Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/851
2024/1080
20 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/851
KARAR NO: 2024/1080
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/680 Esas, 2023/81 Karar
TARİHİ: 24/01/2023
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında davalı şirkete ait imalat ve showroomun seramik, alçıpan, boya, kapı, dolap, alçı, dış cephe kaplama işini malzeme ve işçilik dahil müvekkili davacı yanca yapılması konulu anlaşma yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üstlendiği edimini yerine getirdiğini ve iş bedeli olarak davalı adına düzenlediği faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirket tarafından faturanın 04/03/2016 tarihinde tebliği alındığını, davalı şirket tarafından bu faturaya herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, davalı şirketin yaptığı ödemeler sonucunda 105.470,00 TL bakiye iş bedeli borcunun kaldığını, müvekkili şirketin tüm taleplerine rağmen davalı şirketçe bakiye iş bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya Üsküdar ... Noterliği'nin, 08/02/2016 tarihli ve ... nolu yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, ihtarnamenin davalıya 09/02/2016 tarihinde tebliği edildiğini, bu ihtarnameye rağmen bakiye iş bedelinin davalı yanca ödenmediğini ileri sürerek 102.470,00 TL alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; yanlar arasında davacının iddia ettiği şekilde herhangi bir sözleşme yapılmadığını, yapıldığı iddia edilen işlerle ilgili herhangi bir faturanın de taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının davacıya avans verdiğini, defterler incelenince anlaşılacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketin teslim almadığını iddia ettiği fatura için herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının usulüne uygun tutulan ve kendi lehine delil teşkil eden ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 102.470,46 TL alacaklı olduğu, uyuşmazlığın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 194.970,76 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, davacı yanca davalı şirkete kargo ile gönderilen gönderilen dava konusu faturanın davalı çalışanı ... tarafından teslim alındığı ve davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye davalı yanca itirazda bulunulmadığı, Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/42 Değişik İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıya inşaat işini yaptığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 102.470,00 TL'nin 08/03/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili mahkeme kararını istinaf etmiştir. Dairemizin 2019/1889 Esas, 2022/1272 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı davalı ile aralarında sözlü eser sözleşmesi yapıldığını ileri sürmekte davalı ise akdi ilişkiyi inkar ettiği, bu kapsamda yapılan incelemede; mahkemece ticari defter ve belgelerin incelenmesi için atanan mali müşavir ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 27/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı taralından inceleme günü ibraz edilen 2015 ve 2016 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış onamalarının yasal süresinde ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı, ticari defterlerin birbirini tamamladığı, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılma ilişkin ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı şirketin inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı şirket ticari defter kayıtlarının incelenmesinden; davalı şirketin, davacıya 2015 yılında 92.500,00 TL avans mukabilinde ödeme yaptığı, davacı tarafından davalı adına 2016 yılında 1 adet toplam 194.970,46 TL tutarında fatura düzenlendiği, faturanın davacı ticari defterlerine kayıt edildiği, dava tarihi itibariyle hesabın, davacı lehine 102.470,46 TL borç bakiyesi verdiği ,davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 102.470,46 TL alacağının bulunduğu, davalının dosyaya iade talebiyle ilgili belge sunmaması, davalı tarafından davacıya gönderilmiş avans iade talebinin olmaması, davacı tarafından davalıya gönderilen Üsküdar ... Noterliği'nin 08.02.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye davalı tarafından itiraz edilmemiş olması, davacı tarafından dosyaya sunulan ve davacı adına düzenlenmiş ... înş.Tic.Ltd. Şti'nin 30/10/2015 tarih ve ... numaralı, “... ” açıklamalı 71.000,00 TL tutarlı faturasının varlığı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya showroom düzenlemesiyle ilgili bir hizmetin verildiği kanaatinin oluştuğu, ancak, taraflar arasında işin yapımı ile ilgili herhangi bir anlaşma metni bulunmadığından yapılan işin, verilen hizmetin tutarı hususunda bir anlaşmanın da olmadığı, irsaliyeli fatura düzenlenmesinin düzenlenme anında mal ve hizmet teslimi olarak kabul edilmesi gerektiğinden karşı taraf (teslim alan) imzasının bulunması gerektiği, düzenlenen dava konusu irsaliyeli faturada teslim alan imzasının bulunmaması nedeniyle, düzenlenen faturanın tutarı ve içeriği bakımından kabul edilebilir olup olmadığının mevcut belgelerden tespit edilemediği, mevcut belge ve bilgiler dahilinde, davacının dava konusu alacağını ispat edemediği, dava konusu fatura içeriği işlerin davacı tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından konusunda uzman teknik bilirkişi tayini gerektiği, taraflar arasında 2015 yılına ait kaşe+imzalı mutabakat mektubunun olmadığı belirtilmiş olup, mahkemece bu bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda; taraf cari hesap ekstreleri ve banka dekontlarının incelemesi sonucu davalı şirketin cari hesap ekstresine göre yapmış olduğu toplam avans ödemesinin 82.000,00 TL, banka dekontlarına göre yapılan toplam avans ödemesinin yine 82.000,00 TL olduğunun tespit edilmesi ve davalı yanca sunulan beyan dilekçelerinde davacıya ödenen avans iadesinin talep etmesi karşısında taraflar arasında sözlü eser sözleşmesinin kurulduğunun kabulü isabetli olduğu, Dairemiz kararları ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve uygulamasında da; eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 366. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edildiği, O halde, yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda; mahkemece mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması suretiyle davacı yüklenicinin davalı şirkete ait showroomda yaptığı tadilat işlerinin yapıldığı yıllar itibariyle mahalli piyasa rayiç bedelinin hesaplanması, bu bedelden davalı yanca yapılan avans ödemelerinin düşülmesi akabinde davacının alacağı kalması halinde davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın sadece davacı yan ticari defterleri esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması sonucu karar verilmesi doğru olmadığı..." belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, Dairemizin kaldırma kararından sonra keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmış, 06/01/2023 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; dosya üzerinde ve yerinde yapılan ölçümlemeler neticesinde yapılan işler karşılığında Davacı ... İnş. Tic. Ltd. in Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne yaptığı imalatların toplamı 172.583,75 TL olduğu, dosya üzerinde yapılan inceleme ve daha önceki mali yapılan tespitlerde davacının, davalıdan 82.000, 00 TL avans ödemesi aldığı, bu duruma göre avans ödemesi düşüldükten sonra davacı ... İNŞ. TİC. LTD: ŞTİ.'nin, davalı ... ve ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nden : 172.583,75 TL - 82.000,00TL =90.583,75 TL alacağı kaldığı sonucuna varıldığı, İstinaf ilamında da belirtildiği ve kesinleştiği gibi taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesin bulunduğu, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibi olduğu, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, mevzuat hükümlerine, iş sahibinin amacına ve işin tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibaret olduğu, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorunda olduğu, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesinde; “Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.” hükmü düzenlendiği, davacının ticari defter ve kayıtları ve banka dekontlarına göre davalının davacıya avans ödemesi yaptığı ve taraflar arasında sözlü eser sözleşmesinin kurulduğu tespit edildiği ve istinaf incelemesinde de kesinleştiği, Bu sebeple davalı vekilinin taraflar arasında işlerin yapımına ilişkin sözleşme olmadığına dair savunmasına itibar edilmediği, İstinaf ilamı ve Yargıtay ilamları doğrultusunda davacı yüklenicinin davalı şirkete ait showroomda yaptığı tadilat işlerinin yapıldığı yıllar itibariyle mahalli piyasa rayiç bedelinin hesaplanması için teknik bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılmış, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacının davalıya yaptığı işler bedelinin 172.583,75-TL olduğu tespit edildiği, tespit edilen işler bedelinden davalı tarafından yapılan 82.000,00-TL avans ödemesi mahsup edildiğinde davacının 90.583,75-TL alacağının kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı işler karşılığında bakiye alacağı olan 90.583,75-TL bedelin 15/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Davalı ... Petrol San ve Tic. Ltd. Şti vekili istinafında; mahkemece 08.11.2022 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi masraflarını yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, davacı vekilinin 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra 09.12.2022 tarihinde bilirkişi masraflarını yatırdığını, kesin süreye uymayan davacının bilirkişi deliline dayanma olanağı kalmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça müvekkiline hiç bir hizmette bulunulmadığını, yapıldığı iddia edilen işlerle ilgili taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, müvekkiline fatura tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacı çalışanı ...un keşif anında verdiği bilgiler doğrultusunda rapor hazırlandığını, ilk derece mahkemesinin itirazlarını dikkate almayarak raporu hükme esas aldığını, keşif tarihinde keşif mahallinde farklı bir firmanın olması, davacının iddia ettiği işlemler üzerine tadilat ve değişikliklerin yapılması neticesinde, yapılan tespitin sağlıklı olmayacağı, %90 netlikte bir tespitin yapılmasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili müvekkilinin, davalıya ait iş yerinde onarım işi yaptığını, işe ilişkin davalıya fatura kesip gönderdiğini, 102.470,00 TL. alacak davalı yanca ödenmediğini ve tahsilini talep etmiştir. Davalı vekilli taraflar arasında sözleşme olmadığını, davalının davacıya borç verdiğini defterler incelendiğinde bu durumun anlaşılacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi Dairemizin kaldırma kararının gereği olarak keşif suretiyle bilirkişiden rapor alarak davanın kısmen kabulü ile 90.583,75 TL.'nin 15/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinafında, 08.11.2022 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi ve keşif masrafları için 2 haftalık kesin süre verildiğini ancak davacı yanca kesin süreden sonra 09.12.2022 tarihinde yargılama giderinin yatırıldığını, bu şekilde davacı tarafın bilirkişi deliline dayanamayacağını ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin 08.11.2022 tarihli duruşmasında davacı vekiline kesin süre verilirken yatırılması gereken yargılama giderleri tek tek açıkça belirtilerek kesin süre verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı anlaşılmıştır. Gider avansının ne kadar olduğu ve tebliğ giderinin ne kadar olduğu ara kararda açıklanmadığından verilen kesin süre geçerli değildir. Bu sebeple davalı vekilinin bu husustaki istinafı isabetsizdir. Dosya kapsamında Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/42 Değişik İş dosyasının olduğu, bu dosyada verilen raporda yapılan işlerin fotoğrafla belgelendiği ve tespit edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda Dairemiz kaldırma kararında belirttiği üzere taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan işin Türk Borçlar Kanunu 481. Maddesine göre değerinin tespiti için keşif suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Davalı vekili istinafında keşif mahallinde davalı yandan başka şirket bulunduğunu bu haliyle bilirkişinin %90 tespitinin yerinde ve sağlıklı olmadığını belirtmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahallinde keşif suretiyle alınan 06.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, 06.03.2018 tarihli delil tespitindeki resimlerden faydalanıldığını belirterek tespit yapmıştır. Raporda davacınn yaptığı imalatların toplam değerinin 172.583,75 TL. olduğu, davacının davalıdan 82.000,00 TL. avans ödemesi aldığını ve bu miktarın mahsubu ile davacının 90.583,75 TL. alacağının kaldığını tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetlenebilir ve kaldırma kararına uygundur. Bu sebeple yerel mahkeme kararı isabetlidir. Davalı vekilinin istinaf talepleri yersizdir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarih ve 2022/680 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 6.187,77 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.546,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.640,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.