mahkeme 2022/1850 E. 2024/948 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1850
2024/948
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1850 Esas
KARAR NO: 2024/948
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2021
NUMARASI: 2020/553 Esas - 2021/771 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan faiz karşılığı ödünç para aldığını, bu paralara karşılık çek ve senetlerin verildiğini, davacının ödeme sorunu yaşaması nedeniyle borcun yapılandırıldığını ve yeni senet verildiğini, ayrıca davalının avukatına da İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 100.000,00 TL'lik senede karşılık ödeme yaptığını, yapılandırma sonrası eski senetler iade edilmediği gibi yapılan ödemelerin mahsup da edilmediğini, davalının elindeki senetlerin iadesi karşılığında davacıdan 400.000,00 TL'lik çeki ciro ile alındığını, buna rağmen senetlerin iade edilmediğini, sonra baskı ile 200.000 USD bedelli senet ve protokol imzaladığını, yine davalının senetleri iade etmediğini, çeki de faize saydığını, oysa davalıdan toplam 807.500,00 TL alıp 260.000,00 TL ödediğini, bakiye 547.500,00 TL olduğunu, davanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/18196 soruşturma sayılı dosyasında da bunları ikrar ettiğini, davalının bunlara rağmen 400.000,00 TL'lik senedi İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 200.000,00 USD'lik çeki ise ... Esas sayılı dosyasında icraya koyduğunu, toplam ödemenin 447.363,00 TL'ye ulaştığını, bakiye borcun ise 366.137,00 TL civarında olduğunu, çek ve senedinde bu borcun teminatı olarak verildiğini, anılan miktar dışında borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticari dava olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, harcın ikmali gerektiğini, davacının sanık olarak Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, savcılıktaki soruşturmanın devam etmekte olduğunu, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkenmesinde de taraflar arasında derdest dava olduğunu, davacının iddialarının yalan olduğunu, yatırım amaçlı davalıdan para alındığını, protokolü ve hesabı davacının yaptığını, şahitlerin de bunu bildiğini, iddianın yazılı delil ile ispatı gerektini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2021 tarih ve 2020/553 Esas - 2021/771 Karar sayılı kararıyla; "Davaya konu çek ve senetlerin kambiyo senetleri olduğu, sebepten mucerret olduğu, teminat amaçlı olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, davacının iddiasının ispata muhtaç olduğu, tanıkla ispat sınırının üstünde bir miktar olduğu için tanık dinlenemeyeceği, bu durumda subüta ermeyen davanın reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkil, davalı ve onun yönlendirmesiyle davalının eski eşi ve kardeşinden faiz karşılığında belli aralıklarla borç para aldığını, bu borca karşılık olarak dökümü dosya içeriğinde mevcut olan toplam 807.500,00-TL bedelli 4 adet senet verdiğini, Müvekkil işlerinin yolunda gitmemesi nedeniyle borçlarını zamanında ödeyemediğini, ancak zaman içerisinde kısım kısım ödemeler yaptığını, Alacaklısı dava dışı ... olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası kapsamında ...'un borcu müvekkil tarafından üstlenilmiş olup 30.04.2018 tarihli 100.000 TL bedelli senet müvekkil tarafından alacaklı ...'e verildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/141883 soruşturma numaralı dosyasında davalının eski avukatı ...'ün ifadesinde söz konusu senedin davalının borcuna istinaden müvekkil tarafından kendisine verildiğini beyan ettiğini, Müvekkil yapmış olduğu kısmi ödemelere istinaden davalıdan ödemesini yaptığı senetleri iade etmesini istemişse de davalının iade etmediğini, senetlerin lehdarı olan eski eşi ve kardeşinin ek teminat talep ettiklerini belirterek çeki lehdarlara gösterdikten sonra senetlerle birlikte kendisine geri vereceğini söyleyerek kandırarak 400.000,00- TL bedelli çek vermesini sağladığını, ancak ne senetleri ne de çeki müvekkile iade etmediğini, işbu davaya konu icra dosyalarından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası bahsi geçen 400.000,00-TL bedelli çeke ilişkin olduğunu, Kaldı ki davalının müvekkili haksız şekilde şikayet ettiği soruşturma dosyasındaki şikayet dilekçesi incelendiğinde takibe konu 400.000 TL bedelli çeki teminat olarak aldığını ikrar ettiğini, buna rağmen Mahkeme'nin teminat olgusunun ispat edilemediğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Davalı, müvekkili üçüncü şahıslar aracılığıyla tehdit ederek çaresiz bıraktığını, protokol imzalamak zorunda kalan müvekkilin 200.000 USD bedelli senet verdiğini, Mahkeme gerekçeli kararında protokolün davalı yönünden herhangi bir geçerliliği bulunmadığını belirttiğini, ancak işbu davaya konu diğer icra dosyası incelendiğinde -İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası- bahsi geçen protokolde belirtilen 200.000,00-USD bedelli senede ilişkin olduğunun anlaşıldığını, Davalının hem protokolü inkar ettiğini, hem de protokol uyarınca müvekkil tarafından verilen senedi icra yoluyla tahsil etmeye çalıştığını, protokol imzalandıktan sonra önceki senetler ve yukarıda bahsi geçen 400.000 TL bedelli çekin müvekkile iadesine karar verilmiş olmasına rağmen davalının hem müvekkilden bu protokole istinaden aldığı senedi hem de protokolle birlikte iade edeceğini bildirdiği çeki icraya koyduğunu, Mahkeme'nin belirttiği gibi protokol davalı bakımından geçerli değil ise protokole istinaden düzenlenen 200.000 USD bedelli senedin de geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, Sonraki süreçte müvekkil, yine üçüncü kişilerin tehditleri nedeniyle ödemeler yapmaya devam ettiğini, dosya kapsamındaki yazışmalar incelendiğinde müvekkilin baskı altında olduğu çok net anlaşıldığını, müvekkil kendisini tehdit eden kişilere icra dairesinde olduğunu gösterir fotoğraf dahi atmak durumunda kaldığını, Mahkeme kararının dosya kapsamındaki savcılık dosyası dahil tüm deliller değerlendirilmeksizin verilmiş olmasının ve hatalı nitelendirmeler içermesinin usule aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davacının sübuta ermeyen davasının REDDİNE, -Takibe ilişkin tedbir uygulanmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalıdan faiz karşılığı ödünç para aldığını, bu paralara karşılık çek ve senetlerin verildiğini, davacının ödeme sorunu yaşaması nedeniyle borcun yapılandırıldığını ve yeni senet verildiğini, davalıdan toplam 807.500,00 TL alıp bunun 447.363,00 TL'sini ödediğini, buna rağmen ödenen kısımlara ilişkin senetlerinin kendisine iade edilmediği gibi teminat olarak alınan çekin de tahsile konulduğunu, bakiye borcun 366.137,00 TL civarında olduğundan bahisle anılan miktar dışında borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davacı iddialarının doğru olmadığını ve aksinin yazılı delille ispatının gerektiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Davaya konu bono ve çek yönünden teminat ve bedelsizlik iddiaları bakımından açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Davacı iddialarının aksine davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden de söz edilemeyecektir. Davacı tarafından ispata yarar delil sunulmadığı, taraflar arasındaki ceza soruşturmaları ve diğer davaların bu davayı aydınlatmaya yeterli olmadığı; tüm bu hususlar gözetildiğinde mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.