mahkeme 2022/1506 E. 2024/962 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1506

Karar No

2024/962

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1506 Esas
KARAR NO: 2024/962
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/06/2022
NUMARASI: 2021/149 Esas - 2022/118 Karar
DAVA: Kullanılmama Nedeniyle İptal
DAVA TARİHİ: 08/10/2020
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllardır kozmetik ve temizlik ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafça davacının ... tescil numaralı markasının haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, davalı .... firmasının Türkiye'de sektöre davacıdan yıllar sonra girdiğini, davalının davacıya ait tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi davacının izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, bu durumun haksız eylem oluşturmakla birlikte marka hakkının ihlaline sebep verdiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkili adına tescilli markanın, davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, müvekkiline ait tescilli markanın, davalı tarafça .... ibaresiyle kullanıldığı malların toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı .... , "...." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, "...." markasını Davacının 21/05/2014 tarihli marka tescilinden 10 yıl önce geliştirip Türkiye dahil pek çok ülkede kullanarak "..." markası için davacıdan önce bir marka hakkı elde ettiğini, gerçek hak sahibi davalının, davacının sonradan tescil ettirdiği markaya tecavüz ettiğinin düşünülemeyeceğini, davalının, "..." markasını A.B.D.'de 2004 yılında geliştirip kullanmaya başladığını ve 2005 yılında da tescil ettirdiğini, davalının, "...." markasını A.B.D.'de ilk defa 20 Haziran 2006 tarihinde ... sayıyla 03, 18 ve 21nci sınıf mallar yönünden tescil ettirdiğini, ayrıca A.B.D.'de 03, 08, 18, 21, 35nci sınıflarda tescilli ... sayılı "....", 08 ve 21nci sınıflarda tescilli ... sayılı ".... ... ", 03, 18, 35nci sınıflarda tescilli ... sayılı "...", 03ncü sınıfta tescilli ... sayılı "...", 35nci sınıfta tescilli ... sayılı "...." markalarının sahibi olduğunu, davalının, "...." markasını Avrupa Birliği'nde ilk defa 29 Temmuz 2009 tarihinde ... sayıyla 03, 08 ve 21nci sınıf mallar yönünden tescil ettirdiğini, ayrıca Avrupa Birliği'nde 03, 08, 21, 42nci sınıflarda tescilli ... sayılı "...", 35nci sınıfta tescilli ... sayılı "....", 35nci sınıfta tescilli ... sayılı "...", 03, 08, 35nci sınıflarda tescilli ... sayılı "...", 03, 16, 18, 20, 21, 42nci sınıflarda tescilli ... sayılı "..." 03, 08, 18, 21, 35nci sınıflarda tescilli ... sayılı "..." markalarının sahibi olduğunu, davalının "..." markasını Türkiye'de ilk kullanan ve ilgili sektörde ayırt edicilik ve bilinirlik kazandıran firma olarak da gerçek hak sahibi olduğunu, "..." markalı ürünlerin, .... ve anlaşmalı üçüncü kişilere ait internet mağazaları kanalıyla Türkiye'deki tüketicilere davacının 21.05.2014 tarihli marka tescilinden önce satılmaya başlandığını, davalıya ait "...." markasını taşıyan ürünlerin Türkiye'de ilgili sektörde davacının marka tescilinden önce ayırt edicilik ve bilinirlik kazandığını, davalının, "..." markasını davacının 2014 tarihli marka tescilinden önce Türkiye'de ilk kulanan gerçek hak sahibi olarak, davacıya göre öncelik hakkına sahip olduğunu, davalının "..." markasını davacının 2014 tarihli marka tescilinden önce Türkiye'de ilgili sektörde ayırt edici ve bilinir hale getirdiği için tüketicilerin davalının "...." markasını davacı markasıyla karıştırması ihtimali olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "...." markasının sahibi olduğunu, markayı 2005 yılında ABD'de, 2009 yılında Avrupa Birliğinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayı Türkiye de kullandığını, müvekkilinin bu markayı tescili için 2018 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğunu ancak davalının ... sayılı "..." ibareli marka tescili nedeniyle müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, davalıya ait bu marka tescilinin tescil tarihinin üzerinden beş yıl geçmiş olmasına rağmen kullanılmadığını, bu çerçevede markanın iptalini, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvuru tarihi olan 2014 yılından itibaren geriye dönük bir şekilde 10 yıllık koruma hakkına sahip olduğunu, "..." markasının tescili için kanunlara uygun bir şekilde başvurusun yaptığını ve tescillediğini, müvekkilinin bu markayı 2015 yılından bu yana kullandığını, davacı vekilinin müvekkilinin tescilli markasını kullanmadığı iddiasının gerçek olmadığını bu sebeple de müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2022 tarih ve 2021/149 Esas - 2022/118 Karar sayılı kararıyla; "... dosyada toplanan tüm deliller ve bilimsel gerekçeye sahip ayrıntılı bilirkişi raporu karşısında, davalı marka sahibinin söz konusu markasını 03. sınıflarda tescilli olduğu "Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş Bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap için)" ciddi bir şekilde herhangi bir kullanımının bulunduğuna dair yeterli delil ibraz etmediği, birleşen davada davalı tarafından sunulan faturalardaki kullanımların yukarıda anılı kriterler ışığında tek başlarına ciddi kullanım için yeterli olarak kabul edilemeyeceği, bu hali ile markanın sicilden iptal sebebinin yasal koşullarının oluştuğu anlaşıldığından birleşen davanın kabulüne; Asıl davada ise; önceye dayalı gerçek hak sahipliği, açıklanan somut olayın değerlendirilmesinde, davalının ABD ve AB nezdinde davaya konu markayı, davacının tescil tarihinden önce tescil ettirdiğine ilişkin kayıt ve belgeleri dosyaya sunmuş olduğu, ayrıca ülkesellik ilkesi gereği Türkiye'de davacı tescil tarihinden önce fiili markasal kullanıma ilişkin sunulmuş delillerin incelenmesinde; ... isimli blogda davalı ürünlerinin Türkiye'de de sipariş verilebildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla davalının "..." ibareyi havi ürünlerinin ticaretinin Türkiye'de 2010 tarihi itibariyle yapıldığı; ... alan adlı adreste ise en eskisi 02/09/2009 tarihli, davalı "... " başlığı altında yorumların yer aldığı, bu itibarla Türkiye'de tüketici nezdinde bilinirliğinin bulunduğu ve yine tüketicilerin söz konusu ürünlere Türkiye'den de sipariş verdiklerinin anlaşıldığı; sunulan deliller karşısında, davalının, davacı tescil başvuru tarihi olan 21/04/2014 tarihinden önce "..." kelime markası üzerinde hak sahibi olduğu, bu itibarla tecavüz iddiasının kendisine yöneltilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından asıl davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı -birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde; "Mahkemenin mevcut bilirkişi raporlarına itirazlarımızı değerlendirmeden ve gerekçelendirilmeden ek bir bilirkişi raporu da almadan bu şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,Bilirkişi raporunda yapılan incelemede markaların tescil tarihlerinin değerlendirilmediğini, buna göre değerlendirmesinde davalının Amerika'da ... markası yönünden 15/06/2004 tarihinde tescil edildiğini, diğer yan markalar yönünden de yine Amerika'da 10/01/2006 tarihinde tescil aldığını belirttiğini, Yine bilirkişi davalının Avrupa Birliği'nde 29/07/2009 tarihinde yan markalar yönünden, 23/10/2011 tarihinde ise ... markası yönünden tescil edildiğini tespit ettiğini, ancak yapılan bu tespitler Türk Hukuku'nda geçersiz olup bilirkişi davalının Türkiye'de tescil yaptırıp yaptırmadığını, yaptırdı ise ne zaman ve ne şekilde tescil yaptırdığını tespit etmediğini, Davacı bakımından, ülkemizdeki kanunlar çerçevesinde tescil yapılmadığını, yabancı bir ülkede yapılan tescilin diğer ülkelerde de geçerli olduğu düşüncesi kanuna ve 20/3/1883 tarihli Paris Sözleşmesi'ne de aykırılık teşkil ettiğini, zira bir marka hangi ülkede tescil edilmiş ise, marka ihtilaflarında o ülke sınırları içerisinde hukuk kuralları uygulandığını, Kaldı ki Türkiye'de marka-patent konusunda önemli bir kurum olan Türkiye Patent Kurumu'na bildirilmeyen uluslararası marka tescillerinin, Kurumun onayı olmadan tanınması gibi bir husus Türk Kanunlarına göre yapılan bir tescil başvurusu olmadan mümkün olmadığını, Bilirkişinin markanın gerçek hak sahibinin davalı olduğu tespitinin hatalı olduğunu, zira SMK'nın 6/3 maddesinde de markanın gerçek sahibi olduğunu iddia eden gerçek kişinin/tüzel kişinin itirazlarının mevcut olması gerektiğini, oysa müvekkilimiz markanın tescilini yaparken hiçbir itirazla karşılaşmadığını, bu nedenle markanın itirazsız bir şekilde kendisi adına tescil edildiğini, Müvekkil şirket 03. Sınıfta ... markasını tescil ettirmiş olup, davalının hangi sınıflarda markayı kullandığı, 03. Sınıfa yönelik olarak ciddi kullanımının bulunup bulunmadığı ve 03. Sınıf için müvekkilin üzerine tescil edilmiş olan markanın iptal şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bilirkişi raporunda görüş bildirilmediğini, raporun bu yönü ile hükme elverişli olmadığını, Davalının 18. 21. 35. 08. ve 16. Sınıflarda marka tescili mevcut iken, müvekkilin bu markayı tescil ettirdiği sınıf ile bir ilgisinin olup olmadığının tespit edilmediğini, davalının kendisi 03. sınıfta ürün üretmiyor olup, kendisinin de 03. sınıfta bulunan ürünler için ciddi ... markasını ciddi olarak kullanıp kullanmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmamış ve davalı tarafından dosyaya bu konuda herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı gibi, bilirkişi raporunda bu durum da ayrıntılı olarak incelenmediğini, Davalı şirketin 03. sınıfa yönelik ürünleri üretip pazarlaması söz konusu olmadığından ve müvekkil de 03. sınıfa yönelik ürünler için ... markasını tescil ettirdiğinden, davalı şirketin açmış olduğu karşı davada hiçbir hukuki yararı da bulunmadığını, Müvekkil, tescil ettirmiş olduğu markayı 03. sınıf için kullanmakta olup, bununla ilgili ciddi kullanımı da bulunduğunu, müvekkilin tescil ettirmediği diğer sınıflarda ciddi kullanımının bulunmadığı gerekçesi ile markanın iptal edilebileceği tespitinin hatalı olduğunu, hangi emtialar yönünden ciddi kullanımın olduğu hangileri yönünden olmadığı hususunun araştırılması gerekirken araştırılmadığını, Markanın faturalarda ve irsaliyelerde geçmesi ''ciddi kullanım'' olarak nitelendirilmiş iken, tarafımızca sunulan faturaların ''ciddi kullanım'' olarak nitelendirilmemesi ve bu faturaların niçin ''ciddi kullanım'' olarak nitelendirilemeyeceği hususunun da açıklanmamasının hatalı olduğunu, Kök raporda ve birleşen davada sunduğumuz cevap dilekçesinde belirtmiş olduğumuz iddiaların hiçbirisinin bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını ve gerekçelendirilmediğini, Davacının iddia etmiş olduğu "markayı kullanmama" gibi bir durum söz konusu değildir. SMK'ya göre marka kullanımı 9. maddesinin 3. fıkrasında bahsedilen "kullanıma izni verme" şeklinde markayı kullanmıştır. Müvekkilimiz ... Limited Şirketi'ne aralarında akdettiği marka lisans sözleşmesine istinaden 5 yıl süre ile kullanım izni verdiğini, bahse konu sözleşmede detaylar belirtilmiş olup sözleşme hali hazırda sunulmuş olmasına rağmen bu beyanlarımız ve belgeler bilirkişi raporunda incelenmediğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması; birleşen dava ise kullanmama nedeniyle markanın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "ASIL DAVA YÖNÜNDEN;-Davacının davasının REDDİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; -Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine." karar verilmiştir. Hüküm davacı -birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada davacı ... A.Ş., ... tescil sayılı "..." markasının 13.05.2015 tairihinde 3.sınıftaki emtialar yönünden kendi adına tescilli olduğunu, davalının anılan markayı haksız kullanımı nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasını istemiş; Davalı ... ise, "...." markasının gerçek hak sahibi olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Birleşen davada ise, davacı ... tarafından davaya konu .... tescil numaralı "..." markasının kullanılmaması nedeniyle iptali istenmiştir. Mahkemece toplanan tüm deliller ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile; asıl davada davacı ... A.Ş., ... tescil sayılı "..." markasının davalı tarafından haksız kullanıldığından bahisle marka hakkına tecavüzün bulunduğunun iddia edildiği, gerçek hak sahipliğinin tecavüz davasında savunma olarak kullanılabileceği dikkate alındığında önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin önem kazandığı, dosyada mevcut delillerle davalının ABD ve AB nezdinde davaya konu markayı davacının tescil tarihinden önce tescil ettirdiğinin sabit olduğu, davalının aynı zamanda Türkiye'de davacının tescil tarihinden önce fiili markasal kullanımının bulunduğu, tüm bu hususlar uyarınca davalının, davacı tescil başvuru tarihi olan 21/04/2014 tarihinden önce "..." kelime markası üzerinde hak sahibi olduğu, bu itibarla tecavüz iddiasının kendisine yöneltilemeyeceği anlaşıldığından mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen davada, davacı ... tarafından davaya konu ... tescil numaralı "..." markasının kullanılmaması nedeniyle iptalinin istenmiştir. 6769 Sayılı Kanun'un 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Beş yıllık sürenin hesabında 6769 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesi yerinde olup; davalı tarafın markanın tescil edildiği mal ve hizmetler için markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl süreyle ciddi anlamda kullandığı (kullanmamanın haklı bir nedene dayalı olduğu da) ispat edilemediğinden, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olduğundan, davacı- birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı -birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı - birleşen dosya davalısından alınması gereken toplam 855,20 (427,60 x 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 161,40 (80,70 x 2) TL harcın mahsubu ile bakiye 693,80 TL harcın davacı - birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı - birleşen dosya davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim