mahkeme 2024/1551 E. 2024/948 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1551

Karar No

2024/948

Karar Tarihi

5 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1551
KARAR NO: 2024/948
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2024
NUMARASI: 2023/670 Esas, 2024/335 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı yan tarafından başlatılan takibe itiraz sonucu mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde ; İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyasından önce takibin, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosya üzerinden başlatıldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü dosyasında davacı alacaklının ...şirketi olduğunu, alacaklının 23/07/2019 tarihinde tüm alacağını ... Limited şirketine temlik ettiğini, yani davacı şirketin temlik alacaklısı olduğunu, davacı ile davalı arasında “...” sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda davalı şirket, ... projesi kapsamında; Muğla ili Milas ilçesi ... Köyü ... Parsel, Muğla ili Milas ilçesi ... Köyü ... mevki ... paftada ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel, ... parsel ve ... parsel de kayıtlı gayrimenkulleri davacı şirkete teslim etmek üzere anlaşmaya varıldığını, bu sebeple de davacının karşı tarafa sözleşmede belirlenen tüm ödemeleri yaptığını ancak karşı tarafın taahhüt ettiği "..." inşaatını tamamlamadığını ve davacı şirkete gayrimenkulleri teslim etmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun kötüniyetle itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davalı borçlu tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; işbu davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın "İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından önce takibin İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden başlatıldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü dosyasında alacaklının ... şirketi olduğunu, alacaklının 23/07/2019 tarihinde tüm alacağı ... Limited şirketine temlik ettiğini" beyan ettiğini, davacı vekilinin sözünü ettiği 23/07/2019 tarihli söz konusu belgenin, temlik sözleşmesi olmadığı gibi hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak icra dosyasına sunulan talebin davacı vekilince imzaladığını, ancak davacı vekilinin her iki yabancı şirketin kendisine vermiş olduğu vekaletnamesinde temlik alma ve temlik etme yetkilerinin olmadığını, dolayısıyla ortada usul ve yasaya uygun bir temlik sözleşmesi de bulunmadığını, her ne kadar İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden davacı vekilinin hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak sunduğu talep üzerine davacı şirket dosyaya temlik alan sıfatıyla alacaklı olarak eklenmişse de bu durum davacının işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olduğu anlamına gelmediğini, zira icra dairesinin davacı vekilinin vekaletnamesinde bu hususta yetkilendirilip yetkilendirilmediğine bakmadığını ve hem temlik eden hem de temlik alan vekili olarak sunulan talebi usul ve yasaya aykırı olarak kabul ederek; davacıyı UYAP sisteminde alacaklı olarak kaydettiğini, yine sözde temlik işlemine dair alacaklı tarafından icra dairesine yatırılan temlik harcının da bulunmadığını, bu yönüyle de temlik harcı alınmadan davacının alacaklı sıfatıyla UYAP sistemine kaydedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ortada geçerli bir temlik işlemi olmadığından davacı ... Limited şirketinin işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle işbu davanın aktif husumet ehliyet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve dava konusu edilen alacak iddiası da zamanaşımına uğradığını, alacaklı tarafın itirazın iptali davası açmadığı gibi 2 kez icra dosyasının esasının yenilenmesini talep ettiğini, arabulucuya başvurduğunu ve akabinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiğini, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesiyle yeniden ödeme emri düzenlenmesinin itirazın iptali davasının zamanaşımı süresini yeniden başlatmadığını, dolayısıyla şu aşamadan sonra itiraz üzerine duran icra takibine konu alacak bakımından alacaklı tarafça 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açılması gerekirken bu süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığını, sadece dosyanın esası yenilendiğini, tüm bu sebeplerle davacının işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının sabit olduğunu, bu bakımdan da işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davaya konu icra takibinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu, zamanaşımının kesilmesinin, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması olduğunu, dava konusu alacağın, davacı şirketin yabancı olduğunu, işbu davayı açmadan önce teminat yatırma yükümlülüğü bulunduğunu, bu sebeple öncelikle davacının mahkemece belirlenecek teminatı yatırması hususunda kesin süre verilmesi gerektiğini, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde ise davanın usulden reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davacıya Mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen sürede teminatın yatırılmaması durumunda ise işbu davanın usulden reddine, işbu davanın aktif husumet yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı işbu davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 24/04/2024 tarihli karar ile, "Somut olayda dava dışı şirket tarafından borçlu davalı şirket hakkında ilk olarak İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile 02/11/2015 tarihinde, toplam 2.762.252,37 TL alacağın tahsili için takibe girişildiği, işbu dosya alacaklısı davacının 23/07/2019 tarihinde icra dosyası alacağını temlik aldığı, borçlu davalı vekilinin yetkiye itirazı üzerine dosyanın 26/09/2022 tarihinde İstanbul Anadou İcra Dairesine gönderildiği ve ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosya numarasını aldığı, İstanbul Anadou ... İcra Müdürlüğünce 08/11/2022 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, incelenen icra dosyası kapsamı itibariyle ödeme emrinin davalı borçluya hiç tebliğe çıkarılmadığı, ancak davalı borçlu tarafından kendisine henüz ödeme emri tebliğ edilmeden 01/12/2022 tarihinde borca itiraz edildiği ve buna istinaden işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili İstanbul Anadou ... İcra Müdürlüğünce ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden ( İstanbul BAM 12. 2022/1476 E., 2022/1153 K. Sayılı Kararı, Yargıtay 12. HD'nin 2016/5736 E., 2016/23768 K. Sayılı kararı )" şeklindeki gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı borçlu firmaya karşı ilk olarak İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile 02/11/2015 tarihinde, toplam 2.762.252,37 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında alacaklı ... şirketi tarafından 23/07/2019 tarihinde icra dosyasındaki tüm alacağın davacı ... Limited şirketine temlik edildiğini, akabinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu İcra Daireleri'ne gönderilerek, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas numarasına kaydedildiğini, bu dosya üzerinden 08/11/2022 tarihli ödeme emri düzenlendiğini, bu ödeme emrinin borçlu-davalı yana tebliği için masrafının yatırılarak icra müdürlüğünden talepte bulunulduğunu, icra müdürlüğünce bu taleplerinin kabul edildiğini, bu esnada borçlu-davalı taraf istanbul anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına sunmuş olduğu 01/12/2022 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından, gerekçede somut olayın özellikleri ve yargıtay'ın güncel içtihatları dikkate alınmaksızın, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, Yargıtay'ın 12. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi halinde, borçlunun takipten haricen haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazı geçerli olup alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020 yılı ve sonraki güncel kararlarında; "İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince her ne kadar Yargıtay 12. Hukuk Daire'sinin önceki tarihli bazı içtihatlarına atıfta bulunulmuş ise de, geçmiş dönemlerdeki bahsi geçen içtihatların her somut olayın niteliğine göre oluşturulduğunu" vurgulamak suretiyle, dairenin geçmiş dönemdeki içtihatlarında da "sırf borçlu yana ödeme emri tebliğ edilmemiş olması" gerekçesiyle icra dairesine yapılan itiraz üzerine, alacaklının açtığı itirazın iptali veya kaldırılması davasının usulden reddedilemeyeceği, geçmiş dönemde verilen içtihatlarda da somut olayın özelliklerine göre; daha açık bir anlatımla kanunun; değindiği konuya yalnızca sözüyle değil, Türk Medeni Kanunu’nun 1.maddesi gereğince sözüyle ve özüyle birarada yorumlanarak uygulanması gerektiğinin açıkça vurgulandığını, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2021/7314 Esas, 2022/376 Karar sayılı 13.01.2022 Tarihli İlamı ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2020/6620 Esas, 2021/2293 Karar sayılı 02.03.2021 Tarihli ilamı) kaldı ki davalı borçlu tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına sunmuş olduğu 01/12/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi içeriğinde, borca itirazlarını içeren dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmesi de talep edilmiş olup, tebligat masrafının da borçlu-davalı tarafça yatırıldığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ile dava dışı dava dışı Tuzla Development şirketi arasında “...” sözleşmeleri akdedilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; icra dosyasında 08/11/2022 de yeni ödeme emrinin düzenlendiği, davalı borçlunun henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden 01/12/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, davacı/alacaklının ise borca itiraz dilekçesi sunulduktan sonra 02712/2022 tarihinde icra müdürlüğünden ödeme emrinin tebliğini talep ettiği, ancak icra müdürlüğü tarafından davalı/borçluya dava tarihi itibari ile de ödeme emrini tebliğe çıkarmadığı, davacı yanın istinaf dilekçesinde dayandığı içtihatlarda ise borçluya ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasına rağmen tebliğ edilememiş olmasına dair duruma ilişkin olduğu , somut olay ile uyuşmadığı anlaşıldığından Mahkemece; itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulunun yetkili icra dairesinden borçluya ödeme emri gönderilmesi üzerine borca itirazın bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili İcra Müdürlüğünce davalı-borçluya ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/04/2024 tarih ve 2023/670 Esas, 2024/335 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim