mahkeme 2025/1306 E. 2025/857 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1306
2025/857
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1306
KARAR NO: 2025/857
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/06/2025
NUMARASI: 2024/1035 Esas, 2025/444 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca, müvekkil şirketin, davalı şirkete ait İzmir ili, Menderes İlçesi, ... ada, ... parselde kain ve İzmir ili, Menderes İlçesi, ... ada, ... parselde kain arsalar üzerinde prefabrik depo inşaatı yapma işini üstlendiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmelere istinaden müvekkil şirketin , üzerine düşen tüm yükümlülüklerini zamanında ve sözleşmelere uygun şekilde yerine getirdiğini, ... şirketinin Ticari defter kayıtlarına göre bile davalı şirket müvekkil şirkete "sözleşmeden kaynaklanan işler için" 322.000,61 TL borçlu olduğunu, karşı yana bu borcunu ödemediğini ve sonrasında müvekkil şirket ile 22.07.2016 tarihinde bir protokol imzaladığını, bu protokole göre, “ taraflardan ... Peyzaj, yüklendiği İzmir İli Menderes İlçesi ... Ada ... Parsel ve ... ada ... parsellerde mevcut taşınmazlar üzerinde yapılacak depo inşaat işi dolayısıyla taraflar arasında akdedilen, 12.05.2014 tarihli ... 1 ve ... 2 anahtar teslim prefabrik depo inşaat sözleşmelerinden kaynaklı 100.000 Euro luk alacağının sözleşmelere konu ... 1 depo ve ... 2 depo binalarının iskan ruhsatının alınarak ...’a ibraz edilmesine kadar teminat olarak ... tarafından bloke edilmesini kabul ve taahhüt eder.” denildiğini, yapı kullanma izin belgelerinden de anlaşılacağı üzere ... şirketi İskan Ruhsatlarını 07.02.2023 ve 24.01.2023 tarihlerinde, müvekkili şirkete yetkilisinin imzası ile teslim aldığını, 100.000 EURO’nun ödenmesi için bir çok kez talepkar olduğunu, bu bedelin kendisine ödenmesini istediğini, bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin 100.000,00 EURO’nun tahsili için icra takibi açtığını, fakat itiraza uğradığını, müvekkilinin İskan ruhsatlarının alınmasını takiben de talepte bulunduğunu ama yine herhangi bir ödeme alamadığını, müvekkilinin 100.000,00 EURO’nun tahsili için icra takibi açmış fakat itiraza uğradığını, müvekkilinin son olarak Arabulucuya başvurduğunu ve fakat yine sonuç alamadığını, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/144 Esas sayılı dosyası ile bir dava devam ettiğini, dava konusunun "Müvekkil şirket, davalı şirkete ait İzmir ili, Menderes İlçesi, ... ada, ... parselde kain arsadaki inşaat projesi için davacı şirketin de bilgisi ile sözleşmede belirtilmeyen ek işler yaptığını, müvekkil şirketin yaptığı bu ek işler ... firmasının bilgi, denetim ve talimatı ile yapıldığını, müvekkil şirket, yapmış olduğu ilave işler için 16.12.2016 tanzim tarihli, 615.472,00 TL bedelli ve “... ada, ... parselde bulunan depo inşaatı ilave-ek işler “ açıklamasını ihtiva eder faturayı tanzim ettiğini, ... şirketi ek işlerin bedelini ödemediği için taraflarınca kendilerine dava açıldığını, İzmir de görülen bu davada tarafların ticari defterleri de incelendiğini, İzmir de yapılan defter incelemesine dair raporlarda davalı şirketin müvekkil şirkete “sözleşmeden kaynaklanan işler nedeniyle” borçlu olduğu ortaya konulduğunu, davanın kabulüne ve 100.000,00 EURO alacağımızın İskan Ruhsatlarının düzenlendiği tarihlerden başlamak kaydı ile avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; ... A.Ş.inşaat işlerinde faaliyet göstermekte olduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile yapılan 15.02.2024 tarihli sözleşme gereği yerine getirildiğini ve bu kapsamda 30.06.2024 tarihinde kesin kabul tutanağı, kesin hakediş raporu ve kesin hakediş raporu (kapak) karşılıklı olarak imzalandığını, müvekkil şirket toplam olarak 21.725.818 TL harcama yaptığını, tüm harcamalarının belgelendirildiğini, .250.000,00 TL İnşaat dışı nakiş harcamalar,264.000,00 TL Peyzaj işleri, 3.042.472,11 TL Bodrum’dan alımı yapılan malzemeler, 2.975.494,53 TL Bodrum’dan alımı yapılan işçilik,10.193.851,44 TL diğer işler olmak üzere toplam 21.725.818,08 TL topşlam harcama yapıldığını, 09.07.2024 tarihinde de 11.600.000 TL lik fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini, 25.11.2024 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.12.2024 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.01.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.02.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.03.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.04.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli çekler alındığını, geriye kalan 3.500.000 TL yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, açık hesap olarak bekleyen alacağımız için hukuki başvuru haklarımızı saklı tuttuklarını, mahkememizin ihtiyati tedbir kararına vermiş oldukları cevapların geçerli olduğunu, davacının talepleri sadece iddiadan ibaret olduğunu, bu konuda resmi makamlarca ya da ilgili mahkemeler tarafından yapılmış tespit edildiğini, bu durumun davacının iddialaının doğru olmadığının en büyük delil olduğunu, sunmuş oldukları raporlarda imza bulunmadığını, Beyoğlu ... Noterliği tarafından gönderilen ihtarnamedeki hususların tamamen gerçek dışı olduğunu, bu sebeple Beyoğlu ... Noterliğinin ihtarnamesi ile verilen cevapta belirtilen hususların gerçek dışı olduğu bu sebeple kabul edilmediğini ihtaren bildirildiğini, davacı tarafından gönderilen Beyoğlu .... Noterliğinin ihtarnamesinde belirtilen eksikliklerin hangi tarihte tespit edildiği konusunda açık bir tarih bulunmadığını, tüm imalatlar projeye uygun olarak yapılmıştır. Bu sebeple davacı bugüne kadar ilgili mahkemeden ya da resmi makamlardan iddialarını destekleyecek bir tespit yaptıramadığını, dava konusu imalatların yapıldığı bina okul olarak kullanıldığını, iskan ruhsatı olmasada itfaiye izni ve milli eğitim müdürlüklerinden çalışma izni alınmasının zorunlu olduğunu, Bodrum belediye başkanlığı tarafından dava konusu imalatların yapıldığı binanın iskanı olmadığının bildirildiğini, itfaiye raporu ve yine okul olarak kullanılan binanın ilçe milli eğitim müdürlüğünden veya il milli eğitim müdürlüğünden açılış izni olması gerektiğini, müvekkil... A.Ş.inşaat işlerinde faaliyet göstermekte olup, bu kapsamda davacı şirket ile; 15.02.2024 tarihli sözleşme gereği yerine getirildiğini ve bu kapsamda; 30.06.2024 tarihinde kesin kabul tutanağı, kesin hakediş raporu ve kesin hakediş raporu (kapak) karşılıklı olarak imzalandığını, ... A.Ş. tarafından yapılan ve 30.06.2024 tarihinde kesin kabul zamanı gelen yukarıda yazılı işin 30.06.2024 tarihinde yapılan muayenesinde, sözleşmesine uygun olarak tamamlandığı, kesin kabule engel olabilecek bir eksik bulunmadığı ve kesin kabulü yapılabilecek halde bulunduğu anlaşılıp kesin kabulü yapıldığını, 09.07.2024 tarihinde de 11.600.000 TL lik fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini, bu fatura ticari defterlere işlenmiş olup BA – BS formları düzenlendiğini, 25.11.2024 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.12.2024 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.01.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.02.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.03.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli, 25.04.2025 tarihli 1.350.000 TL bedelli çekler alındığını, geriye kalan 3.500.000 TL yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, davalı tarafla karşı yürütülen tüm iyiniyetli görüşmelerin sonuç vermediğini ve müvekkilinin fatura alacağının 8.100.000 TL lik çekler dışında kalan bölümü için tevkifat düşüldükten sonra kalan 2.651.666 TL’nin tahsili amacıyla Bodrum ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, buradaki KDV alacağımız ile ilgili hukuki haklarımızı saklı tuttuklarını, süresi içinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı/borçlu takibe itiraz dilekçesinde, icra takibine neden olan miktarda borcu olmadığını belirtmişse de bu itiraz gerçeği yansıtmadığını, borcu ödememek için yapılan başvuru neticesinde çekler için verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkemece 02/06/2025 tarihli ilamında; davada davacı ile davalı arasında imzalanan 22.07.2016 tarihli protokol kapsamında yapılan işlerin ayıplı ve eksik olduğu iddiasına dayalı alacak ve davalı şirketin nam ve hesabına yapıldığı iddia edilen işlerin bedelinin ve borçlu bulunmadığının tespiti ile çeklerin iptali talepli dava olduğu anlaşılmaktadır. İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/144 esas sayılı dosyasında dosyamız davalısının davacı şirket ile yapılan 22.07.2016 tarihli protokol gereği yerine getirtiği inşaat işlerine dair itirazın iptali istemli dava olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki protokole ilişkin taleplerinin İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/144 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesindeki alacağa ilişkin talebin birlikte incelenmesinde usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu, her iki dava konusunun da birbirleriyle bağlantılı olduğu, davaların birlikte görülmesinde taraflar yönünden hukuki yarar bulunduğu, bu itibarla birleştirme kararının usul ekonomisine uygun olacağı kanaatine varılarak Mahkememizin işbu dava dosyasının İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/144 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın bundan sonra birleşen dosya üzerinden yürütülmesine dair karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin birleştirme kararı tahkikat safhasının sonuna gelmeiş olan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/144 sayılı dosyasında karar verilmesini güçleştireceğini, anılan davada yargılama süresinin uzayacağını, Bunun yanı sıra gerekçeli kararda, Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle başlığı altında anlatılan vakıaların cevap dilekçesi ve dosya kapsamı ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, anlaşılacağı üzere ilk derece mahkemesinin dosyayı incelemeden dosya ve birleşen dosyanın safahatine ve muhtevasına aykırı olarak birleştirme kararı verdiğini beyanla Usul ekonomisine aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nın istinaf yoluna başvurulabilen kararlar başlıklı 341/1 maddesine göre, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği şeklindeki düzenlemeye göre, hangi kararla ilgili istinaf yoluna başvurulabileceği açık bir şekilde sayılmış olup, somut uyuşmazlık yukarıda açıklanan hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararı, birleştirme kararına ilişkin olup HMK m. 341 kapsamında istinafa tabi sayılan kararlardan olmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan İstinaf karar harcının talep ve istek halinde davalı tarafa İADESİNE, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.