mahkeme 2022/1543 E. 2024/945 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1543
2024/945
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1543 Esas
KARAR NO: 2024/945
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2021
NUMARASI: 2018/32 Esas - 2021/342 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davaılar vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkillerinden ... A. Ş. (...)’nin 1993 yılından beri ... logosu ile ulusal ölçekte yayın yaptığını, diğer müvekkili ... ise her türlü TV programı, yarışma, dizi film, film gibi her türlü görsel - işitsel materyali geliştirip hazırladığını, ... tarafından yaratılan “... ” isimli yarışma programının ilk olarak 19.07.2012 tarihinde ... tarafından ... logolu televizyon kanalında yayınlanmaya başladığını ve son yayın tarihinin de 20.08.2017 olduğunu, programın formatının 03.08.2012 tarihinde İstanbul .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile tescil edildiğini, davalılardan ... 315 bölüm boyunca sunuculuğunu müvekkiller ile imzaladığı sözleşme ile üstlendiğini, diğer davalılardan ...’nın 01.08.2012 tarihli, ...’ın da 01.08.2012 tarihli sözleşme ile yarışma programında geçen sözleri, ifadeleri, karakterleri, adlan, ana konsept, hikaye, senaryo ve eserde yer alan görüntü ve görsel üzerindeki haklarını müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiklerini ve bu kapsamda da 02.06.2015 tarihli sözleşme ile de devri gerçekleştirdiklerini, adı geçen davalıların tüm bu sözleşme, kabul ve taahhütlerine rağmen ortağı ve müdürü oldukları diğer davalı ... Ltd. Şti. eli ile “... ” adı altında “..." in birebir aynısını ürettiklerini, diğer davalı ... TV A.Ş.’nin de ... TV logolu kanalda 01.01.2018 tarihinden itibaren bu programı yayınlamaya başladığını, “ ...” İsimli programın “...” isimli programın aynısı olduğunu, söz konusu programda müvekkillerinin hususiyet katarak geliştirdiği birçok unsurun birebir olduğu gibi davalılarca kullanıldığını, söz konusu programın yayınlanmasının müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalılar.... eylemlerinin aynı zamanda sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalıların “ ...” adı altında tüm hakları müvekkillerine ait olan programın taklidini üretip yayınlamaları nedeniyle adı geçen programın gerek ... TV logolu televizyon kanalında ve gerekse ... isimli web sitesinde ve davalıların sahip olduğu başka bir mecrada yayınlanmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesini, “...” isimli programın tanıtımının yapıldığı https://.../ ... ve http://.../.../ .../ linklerine erişimin engellenmesini, cezai şarta ilişkin davalı ...’tan 600.000 TL, davalı ... ’dan 37.500-TL, davalı ... 37.500-TL nin tahsilini, manevi tazminata ilişkin olarak ... A.Ş. İçin ... A.Ş den 250 000-TL, ... Ltd Şti.'den 100.000-TL, ... 20.000-TL, ... dan 20.000-TL, ... 20.000-TL, ... A.Ş. İçin, ... A.Ş.'den 250.000 TL, ... Ltd. Şti.'den 100.000-TL, ... ’tan 20.000-TL, ...’dan 20.000-TL, ...’tan 20,000-TL, maddi tazminata ilişkin FSEK m. 70, 83, 84 ve TTK m. 54 vd maddeleri gereğince ... TV A.Ş. nin elde ettiği reklam gelirlerinin ve ... isimli programm yapımı İçin ... Ltd. Şti.’ye ödenen bedelin müvekkillere ödenmesine, söz konusu tutarın bilinmemesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun m. 107 delaletiyle 100.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yayınların haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin men’ini ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özette; müvekkil şirketin ... TV logolu televizyon kanalının sahibi olduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti. ile diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 26.05.2017 tarihinde imzalanan yapım taahhüdü, sunuculuk ve komşu mali hakların devri sözleşmesi ve ekleri uyarınca yapımcının “...” isimli yarışma programım yayına hazır hale getirerek ... ekranlarında yayınlanmak üzere ... teslim etme yükümlülüğü altında girdiğini, davacıların hak iddiasında bulundukları “...” isimli yarışma programının eser mahiyetinde olmadığını, bir an için eser mahiyetinde olduğu düşünülse dahi müvekkil şirketine ait televizyon kanalında yayınlanan “ ...” isimli programın .... isimli yarışma programının aynısı olmadığını, zira “...” isimli eserin Alman menşeli “..." isimli televizyon yarışma programı formatının lisanslı Türkiye uyarlaması olduğunu, ortada haksız kopyalama söz konusu ise bu haksız kopyalamanın davacılar tarafından gerçekleştirildiğini, zira ... programının lisanssız ve taklit kullanımdan ibaret olduğunu, davacıların maddi tazminat isteminin FSEK uyarınca korunmadığını, ayrıca davacıların TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin taleplerinin mevcut olayda vuku bulunmadığını beyan ederek davacıların taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tİc, Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... Reklam Tic. Ltd. Şti.’nin bir yapım şirketi olduğunu, müvekkili ...’ın bugüne kadar çok sayıda tiyatro oyunu ile sinema filmi, televizyon filmi ve televizyon dizisinde oyuncu olarak görev aldığını, diğer müvekkilleri ...Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları ve yöneticileri olduğunu, ...yarışma programının ve formatının eser vasfına sahip olmadığını, FSEK korumasından yararlanamayacağını, “özgünlük" şartını taşımadığını, programın orijinal olmadığını, Alman SAT1 televizyon kanalında 16.07.2010 tarihinde yayınlanan “...” adlı orijinal ve özgün aslının bu özgün asıldan lisanslanarak 18.09.2011 tarihinde ilk yayını gerçekleşen ... versiyonu başta olmak üzere sayısız ülke versiyonunun bir taklidi olduğunu, dava konusu “ ...” programının Alman menşeli “ ...” isimli televizyon yanşma programı formatının lisanslı Türkiye uyarlaması olduğunu, müvekkilinin ilgili formatı uluslararası dağıtım ve lisanslama haklan sahibi olan ... ile “...” (“...”) formatının Türkiye’de yerel versiyon olarak prodüksiyonu yapılarak yayınlanması amacıyla 03.04.2017 tarihli format sözleşmesi karinesi format sahibi olan ... lehine olduğunu, davacının iddia ettiği gibi her iki formatın aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu iddiası doğru kabul edilir ise FSEK madde 11 gereği ilk yayını gerçekleştirmiş olan ... karine olarak söz konusu formatın sahibi olduğunu, davacıların dava dilekçesinde ...’yı sanki bir format tescil birimiymiş gibi sunmaya çalıştıklarını, oysa iddia edildiği gibi bir tescil kuruluşu olmadığını, “..." markasının müvekkili adına tescilli olduğunu ve ... programının sloganı olmadığını, ... programına ait olduğu iddia edilen müvekkili ... ’a ait sunum cümleleri ... programının sloganı olmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan her iki sözleşmenin son bulduğunu, davacıların iddia ettiği hakkın veya alacağın varlığı kuvvetle muhtemel olmadığını, hem hakkın hem de alacağın varlığı yargılama sonucu belirlenebileceğini beyan ederek davacının tüm taleplerinin reddini diğer talepleriyle birlikte talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarih ve 2018/32 Esas - 2021/342 Karar sayılı kararıyla; "... davaya konu davacıya ait ... isimli yarışma program formatı ile davalılarca yayın ve yapımı gerçekleştirilen ... isimli yarışma formatlarının ayrı ayrı hususiyet içeren program formatları oldukları ve FSEK kapsamında eser korumasından faydalanmaları gerektiği, ... isimli formatının davacı ... formatından kaynaklı FSEK kapsamında düzenlenen haklarını ihlal etmediği gibi davaların yayın ve yapımını yaptığı program yönünden haksız rekabet şartlarının da oluşmadığı, esasen temel format üzeirndeki hak sahipliğinin ... isimli formatı gerçekleştiren davadışı şirket olduğu, ancak davalılar bundan lisans alarak kullanımı yapmış ise de hem davacı hem de davalının bu formattan ayrışarak kendilerine has formatlar oluşturduklarını, benzerliklerin tüm yarışma programlarında karşılaşılabilecek unsurlar olduğu, aksi kabulün davacının ... formatı üzerindeki hak sahipliğini de sorgulanabilir hale getireceği, sonuç olarak format / eser sahipliğinden kaynaklı hakların ihlal edilmediği, buna dayalı taleplerin dinlenilemeyeceği, benzer nitelikte birçok programın lisanslı ya da lisansız olarak yayınlandığı tespitleri ve format farklılığına ilişkin tespitler dikkate alındığında haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, bu yöndeki taleplerin dinlenilemeyeceği, sözleşmeye aykırılığa dayalı talepler yönünden davalılara ilişkin sözleşme hükümlerinin çalışma hak ve özgürlüğünü sınırsız kısıtladıkları, sözleşme içeriklerinden yasaklanan hususların net olarak anlaşılmadığı, format metni bulunmadığı dikkate alındığında sunucu yönünden şahsına has sunumun kısıtlanmasının diğer davalılar yönünden de belirsiz yasaklama getirilmesinin TBK 27 aykırı olduğu, bir an için sözleşme hükümleri geçerli kabul edilse dahi eser sahipliğine ve haksız rekabete ilişkin kabuller dikkate alındığında davalıların sözleşmeye aykırılık teşkil eden iş ve eylemlerinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla; davacıların sübut bulmayan davalarının tümden reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemenin gerekçeli kararında iki programın formatına ilişkin olarak yapmış olduğu tespitlerin hatalı olduğunu, Dava dilekçemizde, beyan dilekçelerimiz ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerimizde beyan edildiği üzere, her iki program arasındaki benzerlikler aşikarken, mahkeme tarafından söz konusu benzerlikler göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,... eylemleri aynı zamanda sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini; ... ile imzalanan 03.07.2012, 06.01.2013 tarihli ‘’Sunuculuk Sözleşmesi'nin yükümlülükler başlıklı 4.maddesine aykırı davranılması nedeniyle 9.maddedeki cezai şart maddesinin uygulanması gerektiğini; yıllarca aynı kanalda yayınlanmış olan ... programında kullanılmış ve o programla özdeşleşmiş olan ifadelerin ya programında da kullanılmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, ... ile imzalanan 01.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren, 01.08.2012 tarihli Sözleşme’nin mali haklar başlıklı 5.maddesine aykırı davranılması nedeniyle 8.maddedeki cezai şart maddesinin uygulanması gerektiğini, İki yarışma programı birbirlerinden ayırt edilemeyecek şekilde benzer olup, davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.Davacı ... A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde; "Davalıların fiilleri, müvekkil şirketin FSEK'ten doğan mali haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu, Mahkemenin müvekkilin hak sahibi olduğu “...” isimli program ile davalılar tarafından haksız olarak hazırlanan “...” isimli programın birbirleriyle birebir benzemediği yönündeki kararının hatalı olduğunu, Zira her iki programa da 4 çift katıldığını, çiftlerin etaplarda aynı sırayla yarıştığını, ayrıca etapların içeriği, sırası, final oyunu ve sunucunun konuşmaları ve kamuoyunda bilinen yarışmaların ayniyet taşıdığını, Kaldı ki kamuoyunda davalıların yapmış olduğu programın hâlâ “...” ismi ile tanındığını, hatta selamlama, takdim, vedalaşma, yapılan konuşmalar, konuklarla yapılan mülakatlar ve konuların takdimi, kostüm, teknik yardımcı araç gibi çeşitli donanım nesneler (dekor) gibi unsurlar birebir aynı şekilde kullanıldığını, Davaya konu program formatlar arasında da teknik ortama dair ufak tefek birkaç değişiklik mevcut olsa da bu değişiklikler program formatının esasına ilişkin olmadığını, bu suretle de müvekkilin mali haklarının davalılarca ihlal edildiğini, Davalıların fiillerinin sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet teşkil ettiğini; davalılar tarafından çekimi gerçekleştirilen şu anki program, müvekkilin yapımcılığını üstlendiği program ile birebir aynı olduğunu, ortalama seyirci gözünden iki program arasındaki farklılıklar ayırt edilemediğini, Mahkemece yapılan değerlendirmede ise Sözleşme hükümlerinin TBK'nın 27. maddesine aykırı olduğu ifade edilerek hükümlerin geçersiz kabul edilmesinin hatalı olduğunu; Sözleşme içeriğinde davalıların taahhüdü “Programda kullanılan isim ve unvanlar ile yapı ve formatları kullanmama” şeklinde belirlendiğini, İşbu hüküm hiçbir şekilde kamu düzenine aykırılık teşkil etmemekte, davalıların çalışma özgürlüğünü orantısız bir şekilde sınırlandırmadığını, davalıların veya sektörde benzer konumda çalışan kimselerin bu ve benzeri taahhütleri vermesi Müvekkil Şirket gibi yapımcı-yatırımcı firmalar açısından ciddi önem arz ettiğini, Somut olayda davalıların müvekkilin hak sahibi olduğu yapımı, islim değiştirmek suretiyle farklı bir kanalda umuma ilettiğini, davalıların Sözleşme'yi kötüniyetli olarak ihlal ettiği, hakkın kötüye kullanıldığı ve işbu durumu hukukun korumaması gerektiğini,Davalılar ile müvekkil uzun süre çalıştığını, yarışmanın 4 sezon 315 bölüm süren, 19 Temmuz 2012 - 4 Eylül 2015 tarihler arası formatındaki sunuculuğunu ... yaptığını, hatta davalıların ortağı olduğu ... şirketi dahi işbu Programın yapım aşamasında kurulduğunu, davalılar işbu süreçte müvekkilin prodüksiyon konusundaki tecrübesinden yararlandığını, yapımın nasıl yapılacağını tüm detaylarıyla anladıklarını, hem Sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu hem de bahsi geçen fillerin haksız rekabet teşkil ettiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, eser sahipliğine dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine yöneliktir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm her iki davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacılar, davacı ... tarafından yaratılan ... isimli yarışma programının ilk olarak 19.07.2012 tarihinde davacı ... tarafından ... logolu televizyon kanalında yayınlanmaya başladığını ve son yayın tarihinin de 20.08.2017 olduğunu, programın formatının 03.08.2012 tarihinde İstanbul ... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile tescil edildiğini, davalıların “...” adı altında “..."in birebir aynısını ürettiklerini, diğer davalı ... TV A.Ş.’nin de ... TV logolu kanalda 01.01.2018 tarihinden itibaren bu programı yayınlamaya başladığını beyanla eser sahipliğinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, davacıların ... isimli yarışma programının eser mahiyetinde olmadığını, bir an için eser mahiyetinde olduğu düşünülse dahi “...” isimli programın anılan programın aynısı olmadığını, zira Alman menşeli “..." isimli televizyon yarışma program formatının lisanslı Türkiye uyarlaması olduğunu, ortada haksız kopyalama söz konusu ise bu haksız kopyalamanın davacılar tarafından gerçekleştirildiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Davacıların hak sahibi olduğunu iddia ettiği “...” isimli yarışma programının "Eser" niteliğinde olduğu ve FSEK'te eser sahibine tanınan haklardan yararlanabileceği, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece toplanan deliller ve denetime elverişli bulunnan bilirkişi raporları uyarunca; davacılara ait “...” isimli programa ait format ile "... isimli programa ait formatların birbirine benzemekle birlikte birebir benzemedikleri, her birinin ayrı bir formata sahip olduğu, davalı kullanımlarının dava dışı şirketten aldıkları lisansa dayalı olduğu, aynı zamanda davalıların lisansa dayalı kullanımlarının dahi orjinal yarışma formatından farklılıklar taşıdığı, davalı kullanımlarının özgünlüğü kabul edilmese dahi lisansa dayalı kullanım olması nedeniyle davacıların eser sahipliğine yönelik tecavüz ve ihlalin oluşmadığı davacının FSEK kapsamında eser üzerindeki haklan ihlal etmediği, aynı zamanda haksız rekabetin de bulunmadığı, bu nedenle bunlara dayalı taleplerinin dinlenilemeyeceği yönündeki mahkeme değerlendirmesi yerindedir. Davalıların davacılar ile imzaladıkları sözleşmeye aykırılık iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede ise; sözleşmeye aykırılığa dayalı talepler yönünden davalılara ilişkin sözleşme hükümlerinin çalışma hak ve özgürlüğünü sınırsız kısıtladıkları, sözleşme içeriklerinden yasaklanan hususların net olarak anlaşılmadığı, format metni bulunmadığı dikkate alındığında sunucu yönünden şahsına has sunumun kısıtlanmasının, diğer davalılar yönünden de belirsiz yasaklama getirilmesinin TBK 27'ye aykırı olduğu, bir an için sözleşme hükümleri geçerli kabul edilse dahi eser sahipliğine ve haksız rekabete ilişkin kabuller dikkate alındığında davalıların sözleşmeye aykırılık teşkil eden iş ve eylemlerinin bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla davacıların istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı ... Anonim Şirketi ile Davacı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ...Anonim Şirketi'nden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacı ... Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı ... Anonim Şirketi'nden alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacı ... Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.