Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/800
2026/126
3 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/800
KARAR NO: 2026/126
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2024
NUMARASI: 2022/198 Esas, 2024/141 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, taraflar arasında kurulan akdi ilişki ile davalının ..., ... Mağazasının faturalarda belirtilen iş ve imalatları ile iş miktarındaki artışların ilave işler ile birlikte davacı tarafından eksiksiz tamamlandığını, tamamlanan iş ve imalatların davalı tarafından teslim alındığını ve uzun süredir kullanıldığını, davalıya takip konusu 27.02.2017 tarih 137813 nolu 129.540,33 TL meblağlı faturanın tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı şirketin, davalı şirkete ait fabrika binasının çatısının bir kısım işlerini yaptığını, taraflar arasında yapılan işle ilgili yazılı sözleşmesinin bulunmadığını, davacının davalı şirkete ait çatı onarım ve imalat işlerinin bir kısmının karşılığı olarak keşide edilen toplam 16 adet fatura bedelinin ödendiğini, davacının yapmış olduğu işleri tamamlamasından sonra davalı şirket müdürüne mail göndererek ödenmesi gereken bakiye alacağının 45.184,00 TL + 2.000,00 USD olduğunu beyan etmesi üzerine davacıya bu bedeli ödediğini, davacının bu beyanı ve kabulünden 4 ay sonra takip konusu 27.02.2017 tarih ve 137813 nolu 129.540,33 TL meblağlı faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin de yasal sürede faturaya itiraz ederek ihtarname ile iade ettiğini, davacıya yaptığı işlerin bedelinin ödendiğini belirterek, davanın reddine, davacının takibe konu bedelin %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece ilk olarak 2017/626 Esas - 2019/254 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile takip dosyasında, davalının 104.577,34 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 20.915,46 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2019/1223 Esas - 2022/258 Karar sayılı ilamıyla; Taraflar arasında, davalı şirkete ait fabrika binasının çatı işlerinin yapılması konusunda anlaşma bulunduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakla birlikte, yazılı sözleşme bulunmadığı, buna göre, yapılacak işlerin kapsamı ve iş bedelinin ne olduğu konusunda bir anlaşma bulunmadığı, ancak, yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların bedellerinin iş sahibince ödendiği, bu durumda, mahkemece, mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, tüm faturalara konu işlerin mahallinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, tüm fatura konusu işler denetlenerek, taraflarca kabul edilip davalı tarafça ödenen faturalardaki birim fiyatlara göre toplam iş bedelinin belirlenmesi, kabul edilen faturalarda fiyatı bulunmadığı halde yüklenici tarafından yapılmış olan başka işler varsa bu işlerin bedelinin de o işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayicine göre hesaplama yapılarak, toplam iş bedeli bulunup, varsa kusurlu işler ile davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca Mahkemenin kabulüne göre, davacı yüklenici tarafından talep ve dava konusu edilen iş bedeli alacağının yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, bilinebilir ve likit olmadığı gözetildiğinde davacı yüklenici yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, istinafa konu kararla, taraflar arasında davalı şirkete ait fabrika binasının çatı işlerinin yapılması konusunda anlaşma bulunduğu, ancak sözleşme yazılı olmadığından yapılacak işler ve iş bedelinin belirlenmediği, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup, davalının iş sahibi, davacının yüklenici olduğu, davalının da beyanlarında çatı işlerinin bir kısmının yapıldığını, yapılan işler bedelinin ödendiğini iddia ettiği, dosya istinaf aşamasında iken eser sözleşmesine konu yerde yangın çıkması nedeniyle acele olarak keşif yapıldığı, bilirkişilerin fatura konusu işler bedelini KDV dahil 1.797.328,80 TL olarak tespit ettikleri, imalattaki eksik ve ayıplı işlerin toplam işin %4'üne tekabül edip, ayıplı işler bedelinin 71.893,15-TL olarak tespit edildiği, toplam iş bedelinden davalının toplam ödemesi ve ayıplı işler bedeli düşülmesi akabinde, davacının 46.135,00-TL alacaklı olduğu, alacak yargılama sonucunda belirlenmekle icra inkar tazminatı talebinin reddedildiği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile, Davalının İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 46.135,00-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında;1-)Mahkemece istinaf kaldırma kararı sonrasında alına 10.05.2023 tarihli kök ve 02.01.2024 tarihli ek bilirkişi heyeti raporları esas alınarak karar verilmişi ise de, bu raporlara itiraz dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri üzere, BAM ilamı karşısında bilirkişi kurulunun terditli yapmasının yerinde olmadığını,2-)Ayrıca, kök ve ek raporlarda ayıplı ve eksik işler için yapılacak kesintinin noksan belirlendiğini, raporlarda bu kesinti oranı belirlenirken esas alınan çatı imalatındaki ayıplar dışında da çatıda eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, yangından önce tespit edilen bu eksik ve ayıplı imalatlar dikkate alındığında kesinti oranının daha yüksek olması gerektiğini,3-)Bilirkişi kurulu raporlarında işin bedelinin eksik hesaplandığını, yapılan işin bedelinin eksiksiz ödendiğini, müvekkili tarafından çatı onarım işi tamamlandığında davacı tarafından müvekkili şirket müdürü ........'ın e-mail adresine gönderilen 03.11.2016 tarihli e-mail ile ödenmesi gereken alacağın toplam 45.184,00 TL + 2.000,00 USD olduğunun belirtildiğini ve müvekkilinin de bu bedeli davacıya ödediğini, Mahkemece bu mail yazışmasının hiç dikkate alınmadığını belirterek,kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafında;
1-)Davalının tüm yargılama aşamalarında kusur ve ayıp iddiasında bulunmadığını, yalnızca ödeme defi ileri sürdüğünü,
2-)Buna rağmen iş ve imalatların tamamen yandığı davalı tarafından da bildirildiği halde, bu husus gözetilmeksizin ve çatı işlerinin ayrı bir ihtisas konusu olmasına rağmen ehil olmayan bilirkişilerce yanmış imalatlar üzerinde keşif yapılarak düzenlenen, imza ihtiva etmeyen ve delil değeri bulunmayan 30.09.2019 tarihli belgeye dayanılarak 10.05.2023 tarihli kök ve 02.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporlarının esas alındığını, oysa bu belgenin yargılamanın önceki aşamalarında ileri sürülmediğini ve bilirkişi heyetince de değerlendirilmediğini,
3-)Delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, 18.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda yapılan işlerin genel anlamda sözleşmeye uygun ve iyi işçilikle tamamlandığının, kullanılan çeliğin çok iyi kalitede olduğunun tespit edildiğini,
4-)Yangının çatıdaki elektrik panosundan kaynaklandığına dair itfaiye raporunun göz ardı edildiğini,
5-)Bilirkişi raporlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, ölçüm ve hesaplamaların hatalı yapıldığını, bedellerin denetime elverişli olmadığını, USD üzerinden yapılması gereken hesaplamaların TL’ye çevrilerek müvekkili aleyhine sonuç doğurulduğunu, ayıplı olduğu iddia edilen işlerin bedellerinin ayrı ayrı belirlenmediğini, iş bedelinde yaklaşık %4 oranında keyfi kesinti yapıldığını,
6-)Davalının borcu likit olmasına rağmen icra inkâr tazminatının reddine karar verildiğini belirterek,
kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı iş sahibi, taraflar arasındaki mail mutabakatına göre iş bedelini ödediğini savunmaktadır. Taraflar arasında, davalı şirkete ait fabrika binasının çatı işlerinin yapılması konusunda sözlü anlaşma bulunmakta olup, yapılacak işler ve iş bedeli ise belirlenmemiştir.Davacının iş bedeli olarak takip konusu ettiği 27.02.2017 tarihli ..... nolu 129.540,33 TL meblağlı fatura davalıya tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça da bu fatura iade edilmiştir.
Dosya kapsamına göre;Mahkemece, kaldırma kararımız sonrasında mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, davacının dayandığı tüm faturalara konu işlerin ne kadarının yapıldığının ve bedellerinin, taraflar arasında ihtilafsız olan fatura bedelleri ve kusurlu işler de dikkate alınarak belirlendiği, sonrasında da ihtilafsız olan ödemeler ve kusurlu işler için belirlenen nefaset bedeli düşülerek davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği bakiye iş bedeli alacağının 46.135,00 TL olarak belirlendiği, taraflarca istinaflarına da konu edilen rapora itirazların alınan ek raporda denetime elverişli olarak değerlendirildiği,Hükme esas alınan kök ve ek raporlarda belirtildiği üzere, davalı vekilince istinafa konu edilen, davalı tarafça dosyaya sunulan 30.09.2019 tarihli "yapısal inceleme raporunun" değerlendirme ve hesaplamalarda tek başına esas alınan bir belge olmayıp, Mahkemece kaldırma öncesi alınan 18.07.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ve metrajlar ile bilirkişi heyetince mahallinde yapılan tespit ve gözlemlerle söz konusu yapısal inceleme raporu ve ekindeki fotoğraflar karşılaştırılmak suretiyle bir değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, davaya konu binanın çatısında önceden yangın çıkmış olması sebebiyle bilirkişi heyetince dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgelerden faydalanılarak bir değerlendirme yapılması yoluna gidilmesinin yerinde olduğu,Mevcut dosya kapsamına göre hükmedilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden, kaldırma kararımız doğrultusunda, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmiş olmasının da yerinde olduğu anlaşılmakla, Mahkemece kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/02/2024 tarih ve 2022/.... Esas, 2024/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalıdan alınması gereken 3.151,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan 850,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.301,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.