mahkeme 2024/96 E. 2024/75 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/96

Karar No

2024/75

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/96
KARAR NO: 2024/75
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2023/345 D.iş, 2023/302 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Alacaklı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesiyle, müvekkili ile borçlu firma arasında ".... Mah. ... Caddesi No:... Üsküdar/İstanbul" adresinde yer alan şantiye sahasındaki hafriyat malzemesinin saha dışı, saha içi taşınması, şantiye içi yolların açılması ve her türlü hafriyat sıkıştırma işinin yapılması adına Beylerbeyi Bonega Projesi Hafriyat İşi Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında yapılması gereken işler müvekkili tarafından eksiksiz, ayıpsız ve gereği gibi yerine getirildiğini ve getirilmeye devam ettiğini, nitekim borçlu şirketin proje müdürü ... tarafından müvekkili şirketin yapmış olduğu işleri tasdik eden 01.09.2023 tarihli 1 nolu hakediş imzalandığını, bizzat borçlu şirket proje müdürü tarafından kabul edilen ve imzalan hakediş doğrultusunda, müvekkili şirket tarafından yapılan işlere ilişkin 21.09.2023 tarihli 1.257.344,38-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından kesilen fatura borçlu firma tarafından e-fatura sisteminde kabul edildiğini, sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca borçlu tarafça onaylanan hak edişe ilişkin fatura düzenlenmesine müteakip borçlu tarafın fatura bedelinin %50'sinin peşin olarak ödenmesi, %50'si için 60 gün vadeli çek verilmesi gerektiğini, sözleşmenin açık hükmüne rağmen borçlu şirket, 10.1 maddesindeki yükümlülüklerini getirmemiş, %50 peşin ödenmesi gereken tutar ödenmediğini, müvekkili şirketinin, borçlu şirketten alacaklı olduğu izahtan vareste olduğunu, borçlunun mallarını kaçırma ve kötü niyetli olarak konkordato ilan etmesi kuvvetle muhtemel olduğundan buna engel olunması için borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK.’nun 257.maddesi uyarınca teminatsız gerekli görülmesi halinde belirlenen teminat tutarının yatırılması suretiyle, ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 28/9/2023 tarihli kararla, taraflar arasında eser sözleşmesi akdedildiği, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirketin işveren, talep edenin ise taşeron olduğunun talep eden tarafça sunulan sözleşmeden anlaşıldığı , talep dilekçesi ekinde 01/09/2023 tarihli aleyhine ihtiyati haciz talep edilen işveren şirket proje müdürü ... imzalı hakediş belgesi sunulduğu, belgeye göre hakediş tutarının KDV dahil 1.257.344,38 TL olduğu, bu hakediş tutarına ilişkin talep eden taşeron tarafından işveren adına aynı miktarlı olarak düzenlenen ticari faturanın ve kesilen faturanın borçlu işveren şirket tarafından kabulüne ilişkin e-fatura sistemi ekran görüntüsünün sunulmuş olduğu, bu hali ile, talebe dayanak yapılan belgelerin muaccel bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispata elverişli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin talep miktarı olan 628.672,19-TL üzerinden %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiştir.İtiraz eden borçlu vekili tarafından, talepte bulunanın dayandığı fatura için müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiğini, faturaya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi yaklaşık ispat açısından incelenirken faturayı teyit edecek (ticari defter kayıtları vb) yan delillerin de dikkate alınması gerektiğini, talepte bulunan imzalı hak ediş olarak beyan ettiğini belge proje müdürü tarafından taslak olarak hazırlanmış belge olduğunu, belgenin şirket yetkilisi değil proje yöneticisi imzalamış olması sebebiyle şirketi doğrudan bağlayıcı olmadığını, talepte bulunan tarafından imzalanarak müvekkiline sunulduğunda onaylandığı takdirde faturaya dönüşebilecek bir belge niteliğinde olduğu, talep eden taraftan alacaklı olunduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.Mahkemece 18/10/2023 tarihli karar ile, İİK'nun 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olduğu, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine (alacağın rehinle temin edildiği, muaccel olmadığı, muaccel alacak için İİK 257. md koşullarının oluşmadığı) ilişkin olarak sınırlandırıldığı,bu kapsamda; itiraz eden borçlu vekilinin, talepte bulunanın dayandığı fatura için müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiği, faturaya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi yaklaşık ispat açısından incelenirken faturayı teyit edecek (ticari defter kayıtları vb) yan delillerin de dikkate alınması gerektiğini, talepte bulunan imzalı hak ediş olarak beyan ettiği belge proje müdürü tarafından taslak olarak hazırlanmış belge olduğunu, belgenin şirket yetkilisi değil proje yöneticisi imzalamış olması sebebiyle şirketi doğrudan bağlayıcı olmadığını, talepte bulunan tarafından imzalanarak müvekkiline sunulduğunda onaylandığı takdirde faturaya dönüşebilecek bir belge niteliğinde olduğunu, talep eden taraftan alacaklı olunduğu yönündeki itirazlarının yasada tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığını, ihtiyati haciz talebine konu değişik iş dosyası ve ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, itiraz eden borçlu vekilinin mahkemenin 28/09/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmiştir.Borçlu vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerini İİK madde 265 kapsamında sayılan itiraz sebepleri arasında olmadığının belirtildiğini, mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, mahkeme tarafından ihtiyati haciz şartları oluşmadığı halde karar verildiğini, öncelikle, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ortada muaccel bir borç olması gerektiğini, müvekkilinin ise davalıya muaccel, miktarı belirli bir borcu bulunmadığını, müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden firmalardan ... Firması davalı ile müvekkili şirket arasında "... Uygulama İşleri Sözleşmesi" imzaladığını, davalı taraf işbu sözleşmenin,10. maddesinde düzenlenen işe başlama ve bitirme tarihine, 11. maddesinde düzenlenen gecikme halinde uygulanacak ceza ve kesintilere, 14.maddesinde düzenlenen iş programına,15. maddesinde düzenlenen iş için gerekli ekipman teçhizat ve personel yükümlülüklerine, 18. maddesinde düzenlenen sözleşmeye uygun yapılmayan işlere, ilişkin hükümlerine açıkça aykırı davrandığını, davalı tarafın sözleşmeye açıkça aykırı davranmasından ötürü oluşan zararların ve cezai şart miktarının müvekkili şirkete ödenmesi, talepte bulunanın alacaklarından bu tutarların mahsup edilmesi gerektiğini, karşı taraf müvekkili şirketten muaccel olmadığını ve miktarı belli olmayan bir tutarda alacaklı olduğu gibi aynı zamanda müvekkili şirketin borçlusu konumunda olduğunu, davalı tarafa 22.09.2023 tarihinde sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmedeki cezai hükümlerin uygulanacağının ihtar edildiğini, davalı taraf kendisi de müvekkiline borçlu olduğunu bilmekte olduğunu, müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek ve aleyhine başlatılacak dava ve takiplerden önce oldu bittiye getirerek tahsilat yapmak için amacıyla 27.09.2023 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, kötü niyetli olduğunu, alacak tutarının doğru ve talep edilebilir nitelikte olmadığının, talepte bulunanın kötü niyetli olduğunun diğer önemli bir göstergesi ihtiyati haciz talep eden tarafın, sözleşmede belirlenen birim fiyattan farklı bir tutarı esas alarak fatura düzenlemiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılan iş için belirlenen metreküp birim fiyatı 665,00-TL olduğunu, ancak ihtiyati hacze dayanak yapılan icra takibinde hesap 900,00-TL/metreküp üzerinden yapıldığını, kek başına bu dahi alacağın belirli ve muaccel olmadığının ispatı niteliğinde olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK madde 257'te sayılan şartların sağlanması gerektiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle borç muaccel olmalı ve rehinle temin edilmemiş olması gerektiğini, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haczin dayanağı olan borç muaccel olmadığını, alacağın muaccel bir alacak olabilmesi için tarafların karşılıklı talep ve iddialarının, alacak beyanının borçlu tarafından teyit edilmesi gerektiğini, ticari defter kayıtlarına göre müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, alacaklı iddiasında bulunan karşı tarafın talebi yerinde olmadığını verilen ihtiyati haciz kararının, haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz şartının ilki olan alacağın muaccel olması şartını sağlamamakta olduğunu, müvekkilinin belirli yerleşim yerinin olmaması ya da (2) müvekkilinin taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemiş olması veya kaçmaya hazırlanması yahut da kaçmış olması ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemler yapmış olması gerektiğini, öncelikle müvekkilinin yerleşim yeri belirli olmakta olduğunu, aktif bir şekilde faaliyetini devam ettirdiğini, davalı tarafından bunun aksini gösterecek herhangi bir delil veya emare sunulmadığını, bir diğer sebep de mal kaçırma ihtimali olduğunu, her ne kadar davalı tarafından müvekkilinin mallarını kaçırma ve kötü niyetli olarak konkordoto ilan etmesi muhtemel olduğu iddia edilmişse de bu iddia tümüyle mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin böyle eylemlerde bulunduğunu kanıtlayacak herhangi bir delil sunulmadığını, davalı iddiasını kanıtlayamadığını, hatta davalı taraf müvekkilinin kaçtığını, borçlarını ödemediğini, alacaklılarından mal kaçırmak için hileli işlemlerde bulunduğu iddiasından sonra bile hala müvekkiline iş yapmaya devam ettiğini, haciz kararının ispat koşulları sağlanmadan verildiğini, her ne kadar ihtiyati haciz İİK' da düzenlenmiş olsa da ihtiyati haciz de ihtiyati tedbir olduğundan genel ihtiyati tedbir şartlarının sağlanması gerektiğini, bu genel şartlardan biri de ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir talebinde bulunanın davasının esası yönünde haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, talepte bulunanın ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin delillerini sunması, haklılığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini, davalı tarafından talepte bulunulurken haklı olduğuna ilişkin deliller sunulmadığını, ihtiyati haciz kararı eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş bedeline dayanılarak düzenlenen fatura alacağı hakkında olduğunu, yalnızca faturaya dayanılarak verildiğini, faturalar, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinden ihtiyati hacze karar verilebilmesi için fatura bulunması tek başına yeterli olmadığını, talepte bulunanın dayandığı fatura için müvekkili tarafından iade faturası düzenlendiğini, bu nedenle faturaya dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi yaklaşık ispat açısından incelenirken faturayı teyit edecek (ticari defter kayıtları vb) yan delillerin de dikkate alınması gerekmekte olduğunu, fatura dışında ayrıca başkaca deliller de bulunmadığını, talepte bulunan imzalı hak ediş olarak beyan ettiği belge proje müdürü tarafından taslak olarak hazırlanmış belge olduğunu, talepte bulunan tarafından imzalanarak müvekkiline sunulduğunda onaylandığı takdirde faturaya dönüşebilecek bir belge olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme madde 10) talepte bulunan taraf, sözleşme birim fiyatlarında artış talep ettiğini, buna göre taslak hakediş hazırlandığını, bunun fotoğrafını istendiğini, sonra işi yapmayacağını bildirdiğini ve fatura düzenleyip alacak iddiasında bulunduğunu, hakediş sözleşmeye göre onaylanmadan faturaya dönüştürülemeyeceğinden mezkur faturaya dayalı alacak iddiası da ileri sürülemeyeceğini, talepte bulunan hesaplanmaya muhtaç, ihtilaflı, cezai sözleşme hükümleri nedeniyle alacaklı değil borçlu durumda olduğunu bir iş için kanun hükümlerini istismar ederek müvekkilinin büyük zararına neden olacak şekilde ihtiyati haciz kararı alındığını belirterek, usul ve yasaya aykırı bir şekilde verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Somut olayda, davacı yüklenici olup davalı ise iş sahibidir. Davacı taraf, imzalanan 1. hakediş sebebiyle alacak talebine dayalı olarak ihtiyati haciz talep etmektedir. Yerel mahkemece 28.9.2023 tarihli karar ile teminat mukabilinde ihtiyati haczi talebinin kabulüne karar verilmiş; davalı borçlunun itirazı yerel mahkemenin 18.10.2023 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, imzalanan hak ediş belgesi ile fatura ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispatın sağlandığı ve İİK'nın 257.maddesindeki şartların gerçekleştiği gerekçesiyle mahkemece ihtiyati hacize ve itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarih ve 2023/345 Esas, 2023/302 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın karşı taraftan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,3-Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim