mahkeme 2022/1520 E. 2024/955 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1520
2024/955
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1520 Esas
KARAR NO: 2024/955
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/12/2021
NUMARASI: 2019/338 Esas - 2021/432 Karar
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2019
BİRLEŞEN ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) 2020/267 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2020
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1846 yılında Almanya'da kurulduğunu, elliden fazla ülkede hizmet verdiğini, müvekkilinin ... kelime markası ve şekil markası dahil olmak ... nolu 09/10 sınıflarda tescilli şekil markası, ... nolu 05/09/10/13/41/42 sınıflarda tescilli ...+şekil markası, ... nolu 09/10 sınıflarda tescilli ... markası, 81/070527 nolu 07/09/10/16 sınıflarda tescilli ... markasının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalı şirket tarafından satılan güneş gözlükleri üzerinde müvekkiline ait şekil markasını kullandığını, davalının faaliyet konusunun "optik ürünlerin toptan ticareti" olarak belirtildiğini, davalı şirkete ait ürünlerin .... sitesi üzerinden dünyanın birçok yerine pazarlandığını, söz konusu internet sitesinde davalı şirketin ... markasının sektörde öncü bir marka olduğu ve ürünlerinin Paristeki Fransız tasarımcılar tarafından tasarlandığı yönünde beyanlarının olduğunu, internet sitesi üzerinden sergilenen ürünler incelendiğinde müvekkili şirketin tanınmış tescilli şekil markasının taşıyan gözlük modellerinin yer aldığını, davalı şirket tarafından üretilen taklit ürünlerin ....com sitesi üzerinden de satışa sunulduğunu, müvekkilinin "Z" logosunu ihtiva eden söz konusu ürünlerin numune satın alınarak Alman laboratuarlarında yapılan incelemede satılan ürünlerin sahte olduğunun anlaşıldığını, davalının eylemlerinin markaya tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının fiziki adresinde ve mağazalarında bulunan ŞEKİL markasını barındıran taklit ürünlerin ve her türlü evrakın, davanın kesinleşmesine kadar toplatılarak el konulmasına, şekil markasının dava süresince davalı tarafından kullanılmasının ve satışının engellenmesine, tüm taklit ürün ile ilgili evrakın adli emanette muhafaza altına alınmasına, davalının hizmet sunduğu ... ve .... isimli internet sitesinde yer alan davacıya ait + şekil markasını içeren ürünlerin sergilendiği ve/veya satışa sunulduğu linklere erişimin geçici olarak engellenmesine tedbiren karar verilmesini, gerçekleştirmesi muhtemel olan mütecaviz eylemlerin önlenmesi, davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin veya benzerlerinin davanın kesinleşmesine kadar kullanılmasının tedbiren önlenmesine karar verilerek davalının, davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı ürünlerinin üretiminin ve satışının durdurulmasını ve önlenmesini, davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalıya ait ürünlere el konmasını ve imhasına karar verilmesini, mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanını, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasını ve masraf ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilince asıl davaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendine ait tescilli markasını kullandığını, müvekkilinin 30.09.2017 tarihinde başvurduğunu ve 14.02.2018 tarihinde markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin markası olan ...’e süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, savunmaları alınmadan ve gerekli incelemeler yapılmadan bilirkişi raporu alındığını, bu nedenle bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişilerin yeniden incelenme yapabilmesi için örnek mahiyetinde bir gözlüğü muhabere yoluyla sunacaklarını, bu gözlüğün de bilirkişilerce incelenmesini talep ettiklerini, işbu inceleme sonunda davacı tarafın iddialarının asılsız olduğu anlaşılacağı gibi çıplak gözle de bu iddiaların gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle kanuna uygun bir şekilde başvurusu yapılan ve tescili yapılan kendi markasını kullanan müvekkili hakkında yapılan bütün tedbir taleplerinin reddini, işbu haksız yere açılan davanın reddini, yargılama giderleri harç ve avukatlık vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili tarafından birleştirilen (Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/267 Esas) dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... kelime markası ve dilekçesinde belirttiği işaret de dahil olmak üzere birçok markanın tescil sahibi olduğunu, mezkur markanın müvekkiline ait önceki tarihli tescilli dilekçesinde belirttiği işaret de dahil olmak üzere şekil markası ile yoğun biçimde benzer olduğunu ve markalar arasında iltibas riski olduğunu, davalının ... sayılı ve dilekçesinde belirttiği işaret ibareli markası, müvekkilinin ... nolu ve 03/09/1991 tarihli şekil marka tescilini birebir şekilde içerdiğini, sadece alt kısmına "..." ibaresi farkı olduğunu, davalı markanın müvekkil marka ile aynı ve hizmetleri kapsadığını, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının kötü niyet ile tescil olduğunu, müvekkilinin mesnet markası olan şekil markasını tek başına ve bire bir olarak ürünlerinde kullanmakta olduğunu, müvekkillerinin şekil markasının ... tarafından üretilen ürünlerde davalının tescilli markası ile bile değil tek başına kullanıldığını tespit ettiğini, davalıya ait şirket ... tarafından satılan ... isimli model haricinden ..., ... ve ... modelleri üzerinde de kullanıldığını, davalıya ait şirket ... tarafından üretilen taklit ürünler ... isimli çevrimiçi alışveriş sitesi üzerinden de satışa sunulduğunu, davalının söz konusu marka tescilinden farklı kullanıldığı için de marka hakkına tecavüz oluşturmakla birlikte SMK'nın 155. Maddesi kapsamına da girdiğini, davalının markasının müvekkiline ait tescilli şekil markası ile yoğun benzerlik içermesi, markalar arasında iltibas riski bulunması, karşıt markanın kullanılması halinde, markasının tanınmışlığıdan faydalanma gayesi olduğu ve dahi markanın ayırt edici karakterine zarar verme ihtimali olduğu ve son olarak müvekkiline ait tanınmış markadan haberdar olarak kötü niyet ile tescil edilmiş olduğu gerekçeleri ile SMK'nın 6. Maddesinin 4 ve 9. Bentleri ile 25. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya ilişkin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; aşamalardaki beyanlarını tekrarlamış, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, yapmış oldukları başvuruya süresi içisinde itiraz sunulmadığını, kullanımların tescilli markaya dayandığını, hukuka uygun olarak tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde telafisi olmayan zararların oluşacağını belirmiş, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarih ve 2019/338 Esas - 2021/432 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; asıl dava yönünden; davalının davacıya ait bilinirliği yüksek tescilli şekil markasını içeren kullanımlarının tüketiciler nezdinde davalı tarafından piyasaya sunulan ürünlerde davalı tarafından üretilen optik / cam kullanıldığı taraflar arasında bağ bağlantı olduğunu intibasını uyandırdığı, SMK 155 maddesi kapsamında tescilli marka savunmasının dinlenilemeyeceği anlaşılmakla davalının eylemlerinin markaya tecavüz haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış, buna dayalı taleplerin kabulüne karar vermek gerekmiş; Birleşen hükümsüzlük davası yönünden; ayrıca bir incelemeye yapılmasına gerek duyulmamış, davacı markasını birebir içeren marka tescilinin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verdiği ayrıca davalının davacı markasını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde birbir aynı şekli içeren marka tescilinde kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılmış iltibas ve kötü niyetli tescile dayalı hükümsüzlük talebinin -marka tescilinde kötü niyetli hareket edilmiş olması sebebiyle tüm sınıflar yönünden- kabulüne karar vermek gerekmiş, asıl ve birleşen davaların kabulüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; "Öncelikle hak düşürücü süreler nazara alınmaksızın karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekmekteyken mahkemece verilen kabul kararının usule aykırı olduğunu, Müvekkil kendisine ait olan hukuka uygun tescilli marka ve markalarını kullandığını, marka tescil bilgileri mahkeme dosyasında mevcut olduğunu, müvekkilimin markası olan ...’e süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu yönden davanın reddi gerektiğini, Mahkeme dosyasına sunduğumuz gözlüklerin çıplak gözle dahi incelenmesinde, davacı tarafın iddiasında bulunduğu gibi bir kullanım olmadığının anlaşılacağını, ayrıca müvekkilin kullanmakta olduğu markasına ilişkin görsellerinin de dava dosyasına sunulduğunu, bu görsellerde de herhangi bir marka, logo vs. kullanımın bulunmadığını,Müvekilimin kendisine ait olan ve hukuka uygun olarak tescil ettirmiş olduğu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin müvekkilin ticari hayatını geri dönüşü olmayacak şekilde etkileyeceğini, Kaldı ki davacının açmış olduğu davanın konusuz kaldığını, söz konusu markanın müvekkil tarafından artık kullanılmadığını, ... internet sitesi uygulamasında işaretli görsellerin kaldırıldığını, ayrıca ...com sitesinin de kapatılmış olup kullanılmadığını, İltibas-karışıklık-ilişkilendirilme hususlarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte; bir an için bu hususların ihtiva olduğu kabul edilse dahi; müvekkilin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkilin kötü niyetli olduğu ispatlanmadıkça davanın reddi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, Davacının markası Türkiye çapında hatta belli bir kesiminde dahi tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilin markası Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda markanın hükümsüzlüğü, davacıya sağladığı yarardan çok; müvekkilime zarar sağlayacağını,Süresinde bildirdiğimiz tanıklarımız dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, tarafların eşitliği sağlanmadığını, iddialarımızın ispatlanmasına fırsat verilmediğini,Davacı taraf, dava dilekçesindeki iddialarının hiçbirisini delillendirmediğini, bu nedenle ispatlanmayan taleplerin reddi gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması; birleşen dava ise markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "ASIL DAVA YÖNÜNDEN; -1-Asıl dava yönünden; Davanın KABULÜ ile; davalının davacıya ait tescilli şekil markasını (90/005370 no ile tescilli) içeren kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, ORTADAN KALDIRILMASINA,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; - 2-Birleşen dava yönünden; Davanın KABULÜ ile; TPMK nezdinde (... no ile) davalı adına tescilli ".... + şekil" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkinine." karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının, ZEISS kelime markası ve şekil markası çok sayıda tescilli markasının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davalı tarafından satılan güneş gözlükleri üzerinde kendisine ait şekil markasını kullandığını, davalıya ait ürünlerin ... sitesi üzerinden dünyanın birçok yerine pazarlandığını beyanla asıl davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi; birleşen davada ise, davalı şekil markasının iltibas yaratacak şekilde kötü niyetle tescil edilmiş olması nedeniyle hükümsüzlük isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. TPMK kayıtları uyarınca davacının ... numaralı şekil markasının 09. ve 10. sınıfta 03.09.1990 tarihinde tescil edildiği, ... numaralı ... kelime + şekil markasının 05, 09, 10, 13, 41 ve 42 sınıflarda yer aldığı, ... numaralı kelime markasının 09. ve 10. sınıfta yer aldığı ve 15.12.1988 tarihinde tescil edildiği, ... numaralı kelime markasının mal emtiaları bakımından 12.07.1991 tarihinde tescil edildiği, markaların güncel olarak koruma kapsamında olduğu; ... tescil numaralı "..." markasının ise davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları ile; davalının http://... ve https://....com/..., https://.... com/.... uzantılı linkler ile satışa sunduğu gözlük ürünleri üzerinde ve dosya kapsamına sunulan ürün numuneler üzerinde davacı Cari ... adına tescilli ... numaralı + şekil markasının yer aldığı, anılan marka tescilinin aynı sınıfta olduğu gözetildiğinde marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin sabit olduğu; davada hak düşürücü süre sorununun bulunmadığı, davalı tarafın dava açıldıktan sonra tecavüze son vermesinin durumu değiştirmeyeceği anlaşıldığından mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı markasını birebir içeren marka tescilinin davacı markası ile iltibasa sebebiyet verdiği ayrıca davalının davacı markasını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde birebir aynı şekli içeren marka tescilinde kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılarak, kötü niyetli tescil nedeniyle tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesinde isabetsizlik olmadığından, davalılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken toplam 855,20 (427,60 x 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 161,40 (80,70 x 2) TL harcın mahsubu ile bakiye 693,80 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.