Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/959

Karar No

2025/222

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/959 Esas
KARAR NO: 2025/222
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/04/2023
NUMARASI: 2017/549 Esas, 2023/284 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, icra takiplerine konu edilen senetlerde yer alan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu senetlerin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu takiplerde davacı tarafından imza inkarında bulunulduğunu, davacının davasında talep ettiği istirdat talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafça kötü niyet tazminat talebinde bulunulduğunu ancak müvekkilinin icra takibini başlatmakta herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini, takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi heyet raporuna göre İstanbul ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından takibe konu senetler üzerinde imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından takibe konu senet bakımından ise İstanbul 14.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/322 Esas ve 2016/448 Karar sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği ve imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Yargıtay tarafından kararın onandığı, senet üzerindeki imza ile davacı şirket yetkililerinin imzaları arasında gözle görülür şekilde farklılıklar da olduğu dikkate alındığında dava ve icra takiplerine konu senetler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, dolayısıyla davacının bu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının davasının kabulü ile İstanbul ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından takibe konu edilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyaları için davacı tarafından yapılan toplam 54.900- TL ödemenin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın 19/06/2019 tarihli duruşmasında verilen kesin süreli ve ihtaratlı 2 no'lu ara kararına rağmen, verilen süre içinde davacı tarafından şirket yetkililerinin mahkeme kaleminde hazır edilmediğini, davacı vekilinin belgesiz mazeretinin mahkemece kabul edilerek açık kanun hükmüne aykırı şekilde yeniden süre verildiğini, yeniden verilen süre sonrası davacı vekili tarafından mahkeme kaleminde davacı şirket yetkililerinden sadece ...'ın hazır edilerek mahkemeyi yanıltılmaya çalışıldığını, somut olayda davacı tarafın, hukuka aykırı olan 20/11/2019 tarihli ve kesin süre ihtiva eden ikinci ara karara da riayet etmediğinin sabit olduğunu, bununla birlikte davanın 29/09/2020 ve 08/12/2020 tarihli duruşmalarında tesis edilen ara kararlarında, davacının menfi tespit ve istirdada ilişkin taleplerini ayrıştırmak ve ödemelere ilişkin belgelerini sunmak üzere davacı tarafa 1 aylık süre verilmesine karar verildiğini, her iki ara karara rağmen davacı tarafça süresi içinde ödeme belgeleri sunmayıp 02/02/2021 tarihli duruşmada yeniden süre istenildiğini, mahkemece davacı tarafa üçüncü kez süre verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirket yetkililerinden ...'ın tatbike medar hiçbir imza örneğinin toplanmadığını diğer yetkili ...'ın da yeterli tatbike medar imzası toplanmadan karşılaştırma yapıldığını, dar yetkili icra mahkemesindeki bilirkişi raporunun dikkate alındığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ödemelerin tarihlerinine 2015 yılına ait olduğunu, davanın hak düşürücü süre aşımına uğradığını, icra dosyası borcunun tamamı davacı şirket tarafından ödenmediğini, davacı tarafından yapılan ödemeler toplamı 37.661,58-TL olduğu halde, mahkemenin 54.900-TL'nin istirdadına karar vermesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacının toplamda 103.451,75-TL'nin istirdadını talep ettiğini, ilk derece mahkemesi bu hususa hiç dikkat etmeyip, sanki davanın tam kabulüne karar verilmiş gibi yargılama giderlerine hükmettiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Fizik İhtisas Dairesi'nden yeniden rapor alınması gerektiği belirtildiği halde mahkemece bu itirazın dikkate alınmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi heyet raporuna göre İstanbul ... Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından takibe konu senetler üzerinde imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından takibe konu senet bakımından ise İstanbul 14.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/322 E. ve 2016/448 K. sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği ve imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı, senet üzerindeki imza ile davacı şirket yetkililerinin imzaları arasında gözle görülür şekilde farklılıklar da olduğu dikkate alındığında dava ve icra takiplerine konu senetler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere ilk derece mahkemesince sadece İstanbul ... Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dayanağı 3 adet senet yönünden imza incelemesi yapılmış, kesinleşmiş icra hukuk mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.takip dayanağı senet yönünden imza incelemesi yapılmamıştır. İcra mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, burada yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. (Emsal Yargıtay 19.HD'nin 2015/14008 -14425 E-K.,Yargıtay 11.HD'nin 2020/3893 E- 2021/2153 K.sayılı kararları) Bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. takip dayanağı senet yönünden imza incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesince, 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda ciranta olan davacı şirket yerine keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi ... imzası karşılaştırdığından hükümde değerlendirmeye alınmadığı belirtilmiştir. 30/06/2022 tarihli ATK raporunda ise, inceleme konusu senetlerin arka yüzlerinde davacışirket kaşe izleri üzerinde atılı "M" harfinden ibaret 2. ciro imzalarının, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile 30/06/2022 tarihli ATK raporuna itibar edilmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince alınan 13/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, İstanbul ... Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dayanağı, 21.500 TL meblağlı 3 adet senedin arka yüzde davacı şirket kaşesi üzerinde yer alan imzanın, davacı şirket yetkilileri ... ve ... tarafından imzalanmadığı belirtilmiştir. Ancak söz konusu raporda, davacı şirket yetkilisi ... yönünden yapılan imza incelemesinin, mukayese belge olarak sadece 02/12/2019 tarihli istiktap tutanağı esas alınarak imza incelemesi yapıldığı, davaya konu senetlerin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan davaya konu bonoların düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacı davacı şirket yetkilileri ... ve ...'ın imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, davaya konu İstanbul ... Müdürlüğünün ...E.sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı takip dayanağı bonolar yönünden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine; kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 11/04/2023 gün ve 2017/549 E-2023/284 K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 114,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 606,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim