Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1641
2025/123
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1641
KARAR NO: 2025/123
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2023
NUMARASI: 2022/502 Esas, 2023/353 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak bakiye iş bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; taraflar arasında 27/04/2016 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin, davalının Bandırma'da bulunan fabrikasının kamera ve ilgili cihazlarının kurulumu ve kablolama işlemlerinin gerçekleştirilmesi işini üstlendiğini, işin bedelinin 59.000,00-USD olduğunu; müvekkilinin sözleşmede belirtilen işleri sözleşmeye uygun olarak 4-6 hafta arası tamamlayarak teslim ettiğini; sözleşmenin 16. maddesinde belirtilen sürenin sonunda herhangi bir aykırı durum yaşanmadığı halde 55.000,00-USD'lik kısmi ödeme yapıldığını; davalının belirtilen süreçlerin tamamlanmasından sonra bazı ürünlerde arıza oluştuğu gerekçesi ile ödeme yapmayacağını belirttiğini ancak bahsi geçen iddiaların, ürün tesliminden çok uzun bir süre sonra ileri sürüldüğünü; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, cihazların bulunduğu gübre fabrikasında asit ve kimyasallar sebebiyle ürünlerin söz konusu çevresel etkiler nedeniyle bozulmuş olabileceğini, fakat bu durumun müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını zira müvekkilinin davalıya teslim ettiği ürünlerin davalı tarafından talep edildiğini, ayıplı bir ürün tesliminin söz konusu olmadığını, müvekkilinin iyiniyet göstergesi olarak arıza yaşanan cihazlarla ilgili servis hizmeti vermiş ise de bakiye alacağın 3 yılı aşkın süredir tahsil edilemediğini; alacağın tahsili için başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına haksız, gerçeğe aykırı ve dayanaksız şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takip tutarının işlemiş faizi ile davalıdan tahsilini, icra inkar tazminatı olarak en az %20 tazminatın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde kararlaştırılan sürelerde yapmakla yükümlü olduğu projeleri tamamlayıp teslim etmediğini, teslim edildiği ifade edilen projelerde de önemli eksikliklerin bulunduğunu tespit ettiğini, davacıya yükümlülükleri müteaddit defa yazılı ve sözlü olarak hatırlatılıp ek süre verilmesine rağmen davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, elektronik posta yazışmaları uyarınca tarafların, işbu davaya konu ettiği alacağının projenin teminatı olarak müvekkili şirketin uhdesinde kalacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. Mahkemece 06/10/2021 tarih, 2019/513 E, 2021/794 K. sayılı karar ile; "ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, usulüne uygun denetime elverişli 07/12/2020 tarihli bilirkişi incelemesinde tarafların uyuşmazlık dönemine ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yaptırılmış olduğunun tespit edildiği, HMK m.222 ve 6102 s. TTK m.64/3 uyarınca ticari defterlerin delil niteliğinin bulunduğu; tarafların birbiriyle uyumlu ticari defterlerindeki kayıtlarına göre davacının, davalı taraftan 18.321,86TL alacaklı olduğu; davalı tarafça sözleşmede eksikliklerin bulunduğu, davacı tarafça talep edilen bedelin teminat olarak kendisinde tuttuğunu ve ödemezlik defini ileri sürdüğü; dosya kapsamında sunulan maillerde davalı tarafça ayıp ihtarında bulunulduğu, teknik müdahale ve iki senelik garanti kapsamında sorunların giderilmesinin talep edildiği, davacı taraf yetkilisince kameralarla ilgili sorunlarla ilgilenildiğinin anlaşıldığı; taraflar arasındaki 27/04/2016 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde “Sistemin kabulü ve tesellümü tüm ekipmanların ve fonksiyonlarının çalışırlığı test edildikten ve canlı uygulamada 15 gün süre ile izlendikten sonra, izlemenin yapıldığı, 15.günün sonunda ... tarafından ödeme peşin olarak yapılacaktır” şeklinde düzenlendiği, 07/10/2016 tarihli maillerde tarafların 4.000,00$ lık faturayı projenin teminatı olarak 2 yıl sonra davacıya ödenmesi konusunda yeni bir sözleşme akdettikleri anlaşılmakla, mailler zinciri incelendiğinde davalı tarafça sözleşmeye konu sistemin 15 günlük test aşaması geçtikten sonraki ayıpların garanti kapsamında giderilmesinin talep edildiği; 07/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda teknik incelemeye göre sistemin kurulduğu yerin gübre fabrikası olması nedeniyle ortamdaki nemi çıkan gaz ve kimyasalların kameraların bozulmasına, elektronik cihazların arıza çıkarmasına etken olduğunu, davacının sözleşme gereği işlemlerini teknik olarak yerine getirildiği tespitinin yapıldığı; davalının projelerin gereği gibi tamamlanmadığı, eksik ifada bulması nedeniyle teminat olarak alınan bakiye bedelin ödenmediği savunmasında bulunduğu; davacının savunması ödemezlik defi kapsamında olup kamera sistemindeki ayıptan doğan sorumlulukta, satıcı konumundaki davacının ikinci sırada yan yükümlülüğü ve yan borçlarından dolayı ödemezlik definde bulunamayacağı, ayıp halindeki seçimlik haklara başvurulması gerektiği, sözleşmenin 2. maddesine göre davacının söz konusu projeyi en geç 4 ile 6 hafta arasında anahtar teslimi prensibi doğrultusunda, bütün ekipman ve fonksiyonları ile birlikte çalışır şekilde davalıya teslim edeceğinin kararlaştırıldığı, 07/10/2016 tarihli maillerde tarafların 4.000,00$ lık faturayı projenin teminatı olarak 2 yıl sonra davacıya ödenmesi konusundaki sözleşmede belirlendiği, buna göre sözleşmelerde belirlenen sürelerin takip tarihi itibariyle dolduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre hesaplanan 18.321,86TL alacağını ispatladığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.321,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 avans faizi işletilmesine; asıl alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Dairemizce 12/04/2022 tarih, 2022/885 E 2022/743 K sayılı karar ile; "davacı vekilinin istinaf talebinin, HMK'nın 342/1 maddesi gereğince karar tarihi itibariyle davanın reddine karar verilen miktar hükmün kesinlik sınırının altında kaldığı; HMK'nın 346.maddesi gereğince kesin kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından da karar verilebileceği; İlk derece mahkemesince istinaf talebi hususunda bir karar verilmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurma talebinin 6100 sayılı HMK'nın 341/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden kesinlik sınırının altında kaldığından reddine karar verilmiş ise de davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmemesi nedeniyle dosya yeniden istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. Dairemizce 14/06/2022 tarih, 2022/1527 E. 2022/1217 K sayılı ilam ile; "Mahkemece yargılama sırasında alınan 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter, kayıt ve belgeleri incelenerek, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 18.321,86-TL borçlu olduğu, taraflara ait kayıtların bu konuda mutabık olduğu belirlenerek; sistemin kurulduğu yerin gübre fabrikası olması nedeniyle ortamdaki nemi çıkan gaz ve kimyasalların kameraların bozulmasına, elektronik cihazların arıza çıkarmasına etken olduğunu, elektronik aletlerin zamana karşı işlevlerini yitirmeleri ve tamir ile farklılık göstermeleri nedeniyle yerinde keşif yapılsa bile tam anlamıyla kanaat bildirmenin yetersiz ve uygun olmayacağı belirtilmesi üzerine mahallinde keşif yapılmaksızın karar verildiği; ancak sözleşmeye göre fabrika binasının değişik yerlerine birden çok sayıda kamera takılması konusunda anlaşıldığı; bu durumda mahallinde keşif yapılarak her bir kameranın takıldığı yer itibariyle değerlendirilerek, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, çıkan arızalar, kameraların çalışıp çalışmadıkları, takıldıkları yer itibariyle ortamdan etkilenip etkilenmeyeceği de değerlendirilmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçe ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 17/05/2023 tarihli karar ile; dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak; davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış davalının olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 18.321,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18.321,86 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 avans faizi işletilmesine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, asıl alacağın % 20 si üzerinden hesaplanacak (3.664,37TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, davacı şirketin edimini tam ve gereği gibi ifa etmediğini, bu durumun davacı şirkete bildirilmesine rağmen herhangi aksiyon almadıklarını, keşif neticesinde davaya konu 9 kameradan 8'nin çalışmadığının tespit edildiğini buna rağmen raporun devamında çelişkili olarak ayıp olmadığı yönünde kanaat bildirildiğini, bilirkişi raporu'nda 9 kameradan 8'nin çalışmadığı tespit edilerek davaya konu kameraların toz geçirmez ve her yönden püskürten su jetine karşı korumalı olduğu olduğu belirtildiğini ve fakat hemen akabinde davalı şirket fabrikasının "tozlu olması" ve "deniz kenarında olması" nedeniyle kameraların çalışmadığı ve bu nedenle kameraların ayıplı olamayacağının belirtildiğini, bir an için davaya konu kameraların ayıplı olmadığı ve toz geçirmediği kabul edilirse, davalı şirketin fabrikasının tozlu olmasının kameraların çalışmasına etki etmeyeceğinin açık olduğunu, yine raporda kameraların suya dayanıklı olduğu belirtilip hemen ardından davalının fabrikasının deniz kenarında olması, nedeniyle kameraların çalışmıyor olabileceğini değerlendirildiğini ve yine bu konunun da ayıp olarak nitelendirilmediğini, yüne raporda taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde kameraların ilk günden itibaren çalışmadığı gibi garanti süresi içinde de çalışmadığının tespit edildiğini, buna rağmen raporun devamında kameraların ayıplı olmadığı yönünde hatalı kanaat bildirildiğini, bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici ile, davalı iş sahibi arasında imzalanan 27/04/2016 tarihli sözleşme hükümlerine göre, ... Fabrika Kamera Projesi için anahtar teslim koşullu, 59.000 USD bedelli olduğu; 2. maddesisinde Projenin en geç 4 ila 6 hafta arasında anahtar teslimi prensibi doğrultusunda bütün ekipmanı ve fonksiyonları ile birlikte çalışır vaziyette ... bilgi teknolojileri departmanı görevlilerine teslim edileceği; 13. maddesinde “Ürünlerin 24 ay garanti kapsamında olduğu, arızalı giderilerek 3 iş günü içerisinde çalışır hale getirileceği, garanti süresince 6 ayda bir kontrolünün yapılacağı”; 16. maddesinde “Sistemin kabulü ve tesellümü tüm ekipmanların ve fonksiyonlarının çalışırlığı test edildikten ve canlı uygulamada 15 gün süre ile izlendikten sonra, izlemenin yapıldığı, 15. günün sonunda ... tarafından ödeme peşin olarak yapılacaktır” düzenlemesi yapıldığı, davalı yanın sözleşme gereği ödemesi gerek 59.000 USD 55.000 USD yi ödediği, geriye 4.000 USD ödemesi kaldığı, 07/10/2016 tarihli maillerde tarafların 4.000 USD lık faturayı projenin teminatı olarak 2 yıl sonra davacıya ödenmesi konusunda yeni bir sözleşme akdettikleri, 2 yıllık süre içinde davacı yüklenicinin davalı yan sürekli servis hizmeti verdiği ve çıkan sorunları giderdiği, 2 yılın dolduğu ancak davalı yanın kalan bakiye olan 4.000 USD yi ödemediği, davacı yanın bu nedenle başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine, iş bu itirazın iptali davasını açtığı; davalı tarafça işin ayıplı yapıldığı savunulmuş ise de alınan bilirkişi raporları ile bazı kameralarda zaman zaman çıkan arızanın hem işin yapıldığı iş yerinde, yapılan işler dolayısı ile çıkan gazlar hem de iş yerinin bulunduğu konumun, havanın nemli ve iyotlu olmasına neden olacak şekilde deniz kenarında bulunması nedenlerinden kaynaklandığı anlaşıldığından ve her ne kadar harca esas değere göre; davanın aslında tam kabulüne karar verilmiş ise de bu konuda davacı yanın istinafı bulunmadığından; mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/05/2023 tarih ve 2022/502 Esas, 2023/353 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.251,57 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 313,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 938,57 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.