mahkeme 2022/2038 E. 2024/906 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/2038

Karar No

2024/906

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/2038
KARAR NO:2024/906
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/02/2022
NUMARASI:2017/466 Esas, 2022/146 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili; davacının davalı şirketin müteahhitliğini üstlendiği inşaatların sıva, mantolama, alçı boya fayans, seramik gibi imalat işleri yaptığını, davacının 01/09/2015 tarihli protokolden üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, davalının sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan tapuyu devretmediği, nakit ödemesi gereken sözleşme bedelini nakden ödemediğini, 4 farklı parselde yapılan inşaatlar nedeniyle sözleşme kapsamında yapılan işlerden bakiye kalan alacakları ile geç ödemeler nedeniyle maddi zarara uğradığını, davacının taahhütlerini yerine getirdiğini, ancak davalı ile bir türlü mutabakat sağlanamadığını belirterek; davacının uğradığı zararın sözleşme tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili daha sonra talep açıklaması ile; ... parsel için; ... parselde bulunan ... nolu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, bu mümkün olmazsa şimdilik 50.000,00 TL yapılan işin bakiye bedeli ile 20.000,00 TL geç ödeme nedeniyle zararı; 23 parsel için 461.084,00 TL yapılan işin bakiye bedeli ile 20.000,00 TL geç ödeme nedeniyle zararı; ... parsel için 30.000,00 TL yapılan işin bakiye bedeli ile 5.000,00 TL geç ödeme nedeniyle zararı, ... parsel için 321.502,00 TL yapılan işin bedeli olarak; toplamda 907.586,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile, sözleşmenin inşaatın ince işlerine ilişkin olduğunu, davacınin davalıya ait bazı inşaatların ince işlerini yaptığını, anlaşma gereği alacaklarının tamamını aldığını, herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği ... Ada ... Parselde bulunan inşaata, sıva, montalama, alçı boya, fayans, seramik, kartonpiyer ve çevre düzenlemesine ilişkin işlemleri sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, davalı şirketin davacıya 01/09/2015 tarihli sözleşme içeriğini yerine getirmemesinden dolayı Üsküdar ... Noterliğinden ...yevmiye no ve 27/04/2017 tarihli ihtarnameyi göndererek; davacıya sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda kendi sözleşme yükümlülüğü olan daire devrini yapmayacağını ihtar ettiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin sorumluluk altına girdiğini, davacının 06/08/2014 tarihli sözleşmede de yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yaptığı işlerde binanın bazı yerlerinden su aldığı, bazı kısımların hiç yapılmadığı (... ada ... parsel) görüldüğünü, buna ilişkin olarak davalı şirketin davacıya Üsküdar.... Noterliğinden ... yevmiye no ile 13/04/ 2017 tarihinde ... ada ... parsel üzerine inşa edilen binada sözleşmede belirtilen hususların eksik olduğuna ilişkin ihtarname gönderdiğini, bu binaya davacının yaptığı işler sonucu oluşan bozukluklardan dolayı oturma ruhsatı alınmadığını, bu nedenle doğacak menfi ve müspet zararların tazmini için dava açılacağının davacı yana ihtar edildiğini, davacının edimlerini bu şekilde eksik ifa etmesine rağmen tüm ödemeleri yapıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği geç ödemeden dolayı talep ettiği beyanların gerçek dışı beyanlar olduğunu, sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeyen davacının hak edişlerinin geç ödenmesini bahane ederek açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı arasında 01/09/2015 tarihinde Mantolama ve Sıva Protokolü yapıldığını, bu protokolde davalının İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... ada .. parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parseldeki binaların yalıtım, sıva, fayans döşeme, çevre düzenlemesi vb yükümlülükler altına girdiğini, imzalanan protokolde yapılacak işlerde kullanılacak malzeme ve malzemenin nasıl, ne şekilde kullanılacağına ilişkin maddelerin de yer aldığını, davalının yaptığı işlerin niteliğinin sözleşmeye uygun olmadığını, binaların bazı yerlerinden su aldığını, bozulmaların olduğu ve bazı kısımların hiç yapılmadığının tespit edildiğini ve davalıya bu durumların Üsküdar .... Noterliğinin 13/04/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Üsküdar .... Noterliğinin 27/04/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, binada bazı eksikliklerin bulunduğunu, davalının eksik ve kusurlu yaptığı işlerin tamamlattırılması için, dava dışı ..., ... ve ... ile yapılan işçilik sözleşmeleri yaptıklarını, yapılan ihtara rağmen davalı sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmede belirtilen kriterlere uygun olarak işini yapmadığını, davacı şirketin başka bir firma ile anlaşarak eksik yapılan işleri tamamlattığını, davacı şirketin davalının eksik iş ve ayıplı hizmet yapmasından dolayı zarara uğratıldığını, zararının giderilmesi için şimdilik fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL bedelli maddi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın açtığı dava da ihtarname de olduğu gibi sırf davalının alacaklarına ulaşmasını geçiktirmek ve haksız delil elde etmek, yargılama sürecini uzatmaya yönelik açılmış bir dava olduğunu, ... ada, ... parsele ilişkin tüm iş ve imalatların yapıldığına dair taraflarca işyerinde keşif yapılarak kapsamlı bir çalışma yapıldığını, yapılan tüm iş ve imalatlar yerinde görülerek ölçüm ve hesaplamalar yapıldığını ve taraflar arasında mutabakat sağlandığını ve sözleşme başlıklı protokol akdedildiğini, davacı şirketin yazılı beyanı ve ikrarı karşısında sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğini, davacının iddiasının gerçekten ve ispattan yoksun olduğunu, davacı şirketin senede karşı senet kuralı gereği aksini yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği belirttiği hususların ayıp ihbarı niteliğinde olduğunu süresinde olmadığını, zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne 2017/466 E davada cevap dilekçesinde taahhütlerini ifa etmediğini, davalıya taahhüt edilen daireyi devretmediğini beyan etmekle daire tapusunun devrinin borcu olduğunu ikrar ettiğini, davalının sözleşmeye uygun olarak işlerini yaptığını ve teslim ettiğini, davacı şirketin bu binaları teslim aldığını bazılarının iskanı alındığını tüm dairelerin çoğunluğunu 3. kişilere sattığını, davalının dış cephe ve diğer yerlerde ... kullandığını, davacı tarafın iddia ettiği bahçe otopark üstünün çökmesi olayının davalının kusurundan kaynaklı bir olay olmadığını, davacı şirketin plan/proje ve statiğe uygun olarak inşaat yapmamasından kaynaklı (kullandığı demirlerin inceliği ve kiriş olmaması ) hasar olduğunu, davacıdan alacaklı olanın davalı olduğunu, davalının tüm taahhütlerini yerine getirdiği, davalının yaptığı işlerin bedeli olan bakiye kısmını bu güne kadar ödemediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 16/02/2022 tarihli karar ile, "Somut olayda inşaatların %100 oranında tamamlandığı ve kat maliklerince kullanıldığı belli olduğuna göre taşeron tarafından yapılan işin eksik bırakıldığını ispat, yükleniciye aittir. Davalı yüklenici, işin yapımı sırasında, bitimi ve teslimi sırasında açık bir ayıp ve eksik iş ihtaratında bulunmamıştır. Davacının eksik iş bedelinin ödenmesini istediği ihtarı çekene kadar davalı hiçbir ihtar çekmemiştir. Davalı/birleşen dosya davacısı da Üsküdar .... Noterliğinin 13/04/2017 tarihli ... ve 27/04/2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamelerini çekmişse de yukarıda belirtildiği gibi asıl dava davacısı alacak siteminde bulunana, asıl dava açılana kadar davalının ihtarı olmamıştır. Bu durumda usulünce ayıp ihtarında bulunmayan davalı işi kabul etmiş sayılır. Son bilirkişinin çıkardığı metraj ve birim fiyatlara göre üstlenilen toplam iş bedelinin toplam iş bedelinin 2.461.957,79 TL olduğu, davalının yaptığı toplam ödemenin 1.350.890 TL olduğu, bakiye 1.111.067,79 TL iş bedeli kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı eksik ve ayıplı işler olduğu itirazında bulunmuş ise de, bu iddiasına ilişkin bağımsız bir dava açmış olduğundan, bilirkişilerin tespit ettiği ve mahkememizin de kabulünde olan 24.000 TL lik eksik /ayıplı iş giderim tutarının asıl davada değil, birleşen davada ele alınması gerektiği anlaşılmıştır. Sözleşmede belirtilen 34 nolu taşınmaz dairenin tapusunun davalı adına kayıtlı olmadığı, dava tarihinde ve dava sırasında da devri yapılmadığına göre bulunan bedelden taşınmaz bedelini düşmeye gerek yoktur.Davacı 4 taşınmaz için bakiye iş bedeli olarak toplamda 862.586 TL talep etmiş, geç ödeme sebebiyle de 45.000 TL talep etmiştir. Bakiye iş bedeli talebi bulunan tutarın altında kalmakla kabul edilmiştir. Öte yandan geç ödemeden kaynaklanan zarar olarak talep ettiği 45.000 TL yönünden, iddia ispatlanamadığından reddedilmiştir. Taraflar arasında yapılmış ödemeler gelişi güzel yapılmış, hangi ödemenin hangi iş için yapıldığı belirtilmemiş, geç ödemelerde davacı ihtirazi kayıt koymamış, şerh düşmemiş, yapılmış geç ödemeleri de benimsemiş olup, artık davacının geç ödeme sebebiyle tazminat talep etme imkanı kalmamıştır. Birleşen davada da davalı/ birleşen dosya davacısı 5.000 TL üzerinden kısmi dava açtığı görülmüş olup, bilirkişiler ayıplı işlerin giderilmesi için 24.000 TL gerekeceğini mütalaa etmişlerse de; yüklenicinin, taşeron tarafından eksik iş bedeli isteninceye hatta dava açılıncaya kadar ayıp ihtarında bulunmadığı, eksik işleri açıkça bildirmemiş olduğu, bu durumda birleşen davada maddi tazminat isteme imkanını yitirdiği " gerekçesi ile Asıl dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davacının dört taşınmaz için bakiye iş bedeli olarak talep ettiği terditli taleplerden İstanbul İli, Ümraniye ilçesi, ... ada ... parsel ... nolu taşınmazın tapusunun iptal tescil isteminin reddine; alacak talebinin kabulü ile, 862.586 TL nin dava tarihinden (21/04/2017) itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 45.000 TL geç ödemeden kaynaklanan zarar istemini ispatlanamadığından esastan reddine; Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye ticaret Mahkemesi'nin 2018/855 Esas,2019/1401 Karar sayılı davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, İstanbul İli, Ümraniye ilçesi, ... ada ... parsel ... nolu taşınmaz,yazılması gerekirken sehven ... yazıldığı için mahkemenin davanın tapu iptal ve tescil yönünden reddine karar verdiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihat ve uygulamalarına göre maddi hatalar yargılamanın her aşamasında düzeltilmesi mümkün olduğunu, Yargıtay kararlarına göre maddi hatanın kazanılmış hak oluşturmayacağını, talep üzerine veya re'sen maddi hatadan her zaman karar kesinleşmiş olsa dahi dönülebileceğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme bedeli 445.000-TL bedel karşılığı ... nolu 3+1 daire ve nakit para ödenmesi kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3.maddesinde ... nolu 3+1 daire yazılması gerekirken sehven ... nolu 3+1 daire olarak yazıldığını, maddi hata olduğunu, resmiyette ... nolu daire olarak gösterilen bağımsız bölüm 2+1 olduğunu, tarafların müşterek ve gerçek iradesinin 3+1 daire olduğu açık olduğunu, sözleşmede dairenin konumu, cephesi, katı, yönü, oda sayısı, alanı tam ve eksiksiz olarak tanımlanmış olup bu tanıma göre bağımsız bölümün 33 nolu daire olduğu, sözleşmenin 3. maddesinin son paragrafında 5.kat açıklamasıyla 33 nolu dairenin tarif edildiğini, keşfin gerçekleştirdiği dairenin de tapuda 33 nolu daire olduğunu, daire numarasındaki farklılığın ... ada, 4,5,13,14,15 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tevhit edilmesinden kaynaklandığını, bu parsellerin tevhit ile 19 parsele dönüştüğünü, bu dairede tarafların açık ve zimni/fiili mutabakatı ile davacının uzun yıllardır ve halen oturduğunu, zira 34 bağımsız bölüm 2+1 daire olup tanımlanan daire olmadığını, davanın açıldığı 2017 yılından bu güne kadar davalı şirketin dairenin 3+1 olduğuna ilişkin hiçbir itirazı olmadığını, nitekim davacının teslim aldığı ve fiilen kullandığı dairenin de 33 nolu daire olduğunu, davacının fiilen teslim aldığı dairede kardeşi ... ikamet ettiğini, elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri ve faturalarının davacının kardeşi ...'ın adına kayıtlı olduğunu, bununda tarafların kastının 33 nolu 3+1 daire olduğunun ispatı olduğunu, bu nedenle ... ada ... parsel 33 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptal ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, 31/05/2021 tarihli raporda ... ada 18 parsel 33 (hataen 34) nolu dairenin tapu devrinden sonra davacının alacak bakiyesinin 642.067,79-TL olduğu tesbit edildiğini, ancak mahkemenin maddi hata sebebi ile daire tapusunun iptal ve tescil talebini reddettiği için davacının yaptığı işlerin toplam bedelinin para olarak hesaplandığını, dosyada ve 01/06/2021 tarihli ek raporda da toplam iş tutarının 2.461.957,79-TL olduğu, davalının yaptığı toplam ödemenin 1.350.890,00-TL olduğu, davacının 4 taşınmazda yaptığı işler için toplamda 1.111.067,79 TL bakiye hakedişinin kaldığının tesbit edildiğini, taraflar arasında yapılan 01/09/2015 tarihli Montolama ve Sıva Protokolüne göre ... parselde bulunan binanın işleri 23/06/2015 tarihli teklif doğrultusunda yapıldığını, sözleşmenin 3. Maddesinde sözleşme bedelinin 445.000-TL bedel karşılığı 34 (33 olacak) nolu 3+1 daire bakiye kısım ise hakediş sonunda nakit olarak ödenmesinin öngörüldüğünü, mahkemenin tapu iptal ve tescil talebini kabul etseydi davacının toplam alacağından nakit ödeme ve sözleşmede belirlenen daire bedeli düşüldükten sonra kalan alacağa karar vereceğini, toplam alacaktan nakit ve daire bedeli düşülerek(2.461.957,79-TL- (1.350,890-TL+ 445.000-TL daire bedeli) =666.067,79-TL alacağın tahsiline karar vermesi gerekirken; daire yönünden tapu iptal ve tescilin reddine karar verdiği için dairenin bedeli dışlanarak davacının (2.461.957,79-TL- 1.350.890,00-TL= 1.111.067,79-TL bakiye hakedişi olduğu ancak talebimizi dikkate alarak 862.586 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verdiğini, mahkeme bilirkişi raporunda hesaplanan 1.111.067,79-TL üzerinden alacağımızı artırmaya imkan tanımadan ilk talebimizdeki tutar üzerinden karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olduğu,, 45.000 TL geç ödemeden kaynaklanan zarar isteminin, ispatlanamadığından esastan reddi kararının isabetsiz olduğunu, artan işçilik ve malzeme bedeli, döviz kurlarında, altın, enflasyondaki olağanüstü artışlar sebebiyle paradaki değer kaybının munzam zarar oluştuğu, ... ada, ... parselde bulunan binanın işlerinin 23/06/2015 tarihli teklif doğrultusunda yapıldığını, sözleşmenin 3. maddesi gereği sözleşme bedelinin 445.000-TL bedel karşılığı 34 nolu 3+1 daire, bakiye kısım ise hakediş sonunda nakit olarak ödenmesinin öngörüldüğünü, davacının sözleşmedeki taahütlerini ifa etmesine rağmen davalı taraf yapılan işlerin tespiti ve hesaplarını çıkarılmasını ve kararlaştırılan sürede ücretin ödenmesi hususunda sürekli olarak kaçındığını, sözleşmede belirtilen işlerin bitiminden sonra kararlaştırılan 7 ay sonra ancak bir hesap mutabakatına varıldığını, sözleşme ile varılan mutabakata göre 990.000-TL + KDV = 1,168,200-TL bedel üzerinde anlaştıklarını, davalının sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan tapuyu halen devretmediği gibi sözleşmenin 3. maddesi gereği nakit ödemesi gereken sözleşme bedelini nakden ödemeyip uzun zamana yayarak sıralı bonolar halinde borcunu ifa etmeye çalıştığını, davacının taahhüt ettiği işi Haziran 2016 tarihinde bitirdiğinden sözleşmeye göre davalının davacının ücretini nakit olarak 2016 Haziran ayında ödemesi gerekirken, 2017 yılı 28/02/2017 vadeli 100.000-TL- 30/03/2017 vadeli 100.000-TL - 30/04/2017 vadeli 100.000-TL - 30/05/2017 vadeli 150.000-TL - 30/05/2017 vadeli 150.000-TL olmak üzere 5 adet senetle ödeme yaparak, geç ödeme nedeniyle davacıyı zarara uğrattığını, bu nedenle ... ada, ... parselde kayıtlı g.menkuldeki 34 nolu 3+1 bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline,tescilin mümkün olmaması halinde taşınmazın dava tarihindeki piyasa bedelinin sözleşme tarihinden avans faiziyle tahsilini, bu sözleşme ve işlerden kaynaklı bakiye 50.000,00-TL geç ödemeden doğan zararın tazmini bakımından miktarı kesinleştiğinde artırmak üzere şimdilik 20,000-TL’nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, ... ada, ... parselde sözleşme gereği ve sözleşme dışında yapılan işlerin bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam KDV dahil 618,084,00-TL olduğunu, bu güne kadar bu inşaatla ilgili olarak yapılan ödeme tutarı dışında bakiye 461,084,00-TL ödenmediğini, yapılan işin başlama ve bitişleri inşaata ait işçilik sigorta kayıtlarıyla ve şahit beyanlarıyla ispat edileceğini, davacının taahhüt ettiği işi Mayıs 2015 tarihinde bitirdiğinden sözleşmeye göre davalının davacının ücretini nakit olarak 2015 Mayıs ayında ödemesi gerekirken,bu güne kadar bakiye kısmını ödememek suretiyle davacıyı zarara uğrattığını, bu sözleşme ve işlerden kaynaklı bakiye 461,084,00-TL ve geç ödemeden doğan zararın tazmini bakımından miktarı kesinleştiğinde artırmak üzere şimdilik 20,000-TL’nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, 15/12/2015 tarihli Montolama ve Sıva Protokolüne göre ... ada, ... parselde bulunan binanın işleri 15/12/2015 tarihli teklif doğrultusunda yapıldığını, yapılan işlerin bedeli toplam KDV dahil 225,000,00-TL olduğunu, sözleşmenin 3. Maddesi gereği ödemelerin 195.000-TL bedeli karşılığı 2.normal katta ön cepheye bakan 2+1 daire, bakiye kısım ise hakediş sonunda çekle ödenmesinin öngörüldüğünü, davacının taahhüt ettiği işi Mayıs 2016 tarihinde bitirdiğini, davalıya Bakırköy ... Noterliği 22/03/2017 tarih ve ... sıra numaralı ihtar sonrasında 19/04/2017 tarihinde 195,000-TL bedel karşılığı olan daireyi tapuda davacıya devrettiğini, davalının sözleşme hükümlerini 2016 Mayıs ayında ifa etmesi gerekirken,bu güne kadar bakiye kısmını ödemeyerek davacıyı zarara uğratığını, bu sözleşme ve işlerden kaynaklı bakiye 30.000,00-TL ve geç ödemeden doğan zararın tazmini bakımından miktarı kesinleştiğinde artırmak üzere şimdilik 5,000-TL’nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, 27/02/2015 tarihli Montolama ve Sıva Protokolüne göre ... ada, ... parselde bulunan binanın işleri 27/02/2015 tarihli teklif doğrultusunda yapıldığını, sözleşme gereği yapılan işlerin bedelinin toplam KDV dahil. 321,502,00-TL olduğunu, tespit edilen bedelin davacı ve davalının şantiye sorumlusu mühendisi tarafından hesaplanarak imza altına alındığını, ayrıca sözleşme dışı yapılan işlerinde olduğunu, davalı yana sözleşme hükümlerini yerine getirmesi hususunda Bakırköy .... Noterliği 22/03/2017 tarih ve ...sıra numaralı ihtarı tebliğ ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerine, ihtarnamelere göre net bir iş tanımının olmadığını, yapılan keşif ve tarafların kabulüne göre taşınmazlar %100 tamamlanma oranı ile maliklere devredildiğini, ve uzun zamandır da kullanıldığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl dosya davacısı ve birleşen dosya davalısı yüklenici, asıl dosya davalısı, birleşen dosya davalısı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 15/12/2015 tarihli, 27/02/2015 tarihli,01/09/2015 tarihli “Mantolama ve Sıvı Yapım Protokolü başlıklı sözleşmeler akdedilmiştir.Dava, asıl davada davacı taşeron eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli, geç ödeme yapılması sebebi ile uğradığı zarar ile tapu iptal ve tescili, birleşen davada is sahibi davacı eksik ve ayıplı işler sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı, asıl dava davacısı- birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Somut olayda asıl dava davacının davayı 18 parsel için terditli olarak ikame ettiği ve 18 parsel için öncelikli talebinin tapu iptal ve tescil talebi olduğu, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında, davacı vekili tarafından 18 parsel 34 nolu bağımsız bölüm için tapu iptal ve tescil talep edildiği, ancak istinaf aşamasında talebin 33 nolu bağımsız bölüm olduğunu açıkladığı, keşfen alınan bilirkişi raporunun da 33 nolu bağımsız bölüme ilişkin olduğu, mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden bağımsız bölüm malikinin davaya dahil edilmeden ve taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen rayiç değeri üzerinden harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi ve ayrıca davacının önce 34 nolu bağımsız bölüm için daha sonra ise 33 nolu bağımsız bölüm için tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş olması karşısında, numarataj hatası olup olmadığının belediyeden sorulmadan ve davacı yana tapu iptal ve tescil talep ettiği bağımsız bölümün hangisi olduğu konusundan açıklamalı dilekçe sunması için süre verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/02/2022 tarih, 2017/466 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim