de görüleceği üzere temlik sözleşmesinin konusunun, yalnızca işbu davaya konu bono olduğunu, bonodan kaynaklanabilecek herhangi bir hak ve alacağı dışında davacının, davalı müvekkilinden başkaca bir talepte bulunamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 71.maddesi yollaması ile aynı kanunun 33/a-2 hükmü gereği İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve dayanak bononun zamanaşımına uğramadığının tespitine, mümkün görülmezse terditli olarak; davalının itirazı üzerine durdurulmasına karar verilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali, bu talep de mümkün görülmezse terditli olarak, müvekkilinin temel ilişkiden ve 19/11/2015 vade tarihli 3.000.000-TL bedelli bonodan kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olayda bononun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, bononun kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığı uyuşmazlık konusu yapıldığından, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararının maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, davalı lehdar yönünden davaya konu bononun zamanaşımına uğradığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde terditli talep olarak ileri sürdüğü temel ilişkiye dayalı alacak talebini "Davalı -borçlu ...'in, kendi ikrarında da olduğu üzere kendisinden sonraki ciranta olan ...e 5.000.000-USD borcu vardır. Müvekkilin alacaklı olduğu senet ise bu alacağın 3.000.000-TL'lik kısmına ilişkindir." diyerek davacı-hamilin kendisinden önceki cirantanın, davalı-lehdardan olan ödünç alacağına dayandığı, davacı-hamilin kendisinden önceki ciranta ...den bonoya dayalı haklarını temlik aldığı, bu nedenle davacının, temlik aldığı cirantanın, davalı-lehdardan olan alacağını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceği, dinlenen tanık beyanları, savcılık soruşturma dosyası kapsamındaki müşteki, şüpheli ve tanık beyanları, taraflar arasındaki mesajlar, yazışmalar dikkate alındığında, dava dışı ...'nin davalı ...'e 2010 yılında 5.000.000USD borç para verdiği, ...'in aldığı borç paranın bir kısımın ödediği, kalan kısmını ödemediği, borcuna karşılık lehdarı olduğu takibe konu bonoyu ciro ederek ...e verdiği, ...in de söz konusu bonoyu, ciro ve usulüne uygun temlik sözleşmesi ile davacıya devrettiği, ödünç sözleşmeleri bakımından zamanaşımı süresinin, gerek 818 sayılı BK'nın 125. maddesi ve gerekse de 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi gereğince on yıl olduğu, her iki yasa bakımından da alacaklının icra takibinde bulunması halinde zamanaşımının kesileceği, 2017 yılında başlatılan takiple zamanaşımının kesildiği, davanın 2023 yılında açıldığı, bu nedenle temel ilişkiye dayalı alacağın zamanaşımına uğramadığı, ilk derece mahkemesince alacak talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 204.930,00 TL harçtan, peşin alınan toplam 51.232,50 TL (50.804,90 + 427,60) harcın mahsubu ile bakiye 153.697,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.