mahkeme 2022/1581 E. 2024/949 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1581

Karar No

2024/949

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO 2022/1581 Esas
KARAR NO: 2024/949
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/04/2022
NUMARASI: 2021/145 Esas - 2022/43 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "... " isimli eserin eser sahibi olduğunu, müvekkiline ait eserin ... isimli dizide "..." adı altında işleme farkı ile ve farklı bir isimle kullanılarak diziye özgülenmiş bir musiki eseri görünümü kazandığını, bu nedenle müvekkilinin uğradığı net zararın FSEK 68 ve 70.maddesi uyarınca ayrı ayrı tespiti ile şimdilik 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, ihtiyati tedbir kararı verilerek devam etmesi muhtemel tecavüzün men'ine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının iddiasının aksine herhangi bir kullanımının olmadığını, müvekkili şirketin yapımcılığında vücuda getirilen ... adlı dizide kullanılmış bulunan "..." adlı müzik eserinin enstrümantal olduğunu ve davacı eseri ile ilgisinin bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Feri Müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu eserin bizzat müvekkili tarafından oluşturulduğunu, müvekkiline ait eser ile davacıya ait eser arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacının genel hükümler dairesinde maddi ve manevi tazminat istemi söz konusu ise bu istemin reddi gerektiğini, MESAM raporunun bu dava bakımından esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, FSEK 68.maddesi uyarınca tayin edilecek tazminatın miktarının alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddini ve davalı yanında davaya katılma taleplerinin kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/04/2022 tarih ve 2021/145 Esas - 2022/43 Karar sayılı kararıyla; "...dava konusu ... isimli eserin FSEK 3.maddesi anlamında musiki eseri olduğu ve davacının eser sahibi olduğu, davacının verdiği herhangi bir izin bulunmadığından dava konusu olayda vaki kullanımın FSEK 22 ve 23.maddelerinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, dava konusu ... isimli eserin sözsüz kısmının kullanılmasının ve dolayısıyla vokal yorumcunun mevcut olmaması nedeniyle kullanımın süresi, şekli tüm kullanım mecraları dikkate alındığında emsal telif bedelinin 8.000 TL olabileceği, FSEK 68. maddesi çerçevesinde davacının bu bedelin 3 katı olan 24.000 TL talep edebileceği kanaatine varıldığından maddi tazminat talebinin kabulüne, davalı tarafça; davacıya ait musiki eserden davacının ismi ve eseri belirtilmeksizin yararlanmasının ve büyük kısmını aynen kullanmasının davacının eser sahipliğinden doğan manevi haklarından biri olan FSEK 15.maddesindeki eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği, bu nedenle davacının manevi tazminat talep etme hakkı olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karardan sonraki davalı kullanımlarının men'ine, hükmün ilanına ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Davanın kısmi dava olarak 29,08.2018'de açıldığını, iddianın haksız fiile dayalı olması nedeniyle TBK.72.md, uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ıslah tarihi olan 05.10.2021 itibariyle ıslah edilen miktar bakımından talebin zamanaşımına uğradığını, Cevap dilekçemizde 'Davanın kısmi dava mı, belirsiz dava mı olarak açıldığının anlaşılmaması nedeniyle davacı tarafça dava dilekçesinin açıklanması gerektiği' belirtilmesine rağmen, davacının bu konuda açıklama yapmadığını, Davacı vekilinin karar duruşmasındaki beyanları uyarınca mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, “Taleple Bağlılık İlkesi”ne aykırı davranılarak talepten fazlasına ve başkaya hükmedildiğini, Davaya 68.md. tatbik edilerek 3 kat artırım yapılmasının hatalı olduğunu, davacı vekili, dava dilekçesinde ilk talebinin 'Net zararının FSEK 68 ve 70 uyarınca ayrı ayrı tespitinden' ibaret olduğunu, ikinci talebin şimdilik 5.000 TL “maddi tazminat”ın ticari faizi ile birlikte tahsili olduğunu, “Maddi Tazminat” FSEK. 70/2'nci fıkrasında “ayrıca” düzenlendiğini, tabi olduğu koşullar, ispat yöntemleri, ispat yükü, doğurduğu sonuçlar “Telif Tazminatı”ndan tamamen farklı olduğunu, davacının 68.md.ye göre sadece zarar tespiti istediği, 5.000 TL.yi ise maddi tazminat olarak, yani 70/2'nci fikraya dayanarak talep ettiği sübuta erdiğini, Herhangi bir karışıklığı önlemek bakımından, 25.09.2018 günlü esasa cevap dilekçemizde davacıya davasını açıklattırılması istenmiştir. Davacı; 17.10.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde akçeli talebinin 68.md.den neşet ettiğini beyan etmediğini, Dosya münderecatı bu şekilde olduğu halde bilirkişi heyeti son derece hatalı bir tutumla davacı taleplerini düzeltmiş, kendi kendine davayı 68.md. kapsamına almış, sübjektif şekilde belirlediği 8.000 TL.nin 68.md. esas alınarak 3 kat arttırılması önerisinde bulunduğunu, mahkemece de hatalı bilirkişi raporlarının esas alınarak karar verildiğini,Dosyadaki kanıtların dikkate alınmadığını; davacı ne “sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedel” ne de “rayiç bedel” ile ilgili tek bir kanıt sunmadığını, ispat yükü davacıya düştüğü halde tarafımızdan rayiç bedel araştırması yapılması istenmiş, yazılan müzekkerelere cevaplar alınmış, ancak raporda bunlardan söz edilmeyerek kök raporda dosyada herhangi bir emsal bedel, sözleşme ve sair delil bulunmadığının belirtildiğini, Mahkeme Mesam'a müzekkere yazarak rayiç bedel sorduğunu, ancak Mesam çok haklı olarak 'Yayma ön iznini doğrudan üyelerin verdiğini, bedelin üyelerin kendilerine yahut editörlerine ödendiğini, o yüzden uhdelerinde rayiç konusunda bilgi, belge bulunmadığından talebin karşılanamayacağı'nın bildirildiğini, Dosyada mevcut eserinin iddianın aksine “...” dizisinin jeneriklerinde kullanılmadığı tespit edildiğini, yine davacının iddiası aksine bilirkişi raporunda “Davacı tarafça dosyada verilmiş olan internet adreslerinden ... -« Sayfasına girildiğinde 'video kullanılmıyor-Bu video ile ilişkilendirilen YouTube he: Jeshedildiğinden bu video artık kullanılmıyor' mesajı yayınlanmakta olup herhangi bir yayına rastlanılmadığını, görüleceği üzere iddiaların en azından bir kısmının mücerret beyan safhasında kaldığını, Bir başka hayati önem taşıyan husus; çekişme sadece davacıya ait olduğu bildirilen “...” adlı musiki eserinin bestesi noktasında toplandığı halde bunun dikkate alınmadığını, uzun yıllardır meslek birlikleri pay dağıtımlarını beste ve söz /güfte sahipleri arasında *50 nisabıyla yaptığını, dolayısıyla bu durum nazara alınmadan götürü şekilde 8.000,00 TL tazminat belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu,Hükmolunan avukatlık ücretlerinin fahiş olduğunu; maddi tazminat için 7.375,00 TL, manevi tazminat için 7.375,00 TL vekalet ücreti takdirinin neredeyse tazminat miktarları kadar yüksek olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Feri Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde; "Eserler arasında intihal derecesinde benzerlik bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, eserler arasındaki intihal derecesinde benzerlik tespitinin somut dayanaklarının bulunmadığını, kişisel değerlendirmelerle intihal tespiti yapıldığını,Dava konusu eserlerde yer alan tercih farklılıkları dikkate alınmadan sonuca gidilen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını; bu kapsamda eserler arasındaki benzerliğin ölçüsünün değerlendirilmesinde eserlerde yer alan melodilerin farklılaştığı yerler göz önünde bulundurulmadan bilirkişiler tarafından sırf ana temadan hareketle intihal derecesinde bir benzerliğin varlığından söz edilmesinin hatalı olduğunu,Davacı lehine hükmedilen tazminata dosya kapsamında yer alan deliller gözetilmeden hatalı şekilde hükmedildiğini; mahkemece rayiç bedel araştırması yapıldığını, rayiç bedel cevaplarından özetle; eserin tanıtım ve jenerik hariç sadece dizide kullanıldığı dikkate alınarak, kullanım tarihi olan 2017 yılında rayiç lisans bedelinin 1.000 TL ile 3.000 TL arasında değişebileceğinin görüldüğünü, ancak mahkemece bu husus gözetilmeden emsal telif bedelini 8.000 TL olarak belirleyen bilirkişi raporuna bilirkişi raporuna itibar edildiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat ile tecavüzün men'i istemlerine yöneliktir. İlk derece mahkemesi tarafından, "FSEK 68.maddesi uyarınca belirlenen rayiç bedel olan 8.000 TL nin 3 katı (8.000 x 3 = 24.000TL) 24.000 TL 'nin dava tarihi olan 29/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -10.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karardan sonraki davalı kullanımlarının men'ine." karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, " ..." isimli eserin sahibi olduğunu, eserin ... isimli dizide "..." adı altında işleme ve farklı bir isimle kullanılarak diziye özgülenmiş bir musiki eseri görünümü kazandığını beyanla maddi ve manevi tazminat ile devam etmesi muhtemel tecavüzün men'i isteminde bulunmuş; davalı ise, davacının iddiasının aksine herhangi bir kullanımının olmadığını, müvekkili şirketin yapımcılığında vücuda getirilen ... adlı dizide kullanılmış bulunan "... " adlı müzik eserinin enstrümantal olduğunu ve davacı eseri ile ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dava konusu edilen “ ...” isimli şarkının FSEK 3.maddesi anlamında musiki eseri olduğu ve davacıya ait olduğu dosya kapsamındaki delillerle sabittir. Mahkemece toplanan deliller ve denetime elverişli bulunnan bilirkişi raporları uyarunca; davacıya ait “ ...” isimli musiki eseri ile davalı tarafından kullanılan "..." isimli şarkının "Müziğin tonu, temposu, uzunluğu, yoruma ve söz dağılımına bağlı olarak değişen ufak farklılıklar dışında aynı müzik olduğu" ve bu farklılıkların eserlerin özünü değiştirmediği, davacının verdiği herhangi bir izin bulunmadığından dava konusu olayda vaki kullanımın FSEK 22 ve 23.maddelerinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu "... " isimli eserin sözsüz kısmının kullanılmasının ve dolayısıyla vokal yorumcunun mevcut olmaması nedeniyle kullanımın süresi, şekli tüm kullanım mecraları dikkate alındığında emsal telif bedelinin 8.000 TL olabileceği, FSEK 68. maddesi çerçevesinde davacının bu bedelin 3 katını talep edebileceği gerekçesiyle mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacıya ait musiki eserden davacının ismi ve eseri belirtilmeksizin yararlanmasının davacının eser sahipliğinden doğan manevi haklarından biri olan FSEK 15.maddesindeki eser sahibi olarak belirtilme hakkının ihlal edildiği, bu nedenle davacının manevi tazminat talep etme hakkı olduğu düşüncesiyle davacı lehine takdir edilen 10.000 TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygundur. Her ne kadar "Mahkemece hükmedilen vekalet ücretlerinin usule aykırı olduğu" ileri sürülmüş ise de; mahkemece takdir edilen vekalet ücretlerinin tazminat miktarlarına göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olarak belirlendiği ve hükümde bu yönden de usule aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekili ile feri müdahil ... vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalıdan alınması gereken 2.322,54 TL harçtan, peşin alınan 580,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.741,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Feri Müdahil ...'dan alınması gereken 2.322,54 TL harçtan, peşin alınan 580,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.742,54 TL harcın Feri Müdahil ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalı ile feri müdahil ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim