mahkeme 2022/1582 E. 2024/956 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1582
2024/956
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1582 Esas
KARAR NO: 2024/956
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2019/392 Esas - 2022/85 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... lisanslı ürünlerini üreten, üretilmesine ve lisanslanmasına izin veren, satan ve satılmasına izin veren yetkili ticari oluşum olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde ... tescil numarası ile ... ibareli markası olarak tanınmış marka tesciline de sahip olduğunu, davalının “... ” isimli işletmesinde müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markalı ürünlerin taklitlerinin (pijama, spor giyim eşyaları ve eşofmanlar ) satılmakta olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde 2019/29 D. İş dosyasında 23.02.2019 tarihinde bilirkişi marifetiyle “... Mah. ... Cad. No: ... Fatih İstanbul” adresinde inceleme yapıldığını ve 12 adet davacıya ait marka ve/veya logolarını taşıyan taklit ürüne rastlanıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, SMK 151/2-c kapsamında hesaplama yapılması bakımından şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın, 3000 TL manevi tazminatın, 3000 TL itibar tazminatının marka ihlalinin tespit edilmiş olduğu 23.02.2019 tarihinden itibaren reeskont oranları üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih ve 2019/392 Esas - 2022/85 Karar sayılı kararıyla; "Davacı markasının ülkemizde tanınmış bir marka olması, markasının belirli bir marka değerinin bulunması, uzun yıllardır piyasada bulunması ve dava dışı firmalara verdiği lisansların günün ekonomik koşullarına göre belirli bir meblajın altında olamayacağı ticari gerçekliği, uygulamada ticaret odasından sorulan emsal lisans oranlarında cironun %15'i oranında sabit görüş bildirdikleri, davalının üretici konumunda bulunmadığı, dolayısıyla tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, davalının incelenen mali kayıt ve belgelerine göre ticari kapasitesi dikkate alındığında somut olayda ancak TBK hükümlerine göre emsal bir lisansın belirlenebileceği, tarafların somut dava dosyasına yansıyan ekonomik durumları, işyerinde ele geçen emtia çeşitliğine, ihlalin gerçekleştiği yer ve süreye göre TBK hükümlerine göre ıslah ile talep edilen 7500 TL maddi tazminatın emsal lisans olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı itibar tazminatı da talep etmiştir. Söz konusu mallar orijinal lisanslı ürünler değildir ve sahte olarak hazırlanmıştır. Davalı da tacir olarak bilerek ürünü ticari saha içine alarak kabul etmiştir. Bu durumda söz konusu taklit markalı ürünler piyasaya sürüldüğünden söz konusu markayı kullanan tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacağı, değişik iş dosyası kapsamında da raporun 6.sayfasında ürünlere ilişkin armaların keçe ile kaplanmadan açık bırakıldığı yani ürünün kalitesiz olduğu gibi, görseli sunulan mağazada ürünlerin gelişi güzel sergilendiği ve markanın itibarına zarar verildiği hususu göz önüne alındığında davacının emek, masraf ve uzun zaman sonucunda oluşturduğu itibarının markasının çekim gücü ve reklam değerinin kalitesiz taklit/ sahte ürünler satılarak zedelendiği ve markaya olan çekim gücünün azalmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacının 3000-TL itibar tazminatına hak kazandığı anlaşılmıştır. Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminata hak kazanacağından hareket ile somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği 3000-TL manevi tazminat günün ekonomik koşullarına göre davacının talebinin makul bulunduğu, somut olayın özellliğine uygun bir talep olduğu gibi fahiş de bulunmadığı anlaşıldığından, mahkememizce talep gibi 3000-TL manevi tazminatında davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafça davacı markası ticari etki yaratacak şekilde kullandığından, bu şekildeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve eylemin aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi talepleri de yerinde görülmüştür." kararı verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı istinaf dilekçesinde; "Öncelikle tespiti istenen adreste ve Savcılıkça verilen adres ile ürünlerin almdığı adres farklı adresler olduğunu, davacı taraf ... Mah ... cad No:... FATİH İSTANBUL adresinde tespit yapılması yönünde izin aldığı, ancak alınan ürünlerin ... Mah ... cad No:... FATİH İSTANBUL adresinde tespit edildiğini, Bu sebepte ve mahkemece verilen tazminat kararlarında faizin hesaplanması yönünde verdiği karar gereği 23/02/2019 tarihi geçersiz bir tarih olduğu, tespit yapılması için izin istenileri adres ile ürünlerin alındığı adreslerin farklı olduğu sebeple tespitin usulüne aykırı olduğunu,Şahsım marka tecavüzünde bulunmadığını, suçsuz olduğumu, bu durumu dikkate alan ceza mahkemesinin beraatime karar verdiğini,Davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, farklı bir adreste aldığı ürünleri bilirkişiye sunmuş ve bilirkişi de bu ürünler üzerin de bir incele yaptığını, burada şahsım ve ailem bu şekil de tarafıma verilen bu ceza ile mağdur olduğunu,Tazminat miktarları günümüz ekonomik koşullarının çok üstün de olup ödemesi imkansız miktarlar olduğunu, bu miktarlarda tazminat ödeyecek maddi imkana sahip olmadığımı." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat ve itibar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, "Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -İhlal nedeniyle somut olayın özellikleri ne göre 7500 TL maddi tazminatın 23.2.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz ile davalıdan tahsiline, -Manevi tazminat isteminin kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın 23.2.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz ile davalıdan tahsiline, -İtibar tazminat isteminin kabulü ile 3.000 TL itibar tazminatının 23.2.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz ile davalıdan tahsiline" karar verilmiştir. Hüküm davalı asil tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, TPMK nezdinde T/02434 tescil numarası ile ... ibareli markası olarak tanınmış marka tesciline sahip olduğunu, davalı tarafından markalı ürünlerin taklitlerinin (pijama, spor giyim eşyaları ve eşofmanlar) satıldığını beyanla marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi manevi tazminat ve itibar tazminatı isteminde bulunmuş; davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece toplanan tüm deliller, davadan önce yaptırılan delil tespiti ve aldırılan bilirkişi raporları uyarınca; marka tescil belgeleri kapsamına göre ... ibareli markanın tanınmış marka olduğu, markaların halen davacı adına tescilinin geçerli olduğu ve davalıya lisans verilmediği, davalının davacının tescilli ve tanınmış markasını bilmediğini ileri süremeyeceği, ele geçen ürün üzerinde davacıya ait markaların şekil ibareleri ile satışa sunulduğu, ürünlerin taklit ve kalitesiz olduğu hususunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması karşısında davacının tazminat istemlerinin yerinde olduğu, mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının tespitlere ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı tarafından, "Tespit yapılması için izin istenileri adres ile ürünlerin alındığı adreslerin farklı olduğu, sebeple tespitin usulüne aykırı olduğu." ileri sürülmüş ise de; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde 2019/29 D. İş sayılı dosyasında mahkemece “... Mah. ... Cad. No: ... Fatih İstanbul” adresinde tespit ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, tespitin de aynı adreste yapıldığı, davalıya ait vergi levhasının aynı adreste tespit edildiği, ayrıca dosyaya ibraz edilen satış fişinin davalı adına olduğu anlaşılmakla, yapılan işlemlerde bu yönden usule aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla, davalı asilin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.