Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/821

Karar No

2024/1761

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/821 Esas
KARAR NO:2024/1761 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/02/2023
NUMARASI:2020/625 E. - 2023/176 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:20/11/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 15.000,00 TL borç para aldığını, davalının bu borcun ödenmesi için müvekkiline baskı yaptığını, telefonla arayarak ya da mesaj göndererek durumu eşine ve abisine bildireceğini söylemesi üzerine müvekkilinin davalının işyerine gittiğini, burada kendisinden senet imzalamasının istenildiğini, davalının müvekkiline birden fazla senet imzalatmış olup, bunların bazılarını yanlış oldu diyerek yırttığını, ancak takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığı gibi, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını müvekkilinin davalıya 15.000,00 TL dışında borcu olmadığı halde davalı tarafından müvekkili adına sahte senetler olan 20/03/2020 keşide tarihli ve vade tarihli 58.000,00 TL bedelli, 20/04/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00 TL bedelli, 20/05/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 388.000,00 TL bedelli senetlere ilişkin ... sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, davalı tarafa da borcu bulunmadığını, müvekkilinin imzasını taşıyan senet mevcutsa bile, teminat amacıyla verildiğini belirterek, ... sayılı dosyasında müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin senet üzerinde oynama yapmadığını, davacı borçlu adına senetleri imza etmediğini, senetlerin teminat senedi olmadığını belirterek, davacının hem takibe konu senetlerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, hem tehditle ve zorla alındığını, hem senedin teminat senedi olduğunu, hem aralarında ticari ilişki olmadığını ve hem de borç ilişkisi olduğunu beyan ettiğinden, çelişkiler ile dolu iş bu davanın reddine, davayı kötü niyetli açan ve paranın ödenmemesi hususunda tedbir kararı alan davacının taraflarına %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarihli 2020/625E. - 2023/176K. sayılı kararıyla; "...Mahkememizce davaya konu senet üzerinde bilirkişi ...'dan ve İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nden rapor aldırılmış olup, alınan raporda;" senetlerdeki imzalar arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada ...'nın eli ürünü olduğu " yönünde raporlar hazırlandığı anlaşılmıştır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/1509 esas, 2020/3883 karar sayılı ilamında; " 818 sayılı BK 53 maddesi (6098 sayılı TBK 74.md.) gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. " denmektedir. İş bu Yargıtay kararı ve Borçlar Kanunu'nun 74. Maddesine göre beraat kararı verilmesi halinde dahi bu durumun hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olmadığı, kaldı ki mahkememizce senet üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı ve ilgili raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak Silivri CBS'ye müzekkere yazılarak 2021/7345 soruşturma sayılı dosyasının sonucu beklenmeyerek senet üzerindeki imzanın davacının el ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan bilirkişi raporlarının denetime uygun ve yeterli olmadığını, imza incelemelerinin hangi teknikle ve ne şekilde yapıldığına dair raporlarda bir açıklık bulunmadığını, yalnızca imzanın başındaki "M" harfinin incelendiğini, paraf niteliğindeki imzalarda benzerlik tespiti yapılmasının güç olduğunu, imzanın kalan kısmı üzerinde inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, yazı örneklerinin ayrı ayrı incelenemediğini, bilirkişi raporunda imzaların müvekkiline ait olduğuna dair kesin bir kanının bildirilmediğini,Mahkemece taraflar arasında borç ilişkisi bulunup bulunmadığına dair bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, davalının müvekkiline verdiği 15.000,00 TL borçla ilgili banka dekontunun dosyaya sunulduğunu, ancak davalı tarafından çok daha yüklü olan kısımla ilgili hiçbir belge sunulmadığını, bu kadar paranın neden banka aracılığıyla gönderilmediğinin açıklanamadığını, imza inkarının yanı sıra müvekkilinin davalıya 15.000,00 TL borcundan başkaca bir borcu olmadığının tespiti için dava açtıklarını, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, Davalının isticvap edilmesine dair talepleri hakkında Mahkemece hiçbir karar verilmeden davanın reddine karar verildiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/02/2023 tarihli, 2020/625 Esas, 2023/176 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğruysa da, Mahkemece hiçbir gerekçeye yer verilmeden davalı lehine icra inkar tazminatı kararı verilmemesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının icra takibini sürüncemede bırakmak için bu davayı açtığını, icra takibinin üzerinden yaklaşık üç yıl geçtiğini ve müvekkilinin haksız dava ve ihtiyati tedbir nedeniyle çok zarara uğradığını beyan ederek, ilk derece mahkemesinin kötüniyet tazminatının reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:...sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 58.000,00 TL bedelli, 165.000,00 TL bedelli ve 165.000,00 TL bedelli üç adet bonoyla ilgili toplam 397.387,62 TL alacak için 18/06/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, icra takibinin kesinleştiği tespit edilmiştir.Takibe dayanak olan bono örnekleri incelendiğinde; keşidecisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi 20/05/2020, tediye tarihi 20/05/2020 olan 165.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı,Keşidecisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi 20/04/2020, tediye tarihi 20/04/2020 olan 165.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, Keşidecisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi 20/03/2020, tediye tarihi 20/03/2020 olan 50.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince ...'dan alınan 20/12/2021 tarihli raporunda; "...20/03/2020 keşide tarihli ve vade tarihli 58.000,00TL bedelli, 20/04/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00TL bedelli, 20/05/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00TL bedelli senet asıllarında ... adına atfen atılmış olan borçlu imzalarının, ayrıca 20/03/2020 tarihli senedin "Ödeyecek" kısmındaki isim, soy isim, adres yazıları ile 20/05/2020 tarihli senedin ön yüzündeki tüm el yazılarının davacı ...'nın eli ürünü olduğu..." teknik kanaat olarak belirtilmiştir.İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 21/06/2022 tarihli uzmanlık raporunda; senetlerdeki imzalar arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada ...'nın eli ürünü olabileceğine dair teknik kanaat belirtilmiştir.
G E R E K Ç E:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sayılı takip dosyasına konu 20/03/2020 keşide ve vade tarihli 58.000,00 TL bedelli, 20/04/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00 TL bedelli, 20/05/2020 keşide ve vade tarihli 165.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 388.000,00 TL bedelli bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; her ne kadar davacı vekili tarafından bilirkişi raporlarının yetersiz ve denetime uygun olmadığı belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuşsa da, alınan her iki bilirkişi raporunda da davacıya ait yeterli imzanın davaya konu bonolar üzerindeki imzalarla mukayese edildiği, incelemenin hangi teknik yöntemlerle yapıldığının açıklandığı, her iki raporda da imzaların davacının eli ürünü olduğuna dair görüş bildirildiği, davacı tarafça davalının davacıya birden çok bono imzalattığının dava dilekçesinde açıkça beyan edildiği, bonolar üzerindeki yazıların davacıya ait olup olmamasının sonuca etkili olmayacağı, zira davacı tarafından davaya konu bonolar boş olarak davalı tarafa verilse dahi, bu durumun bonoların geçerliliğini etkilemeyeceği, davacının boş olarak verilen bonoların davalı tarafından aralarındaki anlaşmaya ve rızasına aykırı olarak düzenlendiğini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında davacının bu hususu ispat edecek bir delili bulunmadığından, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davacı vekili, mahkemece taraflar arasında borç ilişkisi bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmadığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuşsa da, davaya konu bonoların kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içeren kambiyo senetleri oldukları, bedellerinin nakden alındığının yazılı olduğu, davalı tarafından borç nedeninin talil edilmediği, bu nedenle ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafından davalıya bonolarda yazılan tutarda borçlu olmadığını ispatlayacak veya bonoların teminat için verildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı, eksik incelemenin söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekili tarafından davalının isticvap edilmemesi nedeniyle istinaf talebinde bulunulmuşsa da, kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğindeki kambiyo senetleriyle ilgili davalının isticvap edilmesine gerek bulunmadığı, isticvap koşullarının mevcut olmadığı, yazılı belge niteliğindeki bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının davacı tarafça yazılı belgeyle ispatlanması gerektiğinden, mahkemece davalının isticvap edilmemesi usul ve kanuna uygundur. Davalı vekilinin istinaf talebiyle ilgili incelemede; Mahkemece davacı tarafın talebi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve kararın uygulandığı anlaşıldığından, İİK’nun 72/4. maddesi uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, takibe konu alacağın %20’si olan 79.557,52 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2023 tarihli 2020/625 E. - 2023/176 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın REDDİNE,-Alacağın %20’si olan 79.557,52 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-İlk derece yargılaması yönünden; -Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 6.626,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.198,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesine göre takdir edilen 63.582,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması yönünden; -Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim