mahkeme 2023/586 E. 2024/1663 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/586
2024/1663
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/586 Esas
KARAR NO: 2024/1663 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2022
NUMARASI: 2020/510 E. - 2022/1182 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, senette borçlu gözüken ... ile Tekirdağ ... Noterliğinin 19/11/2009 tarih ... yevmiye numarası ile Tekirdağ İli, Merkez İlçesi, ... Mah. , .... pafta , ... ada, ... parsel ile ... parseller ile ilgili düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, ...'nun sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi ve inşaatı tamamlayamaması üzerine inşaatı tamamlamak üzere takibe konu senette alacaklı gözüken davalı ... ile 10/12/2010 tarihinde müvekkili ile Tekirdağ İli, Merkez İlçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel (tevhid ile oluşturulan parselde ) de 2 ve 12 numaralı dairelerin ...'e verilmesi karşılığında inşaatın tamamlanması yönünde anahtar teslimi inşaat sözleşmesi yapıldığını, senette borçlu gözüken ...'nun Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/29 Esas sayılı dosyası ile ... ve müvekkili ... aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/29 Esas numarası ile açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, takibe konu senet üzerinde ki parafın müvekkiline ait olmadığını, dosyada ki evraklar incelendiğinde en son ilişkinin 2012 yılında son bulduğu, bu tarihler ile ilgili hiç bir ticari ve hukuki ilişkinin olmadığını, senedin tamamının sonradan tanzim edildiğini, davalı tarafça Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/474 D.İş 2019/479 Karar sayılı kararı ile 170.000,00 USD miktarlı 15.02.2019 ödeme tarihli bono uyarınca ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan karar uyarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarası ile icra takibi yapıldığını, Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesin de 2019/840 Esas numarası ile imzaya itiraz edildiğini, Mahkemece takibin durdurulması taleplerinin dosya içeriği ve mevcut delil durumu gereği bu aşamada reddine karar verildiğini, Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/840 Esas sayılı dosyasında senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olduğu tespitinin yapıldığını, bu imzanın bir an müvekkiline ait olduğu kabul edilse bile, bu imzanın müvekkilinin yaşı, eğitim durumu vs.durumundan yararlanılarak ve kandırılarak alındığını ve yıllar sonra üzerinin doldurularak işleme konulduğunu, senetteki tüm yazıların sonradan eklendiğinin açık olduğunu, ayrıca kambiyo senedi hakkında zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yer sahibi olarak kat karşılığı verdiği inşaat sözleşmesinde alacaklı/davalı ... ile yapmış olduğu 10/12/2010 tarihli anahtar teslimi inşaat sözleşmesinde 2 ve 12 numaralı daireleri devir ettiğini ve edimini yerine getirdiğini, ayrıca alacaklıya 170.000 USD borçlu olmasını gösterir hiç bir hukuki ilişkinin olmadığını, ödenen bedel olan 966.450 TL için istirdat, takibe konu bakiye rakam olan 128.811. TL ve ferileri için Menfi tespit talebinde bulunduklarını beyan ederek, davacının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, yapılacak yargılama sonucu senedin ve takibin iptaline karar verilmesini, İcra Hukuk Mahkemesince tedbir kararı verilmediğinden alacaklı ve vekiline ödenen 966.450 TL'nin bedelin davalıdan ödeme tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, kesinleşen takipte ki bakiye miktar olan 128.811 TL ve ferileri yönünden de borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca, ...'dan 14.12.2018 tarihinde aralarındaki daha önceki nakit alışverişleri ve ...'e ödenmeyen çek ve senetleri karşılığında 170.000 USD bedelde mutabık kaldıklarını ve bu borca karşılık 14.12.2018 tarihinde ... tarafından düzenlenmiş 170.000 USD miktarlı 12.02.2019 vade tarihli senet alındığını, davacı ...'ün ise bu senede aval olarak imza attığını ve kefil olduğunu, akabinde senet vadesinde ödenmediği için öncelikle senet keşidecisi ...'nun senette yer alan adresine protesto çekildiğini, devamında da Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/474 D.İş. 2019/479 Karar numaralı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu karar ile Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyayı ile icra takibi yapıldığını, davacının konun esasından uzaklaştığını ve senet ile hiç ilgisi olmayan geçmişteki ticari anlaşmaları sanki senet ile ilgiliymiş gibi aktarmaya çalıştığını, ancak davacının senedin tanziminine yönelik iddialarının gerçek dışı ve asılsız olduğunu, senedin verilme nedeninin nakdi olarak verilen borç olduğunu ve bu borcun vadesinde ödenmediğini, keşideceiye çekilen ödememe protestosunun bu hususun ispatı niteliğinde olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ...'na usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarihli 2020/510E. - 2022/1182K. sayılı kararıyla; "...Davacı tarafından ileri sürülen iddia ve beyanlar, celp edilen bilgi ve belgeler, icra dosyası ile tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf her ne kadar 14/12/2018 düzenleme tarihli, 15/02/2019 ödeme tarihli 170.000,00 USD bedelli senede dayalı olarak başlatılan icra takibinin iptali, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş ise de, miktar ve değeri belli bir miktarın üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerekliliği karşısında (HMK 200.vd) davacı tarafın bu ispatı yerine getiremediği ve davasını ispatlamayamadığı, senet metni incelenmesinde senette nakten ibaresinin bulunduğu, davacının imzasını inkar etmediği senet nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla; davaya konu senetteki imzanın ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, Mahkemece müvekkilinin imza örnekleriyle birlikte yazı örneklerinin de alınmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu'ndan yalnızca imza incelemesi yapılması talep edildiğinden, yazı örneklerinin incelenmediğini, bu konuda yaptıkları itiraz ve taleplerin Mahkemece kabul edilmediğini, Müvekkilinin davalılar ile ilişkisinin 2012 yılında son bulduğunu, daha sonra hiçbir ticari ve hukuki ilişki içerisinde olmadıkları halde, davaya konu senedin doldurularak müvekkili hakkında icra takibine başlandığını, Senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadıklarının ve mürekkep yaşına göre senedin imzalandığı ve doldurulduğu tarihlerin tespitinin mümkün olmasına rağmen, Mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığını, İmzanın müvekkiline ait olduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporunun da denetime uygun olmadığını ve uzman kişiler tarafından hazırlanmadığını, Müvekkilinin korkutularak ve iradesi sakatlanarak, senedin düzenlendiği iddia edilen tarihte 81 yaşında olması nedeniyle yaşlılığından yararlanılarak senedin imzalatılmış olabileceğine dair iddialarının Mahkemece hiç araştırılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, Mahkemece davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiği belirtilerek dava reddedilmişse de, gerek davalı ...'nun Çerkezköy C. Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi, gerekse müvekkili ve ... aleyhine açtığı Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/29 Esas sayılı dosyası, sunulan sözleşmeler, tapuda yapılan işlemlerin her birinin yazılı delil niteliğinde olduğunu, Davalı alacaklı ...'in protesto ve diğer tüm işlemleri davalı ... üzerinden yapması ve ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinden feragat etmesinin, davalıların birlikte hareket ettiklerini düşündürdüğünü, Senet üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkilinin imzasına, diğer davalı ...'na ait imzanın da bu davalının imzasına benzemediğini, bu konuda inceleme yapılmadığı gibi, senetle ilgili zamanaşımı itirazlarının da incelenmediğini, delil listesindeki delilleri toplanmadan karar verildiğini, yapılan işlemin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle; Bakırköy Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2022 tarihli, 2020/510 Esas, 2022/1182 Karar sayılı hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılmasına ve işbu kararın icrasının istinaf incelemesi sonuçlanana kadar tehiri icrasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkemenin 2019/474 D.iş sayılı dosyasının tetkikinde; ... tarafından, ... ve ... aleyhine 14/12/2018 düzenleme tarihli, 15/02/2019 ödeme tarihli 170.000,00 USD bedelli senet dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece verilen 08/10/2019 tarihli karar ile, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, Mahkemenin 2019/474 D.iş sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu görülmüştür. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 966.450,00 TL asıl alacak, 2.899,35 TL komisyon, 255,61 TL protesto gideri, 124.950,07 TL işlemiş faiz, 706,20 TL ihtiyati haciz tutarı olmak üzere toplam 1.095.261,23 TL alacak için 15/10/2019 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı tespit edilmiştir. Takibin dayanağı olan bono örneği incelendiğinde; borçlunun ..., lehtarın ... olduğu, 14/12/2018 keşide, 15/02/2019 vade tarihli, 170.000,00 USD bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, bononun ön yüzünde, borçlunun imzasının altında kefil olarak ...'ün adının ve imzasının mevcut olduğu, 19/02/2019 tarihinde alacaklı tarafından ödememe protestosu keşide edildiği tespit edilmiştir. Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/840 Esas, 2020/65 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından ... aleyhine imza inkarı nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin ve bononun iptali için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2021/632 Esas, 2021/1493 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesinin kararının davacı aleyhine hükmedilen tazminat ve idari para cezası yönünden kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 28/07/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Çerkezköy C. Başsavcılığının 2012/77 Sor. sayılı soruşturma evrakı incelendiğinde; şikayetçinin ... olduğu, 27/11/2013 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararla şikayetçinin Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla göndermiş olduğu şikayet dilekçesinde özetle; 22/12/2011 tarihinde şüpheli ...’da yapmış olduğu inşaatın anahtarlarını kendisine vermiş olduğu 100.00 TL karşılığında 9 daire 2 dükkan anahtarlarına el koyup silah tehdidi ile 4 adet dairenin tapusunu, toprak sahibini de silah ile tehdit ederek kardeşi olan ... adına geçirdiğini, geriye kalan 6 dairenin içinin işçiliğini yaptırmak için ...’den binanın anahtarlarını istediğini, bunun üzerine kendisini şüpheli Feshi'nin yazıhanesine yönlendirerek anahtarları alabileceğini söylediğini,bu adrese arkadaşı ... ile birlikte gittiğinde, şüpheli Feshi' nin ismini bilmediği iki adamı ile birlikte kendisini ve arkadaşını darp ederek tüm daireleri istediklerini, daireleri satıp dağdaki kardeşlerine yardım edeceklerini söylediklerini, bunun üzerine ...’ii aradığını, ...'in olay yerine geldiğini ve anahtarları Feshi'ye vermeleri gerektiği yönünde telkinde bulunduğunu, ardından el konulan telefon ve anahtarları kendilerine vererek olay yerinden ayrılmalarını sağladığını, ...'in en başından beri kötü niyetli olduğunu ve kendilerini kurtarıyor imajı vererek masum rolüne büründüğünü beyanla şikayetçi olması üzerine soruşturmaya başlanılmış ise de, soruşturma kapsamında şikayetçinin ifadesinin alınamadığı, dosyada mevcut kolluk tutanaklarında da " bazı özel durumlardan dolayı adresini veremeyeceği" yönünde ibareler bulunduğu, bu nedenle olayda adı geçen ... isimli şahısın da tespit ve temin edilemediği, şüpheli Feshi'nin alınan ifadesinde şikayetçi ile herhangi bir tartışma yaşamadığını, herhangi bir kavga olayı meydana gelmediğini beyanla, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, şüpheli ...’in alınan ifadesinde mağduru tanımadığını, arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdurun vekili marifetiyle göndermiş olduğu dilekçesinde şikayetten vazgeçtiği, yine Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/29 Esas numaralı ... ve ...'e karşı açmış olduğu tapu iptal tescil davasından da vazgeçtiği gerekçesiyle, şüpheliler ... ve ... haklarına kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 15/06/2020 tarihli, 2012/77 Sor., 2020/3892 Karar sayılı Takipsizlik kararı ile de; ...’nun faili meçhul kişi hakkında yaralama suçundan yapmış olduğu şikayetle ilgili zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiği tespit edilmiştir. Bu dosyada davaya konu bono üzerindeki imzanın davacı ...'e ait olup olmadığına dair grafoloji ve sahtecilik (el yazısı ve imza konusunda) uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; optik aletler vasıtası ile ve denetime uyumlu hale getirilen tespitlerine göre 14/12/2018 düzenleme ve 15/02/2019 ödeme tarihli 170.000,00 USD tutarlı bono aslı üzerinde davacı ... ismine atfen oluşturulmuş imza örneklerinin ...'ün elinin ürünü olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir. Davaya konu edilen 170.000,00 USD bedelli 14/12/2018 düzenleme tarihli, 15.02.2019 ödeme tarihli senetteki imzanın davacı ...'e ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 22/08/2022 tarihli raporda, "...İnceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'ün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ün eli ürünü olduğu..." kanaatiyle rapor tanzim edildiği görülmüştür.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin senet üzerindeki yazıların ve imzanın müvekkiline ait olmadığına, senedin bazı kısımlarının sonradan doldurulduğuna ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; gerek Bakırköy 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/840 Esas sayılı dosyasında imza sahteciliği konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor, gerekse işbu dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporla senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, yazıların davacıya ait olup olmamasının veya hangi tarihte yazılmış olduklarının tespitinin sonuca etkili olmayacağı, zira boş bir senede imza atan davacının, senedin kendi iradesine aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının bu konuda dosyaya bir delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin davaya konu bonoyla ilgili davalılara borçlu olmadığına dair istinaf talebinin incelenmesinde; davacı senette aval veren konumunda olduğundan, hakkında TTK’nun 778/3. maddesinin yollamasıyla TTK’nun 702/2. maddesinin uygulanması gerekir. TTK 702/2 maddesinde "aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu bono incelendiğinde; şekli noksanlığın bulunmadığı, davacının şekle ait bir noksanlık ileri sürmediği, davalılarla arasında 2012 tarihinden sonra ticari ve hukuki bir ilişki bulunmadığı iddiasıyla borçlu olmadığını ileri sürdüğü, TTK’nun 702/2. maddesi karşısında davacının şekle ait noksanlık dışında bir sebeple borçtan kurtulamayacağı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin bu iddiaya dayalı istinaf talebi de kabul edilmemiştir. Davacı vekilinin senedin ödeme tarihi üzerindeki parafın kendisine ait olmadığına dair istinaf talebinin incelenmesinde; davalı ... tarafından davaya konu bonoyla ilgili keşideci ... hakkında da icra takibi başlatıldığı, keşidecinin senet üzerindeki bu parafla ilgili icra takibine ve senede karşı bir itirazda bulunmadığı, aval veren konumunda olan davacının da, senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığını ileri süremeyeceği, kaldı ki senette rakamla yazılan tediye tarihi ile parafla düzeltilen tediye tarihinin de uyumlu oldukları görülmekle, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir. Davacı vekilinin, müvekkilinin iradesinin sakatlandığı veya yaşlılığından yararlanılarak bu bononun imzalatıldığına, tanıklarının dinlenemediğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacının hata, hile ve korkutma nedeniyle bonoyu imzaladığına dair soyut iddialarda bulunduğu, buna ilişkin somut bir olaydan söz etmediği ve bu olayla ilgili tanık dinletmek istediğine dair bir talepte de bulunmadığı gibi, tanıklarını hangi konuda dinletmek istediğini de somutlaştırmadığı, Çerkezköy C. Başsavcılığında yapılan soruşturmada davacının taraf olmadığı, asıl borçlu davalı ...’nun kendisine zorla senet imzalatıldığına dair bir şikayetinin de bulunmadığı, kaldı ki diğer şikayetinden de vazgeçtiği, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle Mahkemece tanık dinlenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Tüm bu nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen karar; tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki delillere göre yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf talepleri reddedilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.