mahkeme 2025/662 E. 2025/611 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/662
2025/611
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/662
KARAR NO: 2025/611
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2024
NUMARASI: 2024/191 Esas, 2024/711 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf talebinin, istinaf harç ve masrafının muhtıra ile verilen sürede yatırılmamış olması sebebi ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararına karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; Davalı iş sahibinin Kazakistan'da ... şirketine satışını ve kurulumunu yapmış olduğu ocak besleme arabalarının imalatı ve temini için; davacı yüklenici şirket ile anlaştığını, ocak besleme arabalarının yapımını davacı şirketin gerçekleştirdiğini, davalı tarafından 04.04.2022 tarihinde ... sipariş emir numaralı 4 adet 15 m³ kapasiteli ocak besleme araba siparişi verildiğini, sipariş emrinin ödeme planında ödemelerin nasıl yapılacağının açıkça belirtildiğini, ödemelerin %40'ı siparişte, %55'i malzemelerin ... fabrikasında hazır olmasına istinaden, bakiye %5+KDV ise müşteri sahasında sorunsuz devreye alındıktan sonra 30 gün içinde ödenmesi kararlaştırıldığını, ürünlerin imalatının davacı şirket tarafından yapılıp, davalı iş sahibine teslim edilmiş olmasına rağmen kalan bakiye ücreti 15.455,94 € ve süpervizörlük ücreti 24.000 € ödenmediğini, Kazakistan'da ocak besleme arabalarının çalışır bir şekilde teslim edildiğine dair 07.04.2023 tarihli "Crane Test&Delivery; Form" belgesi düzenlendiğini ancak bu zamana kadar, kalan bakiye ve süpervizörlük ücreti ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine Crane Test&Delivery; Form'unun notes kısmında belirtilen malzemelerin davacı tarafından temin edileceğini ve bu malzemelerin davalı tarafından sevkiyatı yapılacağının kararlaştırıldığını, mail atıldığını, ancak ürünlerin ve tüm ek parçalar eksiksiz bir biçimde davacı şirket tarafından hazırlandığını, davalıya bildirildiğini, olumlu hiçbir dönüşün alınamadığını, İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptalini ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Tarafların ticari adresleri ve sözleşmenin ifa/teslim yeri Gebze olduğunu, dava ve davaya konu icra takibinin de Gebze'de yürütülmesi gerektiğini, müvekkilinin şirketinin zaten bu hususta icra dosyasına yetki itirazında da bulunduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davaya dayanak siparişin sözleşmesinde tedarikçi davacının ödeme alacağının oluşması için öncelikle tüm teslimatın müvekkili şirkete yapılması gerektiğini ve devreye alınması gerektiğinin yazılı olduğunu, fakat davacı tarafın, müvekkiline eksik teslimat yaptığını, teslim etmedikleri malzemeler ve devreye alma işlemleri gerçekleşmediği için alacağın muaccel olmadığını, zira edimlerini tam ve düzgün şekilde yerine getirmediklerini belirterek usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 26/11/2024 tarihli karar ile; taraflar arasında 04/04/2022 tarihli 4 adet 15 m³ kapasiteli ocak besleme arabası imalatı hakkında iş emri ve 01/03/2023 tarihli supervizörlük sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiği ve bu fatura bedellerinin tahsili için davacı tarafından icra takibine geçildiği, davalının borca itiraz ettiği, takibin durduğu, sadece davacının incelemeye defterlerini sunduğu, davacı defter ve belgelerinde yapılan incelemelerinde; defterlerin yasaya uygun olduğu, faturaların taraflar arasındaki sözleşme ve sipariş formuna göre düzenlenmiş ve fatura içeriği mal ve hizmetin yerine getirilmiş olduğu, 2023 yılı sonu itibari ile davacının yasal defter ve belgelerine göre davalının 39.455,94 Euro karşılığı 1.285.233,84 TL borçlu göründüğü, davacının 39.455,94 Euro asıl alacağa icra takibinde talep edilen 7.617,71 Euro faiz talep edildiği, taraflarca imzalanan sipariş formunda ödemede gecikme halinde uygulanacak faiz oranına dair herhangi bir oran belirtilmediği, bu nedenle 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca toplam 1.253,72 Euro faiz hesaplandığının bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında takibe itirazın iptaline, takibin 39.455,94 Euro asıl, 1.253,72 Euro işlemiş faiz, toplam 40.709,66 Euro alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarında döviz cinsinden mevduatlara uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Davacı tarafa 04.04.2022 tarihinde ... sipariş numaralı sözleşme ile 4 adet 15 m³ kapasiteli indüksiyon eritme ocağına madenleri boşaltacak besleme arabası siparişi verildiğini, davacının edimini sözleşme şartlarına uygun bir şekilde yerine getirmediğini, davalı şirketin, davadan önce karşı tarafa eksik ve kusurları hakkında Gebze ... Noterliği 16.08.2023 Tarih ve ... Yevmiyeli ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnamenin dosyada mübrez olmasına rağmen dikkate alınmadığını, hatalı( ayıplı) ürünler imal ederek; davalıyı 3. şahıs müşterisine ( Kazakistan'da mukim ... şirketi) karşı tazminat ödeme sorumluluğuna yol açtığını, aslında davalının davacıdan tazminat alacağı olduğunu, davalı şirketin, davacı aleyhine menfi tespit ve zarar ziyandan mütevellit tazminat davası açtığını, bu davanın İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/219 E. sayılı dosyasında halen dava devam ettiğini, ara kararda tarafların defter ve kayıtları inceleneceği belirtilmiş olmasına rağmen davalının delil ve ticari defterlerinin incelenmediğini, mahkemenin öncelikle; 04.04.2022 tarihli ve ... sipariş numaralı sözleşmenin damga vergisinin tamamlatması gerektiğini, yetki itirazının dikkate alınmadığını, tarafların ticari adresleri ve sözleşmenin ifa/teslim yerinin Gebze olduğunu, davanın yetki itirazlarımız doğrultusunda Gebze Mahkemelerinde yürütülmesi gerektiğini, icra dosyasında da yetkiye itirazları olduğunu, dava konusu sipariş sözleşmesindeki (İstanbul) ibareli yetki şartında Anadolu- Merkez -Bakırköy'ün mü yetkili olduğunun net anlaşılamadığından geçerli bir yetki şartı olmadığını, tahkim şartı itirazlarının dikkate alınmadığını, sözleşmede "Uyuşmazlık durumunda Tübitak Marmara Araştırma Enstitüsü Hakemliği..." nin yetkili olduğunun açıkça yazılı olduğunu, sözleşme ve teklifnamede dahi ödemenin; müşteride sorunsuz devreye alınmasından 30 gün sonra gerçekleşeceği hükmünün olduğunu, davacının edimini eksiksiz yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davalı şirketin, dava tarihinden önce eksikleri davacı tarafa bildirdiğini, Crane Test&Delivery; Form ismindeki yabancı dil ile yazılı belgede, davalı şirket yetkilisinin imzasının olmadığını, davacı tarafı ibra mahiyetinde olmadığı davacının tüm imalatı eksiksiz yerine getirip teslim ettiği anlamına gelmeyeceğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmesi söz konusu olmadığı için davacı yararına faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece 26/02/2025 tarihli ek karar ile; "Davalı vekili vermiş olduğu 27/01/2025 tarihli dilekçesi ile davayı istinaf etmiş ise de, nisbi harca tabi kararların davalı tarafından istinaf edilmesi halinde nisbi istinaf karar harcının ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının yatırılması gerekir. İstinafa konu kararda alınması gereken istinaf harcı yatırması gerekirken toplam 24.603,80-TL istinaf karar harcını yatırmadığı görülmüştür. Bu itibarla davalı vekilince yatırılmadığı anlaşılan nisbi istinaf karar harcının ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının ikmali için HMK'nın 344.maddesi uyarınca muhtıra gönderildiği muhtıranın 18/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen eksik olan 24.603,80-TL'lik harcın yatırılmadığı " gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili mahkemenin 26/02/2025 tarihli ek kararına karşı istinaf dilekçesi ile; mahkeme kararı istinaf ettiklerini ancak mahkeme tarafından dercedilen müzekkerenin yanlış anlaşılması nedeniyle harç bedeli ödenemediğinden; istinaf başvurularının reddine karar verildiğini, bu suretle hukuki dinlenilme haklarının zayi olduğunu, müzekkerede "İstinaf Eden" kısmı belirtilmediğinden davalı şirketin mi yoksa davacı tarafından mı istinaf ettiği konusunda şüpheye düştüklerini kaldı ki davacı taraf da esasen karardan memnun olmayıp davanın kısmen kabul edildiğini, bu nedenle davacının istinafı yanılgısına düştüklerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (İHAM) “hukuki kesinlik”, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ise “hukuki belirlilik” olarak adlandırdığı ilkenin ihlal edildiğini, müzekkerede istinaf eden kısmının yazılmadığını, yerel mahkeme ek kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Dosya kapsamından davacı yanca davalı şirkete 04/04/2022 tarihinde ... sipariş emir numaralı 4 adet 15 m³ kapasiteli ocak besleme araba siparişi verildiği, bu itibarla yanlar arasında eser sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davalı vekili tarafından mahkemenin 26.11.2024 tarihli kararı; 27.01.2025 tarihli dilekçe ile istinaf ettiği, ancak nisbi istinaf karar harcını yatırmadığı, bu nedenle mahkemece; davalı vekiline muhtıra gönderildiği, muhtıranın davalı vekiline 18/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, muhtıra incelendiğinde; konusunun ve ne kadar istinaf harcı yatırılması gerektiğinin belirtildiği ve bu muhtıranın, kararı istinaf eden davalı vekiline tebliğ edildiği halde verilen sürede istinaf harcının yatırılmadığı bu nedenle mahkeme tarafından 26/02/2025 tarihli ek karar ile; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin bu ek kararı istinaf dilekçesinde; istinaf harcını yatırmama sebebi olarak; davada kısmen kabul kararı verildiğinden, muhtıranın davacı yan için düzenlenmiş olduğunu düşündüklerini belirtmiş olsalar da; herkesin haklarını kullanırken HMK 29. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve TMK'nın 4.maddesindeki "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmüne uygun hareket etmek zorunda olduğu, davada kısmen kabul verilmiş olmasının, davacının da bu kararı istinaf edeceği anlamına gelmeyeceği, kaldı ki uyap sisteminden davacının da kararı istinaf edip etmediğini kontrol edebileceği gibi, davalı vekili muhtırada belirtilen istinaf karar harcını ödemediğini bilebilecek durumdadır. Bu nedenle mahkemece yazılı şekilde ek karar ile davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarih ve 2024/191 Esas, 2024/711 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 98.415,23 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.913,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 95.501,33 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.