mahkeme 2021/2925 E. 2025/879 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2925

Karar No

2025/879

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
15. Hukuk Dairesi
DOSYA NO:2021/2925
KARAR NO: 2025/879
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2021
NUMARASI: 2019/472 Esas, 2021/74 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, müvekkili şirket ile davalı şirketin aralarında mimarlık ve dekorasyon işlemleri için bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin mimarlık ve dekorasyon işlemlerinin yapıldığını, davalı şirkete gönderilen faturalara herhangi bir itiraz da bulunulmadığını, ancak davalı şirketin borcunu ifa etmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, buna karşılık takibin durmasından sonra dahi davalı şirketin kısmen ödemeler yaptığını, faturalara itiraz edilmemesi sebebiyle borcun kesinleştiğini, keza takipten ve takibe itirazdan sonra dahi kısmi ödeme yapılması sebebiyle borcun esasen davalının da kabulünde olduğunu belirtmiş ve bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına ve ayrıca alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... dosya nolu dosyası incelendiğinde özetle, davacı vekilinin alacaklı sıfatıyla davalı aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlattığı, icra takip tutarının 167.812,00 TL, takip tarihinin 27.05.2019 olduğu, ödeme emrinin borçluya 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından söz konusu takibe, borca, faize ve alacağın tüm ferilerine 03.6.2019 tarihinde itiraz edildiği ve takip durduğu anlaşılmıştır.Tahkikat aşamasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre özetle, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki şirketin ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, her iki şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 167.812,00 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete toplamda 37.812,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacı şirket cari hesabının 130.000,00 TL alacaklı durumda olduğu, işlemiş faizler de göz önüne alındığında davacının dava tarihi itibariyle 132.059,22 TL asıl alacak ve 1.975,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.034,68 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu davacı vekiline tebliğ edilmiş olup herhangi bir şekilde itiraz dilekçesi sunulmamıştır.Bilirkişi raporu davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekili herhangi bir şekilde itiraz dilekçesi sunmamış ve ayrıca 05.06.2020 tarihinde davalı vekilliğinden çekilmiştir. Avukat ... davalı tarafı temsilen dosyaya vekaletname sunmuş olup 23.10.2020 tarihinde duruşmada dosyaya yeni vekaletle sunmuş olduğundan bahisle bilirkişi raporuna karşı beyanlarında bulunmak için süre talep etmiştir. Davalı vekili 06.11.2020 tarihinde davaya ilişkin beyanlarını ve bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuştur. Davalı vekili bilirkişi raporuna ilişkin söz konusu itirazlarında müvekkili şirketin söz konusu hizmetin ve malın alınıp alınmadığının tespiti için iş yerinde keşif yapılmasını ve ayrıca rayiç değer araştırması yapılmasını talep etmiştir.Mahkemece 05.2.2021 tarihli karar ile özetle, bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve ayrıca BA/BS formlarına göre faturaların ticari defterlere işlendiği ve vergi idaresi nezdinde kullanıldığında değinilerek davanın kabulüne karar verilmiş, ayrıca gerekçeli kararda faiz hesaplamasında icra takibinden sonra yapılan ödemelerin dikkate alınarak her ödemeye yönelik ayrı ayrı faiz hesabı yapıldığı belirtilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, mal ve hizmetin alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili, müvekkilinin davalının mimarlık ve dekorasyon işlemlerini yaptığını, buna ilişkin davalıya gönderilen faturalara davalının itiraz etmediğini, davalı şirketin borcunu ifa etmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, buna karşılık takibin durmasından sonra dahi davalının kısmi ödemeler yaptığını, takibe itirazdan sonra dahi kısmi ödeme yapılması sebebiyle borcun esasen davalının da kabulünde olduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına ve ayrıca alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, süresinde cevap dilekçesi vermemiş, bu nedenle dava konusu vakaları inkar etmiş sayılmıştır.İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... nolu dosyası incelendiğinde özetle, davacı vekilinin alacaklı sıfatıyla davalı aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlattığı, icra takip tutarının 167.812,00 TL, takip tarihinin 27.05.2019 olduğu, ödeme emrinin borçluya 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından söz konusu takibe, borca, faize ve alacağın tüm ferilerine 03.6.2019 tarihinde itiraz edildiği ve takip durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi ve eklerinde davaya konu teşkil eden eser sözleşmesi ve ayrıca bu eser sözleşmesinin ifa edildiğine dair yazılı bir belge ibraz edilememiştir. Buna karşılık davacı vekili, müvekkili tarafından düzenlenen faturaya davalının süresinde itiraz etmediğini ve bu sebeple faturanın kesinleştiğini ileri sürmüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca eser sözleşmelerine ilişkin olarak fatura düzenlenmesi ve bu faturanın iş sahibine tebliği, iş sahibi süresinde faturaya itiraz etmese dahi sözleşmenin varlığını tek başına ispata yetmemektedir. Bununla birlikte yine söz konusu Yargıtay kararları uyarınca, süresinde itiraza uğramayan faturalar aynı zamanda iş sahibinin ticari defter ve belgelerine işlenmiş ise o takdirde sözleşmenin varlığının ispatlandığı kabul edilmektedir. Böyle bir durum karşısında, davalı bu durumun aksini ancak bir başka kesin delille ispat edebilir. Yargılama aşamasında her iki tarafın da ticari defter ve belgeleri incelenmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, davacı ve davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki şirketin ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde davacının düzenlediği faturanın kaydedildiği, her iki şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 167.812,00 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete toplamda 37.812,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacı şirket cari hesabının 130.000,00 TL alacaklı durumda olduğu, işlemiş faizler de göz önüne alındığında davacının dava tarihi itibariyle 132.059,22 TL asıl alacak ve 1.975,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 134.034,68 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Vergi idaresinden gelen cevabi yazılarda davacı ve davalının söz konusu faturaları Ba/Bs formlarını işlediği görülmüştür. Gerek bilirkişi rapor içeriği ve gerekse de vergi idaresinin cevabi yazısı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesi ve bu faturaların Ba/Bs formlarında kullanılması karşısında davacının eseri teslim ettiği ve alacak miktarı ispatlanmış olmaktadır. Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap ve beyan dilekçesinde her ne kadar düzenlenen faturanın tek başına mal ve hizmetin alındığı olgusunu ispat etmeyeceğini belirtmiş ise de, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre fatura ticari defterleri işlenmişse artık söz konusu mal ve hizmetin alındığı kabul edilir. Mal ve hizmetin alındığını reddeden ancak faturayı ticari defter ve belgelerini işleyen taraf bunun aksini kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Kesin delillerle ortaya konan bir karinenin aksi takdiri delillerle ispatlanamaz. Davalı taraf herhangi bir şekilde iddiasını ispatlayacak kesin delil ibraz edememiştir. Her ne kadar davalı vekili mal ve hizmetin alınmadığının tespiti için iş yerinde keşif yapılmasını ve ayrıca rayiç piyasa değerinin araştırılmasını talep etmiş ise de, keşif delili kesin delil olmadığından ve ticari defterlerle ortaya çıkan karineyi çürütemeyeceğinden mahkemece keşif talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/02/2021 tarih ve 2019/472 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 8.880,30 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.220,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.660,23 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim