mahkeme 2021/2931 E. 2025/918 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2931
2025/918
16 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2931
KARAR NO : 2025/918
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2021
NUMARASI : 2018/1074 Esas, 2021/264 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; davacı iş sahibinin eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıp nedeniyle davalı yüklenici aleyhine açtığı öncelikle onarım, aksi halde tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı ve davalı taraflarca ayrı ayrı istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, davalının müvekkilinin adresinde parke döşenmesi ve kapı montajı işlerini yaptığını, ancak lamine süpürgeliklerin duvara tam oturmadığını ve aralık kaldığını, yapılan lake kapı kasasının zemine tam oturmamış halde teslim edildiğini, davalı firmanın parke döşeme işini yaptıktan 3 ay gibi kısa bir zaman sonra parkelerde birleşim yerlerinde kabarmalar oluştuğunu ve bu sebeple parkelerin aralıklı kaldığını, davalı firmanın görüşmelere rağmen hatasını kabul etmediğini, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/27 D. İş dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, düzenlenen bilirkişi raporunda zemine döşenen parkelerin birleşim yeri olan kilitlerin birbirine tam olarak oturmadığı, aralık kaldığı, bir kısım yerlerin düz olmadığı, dalgalı olduğu, bazı yerlerinde kabartmaların meydana geldiği, lamine süpürgeliklerin bir kısmının duvara temas etmediği, duvar ile süpürgelik arasında boşluklar olduğu ve yapıştırıcıların gözüktüğü, 3 adet düz masif dikey fugalı lake kapılardan bir tanesinin kasasının zemine oturmadığı, eksik ölçülerde olduğu, zemine temas etmeyen kısmının altının ağaç kamayla beslenerek doldurulduğu ve üstünün katılmadığı hususlarının tespit edildiği, raporun sonuç ve kanaat kısmında tespit edilen kusur ve ayıpların sebebinin malzemenin kusurundan ve işçiliğin düzgün yapılmamasından kaynaklandığının, lamine süpürgeliklerin ve kapı kasalarının kusurlu oluşunun sebebinin işçiliğin titiz bir şekilde yapılmamasından kaynaklandığının belirtildiği, bu sebeplerle hasarlı ve işçilik hatası ile yapılan işlerin davalı firma tarafından tekrar yapılmasını, bu mümkün olmadığı takdirde bir kişi marifetiyle maliyetinin müvekkilinin davalı firmaya ödediği 20.864 TL den aşağı olmamak üzere tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen İstanbul 8. Tüketici Mahkemesinin 2018/217 esas sayılı dava dosyasında özetle, ana davada talep ettikleri tazminata dava tarihinden geçerli olmak üzere faiz talebinde bulunmuştur.Davalı vekili özetle, müvekkili şirketin işe özenle yaptığını, dava konusu ürünlerin hasarlı ya da ayıplı olmasının söz konusu olmadığını, dairede bulunan taşınacak eşyalar sebebiyle işin aksadığını, işin daire sahibi tarafından kontrol edilerek teslim alındığını ve teslim tutanağının davacı şirketçe imzalandığını, kapı kasalarına ilişkin olarak davacı tarafa uyarıda bulunulmasına rağmen davacının isteği üzerine kapı montajının yapıldığını, dava konusu parkelerin neme ve suya maruz kalmaları nedeniyle şiştiğini, davacı tarafın uyarıları dikkate almaması ve ayrıca parkelerin hor kullanılması sebebiyle kendilerine bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı ile dava dışı kapı imalatını yapan firma arasında geçen e-mail yazışmalarında olması gerekenden büyük kapı imal edildiği takdirde bu kapının montajlanmasının mümkün olmayacağının belirtildiğini, müvekkilinin imalatını veya satışını yapmadı kapıdaki hasardan sorumlu olamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 07.4.2021 tarihli karar ile özetle, hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarını atıf yapmak suretiyle, dava konusu villada kullanılan malzemelerin taraflar arasında kararlaştırılan malzemeler olduğu, dava konusu parke ve süpürgeliklerde oluşan deformasyonların tamamen parkelerin suya ve neme maruz kalmaları sonucu yani davadan kaynaklanmayan nedenlerle oluştuğu, işin yapımı aşamasında davalı yüklenicinin herhangi bir malzeme ve işçilik hatasının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu parkelerde ve süpürgeliklerde meydana gelen deformasyonun villada oluşan nem, su ve rutubet gibi dış etkenler ile yapının ısı yalıtımının yeterince iyi olmamasından kaynaklı olduğu, eserde oluşan hasar ve ayıbın davalı yükleniciden kaynaklı bir ayıp olmadığı ve davalı yükleniciye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, bu nedenle eserde meydana gelen ayıptan ve oluşan zarardan davalı yüklenici sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına benzer gerekçelerle yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuş ve tehiri icra talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, birleşen davada vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediği belirtilerek aşamalardaki beyanlarına benzer beyanlarla reddedilen birleşen dava yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı vekili özetle, davacı şirkete ait villa tipi taşınmazda eski laminant parkelerin sökülmesi, yerlerine yeni laminant parkelerin takılması, parke uygulamasından sonra ise kapı ve süpürgeliklerin takılması işlemi için davalı tarafça anlaşmaya varıldığını, ancak lamine süpürgeliklerin duvara tam oturmadığını ve aralık kaldığını, yapılan lake kapı kasasının zemine tam oturmamış halde teslim edildiğini, davalı firmanın parke döşeme işini yaptıktan 3 ay gibi kısa bir zaman sonra parkelerde birleşim yerlerinde kabarmalar oluştuğunu ve bu sebeple parkelerin aralıklı kaldığını, parkelerdeki bu sorunun anlaşmaya aykırı kalitede ürün kullanılmasından ve hatalı işçilikten kaynaklandığını, yine hatalı işçilik nedeniyle kapı montaj işinde de sorun yaşandığını belirterek ayıplı ifa nedeniyle hatalı yapılan işlerin davalı firma tarafından tekrar yapılmasını, bu mümkün olmadığı takdirde bilirkişi marifetiyle maliyetinin müvekkilinin davalı firmaya ödediği 20.864 TL den aşağı olmamak üzere tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı yan, birleşen dava ile de alacağına dava tarihinden geçerli olmak üzere faiz talep etmiştir.Davalı vekili özetle, parkelerde yaşanan sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını, parke döşemesi yapılan alandaki su ve nemin davacı tarafın bahsettiği soruna neden olduğunu, kapı montajındaki sorunun isa davacıdan kaynaklandığını, zira davacının montajı yapılacak kapılar gelmeden parkelerin sökümü ve yeni parkelerin yerleştirilmesini talep ettiğini, böyle bir durumda kapı montajında sorun yaşanabileceği hususunda davacıyı uyardıklarını, ancak davacının talebi üzerine bu şekilde işlem yapmak zorunda kaldıklarını, dolayısıyla kapı montajındaki kusurdan da davacının sorumlu olduğunu, ayrıca davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında davacı şirkete ait villa tipi taşınmazdaki eski laminant parkelerin sökülmesi, yerlerine yeni laminant parkelerin takılması, parke uygulamasından sonra ise süpürgeliklerin takılması ve kapı montajı yapılması işlerine dair sözleşme akdedildiği hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Yargılama konusu uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan işlemlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıptan davalının sorumlu olup olmadığı hususuna dairdir.İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/27 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında özetle, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda yatak odası ve salonun zeminine döşenen parkelerin birleşim yeri olan kilitlerin birbirine tam olarak oturmadığı, aralık kaldığı, bir kısım yerlerin düz olmadığı, dalgalı olduğu, bazı yerlerinde kabartmaların meydana geldiği, 12 cm genişliğindeki lamine süpürgeliklerin bir kısmının duvara tam temas etmediği, duvar ile süpürgelik arasında boşluklar olduğu ve yapıştırıcıların gözüktüğü, 3 adet düz masif dikey fugalı lake kapılardan bir tanesinin kasalarının zemine oturmadığı, eksik ölçülerde olduğu, zemine temas etmeyen kısmın altının ağaç kamayla beslenerek doldurulduğu ve üstünün kapatılmadığı hususlarının tespit edildiği, parkelerin ek yerlerinin tam oturmamasının ve dalgalı gözükmesinin sebebinin malzemelerin kusurundan ve işçiliğin düzgün yapılmamasından kaynaklandığı, lamine süpürgelik derin ve kapı kasalarının kusurlu oluşunun sebebinin işçiliğin titiz bir şekilde yapılmamasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunda özetle, 3 katlı villa şeklindeki binanın giriş katının altındaki havuzlu kattaki laminant parkelerin şişmiş olduğu, giriş katındaki parkelerde şişmeler olduğu ve süpürgeliklerde kusurlar bulunduğu, 1.kattaki yatak odasının parkelerinde kusur bulunmadığı ancak balkona bakan iç mekanın balkona yakın kısmındaki parkelerde şişme olduğu, binanın bazı bölümlerinde zemin ve duvarlarda bölgesel olarak rutubet bulunduğu, zemindeki laminant parkelerde ve üst kat yatak odasına yakın bölgelerdeki parke deformasyonunun nemden ve su yalıtımı olmamasından kaynaklandığını, laminant parkelerin deformasyonunun diğer bir sebebinin su dökülmesi/taşması olabileceği, hatanın kullanılan parke malzemesinden veya uygulamasından olmadığı, alt kattaki ayıplı laminant parkenin değiştirilmesi gerektiği, laminant parkelerdeki kusurların parkenin su almaya bağlı şişmesinden kaynaklandığı, suyun laminant parkenin şişme yerlerine bakıldığında parkelerin pahlı kenarından üst koruyucusunun altına girdiği ve su alan ahşap lifleri şişerek parkenin kusurlu hale gelmesine neden olduğu, davaya konu olan bu şişme kusurunun montaj veya işin teslimi sırasında olmadığı ve daha sonradan ortaya çıktığı, parkenin şişmesine neden olan su etkisinin kullanıcının sorumluluğunda oluştuğu, süpürgelik başlarında şişme olduğu için süpürgeliklerin köşelerinde açma, duvar birleşimlerini de ince ayrılmalar olduğu, bu olayın da su kaynaklı olduğu, pervazlardaki bu kusurların duvarlardan çok bariz olarak gözüken nemden kaynaklanmış olabileceği, ahşap pervazların bu şekilde kabaracak derecede nemli ortam ve duvarlara yapışmış olarak şeklini muhafaza etmesinin beklenemeyeceği, ahşap ve ahşap esaslı malzemelerin ortama bağlı nemin fazla olması halinde şişeceği, az olması durumunda ise daralacağı, bir adet kapının kasasının zemine uygulanmasında hatalar olduğu, ancak kapı ve parkenin sahibinin davacı sadece yerini değiştirmenin davalı olma durumu, ayrıca kapı montajıyla ilgili hizmetin kalem ve fiyat olarak tarafların sözleşmesinde bulunmaması da dikkate alınarak bu uygun olmayan sonucun sorumluluğunun hangi tarafta olabileceği hakkında görüş beyan edilemeyeceği ifade edilmiştirer ne kadar delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, parkelerdeki sorunun ürünün ayıplı olmasından ve ayrıca işçiliğin hatalı olmasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda üründeki sorunun hatanın kullanılan parke malzemesinden veya uygulamasından olmadığını, zemindeki laminant parkelerde ve üst kat yatak odasına yakın bölgelerdeki parke deformasyonunun nemden ve su yalıtımı olmamasından kaynaklandığını, yine laminant parkelerdeki kusurların parkenin su almaya bağlı şişmesinden kaynaklandığı, suyun laminant parkenin şişme yerlerine bakıldığında parkelerin pahlı kenarından üst koruyucusunun altına girdiği ve su alan ahşap lifleri şişerek parkenin kusurlu hale gelmesine neden olduğu, davaya konu olan bu şişme kusurunun montaj veya işin teslimi sırasında olmadığı ve daha sonradan ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Parkelerdeki sorunun kaynağı olarak yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu oldukça ayrıntılı olup, ayrıca taşınmazdaki suya bağlı ortaya çıkan yosunlar da fotoğraflanmıştır. Tüm bu durum karşısında delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, yargılama aşamasındaki ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, parkelerle ilgili davacı yanın şikayetlerinin davalının kusurundan kaynaklanmadığı Dairemizce kabul edilmiştir. Diğer yandan kapı montajına ilişkin hatalı işlem olduğu her iki raporda da sübuta ermiştir. Bununla beraber dosyada mevcut olan tutanakta kapının montajından önce yeni parkelerin döşenmemesi, aksi halde kapı montajında sorun yaşanabileceği noktasında davacının uyarıldığı, bu uyarıya rağmen kapı montajından önce eski parkelerin sökülerek yeni parkelerin döşenmesi için davacının talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple kapı montajındaki sorundan da davalının sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafın istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Her ne kadar davalı vekili, birleşen dosyadan da dava red olmasına rağmen birleşen dosyaya ilişkin avukatlık ücretine hükmedilmediğini belirterek mahkeme kararını istinaf etmiş ise de, birleşen dosyadaki talebin ana dosyadaki talebe dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinden ibaret olduğu, ana davadaki talepten bağımsız bir talep olmadığı değerlendirilerek mahkemece tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/04/2021 tarih ve 2018/1074 Esas, 2021/264 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 ar TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 ar TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 ar TL istinaf karar harcının taraflardan ayrı ayrı alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.