mahkeme 2022/76 E. 2023/1517 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/76
2023/1517
20 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/76 Esas
KARAR NO: 2023/1517 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2021
NUMARASI: 2017/175 E. - 2021/159 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 20/10/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hollanda menşeli 1902 yılında kurulmuş dünya çapında 24000 çalışanı olan uluslararası ... şirketler gurubu olduğunu, bu guruba dahil "..."nin ultra yüksek moleküler ağırlıklı polietilenden elde edilen süper güçlü polietilen lif ürününün mucidi ve üreticisi olduğunu, markalı olarak iplik ve kumaş ürettiğini, ... Türk patent no.lu ... no.lu Avrupa Patenti tescilinin ülkemizde valide edilmiş aile üyesi patentinin sahibi olduğunu, ... güçlü polietilen liften bir tür dayanıklı kumaş üretmekte ve (UD materyal olarak adlandırılan, ki burada "UD" Türkçe'ye "tek yönlü" olarak tercüme edilebilecek "Uni Directional" ibaresinin baş harfler) bu kumaşın ... müşterisi olan üretici firmalar tarafından anti balistik kullanıma yönelik ürünlerin üretiminde kullanıldığını, bu ürünler içinde kurşun geçirmez yelek ve miğferlerin yer aldığını, Çin Menşeli ... unvanlı firmanın ... (...) no.lu patent konusu olan buluşun uygulanmasının mümkün kılan ve ilgili buluşun esasını teşkil eden UD materyalini üretmekte olduğunu, bu ürünlerin müvekkilinin ürünlerinin taklidi amacını taşıdığını, davalının bu ürünlerin ithalatını ve satışlarını yaptığını, ... kayıt numaralı ihale kapsamında ilgili kuruma teslim ettiğini ve etmekte olduğunu ürünler içinde "polietilen esaslı balistik koruyucu kumaş" olduğunu, davalının söz konusu proje kapsamında farklı tarihlerde iki teslimat yapmış olup bu ürünlerin teslimi ve üretim usullerinde kullanımının, müvekkilinin patentine dolaylı olarak tecavüz teşkil ettiğini, patentin üretim usulüne dair istemleri kapsamında olan, mütecaviz ürünlerin balistik materyale uygulanmasına dair usul hakkında ilgili kuruma brifing vererek usulün kullanılmasını teklif ve teşvik ettiğini, kolaylaştırdığını, ... no.lu patentin hem kalıplanmış bir nesne, hem de bu nesnenin üretim usulü ile ilgili olduğunu, hem usulü ve hem de ürünü koruma altına aldığını, üründe tabakaların kalıplanıp bir araya getirildiğinde balistik özellikli bir nesne elde edildiğini, bu tabakalar olmadan balistik özellikli bir nesne elde edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle tabakaların, ... no.lu patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve ilgili buluşun esasını teşkil eden kısımları olduğunu, patentin 1 ve 5 no.lu bağımsız istemlerinde tabakaların yapısal özelliklerinin belirtildiğini, davalı tarafın ithalatını yaptığı UD materyallerin bu yapısal özellikleri taşıdığını, ... no.lu patentin 1. İsteminde belirtilen 125°C'de 40 dk süreyle 30MPa basınca tabi tutulduğunda, kalıplanmış panelin enerji sönümleyebilme özelliği bakımından İstem 5'teki gibi 100 J/(kg/m2) 'den büyük olduğu tespitinin yapıldığını, bu nedenle 551 sayılı KHK'nin 74. maddesi gereğince buluşun yetkili olmayan kişilere verilmesini önleme haklarının bulunduğunu belirterek, "Polietilen Esaslı Balistik Koruyucu Kumaş" ürününün imalatının veya ithalinin veya ihracının, satışının, dağıtımının, üçüncü kişilere teminin önlenmesi, gümrük ve serbest bölgeler dahil bulundukları yerden toplatılması, stokta bulunan ürünlere el konulması, tanıtıcı her türlü tanıtım evraklarının, broşürlerinin bulundukları her yerden toplatılması ve imha edilmesi suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yargılama sonucunda davalı fiillerinin ayrı ayrı haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetlerinin ayrı ayrı men’ine, davalı eylemlerinin müvekkilinin 551 Sayılı KHK’dan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve patente tecavüzün tespitine binaen tecavüzün önlenmesi (men’ine) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ref’ine), 300.000,00 TL manevi Tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, 1773 yılından beri, suni deri, koltuk kumaşı, şeffaf kumaş, v.b her nev'i kumaş ile iştigal ettiğini, ithalat ve ihracatını yaptığını, bu çerçevede katıldığı ihale kapsamında Çin'den kumaş ithal ettiğini, ancak, kurşun geçirmez kumaş üretiminin, özel bir bilgi ve tecrübe isteyen bir alan olması nedeniyle, müvekkilinin, bu konuda teknik alt yapısının bulunmadığı gibi böyle bir üretiminin de olmadığını, askeriye ile yapılan ihale sürecinde, ihaleyi müvekkilinin kazanması, davacı şirketin ihaleyi kazanamaması sonucunda bu davayı açtığını, teknik şartnamede kumaş malzemesinin özelliklerinin belirtildiği, bu belirlenen standartlara uygun kumaşın müvekkili tarafından ithal edilerek askeriyeye verildiğini, kumaşların üst üste presleme işleminin askeri tesislerde yapıldığını, daha sonra testlere tabi tutulduğunu, testlerden geçtikten sonra kabul gördüğünü, davacı tarafın davayı, müvekkilinin UD materyali ithal ettiğinden dolayı davayı açtığını, bu materyalin patentli bir ürün olmadığını, ticaretinin yapılmasının serbest olduğunu, davacı yanın davayı ithal edilen kumaş üzerine kurduğunu, patentte ise korunan hususun bu kumaşların preslenerek balistik bir kumaş haline getirilmesi olduğunu, preslenme konusunda birden fazla yöntem bulunduğunu, patentte belirtilen sıkıştırma koşullarının dışında yapılan sıkıştırmaların patente tecavüz olarak kabul edilemeyeceğini, ithal edilen kumaşlar, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'na teslim edildikten sonra kumaşların sıkıştırılmasının, komutanlığın tesislerinde yapıldığını, sıkıştırılma usulünün Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığından istenmesini, müvekkilinin, sadece ihaleye katıldığını, kazandığını, şartnamede belirtilen kumaşları ithal ettiğini, bu kumaşların patent koruması altında olmadığını, açılan davada ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, bunun için patent hakkının ihlalinin ispat edilmesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve ithalatın durdurulması durumunda zarara uğrayacak olanın müvekkilinin değil, aynı zamanda Türk ordusunun olacağını, müvekkilinin, sadece Kara kuvvetleri Komutanlığının açtığı ihaleyi kazandığını, şartnamedeki özellikleri belirtilen kumaşları tedarik ettiğini, patent usulünü uygulayabilecek teknik alt yapıya sahip olmadığını, kumaşı tedarik ettiği kurumun uyguladığı usulü bilmediğini, tecavüz fiili için 551 sayılı KHK m. 136'da aranan şartların müvekkil bakımından bulunmadığını, davacının patent istemlerini yanlış aksettirdiğini beyan ederek, ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarihli 2017/175 E. - 2021/159 K. sayılı kararıyla; "...Tüm bu açıklamalar ışığında toplanan deliller, TPE kayıtları, hükme esas alınan 20/09/2020 tarihli ek bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; KHK Md. 74/a bendi uyarınca; her ne kadar dava konusu tabakalar tek başlarına İstem l'in koruma kapsamını doğrudan ihlal etmemekte ise de, davalıya ait kumaşların buluşun esasını teşkil ettikleri, bu suretle de söz konusu kumaşlarda yer alan tabakaların İstem 1 içinde verilen tabaka tanımı ile örtüştüğü, davalı tarafın 31.10.2013 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ilettiği teknik uygulama sunumunun ... patent belgesi bağımsız istemlerinden İstem 1 ve İstem 5 unsurlarını kısmen açıkladığı, patent hakkına tecavüzün varlığı tespit edildiğinden davacının yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda manevi tazminat talebinde haklı olduğu, ayrıca hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğu kanaatine varılmakla; Davanın kısmen kabulü ile, davalı kullanımlarının davacıya ait ... (...) sayılı patent hakkına dolaylı tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu suretle davacının patentini ihlal eden dava konusu "Polietilen esaslı balistik koruyucu kumaş" ürününün imalatının, ithalinin, ihracının, satışının, dağıtımının ve üçüncü kişilerce temininin önlenmesine, gümrük ve serbest bölgeler de dahil bulundukları yerden toplatılarak yeddi eminde muhafazasına, stokta bulunan ve satışı henüz gerçekleşmemiş ürünlerin, davalının uhdesinde kalacak şekilde el konulmasına, tecavüze konu ürünlerin her türlü tanıtım evraklarının, broşürlerinin bulundukları yerden toplatılmasına, kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, İnfaz sırasında bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, bu suretle raporun kararın eki sayılmasına, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL tazminat bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde, masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği manevi tazminat tutarı 300,00 TL olmasına rağmen Mahkemece talep aşılarak 20.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Dosyaya sundukları uzman görüşünün Mahkemece dikkate alınmadığını ve doğrudan sonuca gidildiğini, bu durumun HMK’nun 293. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, Mahkemece dosyaya sunulan uzman görüşü ile Mahkemece alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile yapılan ihale sürecinde, şartnamedeki yükümlülükleri kapsamında hareket ettiğini, şartnamede belirtilen gereklilikler kapsamında sadece ithalat yaptığını ve Türk Silahlı Kuvvetlerine kumaş tedarik ettiğini, askeri tesislerde davalı müvekkili şirketin hiçbir şekilde sürece katılmadığı usullerle kumaşların üst üste preslenerek plakaların oluşturulması işleminin yapıldığını, bu durumun patent haklarına tecavüz teşkil etmediğini, Patentin koruma konusunun müvekkilinin ithal ettiği kumaş olmayıp, kumaşa uygulanan usulü işlem ve elde edilen son ürün olduğunu, müvekkilinin ithal ettiği kumaş üzerinde dava dışı kurumlarca yapılmış işlemlerin koruma kapsamında olduğunun da ispat edilemediğini, ... numaralı patent belgesinin 1 numaralı İsteminin tamamen yeni bir prosesi tanımladığı kabul edilse dahi, inceleme konusunun bir proses değil bir ürün olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin ürününün sadece ... numaralı patentin koruma kapsamındaki proses ile elde edileceği, başka bir proses ya da materyal kalitesi ile elde edilemeyeceğine dair herhangi bir teknik verinin mevcut olmadığını, üretim süreci incelenmeden herhangi bir ürünün ... numaralı proses ile üretilip üretilmediğinin tespit edilemeyeceğini, bu doğrultuda 1 numaralı İstem bakımından ilk derece mahkemesinin üretim sürecini incelemeden ... numaralı prosesin ihlal edildiği yönündeki kararının hatalı olduğunu, 551 sayılı KHK’nın 74. maddesinin birinci fıkrasında sözü edilen unsurlar veya araçlar piyasada her zaman bulunabilen ürünler ise, üçüncü kişiler, söz konusu kişileri belirtilen fiilleri yapmaya tahrik etmediği takdirde bu maddenin birinci fıkrası uygulanmayacağını, müvekkilinin ithal ettiği kumaşların üretim yöntemini bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bir üretim prosesini değil, bir ürünün alım satımını yaptığını, alınan-ithal edilen ürünlerin piyasada kolaylıkla bulunabilecek ürünler olduklarını, 551 sayılı KHK’nın 74. maddesinde düzenlenen durumun 136 madde anlamında patentten doğan hakka tecavüz sayılan fiiller arasında olmaması ve davacının manevi tazminat talebinde bulunamayacağının göz ardı edildiğini ve hükme esas alınan 20/09/2020 tarihli ek bilirkişi raporu ve kök raporun eksiklikleri karşısında davanın kabul edilmesinin kabul edilemez olduğunu, Doğrudan tecavüzün tespiti yapılamamışken dolaylı tecavüzden bahsedilmesinin hukuken hatalı olduğunu, öncelikle doğrudan bir tecavüzün gerçekleşmediği durumlarda dolaylı bir tecavüzün de mümkün olamayacağını, Bilirkişi raporların yaptıkları itirazların dikkate alınmadan ve incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili süresinde sunduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; müvekkilinin manevi zararının tazmini maksadı ile 300.000,00 TL talep etmiş olmasına karşın, sadece 20.000,00 TL’ye hükmedilmesinin müvekkilinin iktisadi kişisel varlığında olumsuz sonuçlara yol açtığını,Davalının fiilleri neticesinde müvekkilinin mahrum kaldığı ihale bedeli ve en azından katlanmak zorunda kaldığı hukuki sürecin yarattığı emek ve masraf karşısında, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olmasının caydırıcı olmaktan uzak olduğunu,İlk Derece Mahkemesinin kararını oluştururken, manevi tazminatın müvekkilinin ticari varlığında meydana gelen olumsuz sonuçları gidermenin yanı sıra, sonraki ihlallerin önlenmesi açısından caydırma fonksiyonunu da yerine getirmesi gerektiğinin göz önünde bulundurması gerektiğini, Manevi tazminat miktarı belirlenirken somut olayın özel hal ve şartlarının bu kapsamda eylemin özelliği, ihlalin boyutu ve manevi şahsiyette meydana gelen zararın göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, tüm bu nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi’nin hükmettiği 20.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın artırılmasını ve talepleri gibi 300.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacıya ait ... (...) numaralı "Balistik dirençli kalıplanmış bir nesnenin imalatına yönelik süreç" buluş başlıklı patent tescil kaydı incelendiğinde; davacı şirket adına tescilli olduğu, 1 ve 5 numaralı istemleri bağımsız, diğer istemleri bağımlı olmak üzere toplam 6 istemden oluştuğu, sahibi adına halen hüküm ifade ettiği tespit edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanlığı'nın dosyaya gönderdiği ve davalı şirketin antetini taşıyan "Polietilen Esaslı Balistik Koruyucu Kumaş Proses Bilgileri" konulu belge ve ekleri incelendiğinde; teslim ettikleri 40.000 metre kumaşın laboratuvar (balistik test) muayenesine gidebilmesi için verilen bilgiler doğrultusunda plaka basım işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilerek, yapılacak işlem adımlarını açıklandığı görülmüştür. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimyasal Teknoloji Enstitüsü’nün 21.03.2017 tarihli raporu incelendiğinde; incelenen kumaş numunesinin organik kısmının Polietilen ve Poliüretan esaslı olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 10/02/2015 tarihli raporda; ... belgesi İstem 1 ve İstem 5'te tanımlı ve davalı tarafından ticaret konusu yapılan tabakaların ilgili istemlerdeki sıcaklık ve basınç gibi ayırt edici unsurların yokluğunda KHK m. 74 kapsamında tek başlarına buluşu uygulamaya koymaya yeterli olmamalarına karşın, söz konusu istemlerde tanımlı buluşun m. 74'te verilen tarif gereği 'esasını teşkil eden kısımlar' oldukları, davalı tarafın 31/10/2013 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ilettiği teknik uygulama sunumunun ... patent belgesi bağımsız istemlerinden İstem 1 ve İstem 5 unsurlarını kısmen açıkladığı değerlendirildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 20/09/2020 tarihli ek raporda; Kök raporun tanzim tarihinden bu yana geçen sürede koruma kapsamını oluşturan "kalıplanmış nesnenin 80°C sıcaklıkta AK47 kurşunlarına karşı spesifik absorpsiyonunun en azından 100J/(kg/m2) olması" teknik unsur grubu açısından bir değerlendirme yapılmasını mümkün kılan bir unsurun dosya kapsamında yer almadığı, bu tespitler neticesinde 10.02.2015 tarihli kök raporun sonuç bölümündeki değerlendirmelerin muhafaza edildiği, görüş ve kanaati bildirilmiştir.Davalı tarafça dosyaya sunulan 28/05/2015 tarihli, Makine Mühendisi ve Patent vekili ... ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı’nda görevli Yard. Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşü incelendiğinde; 551 sayılı KHK'nın 136. maddesinin, 74. maddesinde düzenlenen “buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve buluşun esasını teşkil eden unsurların yetkili olmayan kişilere verilmesi” fiilini kapsamadığı, sadece “buluşun esasını teşkil eden unsurların yetkili olmayan kişilere verilmesi" fiilini önleme hakkının patent sahibine verilmiş olduğu, yoksa bu fiili işleyen kişi ya da kişilere karşı patentten doğan hakkı tecavüze uğrayan patent sahibinin açabileceği tecavüzün durdurulması, maddi ve manevi zararın tazmini taleplerinde bulunma hakkının verilmemiş olduğu, bir an için aksi düşünülse dahi, dolaylı tecavüzden bahsedebilmek için, öncelikle doğrudan tecavüzün gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise doğrudan tecavüz iddiası ya da doğrudan tecavüzün tespiti yönünde bir talep ya da dava bulunmadığı, bu sebeple davalı şirketin “dolaylı olarak” davacı patent hakkına tecavüz fiilini işlediğinden söz edilemeyeceği, 551 sayılı KHK’nın 74. maddesindeki şartların da oluşmamış olduğu, somut olaydaki ürünün ilgili piyasada her zaman bulunabilen bir ürün olduğu, davalı yanın ürününün (kumaş) sadece ... numaralı “BALİSTİK DİRENÇLİ KALIPLANMIŞ BİR NESNENİN İMALATINA YÖNELİK SÜREÇ” buluş başlıklı patent ile koruma altına alınan proses ile üretilebileceğine dair teknik bir verinin mevcut olmadığı, davalı yanın ürününün (kumaş) ... numaralı “BALİSTİK DİRENÇLİ KALIPLANMIŞ BİR NESNENİN İMALATINA YÖNELİK SÜREÇ” buluş başlıklı patent belgesi ile karşılaştırılması sonucunda 551 sayılı KHK’nın 74. maddesinde tanımlanan koruma kapsamında olmadığı, teknik olarak bir ürünün 551 sayılı KHK’nın 74. maddesi içinde değerlendirilmesi durumunda dahi önleme hakkı tanımı üzerinden tecavüz tanımına geçilemeyeceğine dair görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava, patent hakkında tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davanın dayanağı olan ve davacı adına tescilli ... (...) numaralı "Balistik dirençli kalıplanmış bir nesnenin imalatına yönelik süreç" buluş başlıklı patent, 1 ve 5 numaralı istemleri bağımsız, diğer istemleri bağımlı olmak üzere toplam 6 istemden oluşmaktadır.Davalının Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından açılan “495.000 metre Polietilen Esaslı Balistik Koruyucu Kumaş Alım” ihalesine katılarak ihaleyi aldığı, bu iş kapsamında Çin’den ithal ettiği kumaş ürününü teslim ettiği, aynı zamanda da davacıya ait patentin konusunu oluşturan buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve buluşun esasını teşkil eden unsurların da Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na verilerek, dava tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı KHK’nın 74. maddesi uyarınca davacının patentine dolaylı olarak tecavüz ettiği iddiasıyla dava açılmıştır.Öncelikle davalı vekilinin müvekkilinin ihale kapsamında yurt dışından kumaş ithal ederek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim etmesinin 551 sayılı KHK’nun 74. maddesi kapsamında kalan bir eylem olmadığına dair istinaf talebi incelenmiştir.551 sayılı KHK’nın 74. maddesi incelendiğinde; madde başlığının “Patent Unsurlarının Üçüncü Kişilerce Kullanılması” olduğu, birinci fıkrasında, patent sahibinin, patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve buluşun esasını teşkil eden bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların üçüncü kişiler tarafından, patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan kişilere verilmesini önleme hakkı bulunduğu, bu hükmün uygulanabilmesi için, söz konusu üçüncü kişilerin, bu unsurların veya araçların buluşu uygulamaya yeterli olduğunu ve bu amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu durumun yeterince açık olması gerektiği, ikinci fıkrasında ise bu unsurların veya araçların piyasada her zaman bulunabilen ürünler olması halinde, üçüncü kişilerin, söz konusu kişileri belirtilen fiilleri yapmaya tahrik etmediği takdirde, birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir.Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren SMK’nun 86. maddesinde de “Buluşun Dolaylı Kullanımının Önlenmesi” madde başlığı ile aynı hükmün yer aldığı anlaşılmaktadır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihale sözleşmesi ekindeki kumaşa ilişkin teknik şartname incelendiğinde; kumaş malzeme cinsinin polietilen olacağı, doku tipinin birbirine paralel olarak yerleştirilen filamentlerden meydana gelen katmanların üst üste yerleştirilmesiyle oluşan dokusuz yüzey olacağı, m² ağırlığının 226-227 g/m² olacağı, kumaşın yoğunluğunun 0,94-0,04 g/cm3 olacağı, balistik testlerde tüm atışlar neticesinde bir delinme olmayacağı, ilk atış ile sonraki en hızlı atış neticesinde dolgu malzemesinde meydana gelecek çöküntü derinliğinin en fazla 44 mm olacağının belirtildiği görülmüştür.Davaya konu edilen patentin 1 numaralı bağımsız isteminin “Balistik dirençli, kalıplanmış bir nesnenin imalatına yönelik bir süreç, ki bu süreçte tek tek tabakalardan oluşan bir küme oluşturulur ve her bir tabaka tek yönlü olarak yönlendirilmiş güçlendirici lifler ve en fazla kütlece %30 oranında plastik bir matris maddesi içerir ve güçlendirici lifler çok çekilmiş polietilen liflerdir, ve her tekli tabakadaki lif yönü bitişik bir tabakadaki lif yönüne göre dondurulur, ve sonra tabakalar kümesi yüksek bir sıcaklıkta ve belirli bir basınçta sıkıştırılır, ki bu süreç plastik matris maddesinin %100 modulusunun en azından 3 MPa değerinde olması ve tabakalar kümesinin 25 MPa üzerindeki bir basınçta ve 125 ile 150*€ arasındaki bir sıcaklıkta sıkıştırılmasıyla karakterize edilir.” şeklinde olduğu, 5 numaralı bağımsız istemin ise “Her bir tabakanın tek yönlü olarak yönlendirilmiş güçlendirici lifler ve en fazla kütlece 3630 oranında plastik bir matris maddesi içeren tek tek tabakalardan oluşan bir küme içeren balistik dirençli, kalıplanmış bir nesne olup, burada güçlendirici lifler çok çekilmiş polietilen liflerdir ve her tekli tabakadaki lif yönü bitişik bir tabakadaki lif yönüne göre döndürülmüştür, bu nesnenin özelliği, plastik matris maddesinin poliüretan içermesi ve kalıplanmış nesnenin 80“C sıcaklıkta AK47 kurşunlarına karsı spesifik enerji absorpsiyonunun en azından 100 )/(kg/m') olmasıdır.” şeklinde olduğu görülmektedir. Bağımsız istemlerin bir üretim usulünü açıkladıkları, 5 numaralı bağımsız istemin ayrıca hedeflenen ürün özelliğini de tanımladığı, davalının ithal ettiği kumaş ürününün tek yönlü güçlendirilmiş liflerden oluştuğu, liflerin döndürülmüş oldukları, ayrıca polietilen ve poliüretan içerdiği yapılan laboratuvar ve bilirkişi incelemeleri ile tespit edilmişse de, patentin 1 numaralı bağımsız istemine göre tabakların kütlece en fazla %30 oranında plastik içermesinin arandığı, davalı tarafından ithal edilen kumaşın ne kadar plastik içerdiğinin kesin olarak tespit edilemediği, plastik tabakanın inceliği dikkate alınarak bilirkişiler tarafından tahmini olarak plastik oranının %30’dan daha az olduğuna dair görüş bildirildiği, ayrıca esasen kumaşın tek başına üretim usulüne ilişkin patenti ihlal etmediği bilirkişi raporları ve patentin istemlerinin incelenmesi ile anlaşılmıştır. Kumaşın verildiği Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından balistik dirençli ürünler yapıldığı tespit edilmişse de, bu ürünler üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığından, davacıya ait patentte açıklanan usule göre kumaşların balistik olarak dayanıklı hale getirilip getirilmediklerinin tespiti de mümkün olmamıştır. Davacı tarafça bu konuda inceleme yapılmasına ilişkin bir talepte de bulunulmamıştır. Davalı tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na verilen açıklamada; "Kalıp içine yerleştirme; Toplam tabaka miktarını alt ve üst tarafına PET membranını ekleyin, sonra düz kalıp merkezine yerleştirin.", "Sıcak Presleme; 1-Basınç kontrol sistemini çalıştırın. Başlangıç genel basıncını 30 kg/cm2 ayarlayın.2-Kalıp birleştirin ve basıncı artırın 3-Kalıp ısınmaya başlar ve kalıp sıcaklığı 128-130 C’ e vardığında (bu aralığı aşamaz), basıncı artırın, basıncı 170 kg/cm2 yükseltin, bu sıcaklık ve basınç altında 120 dakika bekletin. 4-Basıncı aynen koruyarak sıcaklığı düşürüp kalıbı soğumaya bırakın. 5-Sıcaklık <-50 C’e düştüğünde basıncı kaldırın ve kalıbı açıp malzemeyi çıkartın" şeklinde açıklamalarda bulunduğu tespit edilmiştir.Bu açıklamalar davacıya ait patentin bağımsız istemlerinin koruma kapsamları ile karşılaştırıldığında, "plastik matris maddesinin poliüretan içermesi ve kalıplanmış nesnenin 80 C sıcaklıkta AK47 kurşunlarına karşı spesifik enerji absorpsiyonunun en azından 100 (kg/m') olması" unsurlarının açıklamada yer almadığı, alınan laboratuvar raporunda davalı tarafça ithal edilen kumaşlarda poliüretan maddenin mevcut olduğu tespit edilmişse de, "kalıplanmış nesnenin 80 C sıcaklıkta AK47 kurşunlarına karsı spesifik enerji absorpsiyonunun en azından 100 (kg/m') olması" unsurunun son ürün üzerinde bulunup bulunmadığının ancak son ürünün laboratuvarda analiz edilmesi ile tespit edilebileceğinin bilirkişi raporları ile de tespit edildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacıya ait patentin koruduğu üretim usulünün tamamının davalı tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na verilmediği, bu nedenle davalı tarafça davacının patentine konu buluşun dolaylı olarak kullanıldığının kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Yine 551 sayılı KHK’nun 74/1. maddesinin uygulanabilmesi için, söz konusu parçaların, patent konusu ürünü oluşturmak için özellikle üretildiğinin aşikar olması ya da davalının bu parçaları patent konusu buluşu uygulamaya koymak için yeterli olduğunu bilmesi gerekir. Oysa davalı tarafından ithal edilen kumaşın poliüretan içeren, güçlendirilmiş liflere sahip bir ürün olduğu, bu ürünün yeni bir teknik içermediği, davacının patentinde tanımlanan usulden başka üretim usulleri ile de balistik dayanıklı ürünlerin üretiminde kullanılabileceği, bu konuda tescilli başka patentlerin de mevcut olduğu, davacıya ait patentin konusunu oluşturan buluşu uygulamaya koymak için üretildiğinin aşikar olmadığı, davalının da bu kumaşın patent konusu buluşu uygulamaya koymak için yeterli olduğunu bildiğinin de ispatlanamadığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihale şartnamesinde belirtilen kumaş özelliklerinin davacının patentine konu buluşun uygulanacağını gösterecek özellikler olmadığı, ayrıca Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından bu kumaşla hangi üretim usulüne göre balistik dayanıklı malzeme üretileceğinin de ayrıntılı bir şekilde yer almadığı, bu nedenlerle 551 sayılı KHK’nin 74. maddesinin uygulama koşullarının mevcut olmadığı, davalının eyleminin davacının patentine dolaylı tecavüz teşkil etmediği kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerinin kabulüne, davalı vekilinin diğer istinaf talepleri ile davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/03/2021 tarihli 2017/175 E. - 2021/159 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın REDDİNE, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 25,20 TL peşin harç ve 5.125,25 TL tamamlama harcı toplamı 5.150,45 TL'den mahsubu ile fazla alınan 4.880,60 TL harcın talebi halinde davacıya İADESİNE, b)Davalı vekili için patente tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c)Davalı vekili için manevi tazminat davası için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,e)Davalı tarafça yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı 57,20 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 219,30 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Gerek ilk derece gerekse istinaf yönünden artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 20/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.