Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/470
2024/1887
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/470 Esas
KARAR NO: 2024/1887
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/09/2022
NUMARASI: 2020/54Esas, 2022/128 Karar.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Numaralı “...”, ... Numaralı “... + Şekil”, ... Numaralı “...”,... Numaralı “...”, ... Numaralı “...”,... Numaralı “...”,... Numaralı “...”, ... Numaralı “...”, ... Numaralı “...” ibareli içeren birden fazla markası bulunduğunu, uzun yıllardan beri aktif olarak işlettiği restoranlarında kullanıldığını, davalının tescil aldığı ... başvuru numaralı “... “...” markasının, davacıya ait markalar ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, tüketici nezdinde iltibas oluşturabilecek nitelikte olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından ... no ile tescilli “... “...” markasının 43. sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının markasının ilk tescilinin 2017 değil, 2006 yılında olduğunu, davalının markasını 2006 yılında ... tescil numarası ile koruma altına aldığını, yıllar içerisinde logosu değiştiğinden bu başvurunun yenileme süresi biter bitmez yeni logosu ile yeni bir başvuru gerçekleştirildiğini, davalının ilk tescil ettirdiği markasını kullanımının ise çok daha önceye dayalı olduğunu, davalının düğün, davet, balo salonu olarak faaliyet hayatına 1987 yılında başladığını ve söz konusu salonun 1987 tarihinden bu yana ailece fasılasız olarak işletildiğini ve işletilmeye devam ettiğini, http://...com web adresinden bu bilgilere ulaşılabileceğini, taraf markaları arasında herhangi bir iltibas tehlikesi barındırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava devam ederken davacı tarafından ... esas unsurlu markaların dava dışı ...San.Tic.Ltd.Şti'ye devredildiği, bu nedenle mahkemece HMK. 125/2 gereğince davacı değiştiği yapıldığı, davacı şirketin ilk markası olan ... numaralı ... ibareli markanın 43. Sınıfta tescilli olduğu, davalının ise ... numaralı ... markasını 41. sınıfta tescilli sahibi olduğu fakat markanın yenilenmemesi sebebi ile müddet olduğu, daha sonra davalı tarafından davaya konu ... numaralı markayı adına tescil ettirdiği, davacıya ait ..., ... ve ... numaralı markalar ile davalıya ait dava konusu marka karşılaştırıldığında tescil sınıflarının farklı olduğundan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet olmayacağı, davacıya ait ... numaralı... ibareli markanın davalı markası ile aynı 43. sınıfta tescilli olmasına rağmen davacı markasının ... olması davalı markası ...+şekil" karşılaştırıldığında gerek görsel olarak gerekse fonetik olarak benzerlik olmadığı, davacıya ait ... numaralı ... +ŞEKİL markası ile davalıya ait markanın da şekillerinin farklı olması ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde benzerlik olmadığı, karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı davacı adına tescilli ... numaralı ... ve ... numaralı ... markasının davalı markası ile karşılaştırıldığında ortak ibarenin ... olması her ne kadar davalı markası ... ibaresi yanına farklı kelimeler eklenmek ve şekil eklenmek sureti ile farklılaşmış ise de; ortak olarak 43. Sınıfta tescilli olmaları ve aynı ticari işletme alanında faaliyette bulunmaları halinde kısmı olsa da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği bu markalar yönünden kısmi bir benzerlik olduğu kanaatine ulaşılmış ise de, gerek tanık beyanlarından gerekse dosya içerisindeki belgelerden davalının dava dışı annesi ...'nun "... Düğün ve İşkembe salonu" ticaret ünvanı ile 1987 yılından itibaren faaliyet gösterdiği, ... Düğün ve İşkembe Salonunun bir aile işletmesi olduğu, davalınında uzun yıllardır bu işletmenin müdürlüğünü yaptığı ve hali hazırda işletmenin yetkilisi olduğu, davalı tarafından 20/05/2006 tarihinden itibaren www...com alan adının alınıp kullanıldığı, dosya kapsamına göre de 1997 yılından beri ... ibaresinin davalı ve ailesi tarafından markasal olarak kullanıldığı kanaatine ulaşıldığı buna göre de davalının 41 ve 43. Sınıflarda ... markası yönünden davacıya nazaran üstün hak sahibi olduğu, bu sebeple davacının davalıya karşı hükümsüzlük talebinde bulunamayacağının anlaşıldığı, davalının davacıya nazaran ... markası üzerinde üstün hak sahibi olması sebebi ile kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığı, bu hususta başkaca bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesindeki beyanlarını da tekrar ederek; davalı adına tescilli “... “...” markası ve şeklin, müvekkil Adına Tescilli Olan ve “...” ibaresi taşıyan markalar ile iltibasa neden olduğundan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, davalı adına tescilli markanın sızma niteliğinde bir marka olduğunu, davalının müvekkili ile benzer sınıflarda marka başvurusunda bulunduğunu, dava konusu markanın, tescil süresi bitmiş olan markanın devamı olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." esas unsurlu markalarına dayanarak, davalı adına ... numara ile tescilli "... ...+Şekil " markasının 43.sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü talep ettiği, mevcut delillere göre, davalının dava dışı annesi ...'nun "..." ticaret ünvanı ile 1987 yılından itibaren faaliyet gösterdiği, ... Düğün ve İşkembe Salonunun bir aile işletmesi olduğu, davalınında uzun yıllardır bu işletmenin müdürlüğünü yaptığı ve hali hazırda işletmenin yetkilisi olduğu, davalı tarafından 20/05/2006 tarihinden itibaren www...com alan adının alınıp kullanıldığı, dosya kapsamına göre de 1997 yılından beri ... ibaresinin davalı ve ailesi tarafından markasal olarak kullanıldığı, davalının davalının 41. Sınıfta “Eğlence hizmetleri” ile 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri., düğün salonu kiralama hizmetleri” açısından önceye dayalı hakkı olduğu, bu nedenle davacının davalıya karşı hükümsüzlük talebinde bulunamayacağından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan (179,90+179,90) toplam 359,8- TL harcın mahsubu ile bakiye 67,8-TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.