Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/824

Karar No

2024/1864

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/824 Esas
KARAR NO: 2024/1864
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2023
NUMARASI: 2018/532 Esas, 2023/114 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının kardeşi ...'in yaklaşık 25 yıllık evli olduklarını, eşinin şeker hastası olması ve yanı sıra aşırı agresif ve şiddet yanlılığı nedeniyle müvekkilinin onu her zaman idare etmeye çalıştığını, ancak eşinin ve ailesinin her zaman müvekkilinin eşini dayanamayarak bırakabileceğini düşünerek devamlı olarak müvekkili üzerine baskı kurmaya çalıştığını, zira müvekkilinin eşi dayanılması zor biri olup, ailesinin ona bakacak birini elde tutmaya çalıştığını, müvekkilinin eşi ...'nin bu agresif tutumu nedeniyle zaman zaman müvekkiline karşı fiziki şiddete varan eylemleri olduğunu, bunalan, boğulan müvekkilinin bu nedenle biraz ailesinin yanına nefes almak için gittiğini, 2005 yılında müvekkilinin eşi ...'nin oturdukları Fındıkzade'deki evin çocukları için uygun olmadığını, babasının Etiler'deki evini kendilerine satmak istediğini, senetler karşılığı çok uygun şekillerde ve çok ucuza vereceğini, ancak müvekkilinin babasını da kefil olarak istediğini belirttiğini, bu teklife çok sevinen müvekkilinin eşi ile birlikte babasının evine giderek, kayın babasının teklifini söylediğini, babasının önce kefalet için olumlu bakması üzerine 15 adet boş senet düzenlediğini, babasını da kefil olacağı için babasının ev adresini senetlere yazıp imzaladığını, ancak babasının yalnız kaldıkları esnada bu kefaleti yapamayacağını, annesinin de rıza göstermediğini, ancak senet ödemelerinde v.s.de yardımcı olabileceklerini belirttiğini, bunun üzerine müvekkilinin hazırladığı senetleri yırtmak istediğinde eşinin yırtmamasını, babasını kefaletsiz de ikna edebileceğini belirtmesi üzerine evlerine döndüğünü ve müvekkilinin senetleri koyduğu çantasını dolaba koyduğunu, bilahare aradan birkaç gün geçince eşine, babasının cevabını sorduğunu, eşinin ise babasının yanaşmadığını belirtmesi üzerine müvekkilinin çantadaki senetleri yırtıp atmak için dolaptaki çantaya baktığını, senetlerin olmadığını gördüğünü,eşine senetleri sorduğunda eşi görmediğini söyleyince, müvekkilinin eve hırsız girdiği düşüncesiyle polise gitmeye karar verdiğini, ancak o zaman müvekkilinin eşinin senetleri kendisinin aldığını ve yırttığını, zira babasının evi vermediğini söylediğini, eşine inanan müvekkilinin senetlerin yırtıldığı, imha edildiği düşüncesiyle olayı kapadığını, müşterek çocuk büyüyüp yani, artık müvekkiline ihtiyaç kalmayınca, 08.10.2018 yılında müvekkilinin yine eşi tarafından evden kovulduğunu, tekrar babasının evine geldiğini, akabinde kendisine karşı boşanma davası açıldığını, 15.11.2018 tarihinde kendisine karşı icrai hacizler yapıldığını duyduğunu ve araştırmaları sonucu, eşinin kendisine alıp yırttığını söylediği senetleri yırtmadığını, kardeşi üzerinden senedin doldurularak takibe sokulduğunun öğrendiğini ve neticeten huzurdaki iş bu davanın ikame edildiğini, takip konusu senedin müvekkili aldatarak imzalatıldığını ve rızası dışında gizlice alınarak tekraren yalan beyanla yırttım denerek bilahare 13 sene sonra takibe konulduğunu, senetlerin daha hazırlandığı anda bedelsiz olarak hazırlandığını, bilahare eşi ... tarafından müvekkilinin tekrar kovulduğunda 08.10.2018 tarihinde evi terk ettiğini, davalı ...'nin ise bu senetlerden birini ağabeyi ... aracılığı ile takibe koyduğunu, ödeme emrinin kasıtlı olarak ...'nin adresine gönderildiğini, ...'nin eşinin 08.10.2018 tarihinde evi terk ettiğini bildiği halde 13.10.2018 tarihinde gelen ödeme emrini resmi makamlara karşı yalan beyan suçunu işleyerek eşinin işte olduğu beyanı ile tebliğ aldığını ve takibi kesinleştirerek, davalı ... üzerinden müvekkili ve yakınları aleyhine haciz işlemleri yaptırdığını, TCK kapsamında davalı ... ve ... haklarında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapıldığını, keza bu usulsüz işlemlere dahil olan avukat hakkında da gerek İstanbul barosuna ve gerekse Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, keza diğer tüm senetlerin de iptali veya istirdadı için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, müvekkilinin bu senetlerden dolayı hiçbir borç yükümlülüğünün olmadığının açık olduğunu, takip konusu senetten dolayı da müvekkilinin hiçbir borç yükümlülüğü bulunmadığını, bu senedin hile ile ve aldatarak ve rıza dışı müvekkilinden alındığı hususunun tanık dahil her türlü delille ispat edileceğini, icra dosyasına sunulmuş olması gereken senedin incelenmesinde borcun sebebi olarak malen kaydının olduğunu, takibe konu olan senet incelendiğinde davalı ...'un doğrudan senet alacaklısı olduğu, ciro bulunmadığının görüleceğini, yukarıdaki izahlarından ve ispatlayacakları üzere, görüldüğü gibi esasen hiç olmamış bir uygun şartlarda ev alışı konuşması ile müvekkilinin eşi tarafından müvekkiline 15 adet senet imzalatıldığını, hatta babasının da kefil yapılmak istenip, bilahare davalı ... tarafından bu senetlerin müvekkilinin rızası dışı alındığını, saklandığını ve müvekkili kandırılarak senetlerin yırtıldığı konusunda müvekkilinin ikna edildiğini, ancak 13 sene sonra bu senetlerden birisinin 120.000,00 TL bedel doldurularak, malen kaydı ile müvekkiline karşı takip yapıldığını ve yine davalıların hileli işlemlerine devamla takip kesinleştirilerek, hacizler yapıldığını beyan ederek, müvekkilinin iş bu takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin tüm sonuçlarıyla iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen olayların tamamen dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, yapılacak yargılama, dinlenecek tanıklar ve sunulacak deliller ile bu hususun ortaya çıkacağını, müvekkilinin kardeşi ile evli olan davacı ...'in 2016 yılında işlerinin yolunda gitmemesi sebebiyle piyasaya borcu olduğunu, müvekkilinin hali vakti yerinde olduğundan ötürü müvekkilinden yardım talep ettiğini, müvekkilinin buna istinaden kendisinden yardım talep ettiği 110.000,00 TL'yi elden davacıya verdiğini, bunun karşılığında ise davacının müvekkiline 110.000,00 TL bedelinde senedi verdiğini, müvekkilinin arada kardeşi olduğundan ötürü senedin vadesi geçtiği halde davacı taraftan talep etmediğini, durumunun düzelmesini beklediğini, fakat davacı tarafın müvekkilinden borç aldığı yetmezmiş gibi, müvekkilinin kız kardeşini ve çocuklarını hiç bir gerekçe olmaksızın terk ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin kız kardeşinin davacı tarafa boşanma davası açtığını, müvekkilinin alacağın tahsili noktasında yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine ise işbu davaya konu olan senedi işleme koyma zaruretinin hasıl olduğunu, takip konusu senedin davacı tarafı aldatılarak imzalatılmış olmasının gerçek dışı olduğunu, davacı her ne kadar müvekkili ile müvekkilinin kız kardeşinin planlı bir şekilde hareket ettiklerini iddia etse de, iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu durumda dolabın içinden rahatlıkla bir hırsızın ulaşabileceği bir yerde açık şekilde imzalanmış senetlerin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olup, kurgulanmış bir senaryodan ibaret olduğunu, senetleri yırtmayarak saklamayı tercih etmesi ve bunun sonucunda müvekkiline ve kardeşine iftira atmasının taraflarınca da anlaşılamadığını, ayrıca belirtmek gerekir ki müvekkilinin kız kardeşi ile birlikte hareket ederek yapılan takibi kesinleştirdiğinden bahsetmişse de, davacının şahsına yapılan tebligatın, kişinin tebligata yarar mernis adresi olduğunu, bir diğer hususun ise yazılan senaryolara ek olarak müvekkili adına takip etmiş olduğu dava ve icra takiplerine şahsını da dahil ederek usulsüz işlem yaptığından bahisle hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin yararına her türlü dava ve icra takibi açmaya yetkiliyken şikayetçinin tarafına yaptığı asılsız, mesnetsiz iddiaların davacının senaryolarının devamı niteliğinde olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2023 tarihli 2018/532 E. - 2023/114 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının eski eşi tarafından davacıya babasının bir evini kendilerine satmak istediğini ancak davacının babasının kefil olmasını istediğini, davacının da babasının kefil olacağını ve evin satın alınacağını düşünerek senetlerin borçlu kısmındaki isim ve adres yazılı yerlerinin davacı tarafından doldurularak imzalandığının, davacının eski eşi tarafından bedel ve vade kısımlarının davacının eski eşinin babasıyla doldurulacağı söylenerek boş bıraktırıldığının, davacının babasının kefil olmak istememesiyle evin satın alınamadığının, davacının düzenlediği senetleri evdeki dolaba koyduğunun, bir kaç gün sonra senetlerin davacı tarafından yerinde bulunamadığının eski eşi tarafından davacıya senetleri yırttığının ve attığının söylendiğinin, davacı ile eski eşi boşanma aşamasına gelince davacı tarafından imzalanan boş senetlerden davaya konu senedin doldurularak davacının kardeşi tarafından takibe konulduğunun, davacının davalıya senet düzenleyip vermediğinin, davacının davalıya borcunun bulunmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının davalının kardeşinin eşi olduğunun, davacının paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç para istediğinin, davalı tarafından davacıya 110.000 TL borç para verildiğinin, verilen borç para karşılığında davacı tarafından davaya konu senedin düzenlenerek verildiğinin, borcun davacı tarafından ödenmediğinin beyan edildiği, davaya konu bono şeklen incelendiğinde davacının keşidecisi, davalının lehtarı, düzenleme tarihinin 06/10/2016, vade tarihinin 14/10/2016 , bedelinin 110.000,00 TL olduğu, davaya konu bu bono nedeniyle davalı tarafından davacıya karşı İstanbul ... İcra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, senet üzerinde malen kaydının bulunduğu, bir mal karşılığında düzenlendiğinin belirtildiği, davacı tarafça senedin davacının eski eşinin babasından ev satın almak amacıyla yani bir mal karşılığında borçlu ismi, adresi ve imza kısımlarının davacı tarafından doldurularak düzenlendiği diğer kısımlarının davacının bilgisi ve rızasında dışında doldurularak düzenlendiği beyan edilmekle bu beyan ve iddia doğrultusunda davacı tarafça senedin ihdas nedeninde talil yapılmadığı, yukarıda belirtildiği üzere senette malen kaydı bulunduğu ancak davalı tarafça senedin verilen nakit borç para karşılığında düzenlenerek alındığının beyan edilerek senedin ihdas nedeninde talil yapıldığı, davalı tarafça talil yapıldığından davalının bu savunmasını ispat etmesi gerektiği, ispat yükünün davalıya geçtiği, hem senetteki miktar hem de senede karşı senetle ispat yükümlülüğü karşısında davalının savunmasını usulüne uygun yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davalı tarafça usulüne uygun yazılı delille ispat edilemediği ve davalının cevap dilekçesi incelendiğinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmadığı..." gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ ile; -Davacının İstanbul ... İcra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında ve bu icra dosyasına konu davacının keşideci davalının lehtar olduğu 06/10/2016 düzenleme 14/10/2016 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacının ileri sürdüğü olayların tamamen dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, Davaya konu bononun davacının aldatılarak düzenlenmiş olmasının gerçek dışı olduğunu, icra dosyasında davacıya yapılan tebligatın kayıtlı mernis adresi olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporu ile senet üzerindeki imzanın ve yazıların davacıya ait olduklarının tespit edildiğini, Davacı tarafından C. Savcılığına yapılan şikayet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini,Davacının tanıklarının olaya ilişkin görgülerinin bulunmadığını, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiyi bilebilecek durumda olmadıklarını,Davacının oğlu tanık ...'in beyanının ilişkiyi kanıtladığını, müvekkilinin davacıya 110.000,00 TL borç para verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini açıkça beyan ettiğini, Mahkemece hangi gerekçeyle olduğu bilinmeden davanın kabulüne karar verildiği halde haksız icra tazminatı talebinin reddedildiğini, reddine karar verilen kısım için davalı adına yasal vekalet ücretine hükmedilmediği gibi, senetle sabit bir alacak için senetle ispat kuralının da ihlal edildiğini belirterek, arz ve izah edilen ve re’sen gözetilecek hususlar doğrultusunda, Yerel Mahkeme Kararının incelenerek usul ve esas bakımından kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 110.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 129.721,64 TL alacak için 03/10/2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip dayanağının 14/10/2016 düzenleme, 14/10/2016 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli bono olduğu, ödeme emrinin 13 Ekim 2018 tarihinde muhatabın işte olduğu belirtilerek eşi ... imzasına tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 06/10/2016 düzenleme, 14/10/2016 ödeme tarihli, 110.000,00 TL bedelli bono olduğu, lehtarın ..., borçlunun ... olduğu, bedelinin malen alındığının yazıldığı tespit edilmiştir. Duruşmada dinlenen Davacı tanığı ... beyanında; davacının amcasının oğlu, kuzeni olduğunu, davalının da davacının eski eşinin ağabeyi olduğunu, davacı ile eşinin evli olduğu dönemlerde ara sıra ziyaretlerine gittiğini, tarihini tam hatırlamamakla birlikte 2000’li yıllarda, çay, kahve içmeye yine evlerine gittiğini, davacının eski eşi ... ile de sohbeti olduğunu, kendisine Etiler'den babasına ait bir ev alacaklarını söylediğini, yine alacakları bu evde amcasının kefil olacağını da davacının o dönemki eşinden duyduğunu, ev alacaklarını davacının eşinden duyduktan sonra, aynı zaman dilimi içerisinde davacıya hayırlı olsun dediğini, davacının da evi alamayacaklarını, senetler nedeniyle az daha karakolluk olacaklarını, senetleri aramasına rağmen bulamadığını söylediğini, bu konuşmalar sırasında davacının eşi ...’ün yanlarına gelerek “ben o senetleri yırttım attım boşver” dediğini, davacı ile eski eşi arasında kendilerinin konuşmalarından öncesinde davacının eşi tarafından davacıya senetlerin yırtılıp atıldığının söylendiğini, kendisinin olayların bu kadarlık kısmını bildiğini, davacının davalıdan herhangi bir borç para alıp almadığı hususunda bilgisi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... beyanında; davacının oğlu olduğunu, davalının da oğlunun eski eşinin ağabeyi olduğunu, tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte, davacı ile eski eşi ... evliyken ...’ün babasına ait Etiler’deki dairenin satın alınması hususunda ...'ün babası ile anlaştıklarını, ...’ün babasının da senet düzenlenmesi ve davacının babasının kefil olması şartıyla evi satabileceğini söylediğini, davacı oğlu ile eski gelininin kendilerine geldiklerini, tarihi tam hatırlamadığını, yukarıda bahsettiği durumu anlattıklarını, davacının babası, yani kendisinin eşinden kefil olmasını istediklerini, eşinin ilk başta kefil olabileceğini söylediğini, o ortamda otururken bir süre sonra eşinin kendisini odaya çağırdığını, her ne kadar kefil olabileceğini söylese de oğlunun işi iyi gitmediğinde kefil olarak kendilerinin de mağdur olacağını söylediğini, eşiyle birlikte durumu ve çekincelerini orada bulunan oğluna ve eski gelinine anlattıklarını, kefil olamayacaklarını söylediklerini, oğlunun kendilerine gelmeden önce senetleri düzenlemiş olduğunu, eve gittiklerinde senetleri bulamayınca hırsızların eve girdiğini düşündüğünü, polis çağırdığını, eski eşinin senetleri sakladığını, kendisinde olduğunu söylediğini, senetlerin akıbeti hakkında da davacıya bir daha bilgi vermediğini, kendisinin de zaten ...'ü kendilerine geldiklerinden sonra bir daha görmediğini, davacı oğlunun davalıdan herhangi bir borç almadığını, davacı ve eşi kendilerine geldiklerinde imzalatmak için senetlerin de yanlarında olduğunu, davacının eşinin çantasında bulunduklarını, yanlarından ayrıldıktan sonra davacının eşinin davacıya senetleri dolaba koyduğunu söylediğini, davacının da dolapta bulamayınca, yukarıda anlattığı olayların gerçekleştiğini, davacı ile eski eşinin, eşinin ve kendisinin yanına geldiklerinde, yani yukarıda anlattığı olay döneminde Etiler’de ikamet ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... beyanında; daha önceki celsede duruşmaya gelip beyanda bulunduğunu, beyanlarını aynen tekrar ettiğini, davacının kendisinin babası olduğunu, davalının da dayısı olduğunu, 2016 yılı Ekim ayının başlarında davalı olan dayısının davacıya 110.000,00 TL borç para verdiğini, bu borcun karşılığında senet düzenlendiğini, senet düzenlenirken kendisinin de yanlarında olduğunu, bu paranın dayısı tarafından babasına elden verildiğini, bu borç para verme dışında babasıyla dayısı arasında herhangi bir başka borç para alıp verme olmadığını, babasının dedesinden herhangi bir ev satın alma gibi bir iradesi olmadığını, senet üzerinde neden malen yazdığı hususunda bir bilgisi bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir mal alım-satım işi olmadığını, dayısının babasına borç para verdiğini, bunun karşılığında bir senet düzenlendiğini, bu senet dışında başka bir senet düzenlenmedi diye bildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Aynı tanık davalı tanığı olarak verdiği ilk beyanında; davacı ...'in oğlu olduğunu, ...’un da dayısı olduğunu, babasının işlerinin kötü gittiği dönemde dayısında borç istediğini, hatırladığım kadarıyla 110.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak borcun ödenmediğini, aralarında senet düzenlenip düzenlenmediğini bilmediğini, para alışverişi yapılırken dayısı ile babasının yanında olduğunu, ancak paraların ne şekilde, ne miktarda ödendiğini bilmediğini, babasının bir senet imzaladığını bildiğini, senedin ... tarafından verildi diye bildiğini, hatırladığı kadarıyla senedin verildiği zamanın 2016 Ekim ayı olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince senet metnindeki imza ve yazının tarih incelemesine ilişkin ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 28/09/2021 tarihli raporunda; "... İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu,6.2. İnceleme konusu senette yer alan " ..., ... Mah. ... Sok. ... APT NO ... D... FINDIKZADE-İST, ... " ibareleri ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu ibarelerin ...'in eli ürünü olduğu, 6.3. İnceleme konusu senetteki diğer yazılar yazdırılmadığından değerlendirme yapılamadığı, 6.4. İnceleme konusu senette yer alan "..., ... Mah. ... Sok. ... APT NO ... D.... FINDIKZADE-İST, ... " ibareleri ve borçlu imzaları bir kalemle yazılmış ve atılmış olduğu, 6.5. İnceleme konusu senette " 06.10.2016" tarih yazısı farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle yazılmış olduğu,6.6. İnceleme konusu senetteki diğer yazılar farklı fiziki evsafta üçüncü bir kalemle yazılmış olduğu,6.7. İnceleme konusu senette kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu senette yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği" şeklinde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi Adli Bilimler Uzmanı Prof. Dr. ...'den alınan 18/04/2022 tarihli raporda; "...Belge üzerindeki yazıların çeşitli dalga boylarındaki optik inceleme sonuçları şekil-2 de gösterildiği üzere (siyah) mürekkepli adres satırındaki yazı ve yanındaki imzanın aynı renkte küre uçlu tükenmez kalemle oluşturuldukları, belgenin üst kısımlarındaki zorunlu kısımların (yazı ve rakamla miktar), tediye tarihi ve alacaklı ismi ile malen yazısının aynı renk ve çaplı kalem ile ve ayni elle yazılı olduğu, senedin katlanma yerlerindeki yazı mürekkebinin incelenmesinde; belgenin üst kısımlarındaki yazıların katlanma yerlerine denk düşen 2016 nın “2” rakamı ... yazısının “n” harfi katlama kanalının içini yeniden dolduracak şekilde yazıldığı, bunun ise yazının katlanarak yıpranmış bir kağıdın üzerine yazıldığının delili olduğu, katlarmadan önce yazılmış ve katlanma yerine denk düşen adres satırındaki “...” daki “...” ve “... ”daki “...” harflerinin yıpranma sonucu oluşan katlanma kanalına denk düşen mürekkeplerinin de yıpranarak dökülüp eksilmiş olduğu, bunun ise; yazının katlanmadan önce sağlam kağıdın üzerine yazıldığının delili olduğu, delillerin resimlenerek şekil-3 teki karelerde gösterildiği. yukarıda Şekil:4 te gösterildiği üzere toplam boya miktarı ve solma oranları dikkate alındığında alt kısımdaki (adres satırı ve imza) mürekkebin zamanla solmuş, üst kısım mürekkebinin boyasının göreceli olarak daha az solmuş veya solmamış olduğunun belirlendiği ve bu bulguların 3. maddedeki sonuçlarla uyum içinde olduğu ve boyalar arasındaki zaman farkını teyit etiği. tüm fiziksel ve kimyasal inceleme sonuçları dikkate alındığında; önceden isim ve adres yazılıp imzalanmış bir senedin katlanarak yıpranıp eskimesinden sonra zorunlu kısımlarının doldurulduğu" şeklinde görüşünü bildirmiştir.
GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu bono incelendiğinde; bedelinin malen alındığı yazılı olmasına rağmen, davalı tarafından davacıya verdiği 110.000,00 TL borç karşılığında senedin düzenlendiğini beyan etmesi, senedin ihdas nedeninin talili niteliğindedir. Bu durumda davacıdan alacaklı olduğunu davalının ispatlaması gerekir. Dava konusu senet bedeline göre HMK’nun 201. maddesi uyarınca, davalının senet bedeli kadar davacıdan alacaklı olduğunu yazılı delille ispatlaması gerekirken, dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, davalı tanık bildirmiş ve tanık dinlenmişse de, HMK’nun 201. maddesine göre tanıkla ispatın mümkün olmadığı, davalı vekilinin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Mahkemece davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin reddedilen kötüniyet tazminatıyla ilgili vekalet ücretine hükmedilmediğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda avukatlık ücretinin kabul ve reddedilen dava değerine göre hesaplanacağı, kötüniyet tazminatının dava değerine dahil olmadığı, bu nedenle tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.861,29 TL harçtan, peşin alınan 2.215,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.645,97 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim