mahkeme 2023/995 E. 2023/1526 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/995
2023/1526
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/995
KARAR NO: 2023/1526
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2023
NUMARASI 2021/365 Esas, 2023/72 Karar
DAVANIN KONU: İtirazın iptali
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin 1... muhasebe kodlu cari müşterisi olduğunu, davalının, müvekkil şirkete olan borcunu ödenmemesi nedeniyle Salihli .... Noterliğinin 25/02/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ve davalının ihtarname ile beraber cari hesap ekstresi de 02/03/2015 tarihin de usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı borçlu şirketin 06/03/2015 tarihinde müvekkil şirketin hesabına cari hesaba ilişkin ödeme açıklaması 75.481,44 TL ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin ve itiraz edilmeksizin cari hesaba dayalı kısmi ödeme yapıldığını, ancak kalan borç tutarı olan 236.897,09 TL ise ödenmediğini, söz konusu ödemenin davalı borçlu şirketin cari hesabına düşüldüğünü, davalı borçlu şirket hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile "06/03/2015 faiz başlangıç tarihli, Salihli ... Noterliğinin 25/02/2015 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile de temerrüde düşürülen tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleşen cari hesap ekstresi, Salihli .... Noterliği'nin 25/02/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, masraf makbuzu tebliğ şerhi, cari hesap sözleşmesi cari hesap ekstresi, faturalar, teslim ve tesellüm belge ve kayıtları tüm ticari defter ve kayıtlara bağlı alacakların tahsili istemiyle ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazların iptaline, davalı şirketin haksız ve kötü niyetle itirazı nedeniyle alacaklarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili şirket için taraflar arasındaki sözleşmeye göre bedel karşılığı davalı şirkete ait "..." markası kullanılarak fason peynir üretimi yapıldığını ve fatura edildiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacının alacak taleplerine itiraz ettiklerini, davacının Salihli ... Noterliğinin 25/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kendilerinin 312,378,53 TL borçlu olduğunu iddia ettiğini, davacının gerek halk sağlığını tehdit eden üretimi, gerekse davalı müvekkilinin aldatılmasına sebep olan fiilleri nedeniyle Salihli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı yanın niyetinin kötü olduğunu, tutumunun ve haksız kazanç elde etme çabasının ürünü olduğunu, açıkladıkları nedenlerle fazlaya dair hak ve alacakları ve tazminat talepleri saklı kalmak üzere haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, davacı yan iddiasının aksine taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmaması, davacı yanın sözde alacak iddialarını içerir ihtarnameye yasal süreler içerisinde cevap verilmiş olması vs tüm açıkladıkları sebepler nedeniyle davacının tüm taleplerinin reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafça yaptırılan numune analizleri ürünlerde nişasta kullanıldığının tespit edildiği ve buna göre davalının sözleşmenin 8. maddesi uyarınca ceza faturası düzenlemekte haklı olduğu, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların daha sonra davacı tarafından iade edilmesinin bu faturalara ilişkin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, tarafların defter kayıtları arasında 67.430,28 TL fark olduğu tespit edilmiş ise de davalının takipten önce ceza faturalarını aşan kısım yönünden 75.481,44 TL ödemede bulunduğu, bu ödemenin davacının ifasını kabul niteliğinde olmadığı, davalının borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, parti seri numarası belli olmayan, hangi şartlarda ve nereden alındığı belli olmayan numuneler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporu kabul edemeyeceklerini, ceza soruşturmasında takipsizlik kararına dayanak yapılan raporun dikkate alınmadığını, müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, bilirkişi raporunda açıkça sadece analiz yapılan ürünler için ceza işlemi yapılması gerektiği belirtildiği halde davalı tarafça tüm teslim edilen ürünler için ceza faturası düzenlendiğini, bilirkişi ek raporunda yasal sürede davalı faturalarına itiraz edilmediğinin belirtildiğini, oysa yasal sürede itiraz edildiğine dair ihtarnamelerin sunulduğunu, davalının ceza faturası kesmekte haklı olduğu kabul edilse dahi 69.774,01 TL’nin ne olduğu ve niye reddedilmesi gerektiğinin açıklanmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Dairemizin 05/04/2021 tarih 2018/1996 esas 2021/716 karar sayılı ilamı ile, taraflar arasında davalı markası ile peynir üretimi konulu 29/11/2010 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi ile bila tarihli Çerçeve Sözleşmenin düzenlendiği, Çerçeve Sözleşme’nin 8.m. ile, satıcının bu sözleşme veya hükümlerindeki yükümlülüklerinden herhangi birinin ihlali halinde ve/veya verilen emtiayı şahit numuneye birebir uygun olarak ve /veya süresinde ve/veya eksiksiz veya ayıpsız olarak teslim etmediği takdirde, alıcının sözleşmeyi fesih ve/veya devam etme hakları saklı kalmak kaydı ile her iki halde de siparişin %20 si tutarında cezai şartı derhal nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hususunun kararlaştırıldığı, yine dosya kapsamından, davalı tarafça sunulan analiz raporlarında, davalının parti numaraları ve üretim tarihleri belli olan ürünleri üzerinde inceleme yapıldığı ve ürünlerde nişasta kullanıldığının tespit edildiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda da, kaşar peynirinde nişasta kullanılmasının Türk Gıda Kodeksine aykırı olduğu, ayıbın ancak analiz sonucu farkedilebileceğinin belirtildiği, bununla birlikte davacı, davalının şikayeti üzerine hakkında başlatılan Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/1738 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun aksi yönde olduğunu ve bu raporun takipsizlik kararının da dayanağı olduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamında ceza soruşturma dosyasına ve söz konusu bilirkişi raporuna rastlanılmadığı, mahkemece bu belgeler celp edilip değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi kök ve ek raporunda, tarafların 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defter kayıtlarının incelendiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya borcunun olmadığı, davacı kayıtlarına göre ise davacının davalıya ait 120-001-076 nolu cari hesabında davalının 06/03/2015 tarihli 75.481,44 TL bedelli ödemesinden sonra takip tarihi itibariyle 236.897,09 TL alacaklı göründüğü, ancak davalı adına 336-001-001 nolu bir cari hesap kaydı daha olduğu ve davalı tarafından düzenlenen 4 adet toplam 167.748,92 TL bedelli ceza faturaları ile 1.717,89 TL bedelli iade faturasının bu hesapta kayıtlı olduğu, buna göre davacının bakiye alacağının 67.430,28 TL olduğu, ancak bu tutarın gerekli açıklama ile kayıt edilmemiş olması nedeniyle bu farkın nedeninin tespit edilemediğinin belirtildiği, ek bilirkişi raporundaki 67.430,28 TL’lik farkın davacının hangi yevmiye nolu, hangi tarihli kayıtlarından kaynaklandığı, dayanak belgelerinin ne olduğunun açıklanmadığı, raporun bu yönüyle denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli mahiyette olmadığı, gerekçesi ile mahkemece konunun açıklığa kavuşturulması için bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınması ve gerekirse davacıdan bu konuda açıklamada bulunması ve dayanak belgelerin istenilmesi gerekirken, bu farkın davalının 06/03/2015 tarihli 75.481,44 TL bedeli ödemesi ile kapatıldığı gibi yanılgılı bir değerlendirmeye dayanarak verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararına müteakip mahkemece; yapılan yargılamada davalı vekiline istinaf ilamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda 75.481,44 TL miktarlı yaptığı ödemeye ilişkin açıklama yapması ve dayanak belgeyi sunması için süre verildiği, davalı vekilinin CH ödeme açıklaması ile gönderilen 75.481,44 TL miktarlı ödeme dekontu dosyaya sunduğu, bu dekontun değerlendirilmesi için alınan 10/12/2022 tarihli ek raporda dosyaya sunulan bu dekontla davalının 06/03/2015 tarihi itibarı ile davacı şirkete herhangi bir borcunun kalmadığının tespit edildiği, mahkemenin dosyada alınan 02/02/2022 tarihli ek rapordaki tespitler ile 10/12/2022/tarihli ek raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine vararak taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının davacıdan cezai şart talep edebilmesinin yasal koşulları oluştuğu, davalının davacı tarafa takibe konu alacak miktarı yönünden borçlu olmadığının anlaşıldığı, 13/03/2015 takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacıya borcu bulunmadığı, incelenen davacı defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle her ne kadar davalının 67.430,28 TL bakiye alacağı kaldığı görülmüş ise de, dosyaya sunulan dekonttan anlaşıldığı üzere davalının davacı şirket hesabına 06/03/2015 tarihinde 75.481,44 TL ödemede bulunduğu ve davalı defterlerindeki kaydın kapatıldığının anlaşıldığı, bu sebeple takip tarihi itibariyle 13/03/2015 tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı kanaatiyle davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu hususu dosyada ispatlanamadığından İİK 67/2 maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, kararın bilirkişi raporu esas alınarak verildiğini, dosyada alınan kök raporda müvekkilinin alacaklı olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, davalının savunmayı genişleterek yapmış olduğu beyan ve oluru olmadan dosyaya sunulan ödeme dekontu değerlendirilerek davacının alacağının bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verildiğini, bu ödemenin neye istinaden olduğunun belli olmadığını, dava dilekçesinde açıkça "ihtarnameden sonra yapılan ödemenin ihtirazi kayıtsız bir ödeme olduğu" bu nedenle, vaki kat ihtarnamesinin kesinlik kazandığının belirtildiğini, davalının bu noktadan sonra borçlu olmadığını tespit ettirmesi gerekirken ihtirazi kayıt olmaksızın yaptığı ödemenin sair beyanları karşılamaktan aciz olacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında peynir üretimi konulu 29/11/2010 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi ile bila tarihli Çerçeve Sözleşme akdedilmiştir.Davacı yüklenici bu sözleşmeye göre edimini yerine getirdiğini, bakiye alacağı olduğunu, ödenmediğini belirterek İstanbul Anadolu 21. İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibine başlamıştır. Davalı taraf davacı tarafça yapılan üretimin ayıplı olduğunu, bu nedenle sözleşmeye dayanarak ceza faturalarını düzenlendiğini, davacıya borçlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen ilk kararda davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin kaldırma kararı ile taraflar arasındaki ticari defterler arasındaki uyuşmazlığın ve davalının 06/03/2015 tarihli 75.481,00 TL bedelli ödemesinin açıklanması gerektiği ayrıca ceza soruşturmalarındaki raporların dosyaya alınması gerektiği belirtilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın dosyaya sunduğu 75.481,44 TL lik ödemeye ilişkin dekontta değerlendirilmek sureti ile yapılan incelemede, davacının 13/03/2015 takip tarihinde alacağının 75.481,44 TL olduğu, davalının söz konusu tutarı belge açıklaması yapmadan 06/03/2015 tarihinde kapattığı, davalının söz konusu kapatma kayıtlarını izahını yapması gerektiği aksi takdirde davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 67.430,28 TL alacaklı olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir. Dosya kapsamı itibariyle her ne kadar davacı yüklenici 13/03/2015 tarihinde bakiye alacağına ilişkin Anadolu .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ise de, hükme esas alınan ve denetime elverişli 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacı alacağının 67.430,28 TL olduğu, davalının 06/03/2015 tarihli ödeme dekontu ile davacıya 75.481,44 TL ödemede bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, hükme esas alınan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilmiş ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ve 2021/365 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.