Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/386
2026/111
3 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/386
KARAR NO: 2026/111
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2023
NUMARASI: 2018/595 Esas, 2023/806 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı yüklenici şirket vekili; taraflar arasında 20/11/2017 ve 25/01/2018 tarihlerinde 2 adet eser sözleşmesi imzalandığını, davacı yüklenici şirketin 25/01/2018 tarihli sözleşme konusu edimleri tamamlamasına rağmen; davalının hak edilen bedelleri ödenmediğini, 20/11/2017 tarihli sözleşmeye göre de; sözleşme bedelininde hak edildiğini, belirterek; 215.073,00-TL'lik alacağın şimdilik 10.000-TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiş, .../10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; taleplarini 167.890,00-TL'ye çıkarmışlardır.Davalı vekili; taraflar arasında .../11/2017 tarihli ve .../01/2018 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, işin yapılması esnasında karşılaşılan sorunlar sebebiyle; ... .... Noterliği'nin .../04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile akdin feshi ve kesilen faturanın iadesinin yapıldığını, davacı tarafından gönderilen 40.169,38-TL bedelli ... Kablo montajı ve kablo kanalı yapımına dair faturaya konu iş yapılmış olmasına karşın, yeraltı enerji nakil hattı kablo montajında ekli montaj yapılmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeye konu iş ve mesafede mühendislik hesapları gereği yeraltı enerji nakil hattı kablosunun tek parça olarak çekilmesi gerektiğini, enerji nakil hattı kablo montajına bağlı sebeplerle sistemde çalışmama veya gereği gibi çalışmama hali söz konusu olması halinde; parçalı kablo montajının kaldırılarak tek parça kablo montajı yapılarak telafi edilerek teslim edilmesi, ardından da ... geçici kabulünün yapılması ve faturayı kesmeleri halinde; gereği yapılarak fatura bedelinin ödeneceğinin bildirildiğini, davacı tarafın bir sözleşmeye konu işi hiç yerine getirmediğini, başlamadığını, diğerini de gereği gibi yerine getirmediğini, bu gibi nedenlerle akdin feshinin haklı olduğunu, belirterek; davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise; 22/11/2017 tarihinde yapılan 9.600-TL avans ödemesinin mahsubunu talep etmiştir. Mahkemece 01/11/2023 tarihli karar ile; taraflar arasında 2 adet eser sözleşmesi ( 20/11/2017 ve 25/01/2018 tarihli ) imzalandığı, ... ilçesindeki edimin ifa edilmediği, ... ilçesindeki edimin ise ifa edildiğinin çekişmesiz olduğunu, uyuşmazlığın; ....'de yapılan imalatın ayıplı olup olmadığı, ....'de işin yapılmamasının davalının kusurundan ileri gelip gelmediği ve davacının talep edebileceği alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, bilirkişi raporu alındığı, davacı yüklenicinin .... ilçesinde, davalı lehine Yeraltı Kablosu Yapım İşini üstlendiği, işin yapılacağı bağlantı noktasının İdare tarafından değiştirilmesi üzerine projelerin revizyonunun gerektiği, buna göre idare tarafından 20/09/2018 tarihine dek süre verildiği, ancak davalının sözleşmeyi 12/04/2018 tarihinde feshettiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının sözleşme bedelini KDV dahil bedeli ile hak ettiği; yine ... ilçesinde de davacının benzer bir işi yüklendiği, buradaki işin tamamlandığı, her ne kadar davalı iş sahibi tarafından kablolarda ekleme yapılması sebebiyle edimin ayıplı olarak ifa edildiği savunulmuş ise de ayıbın varlığını ispat yükünün davalıya ait olduğu, alınan 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda ekli kablo imalatının ayıplı ifaya vücut vermeyeceğinin bildirildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ayıbın mevcudiyetine dair herhangi bir kanıt getirilmediği hususları davacının KDV'ye hak kazanacağı, gerekçesi ile davanın kabulü ile 167.890,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden; bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Davacının bir sözleşmeye konu işi hiç yerine getirmediğini ve diğerini de gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle davalı tarafından akdin feshinin haklı olduğunu, TBK m.473' e göre; yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceğini, TBK. m. 473/I ve TBK nun 12573 maddesi gereğince, iş sahibin, sözleşmeden dönmesi üzerine, yüklenicinin eseri inşa etmesinin karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eden iş sahibi, bu bedel ödeme borcunu teslimden evvel kısmen veya tamamen yerine getirmiş ise, sözleşmeden dönme halinde kıyasen uygulanacak sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında önceden ödediği kısımların kendisine geri verilmesini yükleniciden talep edebileceğini, raporda 14.850 + 9.600 = 24.450,00 TL mahsup talepleri kabul edilerek tenzil edilmiş ise de davacının ıslah dilekçesinde söz konusu kalemleri mahsup ettiğini ancak işlemiş faizi mahsup etmediğini, bilirkişi raporunda ve istinafa konu kararda da işlemiş faizin mahsup edilmediğini, “ayıplı ifa” iddialarının ispatı kapsamında; dava konusu enerji nakil hattının çalışıp çalışmadığı hususunda ... AŞ. ye başvuru yaptıklarını, bu başvuru sebebiyle örnek alındığı ve ölçüm sonucu beklediklerini belirtmelerine rağmen dava sonucunu doğrudan etkiyecek işbu sonuç beklenmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, gerek haklı fesih, gerekse ayıplı ifa, iddialarının ispatı kapsamında dosyaya sundukarı uzman görüşünün değerlendirilmediğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında;20/11/2017 ... 'de yapılacak yer altı kablosu yapım işi ve 25/01/2018 tarihli ... ilçesi yer altı kablosu yapım işine dair eser sözleşmeleri akdedilmiştir.Davacı yüklenici şirket vekili; taraflar arasında 20/11/2017 ve 25/01/2018 tarihlerinde 2 adet eser sözleşmesi imzalandığını, davacı yüklenici şirketin.... ilçesinde 25/01/2018 tarihli sözleşme konusu edimleri tamamlamasına rağmen; davalının hak edilen bedelleri ödenmediğini, 20/11/2017 tarihli sözleşmeye göre de; sözleşme bedelinin de hak edildiğini, belirterek; hak ediş alacalarının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi vekili; taraflar arasında 20/11/2017 tarihli ve 25/01/2018 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, işin yapılması esnasında karşılaşılan sorunlar sebebiyle; ........ Noterliği'nin .../04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar ile akdin feshi ve kesilen faturanın iadesinin yapıldığını, davacı tarafından gönderilen 40.169,38-TL bedelli ... Kablo montajı ve kablo kanalı yapımına dair faturaya konu iş yapılmış olmasına karşın, yeraltı enerji nakil hattı kablo montajında ekli montaj yapılmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeye konu iş ve mesafede mühendislik hesapları gereği yeraltı enerji nakil hattı kablosunun tek parça olarak çekilmesi gerektiğini, enerji nakil hattı kablo montajına bağlı sebeplerle sistemde çalışmama veya gereği gibi çalışmama hali söz konusu olması halinde; parçalı kablo montajının kaldırılarak tek parça kablo montajı yapılarak telafi edilerek teslim edilmesi, ardından da ... geçici kabulünün yapılması ve faturayı kesmeleri halinde; gereği yapılarak fatura bedelinin ödeneceğinin bildirildiğini, davacı tarafın bir sözleşmeye konu işi hiç yerine getirmediğini, başlamadığını, diğerini de gereği gibi yerine getirmediğini, bu gibi nedenlerle akdin feshinin haklı olduğunu, belirterek; davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise; 22/11/2017 tarihinde yapılan 9.600-TL avans ödemesinin mahsubunu talep etmiştir.Mahkemece; taraflar arasında 2 adet eser sözleşmesi ( 20/11/2017 ve 25/01/2018 tarihli ) imzalandığı, ... ilçesindeki edimin ifa edilmediği, ... ilçesindeki edimin ise ifa edildiği, uyuşmazlığın; ...'de yapılan imalatın ayıplı olup olmadığı, ...'de işin yapılmamasının davalının kusurundan ileri gelip gelmediği noktalarında toplandığı, bilirkişi raporu alındığı, davacı yüklenicinin .... ilçesinde, davalı lehine Yeraltı Kablosu Yapım İşini üstlendiği, işin yapılacağı bağlantı noktasının İdare tarafından değiştirilmesi üzerine projelerin revizyonunun gerektiği, buna göre idare tarafından 20/09/2018 tarihine dek süre verildiği, ancak davalının sözleşmeyi 12/04/2018 tarihinde feshettiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının sözleşme bedelini KDV dahil bedeli ile hak ettiği; yine .... ilçesinde de davacının benzer bir işi yüklendiği, buradaki işin tamamlandığı, her ne kadar davalı iş sahibi tarafından kablolarda ekleme yapılması sebebiyle edimin ayıplı olarak ifa edildiği savunulmuş ise de ayıbın varlığını ispat yükünün davalıya ait olduğu, alınan 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda ekli kablo imalatının ayıplı ifaya vücut vermeyeceğinin bildirildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından ayıbın mevcudiyetine dair herhangi bir kanıt getirilmediği hususları davacının KDV'ye hak kazanacağı, gerekçesi ile davanın kabulü ile 167.890,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden; bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında 20/11/2017 ... 'de yapılacak yer altı kablosu yapım işi ve 25/01/2018 tarihli ... ilçesi yer altı kablosu yapım işine dair eser sözleşmeleri akdedildiği, davacı yüklenicinin taşeron sıfatına haiz olduğu, davacı yüklenicinin 25.01.2018 tarihli sözleşme gereği, ... de işi tamamladığı ancak davalı işveren tarafından, kabloların ekli yapılmış olduğu ileri sürülerek hak edişinin ödenmediği, davacı yüklenicinin ....11.2017 tarihli ... İlçesindeki yer altı kablosu döşeme işine başlamadığı bunun da; işin yapılacağı bağlantı noktasının, asıl işveren İdare tarafından değiştirilmesi üzerine projelerin revizyonunun gerektiği, buna göre idare tarafından 20/09/2018 tarihine dek süre verilmesine rağmen, davalının (asıl yüklenici) sözleşmeyi 12/04/2018 tarihinde feshettiği, bu nedenle feshin haklı nedene dayanmadığı, mahkemece; işin tamamlandığı ... İlçesine dair iş bedelinin işin tamamlandığı ve kabloların ekli olmasının herhangi zarara yol açmadığı gerekçesi ile davacıya ödenmesine karar verildiği, ... ki iş ise hiç yapılmamış olsa da bunun yapılamasının davacının kusurundan ileri gelmediği ve sözleşmenin 7. Maddesinde ki "Projeden vazgeçilmesi ve herhangi sebepten dolayı durdurulması durumunda işveren, taşerona ait yükümlülüklerinden vazgeçemez" hükmüne dayalı olarak bu işin bedelinin de davacı yüklenici taşerona ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece; işin tamamlandığı ve davalı yanın iddiasının aksine; kabloların ekli olarak döşenmesinin yine davalının dayandığı uzman görüşü ve test raporu ve dahi mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de hiç bir sorun yaratmadığının anlaşılması karşısında; davacı yana 25.01.2018 tarihli sözleşme gereği hakediş bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmuş ise de; davacının edimini kusuru olmadan yerine getirmediği 20.11.2017 tarihli Ezine ilçesine ilişkin iş bedenin de sözleşmenin 7. Maddesine dayalı olarak tamamına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.Sözleşmenin feshinde; davacı yüklenicinin kusuru olmadığı hallerde, yüklenici müspet zarar olan kar kaybını talep edebilir bu da kesinti yöntemi ile hesaplanır. Davalı yan sözleşmeyi, asıl işveren idarenin kabloların geçiş yollarını revize etmesi ve bu nedenle de taşeron olan davacıya 20.09.2018 tarihine kadar süre verdiği halde, 12.04.2018 tarihinde haksız olarak fesih etmiştir. Mahkeme kararına dayanak yapılan sözleşmenin 7. Maddesi düzenlemesi olan; " "Projeden vazgeçilmesi ve herhangi sebepten dolayı durdurulması durumunda işveren, taşerona ait yükümlülüklerinden vazgeçemez" hükmü cezai şart mahiyetinde değil, sözleşmenin tasfiyesi hükmündedir.Müspet zarar olan kâr kaybı, kâr elde edememek nedeniyle mal varlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yöntemi esas alınmalıdır. 408. maddede iş sahibinin temerrütü nedeniyle istenebilecek ücret hesabı, 438. maddede ise iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle istenebilecek zarar hesabı düzenlenmiştir. 408. madde işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulunulan giderler ile başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesini, 438. madde ise sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirileceğini düzenlemiştir. Her ikisi de indirim unsurları olarak benzer düzenleme içermekte olup, öğreti ve uygulamada bu hesaplama, kesinti yöntemi olarak adlandırılmaktadır. TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2010 tarihli, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmında da iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde, kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanunu'ndaki kesinti yönteminin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.Kesinti yöntemine göre yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerden dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden, yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile kâr mahrumiyeti hesaplamasının da yapılmadığı görülmüştür. O halde; mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilerek kesinti hesabına uygun olarak ek rapor tanzim edilmesi sağlanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin.../11/2023 tarih, 2018/.... Esas, 2023/.... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.