mahkeme 2021/2323 E. 2025/646 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2323
2025/646
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2323
KARAR NO:2025/646
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/01/2021
NUMARASI:2019/191 Esas, 2021/19 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:17/06/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın ipali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı karşı davalı vekili; taraflar arasında davalı firmanın iş yerinde tadilat, onarım, etüt işleri ve güçlendirme işlerini yaptığını, müteahhitlik hizmet bedeli dahil müvekkili toplamda 500.000,00-TL'nin üzerinde fatura kesildiğini, bu faturalardan 18/12/2017 tarihli fatura 10.620,00-TL eksik olarak talep edildiğini, tahsil edilen tutarlardan 74.195,82-TL'lik kısım ... sayılı dosyası ile tahsil edildiğini, kalan 222.763,76-TL için davalı yan ... sayılı icra dosyası ile icraya konulmuş olup davalı yan icra takibine itiraz ettiğini, borçlu ile görüşüldüğünü, uzlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptaline, takibine devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı karşı davacı vekili, davalıya ait ... Ada, ... Parsel, ...'de iki bloktan oluşan binanın 1968 - 1969 yılları arasında yapılmış olması nedeniyle elektrik ve yangın alt yapı sistemlerinin güncel yangın mevzuatı, elektrik, yangın yönetmelikleri yönünden incelenerek tespiti için Teknik Muayene Eğitim, ekspertizlik, ... Şti'ne başvurulduğunu, şirket tarafından yapılan denetim sonucunda tespit edilen eksiklik ya da yenilenmesi öngörülen elektrik alt yapı sistemi ... Şti tarafından yenilendiğini ve yapılan yenileme işleri de denetim şirketi tarafından incelenerek onaylandığını, müvekkili elektrik alt yapı sisteminin yenilenmesi hususunda tüm yüklenicilerden teklif aldığını, uygun görülen yüklenicilerle sözleşme akdedildiğini ve bu sözleşme hükümleri çerçevesinde de yapılacak işlerin teminatları alınıp yapılan işler, hak edişlere göre geçici kabullerinin yapılıp kontroller ve kati kabul heyeti raporunu müteakip kalan ödemeler de yapılarak işler tamamlanıp bitirildiğini, işin bedeli dışında ayrıca bir proje bedeli talebi bulunmadığını, müvekkili yangın mevzuatı, elektrik ve yangın yönetmeliklerine göre binamızda yapılması gereken işleri yüklenecek, yüklenici adayı davacı ...nin sahibi ve yöneticisi ...'den yapılacak işler için yazılı olarak bir teklif vermesini istediğini, davacı ... ve yetkilisi ...; kendisinin iş yaptığı şirketleri sayarak, kendisini teklif eden ...’ın kendisini, onun yöneticisi olduğu şirkete yapmış olduğu işlerden dolayı çok iyi tanıdığını, değişken fiyatlar, iş süresinde de karşılaşılabilecek fiyat değişiklikleri sebebiyle kısmen afaki olacak, bir fiyat yerine, alacağı malzemelerin kontrolör tarafından onaylanarak, işler yapıldıkça hak edişlerle ödeme yapılmasını, sonunda kat’i kabulle kalan bedelin ödenerek işlerin yapılmasını istemiş ve yazılı bir sözleşmeye gerek olmadığını, kendisinin de ...'ı çok iyi tanıdığını, güveninin tam olduğunu bu sebeplerle de yazılı bir sözleşme yapmayacağını söylediğini, müvekkil şirket yetkilisi ... başkan vekili ...; yapılacak olan işlerin bedelinin kontrolör denetimi, hak edişler, geçici kabul ve kat’i kabullerle ödemelerin yapılıp bitirildikten sonra, yüklenici olarak, bu işlerde müteahhitlik payının ve kârının ne olacağını sorduğunu, davacı yüklenici ... sahibi ve yetkilisi ... de malzemelerin kendileri tarafından temin edilerek yapmayı üstlendiği işlerde bir müteahhitlik payı, kârı, proje bedeli vbg bir bedel talebinin olmadığı ve olmayacağını beyan ettiğini belirterek davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.Karşı dava dilekçesi ile; mevzuat uyarınca, yetkili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne bağlı Yangın Önleme Amirliği tarafından verilmiş raporda göz önüne alınarak karşı davalı tarafından yapılan ve karşı davalının haksız ve sebepsiz olarak işleri bırakıp gitmesinden sonra, işin yürütülmesine devam eden şirketimizin, işlerin yangın mevzuatına uygun olarak devam ettirebilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğüne bağlı Yangın Önleme Amirliği nezdinde yaptığı başvurulardan sonra şirketimiz birçok konuda, bu kural ve usullerin yönetmeliğin ihmali sebebiyle karşı davalı yüklenici tarafından zarara uğratıldığını, -1. katta karşı davalı yüklenici tarafından kurulan spring sistemi, -1. Kattan 2. yangın çıkışı için uzun uğraşılar sonucunda tespit edilen, İTÜ ve Yangın Önleme Amirliği nin mutabakata varılan, 2. çıkış güzergahını engellediği için bu bölüme ilişkin spring sistemi sökülüp, güzergah değiştirilerek yeni duruma göre yeniden yaptırılacağını, bu nedenle müvekkilinin karşı davalı tarafından zarara uğratıldığını, 2. A Blok merdivenlerinden iki blok arasındaki boşluğa çıkıldıktan sonra, davacı yüklenici tarafından B Blok zemine çıkış için yapılan çelik merdivenler ve kurulan sistemde Yangın Önleme Amirliği tarafından hiçbir şekilde uygun bulunmadığı için, aynı şekilde Yangın Önleme Amirliği ile yerinde yapılan inceleme ile tespit ve mutabık kalınan tamamen ayrı bir yerden yapılacak, çelik merdivenler ve tespit edilen güzergah üzerinden çıkış sağlanacağından, karşı davalının yine yangın mevzuatı,yönetmeliğine uymadan yapmış olduğu ve ekli fatura ile bedelini tahsil ettiği bu merdivenler ve kurulan mekanik sistem ve teçhizat hiçbir şekilde kullanılamayacağından müvekkilinini zarara uğratıldığını, davacı yüklenicinin -1 ve -2 nci katlarda kurmuş olduğu havalandırma sisteminin, kullanıldığı yer itibariyle aşırı yüksek kapasitede kurulması sebebiyle gereksiz ve ihtiyaç dışı fazla malzeme kullanımına, fazla maliyete ve müvekkil şirketin lüzumsuz yere daha fazla bedel ödemesine sebebiyet verdiğini belirterek karşı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi talebi ile karşı dava açtıkları anlaşıldı.Karşı davalı vekili; yapılan bütün onarım, güçlendirme, proje vb.davalı karşı davacının talebi ile yapıldığını, talep olmadan bir gerçek kişinin veya tüzel kişinin ikametgahına gidip zorla iş yapılamayacağını, eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, yapılan tüm işlemlerden taralar arasındaki bağlantının koptuğunu, 09/11/2017 tarihine kadar kabulü yapılmış olduğunu, kabul rakımı 306.843,66 TL olduğunu belirterek %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.Mahkeme; asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, davaya konu ... sayılı icra dosyasında, davalı-borçlunun yaptığı itirazların KISMEN İPTALİNE, icra takibinin; 154.812,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında faiz işletilerek icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak tutarı likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden Davalı-karşı davacının davasının reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin Büyük Mükellef olup, meslek odasının uygulamalarını esas almasının zorunlu olduğunu, Zira, Büyük Mükellef olduğu için denetlendiğini, odanın belirlediği fiyattan daha az fatura kesilirse elden para alındığı anlamına geleceğini, ayrıca, odaya kayıtlı olan mühendislerin projelerini, odaya tescil ettirmek durumunda olduğunu, aksi takdirde sorun yaşayacaklarını, İTÜ mezunu Yüksek Mühendis ve Büyük Mükellef olan davacının meslek odası onayı olmayan projesi bulunmadığını, kaldı ki meslek odası onayını isteyen davalı yanın kendisi olduğunu, olayımızda davalı ve davacının proje bedeli ve uygulama bedeli konusunda anlaşamadıklarını, sunulan davalı yandan sadır 17.11.2017 tarihli e posta ile, davalı yanın, meslek odasından kendi yanlış m2 bilgilerini vererek 15.142 TL + KDV fiyat çıkarttığını, bu durumda proje ve uygulamanın davacı tarafından yapıldığı için 15.142 X 2 = 30.282 TL davalı yanın aldığı fiyat olduğunu, davacı tarafından doğru m2 bilgilerinin meslek odasına verildiğini, 20.05.2019 tarihli dilekçe ekinde Ek-6 olarak sunulduğu üzere bu bedelin 67.586 TL + KDV olduğunun meslek odasınca belirlendiğini, dosyada mübrez mal ve hizmet alımı faturaların toplamının 53.354,88 TL+ kdv olup, 05.03.2018 tarihli 79911 fatura nolu 52.373,11 TL + kdv = 61.800,27 TL tutarlı faturanın davalı yanın kabulünde olduğunu, zaten bilirkişinin de bunu belirttiğini ancak açıklamanın eksik kaldığını, inceleme konusu tadilatlar/modernizasyonların, davalı yanca işin kısım kısım verilmesi ile yapıldığını, iş yapılırken her yapılan iş için proje yapıldığını, sonradan projelerin birleştirildiğini, kısımsal proje yapılmadan o modernizasyonun, tadilatın yapılması, yeni teçhizat ve makinelerin yerleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/ Karşı Davacı Vekili istinaf dilekçesinde; HMK’nın 225, 228, 229 ve devamı maddeleri uyarınca, yemin delilinin değerlendirilmeden karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı dava ile ilgili en ufak bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme kararının ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun maddi gerçeğe ve dosyadaki mevcut delil durumuna aykırı olduğunu, yargılama süresince yargılama hukukunun en temel prensiplerinin ihlal edildiğini, davacı müteahhitliğin kârı istemediğini açıkça kabul ettiği işlerle ilgili dahi müteahhitlik karına hükmedildiğini, davacı şirketin işin başında müteahhitlik kârı istemediğini açıkça kabul ettiğini, kabulün hukukumuzda kesin hüküm sonucu doğurduğunu, davacının müteahhitlik kârı istemediğini açıkça kabul ettiğini, 2 adet yangın hidroforu için müteahhitlik kârı hesaplanması ve müteahhitlik kârına hükmedilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında da, bilirkişi raporunda açıkça kabul edilen eksiklikler tamamlanmadan ve çelişkiler görülmeden, sadece raporunun sonuç kısmının hükme esas alındığını ve açıkça kanuna aykırı karar verildiğinin anlaşılacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı; davalıya ait işyerinde tadilat onarım işleri yaptıklarını, bir kısım alacakları icra takibi ile tahsil ettiklerini, kalan 222.763,67 TL kısım için icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı; taraflar arasında güven ilişkisine dayalı olarak sözleşme imzalanmadığını, davacının yapması gereken işlerin yangın ve elektirik mevzuatı yönetmeliklerine göre yapılması gereken işler ile, pis su boruların değişimi, landırma sistemi, yangın sprin tesisatının yapılması öncelikle yapılması, davacı yüklenici A bloktaki yangın merdivenlerini yangın mevzuatına göre yapılması gereken işleri tamamlamadığını, yine B blokta mevzuata uygun yapılmadığını, yangın su deposu pompalarının ayrılması, katlara çıkışı bina dışında itfaiyenin kullanacağı su borusu tesisatların tamamlanan işler itibariyle iş bedelleri ödendiğini, davacı tarafından haksız taleplerde bulunulduğunu, eksik ve ayıplı işler yapıldığını, fazladan bedel talepleri olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesi ile; İstanbul Büyükşehir Belediyes Zabıta Daire Başkanlığı Ruhsat ve Denetim müdürlüğüne bağlı yangın önleme amirliği tarafından verilen rapor itibariyle, karşı davalı tarafından yapılan ve haksız sebepsiz olarak işleri bırakıp gitmesinden sonra, işin yürütülmesi karşı davacı tarafından yapıldığı, yapılan işlerin kabul görmemesi sebebiyle zararların oluşması, yüklenici tarafından ihtiyaç ve gerektiğinde fazla yapılan ve maliyeti haksız olarak yükseltilen işler sebebiyle uğranılan zararlar sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL tahsilini talep etmiştir.Mahkeme, dosya kapsamı bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar sözlü olarak anlaştıkları, davacı yüklenicinin tadilatları imal ettiği, kabul edilen işlerin bir kısmında etüd , proje ve uygulama maliyetlerine ilişkin olduğu, uygulamaya başlanılmadan önce esaslı tadilat niteliğindeki mekanik uygulamalar için gerekli yasal prosedürün izlenmediği, işyeri tesliminden önce tadilat ruhsatının alınmadığı vb. Davacının yaptığı işler itibariyle alacaklı olduğu, bilirkişi hesaplaması itibariyle 154.812,00 TL davacının bakiye alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu miktar asıl alacak itibariyle davanın kabulüne, icra inkar tazminat talebin reddine, karşı davanın reddine karar vermiştir.Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak taraflarca sözlü eser sözleşme ilişkisi bulunduğu kabul edilmektedir.Somut olayda; taraflar arasında yapılan sözlü eser sözleşmesi kapsamında davacı bir kısım edimleri yerine getirdiği ve iş kapsamında faturalar düzenlemiş olduğu anlaşılmıştır.Denetime elverişli bilirkişi raporu itibariyle; davacının bakiye alacağının 222.763,67 TL olduğu ve meslek odası onay zorunluluğunun kaldırılmış olması sebebiyle davalının sorumlu olmadığı sorumlu olmadığı miktarın KDV dahil 62.100,27 TL olduğu anlaşıldığından iş bedelinden düşüldüğünde; davacının bakiye kalan iş bedeli alacağı 154.812,00 TL olduğu belirlenmiştir.Mahkemece davanın 154.812,00 yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2021 tarih ve 2019/191 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 10.575,20 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.703,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.872,10 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.