Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1051

Karar No

2025/213

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1051 Esas
KARAR NO: 2025/213
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/03/2023
NUMARASI: 2021/784 Esas, 2023/177 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili davacı ve müvekkilinin annesi aleyhine 1.438.270,55-TL borç bulunduğu iddiası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı halde kötü niyetli bir şekilde hak kazanılmayan bir parayı tahsil etmek amacı ile başlatılan icra takibinin kabul edilemeyeceğini, başlatılan icra takibine İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/553 esas sayılı dosyası ile itiraz edildiğini, %15 teminat yatırılarak icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin annesi lehine senet üzerindeki imzanın taklit edilmiş olması sebebi ile İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/554 esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, 16/10/2020 tediye, 09/03/2020 düzenleme tarihli, ödeyecek kişinin müvekkili ... olduğu ve kefil olarak müvekkilinin annesi ... olan 1.250.000,00TL bedelli senedin davalı tarafça doldurulduğunu, müvekkilinin borcun varlığından banka tarafından aranarak haberdar olduğunu, davalı tarafından müvekkiline senet karşılığında mal veya nakit verilmediğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun başlatılan ve kesinleşen icra takibine müvekkilinin davalı tarafa borcu bulunmaması sebebi ile davanın kabulü ile müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin iptali ile davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, borçlu tarafın mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, senedin tahsilini durdurmak adına borçlunun daha önce de bazı girişimleri olduğunu, davacı ...'nın annesi ...'nın müvekkiline ait ... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmada uzun yıllar sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin desteği ile 14/12/2017 yılında kendi adına ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı firmayı kurduğunu, anılan firmayı kızı ile birlikte işletmeye başladığını, müvekkilinin firmanın kuruluş sürecinde ve devamında ... ve annesi ...'ya her türlü maddi desteği sağladığını, ticari faaliyetlerine devam etmeleri için kendisinden bir takım tekstil ürünlerini borçlanarak almalarına müsaade ettiğini, ...'nın babası, ...'nın eşi merhum ...'nın vefatı üzerine müvekkilinin sadece iş hayatlarında değil, özel hayatlarında da davacı ve annesine destek olmaya başladığını, ev/araç almaları konusunda maddi destekte bulunduğunu, araçlarının benzin, kasko, bakım giderlerinin ve vergilerinin ödenmesi, kredi kartı borçlarının kapatılması hususlarında kendilerine yardımcı olduğunu, nihayetinde masrafların çok fazla büyümesi sebebiyle kendilerinden dava konusu 1.250.000,00-TL tutarlı senedi aldığını, senet tutarının müvekkilinin davacı ve annesine sağladığı yardımları karşılamamakla birlikte, tarafların ortak geçmişi sebebiyle müvekkili tarafından iyi niyetle düşük tutulduğunu, karşı tarafça müvekkilinin iyi niyetinin suistimal edildiğini, ticari faaliyetini kızı davacı ...'nın üzerine kurduğu ... Dış Ticaret Limited Şirketi üzerinden yürütmeye başladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... davacı tarafça senette dava dışı kefil konumunda bulunan ...'ya ilişkin olarak kimlik bilgilerinin, TC kimlik numarasının ve imzasının sonradan eklendiği, yine aval konumunda olan ... San Tic. Ltd. Şti'ye ilişkin ibarelerine sonradan eklendiği iddia edilmişse de, davacı tarafın takibe dayanak senedin altında ki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığı, senedin kendisi yönünden şeklen geçersiz olduğunun ileri sürülmediği, davacı tarafça senede ilişkin olarak borçlu olunmadığının yazılı delil ile ispat edilemediği, yine senet bedelinin ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin delilini de dayanılmadığı anlaşılmakla Davanın reddine," Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde; Müvekkilinin delillerinin incelenmediğini, Müvekkilin davalı tarafa borcu bulunmamakla birlikte davalı tarafın müvekkiline verdiğini iddia ettiği bedeli kesinlikle ispat edemediğini, İcra takibine İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/553E. Sayılı dosyası ile itiraz edildiğini ve İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/554 E. Sayılı dosya ile imzaya itiraz edildiğini, senet üzerindeki imzanın müvekkilinin annesinin el ürünü olmadığı tespit edildiğini, İcra takibine konu olan senedin tediye tarihi 16.10.2020 , 09.03.2020 düzenleme tarihli borçlu kişinin müvekkil ... olduğu ve kefil olarak müvekkilin annesi ... olarak gösterilen senet 1.250.000,00-TL bedelli olacak şekilde davalı tarafından doldurulduğunu, davalı tarafından yine senede müvekkil annesinin adı soyadı ve T.C. Numarası eklenmiş ve müvekkilinin annesinin imzası da taklit edilerek aval olarak ... San. Tic. Ltd. Şti. Adına sahte bir şekilde düzenlenmiş olduğunu, davalı hakkında davalı aleyhine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/102591 Sor. Numaralı dosyası ile suç duyurusu yapıldığını, davalı taraf hakkında açılmış ve henüz yargılaması devam eden aynı konulu birçok ceza ve savcılık dosyası bulunduğunu, davalı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu, Davalının soruşturma ifadesinin çelişkili olduğunu, bu paranın verildiğine dair ispat yükümlülüğü tamamen davalı tarafa ait olduğunu, soruşturma dosyasında davalı taraf ifadesinde "O tarihlerde Bahçelievler'de kentsel dönüşüm kapsamına alınan dairesinin masrafı için elden 100.000 Dolar borç verdim. Bu alacaklarıma karşılık 2017 ya da 2018 yılında ... ile ...'dan benim doldurduğum ve onların da kendi özgür iradeleri ve rızalarıyla imzaladıkları 1.250.000-TL bedelli senedi bana verdiler. 2018 yılında ... yanımdan ayrılıp kendisi tekstil üzerine yer açtı. Sektörde yeni olduğu için mal alım noktasında sorunlar yaşadı. Bende, bendeki senetlerine güvenerek kendilerine 300.000 küsür TL karşılığı tekstil ürünleri verdim" şeklinde beyanda bulunduğunu, Davaya konu 1.250.000,00-TL bedelli senedi 2017-2018 yıllarında kendisinin doldurduğunu beyan ettiğini, senette yazılı düzenleme tarihinin 09.03.2020 tarihi olduğunu, tüm bu hususların davalının senet üzerinde hukuka aykırı bir şekilde oynama yaptığını senedin düzenleme tarihinin 2017/2018 yıllarında olduğu ve bu nedenle zamanaşımına uğrayarak senet vasfını yitirdiğini açıkça gösterdiğini, Davalının soruşturmadaki beyanına göre çekin kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadini içermediğini kambiyo vasfı taşımadığını, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün olmadığını, müvekkilinin evinin kentsel dönüşüme gittiği dönemde müvekkili ile evi yapan müteahhit arasında evin yapımına ilişkin sözleşme akdedildiğini ve sunulan sözleşmeye göre belirlenen bedeli 05.02.2020 tarihinde müteahhite müvekkilinin ödediğini, dekontlar da sunulduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, tanık olarak inşaatın yapımını üstlenen müteahhit ...'ın dinlenilmesi talep edilmiş ise de; talebin reddedildiğini, Müvekkilinin davalı tarafın vermiş olduğu paraya ihtiyacı bulunmadığını, müvekkile ait ticari defterlerin incelenmesi gerekirken inceleme yapılmadığını, Davalı tarafından müvekkiline nakden ya da malen herhangi bir şey verilmediğini ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı yanın müvekkiline whatsapptan attığı tehdit mesajları dosyaya sunulduğunu, davalı yan bu tehdit mesajlarında sürekli elinde açık senet olduğunu, kendisini kızdırmaları durumunda bu açık senedi kendi başına doldurup onlardan yüksek miktarda para tahsil edeceğini açıkça söylediğini, eksik delil ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut uyuşmazlıkta; davacı keşideci, senetteki imzasını inkar etmemiştir. Senetteki avalist imzasının geçerli olup olmaması, davacının senede dayalı sorumluluğunu etkilemeyeceği gibi davacı senetteki imzasını kabul ettiğinden boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kesin delil ile ispatla yükümlüdür. Davacı iddiasına ilişkin yazılı delil sunmamış, davacının şikayeti hakkında KYOK verilmiştir. Davalının soruşturma aşamasındaki ifadesi de ispat yükünü değiştirmeyeceğinden mahkemece tanık dinlenilmeden ve ticari defteler incelenmeksizin davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim