mahkeme 2023/199 E. 2024/1666 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/199

Karar No

2024/1666

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/199 Esas
KARAR NO: 2024/1666 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2022
NUMARASI: 2021/288 E. - 2022/265 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup, 2005 yılından bu yana uluslararası piyasada hafıza kartı, USB bellek, kulaklık, akıllı saat, şarj aleti gibi teknoloji cihazlarının ticareti ile uğraşmakta olduğunu, söz konusu ürün gruplarının yer aldığı 9. kategori için "..." markasını 2010 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nde, 2015 yılında Tunus'ta tescil ettirdiğini, müvekkilinin özverili ve başarılı çalışmaları sonucu markanın büyüyüp dünya çapında tanınır hale geldiğini, davalıların, 2015 yılına kadar müvekkilinin müşterilerinden olup, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan satış noktasından "..." markalı ürünleri alarak Türkiye'de satışa sunmakta iken, müvekkilinin durumunu ve tanınırlığını bildiği halde ona ait "..." markasını ... sayı ile "..." adı altında teknoloji ürünleri için kendi adlarına tescil ettirdiklerini, müvekkilinin bu durumu 2021 yılı başlarında markasını Türkiye'de tescil ettirmek istediğinde öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı ...'nun dükkanına gidip "kendisine ait markayı haksız yere tescil ettirdiğini, buna son vermesi" gerektiğini ifade ettiğini, ancak davalıdan olumlu cevap alamadığını ve davalıların, müvekkiline ait olduğunu bildikleri markanın birebir aynısını kendileri adına tescil ettirmek suretiyle kötü niyetle hareket ettiklerini, müvekkiline ait orijinal markanın logosu ile davalıların kendi adlarına tescil ettirdikleri markanın logosunun birebir aynı olduğunu, bunun davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini, davalıların bu marka tescilinin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalılar adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, reddedilmesi gerektiğini, müvekkillerinin davacı ile hiçbir zaman ticari bir ilişki içerisinde bulunmadıklarını, davacıyı tanımadıklarını, davacı markasının tanınmış bir marka olmadığını, TPMK nezdinde tescilli olmayan markanın müvekkilleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli olduklarından söz edilemeyeceğini, müvekkillerinin hem yurt içinde hem yurt dışında geniş çaplı ticari faaliyet yürüttüklerini, müvekkillerinin markasının tescilli olduğunu ve hukuka uygun hareket ettiklerini, başvurunun hiçbir itiraza uğramadığını, davacı markasının internet ortamında araştırıldığında bile sonuçlarda çıkmadığını, müvekkillerinin markasının özgün ve kendi yarattıkları bir marka olduğunu, davacının markası ile benzerlik ilişkisi bulunmadığını, marka logosunun da özgün olarak tescil edildiğini, kaldı ki herkes tarafından kullanılabilecek bir simge olan ve coğrafi işaret niteliği taşıyan logonun müvekkilleri tarafından markalarında mevcut olmasının kötü niyetin varlığı anlamına kati suretle gelmediğini ve davacının Türkiye'deki tescil başvurusunun müvekkillerinin tescilinden sonra olduğunu, davacının kötü niyetli şekilde işbu davayı açtığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarihli 2021/288 E. - 2022/265K. sayılı kararıyla; "... Dava konusu markadaki şekil unsurunun herkes tarafından kullanılabilecek bir simge olup, coğrafi işaret niteliği taşıdığına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Öte yandan davalı, kendisi de markanın ve logosunun özgün olduğunu ileri sürmüştür. Davalı markasının 9. sınıfta ayırt ediciliği olmayan ... ibaresinin eklenmiş olması dışında birebir davacı markası ile aynı olduğu görülmektedir. Aynı alanda faaliyet gösteren davalının, içerdiği şekil unsuru ve tertip tarzı itibarıyla son derece özgün olan davacı markası ile birebir aynı olan dava konusu markanın seçimi konusunda inandırıcı bir açıklama yapamadığı, bu alandaki davacı marka tescilinden haberdar olmadığını, marka tescilini tesadüfen gerçekleştirdiğini kabul etmenin olanaklı olmadığı ve böylece davalı tescilinin kötü niyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, davalı tescilinin kötü niyetli olması sebebiyle davanın kabulü ile, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkillerine ait ... tescil numaralı markanın 29/11/2016 tarihinde tescil edildiğini, tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıldan fazla süre geçtiğini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Davalı tanığı ...’ın 2021 yılında taraflar arasında markayla ilgili uyuşmazlık çıktığına dair beyanının işbu davaya ilişkin olduğunu, müvekkillerinin davacı ile daha öncesinde hiçbir ilişkilerinin bulunmadığını, Müvekkillerinin hem yurt içinde, hem de yırt dışında yoğun ticari faaliyet yürüttüklerini, “...” platformunda ürünlerinin satıldığını, Davada Türkiye’deki tescil kayıtlarının dikkate alınması gerektiğin, soyut tanık ifadesiyle dava konusu taleplerin ispatlanmasının mümkün olmadığını, davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra bu davayı açtığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/12/2022 tarihli, 2021/288 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, haksız ve kötüniyetle açılan davanın öncelikle hak düşürücü süreden, sonra esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 14/05/2015 başvuru, 20/11/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının 09. Sınıfta davalılar adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde davalıya ait “...+Şekil” markasının 29/07/2009 tarih, ... numarası ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde, 07/03/2014 tarih, ... numarası ile Tunus’ta davacı adına tescilli olduğuna dair tescil belgelerinin örnekleri ile tercümeleri sunulmuştur. Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; davacının arkadaşı olduğunu, 2011 yılından beri davacının dava konusu "..." markasını Dubai'de mobil telefon aksesuarında, şarj aletleri, vs. telefonla ilgili her şeyde kullandığını, davalılar ... ve ...'in de 2015 yılına kadar davacıdan dava konusu "..." markası taşıyan ürünleri aldıklarını, 2021 yılında markayı Türkiye’de tescil ettirmek için davacı ile beraber geldiklerini, markanın davalı ... adına kayıtlı olduğunu öğrenince ... ile görüşmeye gittiklerini, ... ile işyerinde görüştüklerini, davacının markanın kendisine ait olduğunu söylediğini, davalı ...’nın da markayı beğendiğini, Türkiye'de kendi adına tescil ettirdiğini söylediğini, davacının ...’ya markasını çaldığını söyleyince, ...’nın da cevaben “sen bu Dubai'de markanın sahibisin, ben burada sahibiyim. Senin bu marka adı altında sattığı mallar kaliteli. Ben de satacağım” dediğini beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında; davacıyı tanımadığını, davalı ...’nu, diğer davalı işvereni ... ile ortak iş yapmaları sebebiyle tanıdığını, ...'nın yanında 2015 yılından 2021 yılı Ekim ayına kadar çalıştığını, emekli olup ayrıldığını, 2015 yılında ... Dış Ticaret’te işe başladığında "..." markasının tescili için başvurduklarını, ithalatlarının uzak doğu, Çin'den olduğunu, kendisinin zamanında Dubai'den herhangi bir ticaretin olmadığını, 2021 yılında ...’nın aynı markanın Dubai'de kullanıldığını, bu nedenle anlaşmazlık çıktığını söylediğini, logo benzerliği yönünden de tekrar marka tescil kurumuna başvurulduğunu ve logonun değiştirildiğini beyan etmiştir.Davalı tanığı ... beyanında; davalı ...’nın kardeşi olduğunu, 2015 yılında marka oluşturmak istediğini, 8-10 tane ismin tespit edildiğini, en son "..." markasının seçildiğini ve tescil edildiğini, başkasından bu markanın alınmadığını, sıfırdan oluşturulup tescil edildiğini, kardeşinin Dubai ile bir işi olmadığını beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 05/10/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı adına tescilli ... nolu markanın, davacı markasından haberdar olunmadan tesadüfen seçilip tescil ettirildiğinin kabulünün olanaklı görünmediği ve kötü niyet konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava,marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına yurtdışında 9.sınıfta tescilli "...+şekil" markasının davalı tarafça birebir aynı şekil ve yazı tipiyle "...+şekil" olarak 9.sınıfta TPMK nezdinde tescil ettirildiği, davalı markasına eklenen ... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, eklenen söz konusu ibare dışında birebir davacı markası ile aynı olduğu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının, içerdiği şekil unsuru ve tertip tarzı itibarıyla son derece özgün olan davacı markası ile birebir aynı markanın seçiminin tesadüf olması mümkün olmadığı gibi, davalıların davacının yurt dışında tescilli markasının birebir aynı ibare ve şekliyle tescil ettirmesi nedeniyle, davacıya kendi özgün şekilli markası ile Türkiye'de ticaret yapma imkanı bırakmadığı, bu sebeplerle davalının tescilinin kötü niyetli olduğu, kötü niyetin tescil sırasında mevcut olduğu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesine dair ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 67,80 TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ: Bir marka başvurusunun hangi hallerde kötüniyetle tescil ettirildiği her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecek olmakla birlikte, yerleşik Yargıtay kararlarına göre, daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescilleri kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edilmektedir. Kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyet tescil başvurusu anında var olmalıdır. Somut olay incelendiğinde; davacının markasının Türkiye’de tescilli olmadığı, Mahkemece isabetli bir şekilde tespit edildiği gibi Paris Sözleşmesinin 1. Mükerrer 6. maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunun da kanıtlanamadığı tespit edilmiştir. Davacı yalnızca Birleşik Arap Emirliği ve Tunus’ta markasının tescilli olduğuna dair marka tescil belgelerini dosyaya sunmuştur. Her ne kadar davacı, davalıların 2015 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nde davaya konu markayı taşıyan ürünleri kendisinden alarak Türkiye’de sattıklarını iddia etmişse de, dosyaya davalılar ile ticari ilişkisi olduğuna dair hiçbir fatura, sözleşme veya başkaca yazılı bir belge sunmamıştır. Buna rağmen Mahkemece yalnızca dinlenen davacı tanığı Suhaib Alhalabi’nin bu yöndeki soyut beyanına dayanılarak davalıların davacı ile ticari ilişkilerinin bulunduğunun kabul edilmesi doğru olmamıştır. Davacının yurt dışında tescilli olan markasının, davalılara ait markanın tescil başvurusundan önce tescilsiz olarak Türkiye’de kullanıldığı da ispat edilememiştir. Her ne kadar alınan bilirkişi raporu ile, davacının markasının özgün grafik unsuru da dahil, esas unsuru olan “...” ibaresini içeren davalılara ait markanın davalılar tarafından tesadüfen oluşturulup tescil edilmesinin düşünülemeyeceğine dair görüş bildirilmişse de, yurt dışında tescilli ve Türkiye’de kullanılmayan, tanınmış da olmayan bir markanın benzerinin Türkiye’de tescil ettirilmesi tek başına markanın kötüniyetle tescil edildiğini kabul için yeterli değildir. Davalıların dosyaya sundukları ve itiraza uğramayan markanın kullanıldığına dair belgelerin incelenmesi ile 2020 yılından itibaren yoğun bir şekilde markayı kullandıklarının anlaşıldığı, yani yedekleme amacıyla markayı tescil ettirmedikleri de sabittir. Ayrıca davalı tanığının 2021 yılında taraflar arasında markayla ilgili ihtilaf oluştuğuna dair anlatımının da markanın tescil edildiği tarihte davalıların kötüniyetli olduklarını göstermediği, tüm bu nedenlerle, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatinde olduğumdan, dairenin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim