Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1016

Karar No

2025/195

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1016 Esas
KARAR NO:2025/195 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/01/2023
NUMARASI:2021/447 E. - 2023/14 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; bir okulda hademe olarak çalıştığını, okuma yazmasının bulunmadığını, tesadüfen hakkında icra takibi yapıldığını ve dava konusu altı senet dolayısıyla borçlu olduğunu öğrendiğini, icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açtığını, halihazırda savcılıkta yürüyen soruşturmaların bulunduğunu, senette yer alan cirantalar ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, gelini dava dışı ...’un torununun 2.000,00-TL dershane ücreti için yardım istediğini, taksitle ödeme yapabileceğini gelinine söylemesi üzerine eve gelen ve Etüt Merkezi müdürü olduğunu iddia eden, başparmağı bulunmayan ve adının ... olduğunu belirten kişinin huzurunda bazısı 200,00-TL bedelli, bazısı boş olan bir kısım senede imza attığını, her ay gelinine 200,00-TL ödeyerek bu senetleri teslim aldığını, senetlerin iki tanesinin gelininde kaldığını, icra müdürlüğü dosyasını öğrendikten sonra Etüt Merkezi müdürünü aradığını, müdürün dershane ücretini 1.500,00-TL olarak hatırladığını ve buna ilişkin bir senet olduğunu belirttiğini, senet karşılığı davalı ...İnş…Şirketine fatura kesildiğini, baş parmağının bulunduğunu ve kendisinin davacının gelininin evine gitmediğini belirttiğini, bunun üzerine gelini ile görüşerek tartıştığını, gelininin bu durumu şikayet konusu yapmaması gerektiğini, aksi halde namussuzluk yaptığı şeklinde iftira atacağını söylediğini, bunun üzerine kandırıldığını anladığı için savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, gelininin o dönem birlikte olduğu ...isimli kişinin davalı ... şirketinin müdürü olduğunu, kendisine ondan fazla senet imzalatılmış olacağını, imzaları kabul etmemekle beraber, senetlerdeki imzaların kendisine ait çıkması ihtimaline binaen işbu menfi tespit davası açtığını belirterek, dava konusu senetlerin iptaline ve bu senetler yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI:Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/03/2018 tarihli, 2018/117 Esas, 2018/89 Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilerek, dosya Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
CEVAP:Davalı ... vasisi cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının hademe olarak çalıştığını belirtmesine rağmen okuma yazma bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davaya konu senetlerin ticari faaliyetleri nedeniyle ...’dan alındığını ve hala ödenmediğini, ticari ilişkiye ilişkin belgeleri şirkette mevcut olduğunu, ancak ticari belgelerinin çalındığını, asıl kendilerinin mağdur olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde; bononun illetten mücerret olduğunu, söz konusu bonoların ticari bir ilişki çerçevesinde kendilerine ciro edildiğini, borçlu şirketin davalı ...’ın oğlu adına kayıtlı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini iddia etmiştir.Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2023 tarihli 2021/447E. - 2023/14K. sayılı kararıyla; "...dava konusu bonolar üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakla, ciro silsilesinde de herhangi bir kopukluk mevcut değildir. Aldatma ve bedelsizlik iddiaları birer şahsi defi olup, kural olarak hamile karşı ileri sürülemez. Bununla birlikte TTK.nın 687.maddesi kapsamında, hamilin, borçlu olmadığını bilerek ve borçlu zararına hareket ederek bonoyu iktisap ettiğinin kanıtlanması halinde işbu şahsi defileri hamile karşı ileri sürebilmektedir.Davalı ...’ın kolluk ifadesinde, davacı ile ilişkileri olduğundan bahisle kendisine 300 Bin TL'den fazla harcama yaptığını, davacının kendisini aldattığını öğrenmesi üzerine parayı geri istediğini, bunun üzerine davalıdan senetleri aldığını beyan ettiği, davalının bu miktardaki parayı davacıya elden vermesi, bir okulda hademe olarak görev yapan, okuma yazma bilmeyen davacının 300 bin TL toplam bedelli senetleri imzalayarak bu bedel üzerinden borç altına girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmiştir.Davalılar ...’ın basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık, ...’ın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından birden fazla mahkumiyetinin bulunması, davalı ...'ın diğer davalı ... Şirketinin yetkilisi oluşu, davalı şirketin ticari defterlerini incelemeye sunmaması, defterlerin zayiine ilişkin zayi belgesini de sunmamış olması, ...’ın kolluk ifadesinde kendi borcuna karşılık bonoları ... şirketine verdiğini beyan etmesine rağmen, davalı ... şirketince bonoların ...’ın oğluna ait şirketin borcuna karşılık verildiğinin beyan edilmesi ve...'a ait olmayan bir şirkete düzenlenen faturaların dosyaya sunulması, bu borca ilişkin sunulan fatura bedellerinin bono bedellerini karşılar nitelikte olmaması, ...’ın, ... Şirketine borçlu olduğunu belirtmesine rağmen bonoları ... şirketi lehine değil, şirket yetkilisi ...’ın şahsına ciro etmesi ve davacı tanığı ...'ün dershaneyi arayarak müdürle görüşmesi üzerine davacının torununa ait dershane ücretine ilişkin faturanın ... Şirketine kesildiği yönündeki beyanı birlikte değerlendirilerek, davacının, davalı ...'a borçlu olmadığı, senedin bedelsiz olduğu, hamil ve davalıların işbirliği içerisinde hareket ederek davacı aleyhine bonoları iktisap ettiği kanaati oluşmuş olmakla, bu halde şahsi defilerin davalılar yönünden öne sürülebileceği değerlendirilmiş ve davanın bono vasfını kaybetmemiş bono yönünden kabulüne, bono vasfına haiz olmayan diğer bonolar yönünden takibin iptaline karar verildiğinden, söz konusu bonolar için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE,... sayılı dosyası ile takibe konu edilen 15.01.2015 keşide tarihli, 30.04.2015 vade tarihli 50.000-TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan bono sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,Diğer bonoların bono vasfında olmadığı anlaşıldığından bu bonolar yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 331/1. maddesinde "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder" denildiğini,Konusuz kalan davanın reddedilmeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına kararı verileceğini, tarafların dava tarihindeki haklılık durumuna göre de vekalet ücretine hükmedileceğini, konusuz kalan davanın açılmasında davacının kusurunun bulunmaması halinde onun aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, aksine davacı lehine vekalet ücretine hükmedileceğini, Müvekkilinin hakkında kendi eli, kendi fiili, bilgisi, ilgisi ile borçlu olduğuna dair hiçbir delil bulunamadığını,Müvekkilinin, haksız yersiz hukuka ve kanuna aykırı olarak borçlu haline getirildiği bu davada;Hukuk devleti olmanın gereği hak ettiği adalete kavuşması için hiçbir ödeme yapmaması gerektiğini,Aksi düşüncenin, hakka da, hukuka da anayasaya da, kanuna da, vicdana da aykırı bir sonuca müncer olacağını,Türkiye Cumhuriyeti devletinin, anayasamızda yer aldığı gibi hukuk devleti olduğunu ve hukuk devletinin gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, davalı yanın hukuka ve kanuna aykırı istinaf talebinin reddine, tehiri icra taleplerinin kabulüne, kısmı istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek, her yönü ile, külliyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Anayasaya, hukuka, kanuna apaçık aykırı ve de hadiseye gayrı mutabık olarak ittihaz duyurulan kararının aleyhlerine olan, "7-Davalı ... Şirketi taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre karar verilmesine yer olmadığına kararı verilen kısım yönünden hesaplanan 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ilgili davalı tarafa verilmesine," kısmının, dairece yapılacak inceleme neticesinde bozularak ortadan kaldırılması yönünde karar verilmesini, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere bidayet mahkemesine gönderilmesine, bidayet mahkemesinde yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, hükmün bozulması yerine, davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse, bidayet mahkemesinin hükmünün aleyhlerine olan karşı vekâlet ücreti kısmının kaldırılmasını, yeniden hüküm kurularak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ... ve oğlu ... üzerine olan şirket ile birçok ticari çalışmalarda bulunduğunu, dilekçelerinin ekinde buna ilişkin belgelerin örneklerini sunduklarını, Ayrıca ...’ın müvekkili şirkete verdiği borçlusu ... olan 6 adet senedin tanzim yerinin yazılı olmaması sebebi ile usulden iptal edildiğini ve...’ın cari hesabından düşüldüğünü, Davacının okuma yazma bilmediğinin ve imzaya itirazının gerçeği yansıtmadığını, davacının imza kullandığının ve imzanın kendisine ait olduğunun ispatlandığını, davalının iki katlı evinin olduğunu, takip konusu alacağın 10 misli değerinde olduğunu,Davacının dolandırıldığına dair yakınlarını tanık olarak dinlettiğini, ancak müvekkili şirket ve yetkilisi ...’la ilgili olmadığını, bu nedenle tanımadıkları ve muhatap olmadıkları bir konuda müdahale etme imkanlarının da olmadığını, şahitlerin ifade ettikleri üçüncü kişiler davada taraf olmadıkları için davanın tek taraflı bir yargılamaya dönüştüğünü,Davacının muhatabının ... olduğunu, ciranta olan müvekkilinin ... ile ticari ilişkisini kanıtlamak zorunda olmadığını, ispat yükünün olmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, buna rağmen iyiniyetli olarak ticari ilişkiyi ispatlayan belgeleri sunduklarını,TTK’nun 776/1-b maddesi uyarınca bononun kayıtsız ve şartsız bir bedel ödeme vaadini içerdiğini, soyut bir niteliğinde olduğunu ve temel ilişki ile ilintili hale getirilemeyeceğini, bu nedenle kambiyo senedi hamili alacak talebini sadece senede dayandırabileceğini, taahhüdün sebebini açıklamak ve bunu ispatlamak zorunda olmadığını, bu durumun kambiyo senetlerindeki soyutluk ilkesinin bir sonucu olduğunu, Senette müvekkilinin cirosunun bulunduğunu, davacının muhatabı olmadığını, taraf yoksunluğundan müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, sundukları ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/447 Esas, 2023/14 Karar sayılı, 10/01/2023 tarihli kararını, usul ve yasaya aykırı bulduklarından istinaf ettiklerini, kararın bozulmasına ve ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçluların ...ve ... olduğu, 6 adet 50.000,00 TL bedelli senetle ilgili 300.000,00 TL asıl alacak olmak üzere 337.793,83 TL toplam alacak için 16/11/2016 tarihinde borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanaklarının; 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/04/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/07/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/01/2016 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/04/2016 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/01/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/10/2015 vade tarihli senetler olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; 50.000,00 TL bedelli bonolar oldukları, lehtarlarının ..., borçlularının ... olduğu, bonoların arkasında sırasıyla ..., ... ve ... Şirketi’nin cirolarının bulunduğu, bedellerinin nakden alındığının yazıldığı tespit edilmiştir.Bakırköy 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/357 E. 2018/786 K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... Şirketi olduğu, imzaya itiraz nedeniyle takibin iptali için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, 15.01.2015 keşide, 30.04.2015 vade tarihli, keşide yeri İstanbul olan ve 50.000,00-TL bedelli senet hariç olmak üzere, takibe konulan diğer beş adet bononun, düzenleme yerinin mevcut olmaması sebebiyle kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesiyle, bu bonolara ilişkin takibin iptaline, diğer senet yönünden ise imzanın davacı ...’a ait olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verildiği, kararın 30.06.2020 de kesinleştiği görülmüştür.Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2017/24153 soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde; davaya konu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu yönündeki rapor kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği, karara itiraz sonucunda ilgili KYOK kararının 29.01.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2020/40987 soruşturma numaralı dosyası incelendiğinde; ... hakkında davaya konu cevap dilekçesinde yer alan ifadeler nedeniyle hakaret iddiasına dayalı şikayet başvurusuna ilişkin olduğu, soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.Davalı ...’ın 31.07.2017 tarihli kolluk ifadesinde; davacı ile ilişkilerinin olduğunu, kendisine yüksek meblağlarda paralar verdiğini, 2015 yılında kendisini aldattığını öğrendiğini, davacıdan parayı iade etmesini istediğini, davacının evini satarak bu parayı ödeyeceğini belirttiğini, senet yapmayı teklif etmesi üzerine altı adet senedin düzenlendiğini, davacıya paraları elden verdiğini, senetleri borcunun olduğu davalı ... şirketinin sahibi ...’a verdiğini beyan ettiği görülmüştür.Davalılar ... ve ...’ın davacı tarafça sunulan adli sicil kayıtlarının incelenmesinde;...’ın nitelikli dolandırıcılık ve basit dolandırıcılık suçlarından birden fazla mahkemece hakkında verilen birden fazla mahkumiyet kararının bulunduğu, aynı şekilde davalı ... hakkında birden fazla mahkemece, birden fazla dosya üzerinden ve nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmünün kurulduğu, bu dosyalara ilişkin kovuşturmaların 2011, 2016 yıllarında başladığı görülmüştür. Uyuşmazlık kapsamında, davalı ...şirketinin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davalı tarafça ticari defterlerin süresinde sunulmadığı, ticari defterlerin hırsızlık sonucunda zayi olduğunun beyan edildiği, defterlerin zayi olduğu iddiasına ilişkin ... isimli personelin 11.08.2016 tarihli ifadesinde şirkete ait gelir gider hesap evraklarının bulunduğu belgelerin telefonu ile birlikte çalındığı yönünde ifade verdiği görülmüştür.Davacı tanığı ... beyanında özetle; davacıyı çalıştığı liseden tanıdığını, kendisinin okulun hizmetli görevlisi olduğunu ve okuma yazma bilmemesi nedeniyle kendisine maaşlarını çekmek dahil, e-devlet hesabını kontrol etmek şeklinde yardımcı olduğunu, 2017 yılında e-devlet üzerinden dava kaydını gördüğünü, araştırdığında davanın senede ilişkin olduğunu öğrendiğini, davacının böyle bir senede imza atmadığını, torunun dershane ücreti için bir kısım senet imzaladığını ve gelinine verdiğini söylediğini, bunun üzerine kendisinin dershane müdürünü aradığını, müdürün kesinlikle davacının evine gitmediğini ve dershane ücretinin 2.000,00-TL değil 1.500,00-TL olduğunu bildirdiğini ve faturanın da ... şirketine kesildiğini belirttiğini, davacının gelinin ise davacıya hakaretler ederek, daireyi ona yedirmeyeceğini söyleyerek, namusu ile ilgili hakaretler ettiğini, bir kısım senedi davacının geri aldığını, senetlerin davacıda durduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir.Diğer tanık beyanlarının ise; davacının gelini ile olan anlaşmazlıkları ile okuma yazmasının olmadığı, icra takibini sonradan başkası aracılığı ile öğrenmesi ve torunun dershane ücreti için davacının senet imzaladığı yönündeki iddialarına paralel olduğu görülmüştür.Dosyaya sunulan davalı ... Şirketi’ne ait ticaret sicil kaydı incelendiğinde; ortaklarının ve yetkililerinin ... ve ... oldukları tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibine konu edilen 6 adet senetle ilgili davacının borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece 50.000,00 TL bedelli bir senetle ilgili davanın kabulüne, diğer beş adet senetle ilgili ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacının davaya konu senetlerin gelini ve erkek arkadaşı olan ... tarafından kandırılmak suretiyle kendisinden alındığını iddia etmiş, dinlenen tanık anlatımlarıyla da, davacının ticari iş ve ilişkisinin bulunmadığı, bir okulda temizlik görevlisi olarak çalıştığının ispat edildiği, davalı ...’ın hazırlık ifadesinde iddia ettiği şekilde davacının ... ile ilişkisi olduğuna dair davalılar tarafından dosyaya delil sunulamadığı anlaşılmıştır. ...’in davalı şirketin yetkilisi olduğu, gerek ...’ın, gerekse davalı şirketin ortağı ...’ın dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan pek çok sabıka kayıtlarının mevcut olduğu, davalı şirketin davaya konu senetleri lehtar ...’dan ticari ilişkisi nedeniyle aldıklarına dair iddiasını ispatlayamadığı, süresinde davaya cevap dilekçesi ve delil sunmadığı, bu nedenle daha sonra sunduğu ve ticari defterleri incelenemediğinden defterlerinde kayıtlı olup olmadıkları tespit edilemeyen fatura ve belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceği, bu fatura ve belgelerin ... ile ilişkili de olmadıkları, dinlenen tanık anlatımları ile davacının iradesi sakatlanarak bonoların kendisine imzalatıldığının ispatlandığı, bu nedenle Mahkemenin tüm davalıların işbirliği içinde davacıdan hile ile davaya konu senetleri aldıklarının kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı davaya konu senetlerle ilgili borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açmıştır.Mahkemece İcra Hukuk Mahkemesince davaya konu 5 adet senette keşide yeri bulunmadığı için bu senetlerle ilgili icra takibinin iptal edildiğinden bu senetlerle ilgili davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve bu senetlerle ilgili davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmişse de, davacı iptal edilen icra takibiyle ilgili borçlu olmadığının tespiti için dava açmadığından, takibe konu senetlerle ilgili borçlu olmadığının tespiti davası açtığından, bir kısım senetlerle ilgili icra takibi iptal edilmiş olsa bile Mahkemece bu senetlerle ilgili davanın da kabulüne karar verilmesi gerektiği halde,karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı ... Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜ ile 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/01/2023 tarihli 2021/447 E. - 2023/14 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın KABULÜNE,... sayılı dosyası ile takibe konu edilen 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli, 30/04/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli, 30/07/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli, 30/01/2016 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli, 30/04/2016 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli, 30/01/2015 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı 15/01/2015 tanzim tarihli,30/10/2015 vade tarihli, keşidecileri davacı ..., lehtarları davalı ... olan senetler sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,Davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 20.493,00-TL karar harcının davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,-Davacı tarafından görevsizlik kararı verilen mahkemede yapılan toplam 169,40.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, -Dosyada yapılan ve adli yardım ödeneğinden karşılanan 567,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, -Davalılar tarafından dosyada masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-İstinaf yargılaması yönünden;-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,-Davalı ... Ltd. Şirketi vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davalı yandan alınması gereken 20.493,00 TL nispi harçtan peşin alınan 853,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 19.639,13 TL harcın davalı.... Şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 136,00 TL tebligat ve posta giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,-Davalı İnş...şirketinin yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/02/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim