mahkeme 2021/2937 E. 2025/873 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2937

Karar No

2025/873

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO2021/2937
KARAR NO:2025/873
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2021
NUMARASI:2018/1319 Esas, 2021/429 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacının alacaklı sıfatıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi’nin... esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı fatura alacaklarına dayalı takibe ilişkin olarak davalı-borçlunun itiraz üzerine icra takibini durdurması sonucu açmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile takibin devamına ve davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili özetle, müvekkili şirketin davalı şirketin bir kısım işlerini yaptığını, bu işler nedeniyle toplam miktarı 52.799,10 TL olan beş adet faturanın kesilerek davalıya gönderildiğini, davalının 8.998,00 TL ödeme yaptığını ancak kalan 40.291,10 TL’yi ödemediği gibi bu tutarlara ilişkin 01.11.2018 tarihli iade faturası kestiğini, davalının bu iade faturasını 12.11.2018 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi... teslim ettiğini, ancak iade faturasının haksız düzenlenmesi sebebiyle 19.11.2018 tarihinde noter kanalıyla davalıya ihtarnamede gönderilerek iade faturasının iade edildiğini, sonrasında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra dosyasına itiraz ettiğini, aynı zamanda davalının söz konusu faturanın 1.11.2018 tarihinde teslim alındığını iddia ettiğini, halbuki müvekkili şirket yetkilisinin 12.11.2018 tarihinde bu iade faturasını tebliğ aldığını, ancak davalı şirketin fatura üzerinde oynama yaptığını, fatura üzerinde “01.11.2018 tarihli faturanın aslını teslim aldım” yazılarak imzalanmasına rağmen davalının tahrifat yaparak “01.11.2018 tarihte fatura aslını teslim aldım” şeklinde değiştirdiğini, bu nedenlerle aslında iade faturasına müvekkili tarafından süresinde itiraz edildiğini belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptaliyle takibin devamına ve ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle, davacı firma ile aralarında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkiye dayalı olarak bütün faturaların ödendiğini, bununla beraber davacı tarafından fazladan kesilen faturalar olduğunun anlaşılması üzerine fazla kesilen bu faturalara karşılık olarak 01.11.2018 tarihinde iade faturası düzenlendiğini ve aynı tarihte davacı şirket yetkilisine imza karşılığı elden tebliğ edildiğini, söz konusu iade faturasına kanuni süresi içerisinde hiçbir itiraz gelmediğini, ayrıca imza incelemesi yapılırsa imzanın davacı şirket yetkilisine ait olacağının ortaya çıkacağını, icraya itirazda haklı olduklarını, davanın reddi ile davacı taraf aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 05.4.2021 tarihli karar ile özetle, davalının cevap dilekçesinin deliller kısmında iade faturasının bilirkişi incelemesi sırasında sunulacağının beyan edildiğini, dolayısıyla iade faturasının aslının kendilerinde olduğunun ikrar edildiğini, davalı tarafından bu faturanın sunulmadığını, davalıya fatura aslını mahkemeye sunması için HMK 200.madde uyanınca bir aylık kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafından belgenin ibraz edilmediğini, ihtara rağmen fatura dosyaya sunulmadığı için davacı tarafından yapılan tahrifat iddiasına itibar edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin devamına ve davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, her iki tarafın da ticari defterlerinde davacı tarafın alacaklı olmadığının sabit olduğunu, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde bulunduğunu, ticari defterlerdeki kayıtların sahibi aleyhine delil olabileceğini, davacı tarafın davalı müvekkil şirketin ticari defterlerine dayanmış olduğundan davasını ispat edememiş sayılacağını, iade faturasının tarafların ortak iradesiyle düzenlendiğini, tahrifat iddiasına ilişkin olarak fotokopi de olsa belge üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, evrak aslının davacı uhdesinde olduğunu, gerekli görülür ise müvekkil şirket yetkilisinin yahut faturayı bizzat teslim eden şirket personelinin mahkemede yeminli beyanının alınabileceğini, delil dilekçesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen mahkemece yemin delili hatırlatılmaksızın hüküm tesisi olma edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirkete ispat külfeti yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesiyle özetle, aşamalardaki beyan ve anlatılara benzer şekilde gerekçelerle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.Davacı özetle, farklı tarihlerde farklı işlere ilişkin sözleşmeden kaynaklanan edimleri yerine getirdiğini ve bu nedenle davalı tarafa on adet fatura gönderdiğini, davalının yasal sürede bu faturalara bir itirazının da olmadığını, davalının altı faturayı ödemekle beraber dört adet faturayı ödemediğini, bu dört faturaya ilişkin sonradan iade faturası düzenlediğini ve 12.11.2018 tarihinde müvekkil şirket yetkilisine elden tebliğ ettiğini, yasal sürede bu iade faturasına itiraz ettiklerini, ancak davalı tarafın belgede tahrifat yaparak iade faturasının teslim tarihini 01.11.2018 olarak göstermeye çalıştığını ve iade faturasına süresinde itiraz edilmediği gibi argüman ürettiklerini, söz konusunu dört fatura nedeniyle davalı aleyhine icra takibinde bulunduklarını belirterek itirazın iptali davası açmıştır.Davalı taraf özetle, davacı ile aralarında hukuki ilişki olmakla beraber bu dört faturanın yanlışlıkla davacı tarafından kendilerine gönderildiğini, yargılama konusu olan dört faturayı yanlışlıkla ticari defter ve belgelere işlediklerini, durumun ortaya çıkması üzerine iade faturası düzenlediklerini ve 01.11.2018 tarihinde davacı şirket yetkilisine elden teslim ettiklerini, davacı tarafın süresinde faturaya itiraz etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacı tarafından değişik tarihlerde düzenlenen toplam on adet faturadan altı adedinin itirazsız bir şekilde davalı tarafından ödendiği, yine yargılamada bu altı adet faturaya konu işlere yönelik olarak davalı tarafın herhangi bir itirazı olmadığı, uyuşmazlığın toplamda 40.291,10 TL tutarındaki 01.12.2017, 06.03.2018, 16.04.2018 ve 01.10.2018 tarihli dört ayrı faturadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Davacı, alacaklı sıfatıyla Bakırköy İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden 01.12.2017, 06.03.2018, 16.04.2018 ve 01.10.2018 tarihli dört ayrı fatura nedeniyle 40.291,10 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatmış olup, davalı borçlu sıfatıyla süresinde itiraz ederek takibi durdurmuştur.Eser sözleşmelerinde eserin teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir.Davacı, iddiasını ispat bakımından fatura ve ticari defterlere dayanmıştır. Nitekim ilk derece mahkemesi önce sadece davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırmış ise de, sonradan hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmıştır.Birinci bilirkişi raporunda, icra takibine dayanak olarak gösterilen 4 adet faturanın davacının defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafında da ticari defter ve belgelerinin incelendiği ikinci raporda da, yargılama konusu faturaların hem davacının hem de davalının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Bu nedenle yani davacının faturaları davalı tarafın ticari defter ve belgelerine işlendiğinden taraflar arasındaki sözleşme ve ayrıca eserin davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine teslim edildiği hususu sübuta ermiştir.Davalı her ne kadar yargılama konusu dört faturanın yanlışlıkla defterlerine işlendiğini, bu faturalara ilişkin iade faturası düzenleyerek davacıya elden tebliğ ettiklerini, davacının ise iade faturasına itiraz etmediğini ileri sürmüş ise de, davacı tarafından faturaların teslim tarihinin tahrifatla değiştirildiği beyan edilmiştir. Yargılama aşamasında ilk derece mahkemesi, davaya cevap dilekçesinde faturayı uhdesinde tuttuğunu ve bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edeceğini ifade eden davalı tarafa bu faturanın ibrazı için HMK 220/5 maddesi gereğince kesin süre vererek, süresinde ibraz edilmemesi halinde tahrifat iddiasına ilişkin olarak davacı tarafın iddiasını kabul edilebileceği yönünde ihtaratta bulunmuştur. Davalı taraf bu ihtarata rağmen söz konusu faturayı ibraz etmeyerek fatura üzerindeki teslim tarihine ilişkin olarak tahrifat yapılıp yapılmadığı yönünden mahkemenin inceleme yapmasını engellemiş olup, bu nedenle ilk derece mahkemesinin davacı tarafın tahrifata ilişkin iddiasını kabulü yerindedir. Diğer taraftan, her ne kadar davalı tarafça iade faturasının davacı şirket yetkilisine teslimin hangi tarihte yapıldığı hususunda davalı şirket yetkilisinin ya da şirket çalışanının yeminli beyanının alınabileceği ileri sürülmüş ise de, söz konusu talep tanık dinletme talebi niteliğinde olup, faturanın hangi tarihte karşı tarafa tebliğ edildiği hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu yön itibariyle de davalının itirazları yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla, davacının tahrifata ilişkin iddiası yerinde görüldüğünden davalının ticari defterlerine kayıtlı olan bu dört faturanın hükümden düşürülmesi mümkün olmadığından, davacının eseri teslim ettiğine dair iddiası ispatlanmış olmaktadır.Davacı, eseri teslim ettiğini ispatlamış sayılacağından, ödemeye ilişkin ispat davalıya ait olmaktadır. Her ne kadar davacı tarafın defterlerinde söz konusu dört fatura nakit tahsilat şeklinde ödenmiş görünmekteyse de, davacı bu ödemelerin yapılmadığını, muhasebecilerinin hatası nedeniyle deftere bu şekilde kaydedildiğini ifade etmiştir. Nitekim davalı tarafın defterlerinde bu tutarların ödenmediği görüldüğü gibi, davalı davaya cevaplarında da söz konusu dört faturanın ödenmediğini açıkça ikrar etmiş ve iade faturası düzenlediklerini savunmuştur. Tüm bu nedenlerle, davacının alacaklı olduğu miktar davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğundan ve davalı tarafça ödeme hususu ispat edilemediğinden mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararı ile toplam borç miktarı davalı tarafın ticari defterinde kayıtlı olmakla likit alacak kapsamında olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/04/2021 tarih ve 2018/1319 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 2.752,28 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30+668,10 TL nin toplamı olan 727,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.024,88 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim