mahkeme 2021/2991 E. 2025/850 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2991
2025/850
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2991
KARAR NO: 2025/850
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI: 2020/174 Esas, 2021/203 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacının ... villaları No: ... adresinde davalıya mal/hizmet verdiğini bunlara karşılık davalıya 59.874,00.-TL fatura tanzim ettiğini, davalının 37.552,00.-TL Ödeme yaptığını ancak alacaklarının 22.322,00.-TL' sini ödemediklerini, İstanbul ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi ... E sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın kaldırılmasını, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itirazı nedeniyle, en az %20 İcra İnkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu hizmetin ifa edilmediğinden davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde haksız davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı tarafın ticari defterleri itibariyle; davacı şirket tarafından 2019 yılı Haziran ayında düzenlenen 4.425,00 TL bedelli faturanın ticari defterlere kaydı sonrasında TBK'nun 102/1. maddesi uyarınca 4.425,00 TL bedelli faturanın 2.322,56 TL'lik bakiyesi kadar bu defa davacı yanın alacaklı olduğu, davacı tarafın 2019 yılı Temmuz ayında düzenlediği 20.000 TL'lik faturası sonrasında davaya ve takibe konu alacak bakiyesinin oluştuğu, eldeki davanın bu bakiyenin ödenmemesi sebebiyle açıldığı, davalı yan ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş ise de celp edilen vergi dairesi kayıtlarına göre 2019 yılı döneminde davalının KDV hariç 40.591,00 TL tutarında 2 fatura karşılığı davacıdan mal/hizmet aldığını BA formu ile bildirildiği, bildirilen tutara %18 KDV eklendiğinde bildirimin Nisan ayında düzenlenen 27.897,56 TL bedelli fatura ile Temmuz ayında düzenlenen 20.000 TL bedelli faturalara tekabül ettiğinin görüldüğü, faturaların vergi dairesine bildirilmiş olması hizmetin verildiğine karine teşkil etmekle, davalı tarafça karinenin aksinin ispat edilemediği, nitekim faturalara ilişkin kısmi ödemeler de yapıldığından davacı yanın davalı yandan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile itirazın iptaline, faturaya dayanmakla likit olan alacağa istinaden başlatılan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; davacı tarafından faturalara konu hizmet verilmediğini, davacı iddiasını ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki masa yapım ve demir işleri hizmetine ilişkin olduğu, teamül gereğince önce malların faturaları gönderilmekte, akabinde fatura tarihinden sonraki tarihlerde teslimat gerçekleştirildiğini, bu sebeple BA-BS formları yalnızca işbu faturaların vergi mevzuatında düzenlenen yasal yükümlülük sebebiyle işlenmesinden ibaret olup malların teslim alındığına ve hizmetin verildiğine yönelik hiçbir ispat değeri taşımadığını, vergi kaydında faturaların yer almasının tek sebebinin kanuni zorunluluk olması olduğunu, faturalar sözleşmenin varlığını ispat etmekten başka hiçbir işleve sahip olmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı sözleşmenin kurulduğuna ilişkin faturalar düzenlemiş ancak hizmeti ise hiç ifa etmediğini, Yargıtay uygulamalarından da görüldüğü üzere, teslim olgusunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, somut olayda ise karşı tarafın ticari defterleri tek başına delil niteliğinde olmayıp hizmetin verildiğini ispata medar hiçbir delil sunulmadığını, (Yargıtay HGK E.2017/19-915, K. 2018/1338, T. 19.9.2018), ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerektiğini, davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağını da usulüne uygun olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf davalı tarafa hizmetin teslim edildiğine ilişkin hiçbir delil sunmadığını, faturalar ile ispat etmeye çalıştığını, faturaların teslim alan ve teslim eden kısımların boş bırakıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı; davalıya ait villada mal ve hizmet verdiğini ve iş bedeli olarak e59.874,00.-TL fatura tanzim edildiğini, davalının 37.552,00.-TL ödeme yaptığını ancak bakiye 22.322,00.-TL' sini ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz ile takibin durması sebebiyle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 İcra İnkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu hizmetin ifa edilmediğinden davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde haksız davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve özellikle davalının BA+BS kayıtları itibariyle davalıdan alacaklı olduğunu kabul ederek davanın kabulüne, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi olduğu her iki tarafın kabulündedir. Davacı yüklenici eser sözleşmesi kapsamında edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiğini, faturalar tanzin ettiğini, davalının bir kısım ödemeleri yaptığını ancak dava konusu bakiye iş bedelini ödemediğini iddia etmiştir. Dava dosyasına celp edilen BA+BS kayıtları ve bilirkişi raporu itibariyle, davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar ticari defterlere işlendiği, davalı taraf faturaları vergi dairesine göndermek suretiyle BA + BS kayıtlarını düzenlemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı taraf BA+BS kayıtları ile bildirilen faturalara ilişkin, edimin tamamlanmadığı yönelik itirazda bulunulmadığı gibi, yasal sürede faturalar iade edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturalar davalı tarafından Kep veya noter aracılığı ile itiraz da edilmediği, aksine faturalar vergi bildirimi için BA+BS olarak bildirildiği anlaşılmakla, davalı tarafın fatura kapsamında hizmet aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih ve 2020/174 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 1.524,82 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 381,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.143,62 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.