mahkeme 2022/1504 E. 2024/961 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1504

Karar No

2024/961

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1504 Esas
KARAR NO: 2024/961
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2021/147 Esas - 2022/123 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana muhtelif inşaat ve hırdavat malzemelerinin üretim ve satışı işi ile iştigal olduğunu, müvekkilinin sınai haklar konusunda duyarlı ve ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacirin göstermesi gereken dikkat ve özeni gösteren bir üretici olduğunu, ancak hal böyle iken, müvekkili şirketle benzer ürünlerin üretimi konusunda faaliyet gösteren davalı şirketin, bu tasarım geliştirilmesinde hiçbir payı olmamasına rağmen, TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımı tescil ettirdiğini ve davalının bu tasarım tescilinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1979 yılından beri aktif şekilde kilit ve menteşe sektöründe faaliyet gösterdiğini, kilitler ve kilitle ilgili her türlü bağlantı elemanı üzerinde çalışarak yeni ve özgün tasarımları sektöre kaliteli bir şekilde sunduğunu, müvekkilinin ... sayı ile tescilli "klima santral kilidi" başlıklı tasarım tescilinin sahibi olduğunu, tasarımın doğası gereği değiştirilmeyecek veya değiştirilmesi çok zor olan özelliklerin bulunabileceğini, müvekkili tasarımı ile davacı tasarımı arasında farklılıklar bulunduğunu ve davacı iddialarının haksız ve dayanıksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih ve 2021/147 Esas - 2022/123 Karar sayılı kararıyla; "...Buna göre dava konusu 2010/00103 numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 11.01.2010 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmakla davanını kabulüyle tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; "Müvekkile ait tasarımın “yenilik” şartını taşımadığı yönündeki değerlendirmeler usul ve yasaya aykırı olduğunu, Tasarımın yeni olup olmadığının değerlendirmesi, yüzeysel bir değerlendirme olup tasarımın adeta fotoğrafını çekercesine ayrıntılı bir değerlendirme olmaksızın yapılması gerektiğini,Bu bilgiler ışığında, müvekkilin tasarım tesciline konu edilen tasarımların, davalılarca delil olarak sunulan ürünler karşısında yeni olduğunu, nitekim bilirkişilerce de raporda yer verildiği üzere tasarımların arasında, öğelerin imleri, oranları, yüzey şekilleri ve birbirleri ile ilişkiler sayesinde farklılaşma sağlanmış olduğunu,Yenilik incelemesi bakımından dikkate alınmaması gereken küçük farkların, tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmayan farklar olduğunu, oysa müvekkilin tasarımının farklı olan unsurları, yenilik incelemesi bakımından tasarımlara görünüm özellikleri bakımından yeterli farklılaşmayı sağladığını, Müvekkile ait tasarımın “ayırt edicilik” şartını taşımadığı yönündeki değerlendirmelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu; ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun dikkate alınması gerektiğini,Müvekkile ait tasarımın karşı tarafa ait tasarımla kıyaslandığında tasarıma adını veren kilit ögesinde tamamen farklı geometrik şekilleri içermesi, kolların köşelilik ve kavis oranlarında görülen bariz farklılıklar yenilik ve ayırt edicilik kriterinin sağlandığının bir yansıması olarak kabul edilmesi gerektiğini,Tasarım hükümsüzlüğünün değerlendirilmesi için ayırt edicilik konusunda bilgilenmiş kullanıcı ölçütünün dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda bilirkişi raporunun bilgilenmiş kullanıcı kıstasını dikkate almadığını, bu unsurların ve kıstasların hiçbirine yer vermediğini ve soyut bir benzerlik incelemesi yaptığını, Somut olayda müvekkilin davaya konu tasarımı kilit düzeneği olup kendisinden beklenen fonksiyonu yerine getirmek amacıyla temel bazı formlara sahip olması gerektiğini, bu kapsamda kilit sistemi, kilit kolu, kilit düzeneği ile anahtarın buluştuğu noktaların, teknik zorunluluklar dışında farklılık yaratabilecek noktalar olarak ortaya çıktığını, müvekkilin tasarımı ile karşı tarafın sunduğu deliller incelendiğinde tam da bu noktalarda farklılıklar sağlanmış olduğunu,Piyasada yer alan tasarımların görsel unsurları incelendiğinde bu tasarımların kilit kısımlarının köşeli yapıdan oluştuğunu ve davacıya ait tasarıma görsel olarak oldukça benzediğini; müvekkile ait kilit tasarımının ise oval formda bir taarıma sahip olduğunu ve daha önce yapılmış tasarımlardan farklı olarak yeni unsurları barındırdığını ve tasarımda değişikliğe gidilerek yaratılan müvekkile ait tasarımda ait genel görünümün esaslı bir şekilde öncekinden farklı olduğunu,Bilirkişilerin ... firmasına ait olduğu iddia edilen web sitesinin arşiv görüntülerini kullanarak son derece yetersiz şekilde yalnızca 2 görsele dayanarak inceleme yaptığını, buna rağmen müvekkilin tasarımının tümden yeni ve ayırt edici olmadığı sonucu vardıklarını, yenilik kriterinin var olup olmaması durumu davacıya ait orjinalliği ve tarih bilgisi doğrulanamamış bir kataloğun incelenmesi sonucu varılabilecek bir husus olmadığını,Müvekkil söz konusu tasarımda tasarımı geliştirmede mevcut seçenek özgürlüğünü sonuna kadar kullanarak kişisel gayretle diğerlerinden farklılaşan özgün ve yeni bir tasarım yarattığını, bu sebeple bilirkişilerin müvekkile ait tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş vermesinin son derece hatalı ve eksik bir değerlendirme olduğunu,Bu hususların hiçbir şekilde değerlendirilmediği ve tartışılmadığı bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı halde, itirazlarımızın yeni bir heyetten alınacak yeni bir raporla giderilmemiş olmasının ve raporun bu şekilde hükme esas alınmış olması tamamen hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE: Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KABULÜ ile; Davalı adına tescilli ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine." karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davalı adına kayıtlı bulunan 2010/00103 sayılı tescile konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığından bahisle tasarımların hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalı ise, davacının yenilik giderici delil olarak sunduğu tasarım görselleri ile tescilli tasarımları arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının denetime elverişli ve yeterli olduğu, mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi incelemeleriyle, hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ve bilirkişilerce resen yapılan araştırmalar sonucunda bulunan geçmiş tarihli tasarım tescillerinin incelenmesi neticesinde, hükümsüzlüğü talep edilen 2010/00103 numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 11.01.2010 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim