mahkeme 2025/775 E. 2025/610 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/775
2025/610
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/775
KARAR NO: 2025/610
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2025
NUMARASI: 2025/67 D.İş Esas, 2025/74 D.İş Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 17/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Talep; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile iş sahibinin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi talebine ilişkin olup, mahkemece talebin kabulüne dair verilen karara iş sahibi vekilinin itirazının reddine dair verilen karara karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen iş sahibi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Talep eden yüklenici vekili; taraflar arasında; 04/06/2024 tarihli Tehrişat Malzemesi Alım Sözleşmesi imzalandığını, talep edenin "yüklenici", karşı tarafın ise "alıcı" sıfatına haiz olduğunu, sözleşmenin konusunın; alıcıya ait; sözleşme ekinde listesi bulunan ... Projesi ... Blokta yer alan 58 adet dairenin otel konseptinde teşrifatının işbu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından temini ve alıcıya kullanıma hazır şekilde teslimi ile ilgili ürünlerin montaj ve kurulum işine ilişkin olduğunu, davacı yüklenicinin kendisine verilen süreler içerisinde yükümlülüklerini fazlasıyla yerine getirdiğini, hakedişlerin taraflarca onandığını, davalı şirketin, mail yoluyla davacıya 5.250.000-TL tutarı kadar borçlu olduğunu, 06/06/2024 tarihli mutabakat ile kabul ettiğini ve davacı yüklenici tarafından da onaylandığını ancak mutabık kalınan borcun ödenmediğini belirterek; sözleşme gereği ve hak ediş raporunda geçen 5.750.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla davalı iş sahibinin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 07/02/2025 tarihli kararı ile;Talep dilekçesindeki anlatım yetersiz olsa da dayanak ihtarnamede talebe konu alacağın taraflar arasındaki sözleşmede barter ödemesi olan 5.750.000,00-TL ile bartere sokulan 130 no.lu bağımsız bölümün tapu devrinin verilmemesi nedenine dayandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edildiğine ilişkin yaklaşık ispat olarak e-fatura, malzeme teslim tutanakları ibraz edildiği, her ne kadar hak ediş tutanağında ödenecek net tutar 583.199,74-TL olsa da bu bedele bartere konu taşınmazın barter değerinin düşülmek suretiyle ulaşıldığı, bartere konu taşınmazın Uyap üzerinden celp edilen kaydında üçüncü bir şirket adına kayıtlı olduğu, tüm bu hususlara göre yaklaşık ispatının muaccel alacak yönünden yerine getirilmiş olduğu" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin alacağın %15'i olan 1.200.000,00-TL teminat karşılığı kabulüne karar verildiği, kararda mahkemenin bir üyesinin; " Dosyaya sunulan mutabakat zaptında borçlunun bir borç ikrarı bulunmadığı, aksine mutabakat zaptının alacaklı tarafından düzenlenmiş tek taraflı bir belge olduğu, alacağı ispat için dosyaya sunulan fatura vb deliller yönünden ise alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle talebin reddi yönünde karar verilmesi gerektiği " şeklindeki gerekçesi ile karara muhalif kaldığı, ihtiyati haciz talep eden tarafça teminat mektubu sunulduğu görülmüştür.İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin dilekçesinde özetle; davalının tüm malvarlığı incelendiğinde; İstanbul’daki herhangi bir gayrimenkulünün dahi ihtiyati haciz kararında bahsi geçen 5.750.000,00 TL nin katbekat fazlası oranda malvarlığı bulunduğunu, bu nedenle ihtiyati haczin yasal şartları oluşmadığını, davalının talep edene vadesi gelmiş bir borcu bulunmadığını, sözleşmesel yükümlülüklerin ihtiyati haciz talep eden tarafça yerine getirilmemesi sonucu kabul şartları oluşmamış iken barter dairenin tapu iptal ve tescili istenemeyeceği gibi barter daire bedelinin de talep edilemeyeceğini, talep eden tarafça taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen hususların eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğini, ihtiyati haciz talep eden şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş, kesin kabul şartları oluşmamış, talep eden şirket kaynaklı sebeplerle kesin hakediş yapılmadığını, yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğini belirterek; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan teminatın iade edilmemesini talep etmiştir. Mahkemece 13/03/2025 tarihli ek karar ile; mahkemece verilen 07/02/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında uygulandığı, özellikle sözleşmenin 4.2 maddesi incelendiğinde, yüklenicinin yaptığı işlerden doğan alacaklarının barter usulü ile ödeneceği, barter olarak verilecek dairenin ... Projesi ... Blok ... Kat, ... nolu bağımsız bölüm olarak 5.750.000,00 TL olduğunun açıkça belirlendiği ve KDV tutarının işin teslimi anından düzenlenen fatura üzerine 7 gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, itiraz eden tarafın iddia ettiği gibi bartere konu taşınmazın devrinin "kesin hakediş yapılması" şartının, sözleşmenin bu maddesinde yer almadığı, aksine sözleşmenin "işin teslimi" koşulunu öngördüğü ve alacaklı tarafça sunulan e-fatura, malzeme teslim tutanakları ve hakediş raporunun bu koşulun gerçekleştiğini gösterdiği, hakediş tutanağında yer alan 583.199,74 TL'lik net tutarın barter değeri düşüldükten sonra hesaplandığı ve bu durumun işin tamamlandığını ve barter ödemesinin muaccel hale geldiğini yaklaşık ispatladığı, hakediş raporu dikkate alındığında muhalefet şerhinin de yerinde olmadığı, itiraz eden taraf, ayıplı ve eksik ifaya ilişkin bazı iddialarda bulunmuş ise de, bu iddialarını destekleyecek herhangi bir somut delil sunmadığı, barter'e konu taşınmazın tapu kaydının ... İnşaat üzerinde olduğu, tapu kaydında ...'a ayni sermaye olarak konulmasına ilişkin şerh bulunduğu, talep edene devredilmemiş olduğu, bu durumun alacaklının haklarının tehlikede olduğunu gösterdiği, sözleşmenin 4.2 maddesinde KDV tutarının "işin teslimi anından düzenlenen fatura üzerine 7 gün içerisinde nakden ve defaten yükleniciye ödeneceği" nin açıkça belirtildiği, tapu devri için gerekli diğer masraflardan söz edilmediği, bu durumda talep eden tarafın tapu devri için gerekli masrafları karşılamadan doğrudan taşınmazın bedeli üzerinden talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığı, bu açıdan sözleşmenin 4.2 maddesindeki 1.550.000 TL KDV düzenlemesi de irdelenir ise :, barter konusu taşınmazın KDV dahil değeri 5.750.000,00 TL olsa da, ayrıca işin bedelinin KDV'si olan 1.550.000,00 TL'nin itiraz eden tarafından (işveren/alıcı konumundaki şirketten) yükleniciye (talep eden tarafa) ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, 1.550.000,00 TL tutarındaki KDV ödeme yükümlülüğünün, itiraz eden (borçlu) tarafın üzerinde olduğu, bu KDV tutarının işin bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin teslimi anından itibaren 7 gün içinde yükleniciye ödenmesi gerektiği, itiraz eden tarafın "borcun bulunmadığı, bilakis alacaklı olduğu" yönündeki iddiası da somut delillerle desteklenmediği, hakediş tutanağı, e-fatura ve malzeme teslim tutanakları gibi belgelerin borcun varlığını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyduğu " gerekçesi ile itirazın reddine, ihtiyati hacizlerin İİK 266 maddesi gereğince kaldırılmış olmasının, ihtiyati haciz kararının kaldırılması anlamına gelmediğinden ihtiyati haciz nedeniyle ihtiyati haciz talep eden tarafından verilen teminatların iadesi talebinin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;dosyanın yargılamayı gerektirdiğinin ve iş sahibi şirketçe bir borç ikrarının da bulunmadığının yazılan muhalefet şerhi ile de sabit olduğunu, ilgili muhalefet şerhinin; "Dosyaya sunulan mutabakat zaptında borçlunun bir borç ikrarında bulunmadığı, aksine mutabakat zaptının alacaklı tarafından düzenlenmiş tek taraflı bir belge olduğu, alacağı ispat için dosyaya sunulan fatura vb. deliller yönünden ise alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle itirazın kabulü yönünde karar verilmesi kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne muhalifim." şeklinde olduğunu, iş sahibi tarafından borcun kabul edildiğine ve/veya alacaklı olduğunu iddia eden karşı tarafça düzenlenmiş hiçbir belgenin kabul edildiğine veya imzalandığında dair hiçbir delilin sunulamadığını, dosyaya yalnızca alacaklı olduğunu iddia eden tarafça tek taraflı düzenlenmiş evraklar sunulmuş olup işbu evrakların da yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmesi bakımından yeterli olmadığını, ihtiyati haczin yasal şartlarının oluşmadığını, Türkiye’nin ilk 500 şirketi arasında yer alan, en az 1 milyar TL sermayesi olan, ... Grup bünyesindeki iş sahibi şirketin herhangi bir mal varlığının bile iş bu davadaki ihtiyati haciz miktarının kat be kat üstünde olduğunu, vadesi gelmiş bir borç olmadığını, iş sahibinin mal varlığını kaçırma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, talep edenin sunmuş olduğu tek taraflı talepleri içeren ihtarname ve karşılıklı yükümlülükleri içeren sözleşmenin yaklaşık ispat için yeterli olmadığını, mahkeme gerekçesinin çelişkili olduğunu, gerekçede açıkça "talep dilekçesindeki anlatımın yetersiz olduğu" ancak " yine de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği"nin ifade edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 04/06/2024 tarihli Tehrişat Malzemesi Alım Sözleşmesi akdedilmiştir.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, henüz esas dava açılmamış olup; aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin eksik ve ayıplı iş olduğu iddiasında bulunduğu, talebin yargılamayı gerektirdiği, mutabakatın karşı yan tarafından imzalanmış olduğu, uyap sorgusunda aleyhine ihtiyati haciz talep edilen firma üzerinde 171 adet taşınmazın kayıtlı olduğu, dolayısı ile mallarını gizleme ve kaçırma olgusunun da sözkonusu olmadığı, kaldı ki karşı yanın icra dosyasına, iddia olunan alacak miktarı kadar teminat mektubu da sunduğu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemece; 07.02.2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararına, karşı yan tarafından yapılan itirazın reddine verilmiş olması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı (karşı yan) vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2025 tarih, 2025/67 Esas, 2025/74 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı (karşı yan) tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı (karşı yan) tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.