mahkeme 2021/2829 E. 2025/851 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2829
2025/851
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2829
KARAR NO: 2025/851
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2021
NUMARASI: 2018/1094 Esas, 2021/247 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacının davalı şirketin taşınması nedeniyle ihtiyaç duyduğu iç mimari proje işi kapsamında davalıya iç mimari proje çizim hizmeti verdiğini, bahse konu projenin davalıya teslim edildiğini, davacının 16/08/2018 tarih ve ... nolu KDV dahil 7.080,00 TL bedelli faturayı tanzim ederek davalıya iadeli taahhütlü olarak 17/08/2018 tarihinde tebliğ ettiğini, akabinde fatura bedelinin ödenmesi hususunun Beyoğlu ... Noterliğinin 17/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini, davacının alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve gönderilen ödeme emrine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve kötü niyetli borca itirazının iptaline, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında davacıya iş verilmesine yönelik bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin merkezini taşımak üzere bir iş yeri kiraladığını, daire içerisinde gerçekleştirmeyi planladığı tadilat ve dekorasyon için davacı da dahil olmak üzere bu yönde çalışma yürüten firma ve kişilerden bir kısım teklifler aldığını, piyasa araştırması yapıldığını, davacının da bir fiyat teklifi vermesinin istenildiğini, davacının malzeme ve içilik teklifinin yüksek bulunduğunu, bu nedenle kendisine bu işte bir görev verilmediğini, taraflar arasındaki yazışma ve görüşmelerden de davacının iddia ettiği hususların bir tekliften ibaret olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin davacıdan kendisi için bir proje hazırlamasını talep etmediğini, davacıya proje hazırlaması karşılığında bir ödeme vaadinde bulunmadığını, taraflar arasında iddia edilen hususlarda bir anlaşma, protokol, vaad, kabul olmadığını, davacının muaccel olmamış bir borç iddiasına ilişkin faiz talep ettiğini ve bu talebinin haksız ve yersiz olduğunu, faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının ihtarname masrafı talebinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacı aleyhinde iddia edilen alacağın %20' sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağını, sözleşmenin kurulması için tarafların irade açıklamalarına ihtiyaç bulunduğunu, bunun öneri ve kabul olduğunu, 6098 sayılı TBK' nın Bağlayıcı Olmayan Öneri ve Herkese Açık Öneri başlıklı 8. maddesinde "Öneren, önerisi ile bağlı olmama hakkının saklı olduğunu açıkça belirtirse veya işin özelliğinden ya da durumun gereğinden bağlanma niyetinde olmadığı anlaşılırsa, önerisi kendisini bağlamaz. " şeklinde düzenlendiğini, davacının iş yerini taşıması nedeniyle yapılması muhtemel tadilat ve dekorasyon işleri için piyasa araştırması yapması, firmalardan fiyat teklifi istemesi öneri olmadığını, aksine işin niteliğinden ve durumun gereğinden bağlanma niyeti bulunmadığı açık olduğundan öneriye davet niteliğinde olduğunu, o halde, fiyat teklifi aşamasında davalı şirketin proje hazırlayarak kendi fiyat teklifini davacı şirkete mail ortamında sunması, hukuki niteliği itibariyle bir kabul beyanı olmadığından akdi ilişkinin kurulmasından bahsedilemeyeceğini, akdi bir ilişkinin varlığı inkar edildiği takdirde, böyle bir ilişkinin mevcut olduğunu iddia eden taraf bu iddiasını usulüne uygun olarak ispat etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasında akdi bir ilişkinin kurulduğunu iddia etmekle birlikte, bu iddiasını ispat edecek resmi ya da yazılı herhangi bir delil sunamadığını, delil olarak; projeye ve mail yazışmalarına dayanılmış, ancak mail yazışmalarında açıkça bir sözleşme ilişkisinin kurulduğuna yönelik kayıt ya da beyan bulunmadığını, davalı fiyat araştırması yapmak suretiyle en uygun maliyetli işin seçilmesi bakımından görüşülen firmalardan bu hususta fiyat teklifi vermeleri istemiştir. davalı şirket, fiyat tekliflerini sunarken, ayrıca mimari bir proje hazırlamış, teklifini bu suretle davacı şirkete ilettiğini, fiyat teklifinin verilmesi öneriye davet olduğundan henüz akdi ilişkinin kurulmadığı ve teklif aşamasının devam ettiği bu süreç içerisinde, davacı şirket tarafından çizimi yapılan proje için bedel istenemeyeceğini, öte yandan, fiyat teklifinin verilmesi için söz konusu projenin çiziminin yapılmasının zorunlu olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda, davaya konu tadilat ve dekorasyon işinin yapılmasına yönelik olarak fiyat teklifi verilmesi için proje hazırlanmasının zorunlu olmadığını ve proje hazırlamadan da fiyat teklifi sunulabileceğini tespit edildiğini, davaya konu tadilat ve dekorasyon işinin yapılması için proje hazırlanmasının (çizilmesinin) zorunlu olmadığı kanaatine varıldığını, davalı şirketin fiyat tekliflerinin hazırlanan projeye göre değerlendirileceği ya da proje hazırlanmayan fiyat tekliflerinin incelenmeyeceği gibi bir beyanı olmadığı gibi, mail yazışmalarında proje çizilmesi halinde bunun bedelinin ödeneceği de vaat edilmediğini, açıklanan nedenlerle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinafında; taraflar arasında davalı şirketin taşınması nedeniyle iytiyaç duyduğu iç mimari proje çizim işi kapsamında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, proje davalıya teslim edildiğini ancak projeden bağımsız olarak projenin uygulanma maliyetine dair teklif davalı tarafından kabul edilmediğini, proje çizim işi kapsamında taraflar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, mail yazışmalarında belirtildiği gibi; davalı şirket yetkilisi davacıya proje beledi talebine, bir bir anlaşmanın olmadığı şeklide değil, davacıya geri dönüş yapılacağı şeklinde yanıt verildiğini, akdi ilşkinin aksine düşülmesi MK 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, TBK 6. Maddesi ve TBK 477 maddesi ve TTK 21/3 maddesi itibariyle davalı tarafça projenin teslim alınması, proje bedelinin ödenmesi talebinin açıkça reddedilmemesi itibari ile projenin çizilmesine dair akdi ilişki kurulduğunu ispat edildiğini, proje çizim işi kapsamında tanzim edilen 7.080,00 TL fatura 17.08.2018 tarihinde davalıya teslim edildiğini, 8 gün yasal süre içerisinde fatura iade edilmediğinden akdi ilişki kurulmuş olduğunu, akdi ilişkinin varlığı ve süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kesinleşme tarihi itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı, davalı şirketin talebi doğrultusunda iç mimari proje çizim yaparak teslim ettiklerini, düzenlenen faturaya rağmen iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davacı ve dava dışı kişi ile şirketlerden gerçekleştirmeyi planladıkları tadilat ve dekorasyon için fiyat teklifi aldıklarını, davacı ile sözleşme yapmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında fiyat teklifi konusunda görüşmeler yapıldığını, davalının gönderdiği meail yazışmalarında bedel ödeneceği vaad edilmediğini beyanla davanın reddine karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesinde düzenlenen “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. " hükmü gereğince davacı taraf, bu iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Aynı maddede (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceği de hükme bağlanmıştır. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay HGK'nın 2017/15-3098 E. 2021/546K. 29/04/2021T.) HMK nın 202. maddesinde, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge delil başlangıcı olarak tarif edilmiş ve senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. (bkz. Yargıtay 6.HD'nin 26.04.2022 gün, 2021/3822 E, 2022/2442 K. Sayılı kararı) Yazılı delille (senetle) ispat zorunluluğu bulunan durumlarda tanık dinlenebilmesi için HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması, HMK 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi ya da HMK 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir. Bunlar yoksa ve somut olayda olduğu gibi dava, HMK’nın yürürlükte olduğu dönemde açıldıysa; dava dilekçesinde, HMK 136/2. maddesinde yapılan atıf gereğince cevaba cevap dilekçesinde veya süresi içinde dosyaya sunduğu delil listesinde açıkça yemin deliline dayanıldıysa, davacı akdi ilişkinin varlığını kanıtlamak için davalıya yemin teklif eder ya da mahkeme davacı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğunu hatırlatır (bkz. Yargıtay HGK'nın 29.04.2021 gün, 2017/15-3098 E., 2021/546 K. Sayılı kararı). Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacı, HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olup, deliller arasında yemin deliline dayanılması halinde yemin ile ispat edilebilir. Davacı tarafın yemin deliline de dayandığı gözetilerek, mahkemece taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi kurulduğuna ilişkin olarak yemin teklif etme hakkı bulunduğunun davacı tarafa hatırlatılması, yemin teklif edildiği takdirde ise, usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK m. 227-238) ve gerçekleşecek sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesinde düzenlenen “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. " hükmü gereğince davacı taraf, bu iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Aynı maddede (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceği de hükme bağlanmıştır. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay HGK'nın 2017/15-3098 E. 2021/546K. 29/04/2021T.) HMK nın 202. maddesinde, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge delil başlangıcı olarak tarif edilmiş ve senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. (bkz. Yargıtay 6.HD'nin 26.04.2022 gün, 2021/3822 E, 2022/2442 K. Sayılı kararı) Yazılı delille (senetle) ispat zorunluluğu bulunan durumlarda tanık dinlenebilmesi için HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması, HMK 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi ya da HMK 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir. Bunlar yoksa ve somut olayda olduğu gibi dava, HMK’nın yürürlükte olduğu dönemde açıldıysa; dava dilekçesinde, HMK 136/2. maddesinde yapılan atıf gereğince cevaba cevap dilekçesinde veya süresi içinde dosyaya sunduğu delil listesinde açıkça yemin deliline dayanıldıysa, davacı akdi ilişkinin varlığını kanıtlamak için davalıya yemin teklif eder ya da mahkeme davacı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğunu hatırlatır (bkz. Yargıtay HGK'nın 29.04.2021 gün, 2017/15-3098 E., 2021/546 K. Sayılı kararı). Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispatlamakla yükümlü olan davacı, HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olup, deliller arasında yemin deliline dayanılması halinde yemin ile ispat edilebilir. Davacı tarafın yemin deliline de dayandığı gözetilerek, mahkemece taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi kurulduğuna ilişkin olarak yemin teklif etme hakkı bulunduğunun davacı tarafa hatırlatılması, yemin teklif edildiği takdirde ise, usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK m. 227-238) ve gerçekleşecek sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih, 2018/1094 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.