Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1063

Karar No

2025/216

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1063 Esas
KARAR NO: 2025/216
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2023
NUMARASI: 2022/142 Esas, 2023/359 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibi ile 06.01.2020 keşide tarihli, 06.02.2020 vade tarihli 100.000,00 TL' lik bonoya dolayı icra takibi başlatıldığını, icra takibine ilişkin ödeme emrinin davacı müvekkil ...' ya tebliğ edildiğini, dosya borcunun müvekkil ... tarafından 16.11.2021 tarihinde 156.858,81 TL olarak ödendiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine konu edilen 06.01.2020 keşide tarihli, 06.02.2020 vade tarihli, 100.000,00 TL miktarlı bono bedeli müvekkil ... tarafından davalı ...' ye ödenmiş olmasına rağmen, takibe konu bono davalı tarafından davacı müvekkile teslim edilmek yerine, icra takibine konu edildiğini, mükerrer tahsilatın gerçekleştirildiğini, ... ile davalı ... uzun yıllardır tanışmakta olup, aralarında ticari ilişki ile birlikte ödünç para alıp - verme ilişkisi olduğunu, ... tarafından ...' nin hesabına toplamda 166.000,00 TL "kısa vadeli borç" adı altında ödemeler yapıldığını, Müvekkili ...' nın ... Bankası, ...Bankası ve ... nezdinde bulunan hesaplardan ...' nin hesaplarına toplamda 272.090,00TL para transferi gerçekleştirildiğini, bononun takip tarihinden önce ödediğini belirterek Müvekkili ...'nın davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, 156.858,81 TL'nin 16.11.2021 olan ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra dosyası infazen kapatıldığından menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, Davacının, takibe konu senedi müvekkiline ödemediğini, davacının takibe konu senedin müvekkiline ödendiğine yazılı bir delille ispat etmesi gerektiğini, davacının, dava dilekçesindeki dekontları incelendiğinde, açıklama kısmında .../borç iade açıklaması yazdığının görüldüğünü, takibe konu senedin ödendiğine ilişkin bir açıklama olmadığını, bu nedenle davacının takibe konu senedi ödediği yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, dosyaya bu hususta bir yazılı delili sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında 7-8 yıla dayanan bir tanışıklık olduğunu, Müvekkilin mermerci olup aynı zamanda müteahhitlik yaptığını, bu 7-8 yıllık süreçte taraflar birbiri ile ticari iş yaptığını, müvekkilin, müteahhitliğini üstlendiği inşaatlar için davacı ile mobilya ve diğer inşaat işleri hususunda anlaştığı ve avans olarak davacıya çekler verdiğini, müvekkilin işlerinin iptal olması neticesinde, davacıdan çeklerini geri talep etmişse de davacının çekleri kullanması/banka iskonto kredisi için kırdırması sebebiyle geri veremeyeceğini ancak çeklerin vade günü geldiğinde ödeme yapacağını söylemiş ve nitekim çeklerin vade gününde müvekkilin ... bankası hesabına iade ettiğini, aynı zamanda müvekkilinin davacıya ödünç para verdiği ve davacı talebi ile oğlu ...'nın 2018-2019, 2019-2020 yılları için ... Üniversitesi eğitim ücreti için taksitlerinin davacı tarafından ödenmesi şartı ile(borç olarak) kredi çektiğini, davacının da bu kredi taksitlerini müvekkilin hesabına ödediğini, müvekkilinin davaya konu senedin düzenlenmesinden önce de davacıya: toplam 134.000,00 TL borç para gönderdiğini, davacının ise müvekkiline; 15.01.2018 tarihinde 12.000,00 TL, 12.10.2018 tarihinde 5.000,00 TL, 15.02.2019 tarihinde 30.000,00 TL, 22.03.2019 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 62.000,00 TL .../borç iade açıklamasıyla ödeme yaptığını davacının, dava dilekçesinde müvekkile ödenen 272.090,00 TL bedelin 72.000,00 TL'si davaya konu senedin düzenleme tarihinden önceki borçların ödemesi olduğunu, İş avansı olarak 2020 yılında davacıya 2 adet çek keşide edip verdiğini, Müvekkilinin davacı ile yapacağı işlerin iptal olması nedeniyle çekleri davacıdan geri istediğini, davacının, mezkur çekleri kullandığı / bankaya iskonto kredisi için kırdırması sebebiyle geri veremeyeceğini ancak çeklerin vade günü geldiğinde ödeme yapacağını söylediği ve nitekim çeklerin vade gününde müvekkilin ... bankası hesabına iade ettiğini, bu hususun müvekkil ticari defterleri ile sabit olduğunu, aynı zamanda mezkur çeklerin vadesi ile davacının çek bedellerini müvekkilinin hesabına ödediği gün ve çek bedelleri aynı olduğunu, bu hususun banka dekontlarından anlaşıldığını, 1. Çekin; ... Bankası Kağıthane Şubesi, 10.06.2020 vade tarihli ... seri numaralı 30.000,00 TL bedelli çek olup davacı, bu çekin bedelini 09.06.2020 tarihinde müvekkilin ... Bankası hesabına 30.000,00 TL olarak iade ettiğini, 2. Çekin; müvekkili davacı ile iş yapma hususunda anlaşmış ve davacının, müvekkile 05.10.2020 tarihli ... seri nolu 120.139,20 TL fatura kestiğini, müvekkilinde faturaya karşılık ... Bankası Kağıthane Şubesi, 21.12.2020 vade tarihli ... seri numaralı 110.000,00 TL bedelli çek olduğunu, işin iptal olması neticesinde müvekkilinin davacıya, 11.11.2020 tarihli ... seri nolu iade faturası kestiğini, akabinde davacıdan, fatura karşılığı verdiği çeki geri iade etmesini istediği fakat davacının çeki kullandığı / bankaya iskonto kredisi için kırdırması sebebiyle geri veremeyeceğini ancak çekin vade günü geldiğinde ödeme yapacağını söylemiş ve nitekim çekin vade gününde müvekkilin ... bankası hesabına çek bedelini 10.000,00 TL, 50.000,00 TL ve 50.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL'yi 3 parça halinde iade ettiğini, 09.06.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 21.12.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 21.12.2020 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL olduğunu, çeklerin vadesi ve çek bedelleri ile davacının müvekkil ... Bankası hesabına ödeme yaptığı bedel ile iade ettiği günün aynı olduğunu, davacının, çek bedellerini iade ettiği dekontları, sanki senet ödemesi yapmış gibi göstererek kendine haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu durum davacının kötü niyetli hareket ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, davacının, oğlu ...'nın okul ücretini ödeyemediği için müvekkilden ... Üniversitesinin anlaşmalı olduğu ... Bankasından kredi çekmesini, bu kredinin taksitlerini müvekkile ödeyeceğini söyleyerek talepte bulunduğunu, Müvekkilinin, ... Bankası ile çalışmakta olduğu ve eğitime önem verdiği için davacının bu talebini kabul ederek taksitleri davacı tarafından ödenmesi şartı ile davacıya ... Bankasından kredi çektiğini, çekilen kredi ... adına doğrudan üniversiteye ödendiğini, davacının eğitim kredisi taksitlerini müvekkilin hesabına ödediğini, davacının, işbu kredi taksitlerini müvekkilinin birden farklı hesabına borç iade olarak gönderdiğini, bu kredinin taksit ödemelerini haksız ve mesnetsiz olarak huzurdaki davada, davaya konu senedin ödemesi olarak gösterdiğini, 17.01.2020 tarihli 2.380,00 TL, 17.01.2020 tarihli 200,00 TL, 18.02.2020 tarihli 2.385,00 TL, 17.03.2020 tarihli 2.440,00 TL, 20.04.2020 tarihli 2.400,00 TL, 22.04.2020 tarihli 2.000,00 TL, 20.05.2020 tarihli 2.400,00 TL olmak üzere toplam 14.205,00 TL olduğunu, Müvekkilinin, davaya konu senedin düzenleme tarihinden önce davacıya gönderdiği borç paralar nedeniyle davacıdan toplamda 72.000,00 TL alacaklı olduğu banka dekontları ile sabit olduğunu, davacaya 2020 yılında iş avansı olarak toplam 140.000,00 TL bedelli 2 adet çek keşide ederek verdiğini, işlerin iptal olması neticesinde davacı çek asıllarını iade edemediği için çek ödeme günlerinde çek bedellerini müvekkilin banka hesabına iade ettiğini, çek ödeme tarihi ve çek bedelleri ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, bu çekler dolayısıyla davacı, müvekkile çek bedeli iadesi olarak gönderdiği toplam 90.000,00TL'yi huzurdaki davacının senet ödemesi olarak gösterdiğini, dava dilekçesinde belirtilen 272.090,00 TL ödemenin davaya konu senedin düzenleme tarihinden öncesine ait borçların, müvekkilin davacıya iş avansı olarak verdiği çek bedelleri iadesinin ve müvekkil tarafından davacının talebi üzerine davacının oğlunun ... Üniversitesi eğitim ücreti ödemesi olarak çekilen kredinin ödemeleri olduğu açıkça ortada olduğunu, davanın esastan reddine, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: " Somut olayda, davacı taraf mükerrer iddiasına ilişkin olarak banka dekontlarına ve ticari defter kayıtlarına dayanmış olup, mahkememizce celp edilen banka dekontlarından, dava konusu senede istinaden yapılmış bir ödemeye tesadüf edilemediği gibi, tarafların ticari defterleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ibraz edilen raporda da, dava konusu senede ilişkin olarak icra takibinden önce yapılmış bir ödemeye dair kaydın tespit edilemediği bildirilmiştir. Bu hali ile davacı tarafın, mükerrer ödeme iddiasını yazılı deliller ile ispat edemediği gibi kesin delillerden olan "yemin" deliline de dayanmadığı gözetildiğinde davanın reddine dair, her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de infazı gerçekleştirilmiş icra takibinden sonra açılan istirdat davasında İİK 72 maddesi gereği kötü niyet tazminatı talep edilemeyeceğinden bu istemin de reddine karar verilmiştir" Şeklindedir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle Takibe konu borcun, sunulan makbuzlarla da anlaşıldığı üzere takipten önce ödendiğini, müvekkilinin davalıya 272.090,00 TL ödeme gönderdiğini, havalelerde "açıklama" kısmının boş olduğu cihetinden ötürü ödemenin ispat edilemediğine ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, Davalı yanın da kabulünde olduğu üzere, davacı ile davalının uzun yıllardır tanışmakta olup, aralarında ticari ilişki ile birlikte ödünç para alıp - verme ilişkisinin sürekli olduğunu, Tarafların samimiyetinden ötürü, ödemelerde "açıklama" kısmına herhangi bir ibare eklenmediğini, taraflar arasında yer alan ticari ilişkiden kaynaklanmayan ödemelerde davalı tarafından müvekkiline banka kanalı ile toplamda 166.000,00 TL, müvekkil tarafından davalı yana ise banka kanalı ile toplamda 272.090,00 TL ödeme yapıldığını, ödemeler arasında yer alan farkın davaya konu bononun bedeline yakın olduğunu, Bononun vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin, bonoya ilişkin borç ödemesini gerçekleştirmek amacıyla olduğunun kabulü ise, somut gerçek olmakla beraber aynı zamanda kanunun amir hükmü olduğunu, TBK 102 Md dikkate alınmasını, davalıya karşın tek muaccel borç olan bono bedelini, öncelikli olarak ödemesini gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, Davalı ... hakkında ilgili makamlara TCK/241 maddesinde yer alan "tefecilik suçu" ihbarında bulunulmuş olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Soruşturma Bürosunun 07.10.2022 tarih ve ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, soruşturma dosyasına konu edinilen delilin ise; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu edilen 06.01.2020 keşide tarihli, 06.02.2020 vade tarihli, 100.000,00 TL miktarlı bono ile davalı ... tarafından banka kanalıyla, müvekkile 06.01.2020 tarihinde gönderilen 76.000,00 TL miktarlı ödemenin aynı gün olmasına ilişkin olduğunu, 06.01.2020 keşide tarihli bono ile davalı ...'nin müvekkiline yine aynı tarihte ödeme yapması ve bono miktarı ile banka ödemesi arasında 24.000,00 TL olan fark nedeniyle, Tefecilik Suçu şüphesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/92561 soruşturması devam ettiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiası, takibe konu 100.000TL bedelli çekin takipten önce fazlasıyla ödendiğine, takipte mükerrer tahsilat yapıldığına yöneliktir. Davacı, delil olarak sunulan makbuzların senet bedeline ilişkin olduğunu ileri sürmüş ise de; Dairemizce davacının ödeme belgeleri ile davalının sunduğu belgeler, davacının oğlu için davalı yanca çekildiği belirtilen kredi sözleşmesi, çek suretleri, banka yazısı, bilirkişi raporu ile birlikte tek tek karşılaştırıldığında; davalı yanca sunulan makbuzlara göre dava konusu senedin tanzim tarihinden önce davalının davacıya "borç" ibareli açıklamayı içerir şekilde toplam 134.500TL gönderildiği, senet tanzim tarihinden sonra ise "kısa vadeli borç" ibareli açıklamayı içerir şekilde 166.000TL gönderildiği anlaşılmıştır. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında hem borç alıp verme ilişkisi hem de ticari borç ilişkisi mevcuttur. Bu durumda davalının delil olarak sunduğu ödeme makbuzlarında takibe ilişkin senede yönelik olduğuna dair açıklama yer almadığı, bilirkişi raporu da dikkate alındığında davacı yanca yapılan ödemenin senede ilişkin mükerrer olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 91TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim