Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2049
2024/1216
11 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2049
KARAR NO:2024/1216
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/02/2021
NUMARASI:2019/319 Esas, 2021/46 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:11/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasındaki 14/03/2017 tarihli sözleşme içeriğine uygun olarak üstlendiği işi davalının yerine getirmediğini ve eksik bıraktığını, sözleşmeden doğan masrafın karşı tarafa ödendiğini ancak standı sözleşmeye uygun bir şekilde teslim etmediğinden dolayı bedel iadesi için İstanbul ... numaralı dosyasından başlatılan takibe vaki olmuş haksız itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin sözleşmeye uygun bir şekilde standı teslim ettiğini, kaldı ki süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Mahkemece 03/02/2021 tarihli kararı ile; davalı yandan sadır olmuş mail yazışma içeriklerinde de söz konusu stantta bir takım aksaklıklar oluştuğu tevilli yoldan ikrar edilmektedir. Ancak, tam olarak eksikliğin mahiyeti mail yazışma içeriklerinden tespit edilememektedir. Fuarın gerek yurt dışında olması gerekse de geçmiş olması nedeniyle yerinde inceleme mümkün olmamıştır. Ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan stant ve fuar resimleri sektör bilirkişisi tarafından incelenerek görüş bildirilmiştir. Buna göre, lambaların yanmamasından ötürü elektrik kullanımına dair delil görülemediği, elektrik bağlantısının davalı tarafından yapılıp yapılmadığının ispatlanamadığı, resimlerden görüldüğü kadarıyla kurulum % 50 oranında natamam olmakla birlikte, ürün sunumu, katalog ve numune dağıtımı ve benzeri etkinliklerle ve tanıtım elemanları vasıtasıyla katılımcılarla sağlayacağı ilişkilerle de sağlanabileceği gözetilerek %60 oranında işin tamam olduğu anlaşılmıştır.Dolayısıyla, götürü bedelde kararlaştırılmış işin %40'lık kısmının iadesi gerekeceğinden ödenen iş bedelinin %40'ına tekabül eden 3.900 USD'nin iadesine ilişkin talep yerindedir. Ayrıca takipten evvel çekilen ihtarname gereğince temerrüt de sabit olduğundan 38,16 USD temerrüt faizi de haklı görülmüştür. Ancak, elektrik ödemesinin her durumda davacı tarafından kullansa da kullanmasa da fuara ödeneceği belli olmadığı gibi, davacı defter kayıtlarında da bu yönde herhangi bir ödeme kaydı mevcut değildir. Dolayısıyla, yapılan ödemenin kaynağı belli değildir, gerçek zarar ilkesi esastır. Bu nedenle elektrik bedeline ilişkin istem yerinde görülmemiş olduğu anlaşıldığından, davanın KISMEN KABULÜ ile; ... sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca kısmen iptali ile ; 3.900 USD asıl alacak 38,16 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.938,16 USD'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca döviz faizi işletilmek suretiyle tahsili için takibin devamına, uyuşmazlık özü itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanmakla, eksik kalan kısma için sektörel önceleme sonucu alacak miktarı tespit edildiğinden alacak likit olmadığından icra inkar isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkeme'nin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile, stant kurulumunun % 50 oranında gerçekleştiği ve dolayısıyla sağlanan faydanın % 60 oranında olabileceği belirtilmişse de; söz konusu kurulum davalı tarafından değil, mecburen müvekkil şirket çalışanları tarafından gerçekleştirildiğini, hal böyle iken, davalı tarafından fayda sağlandığı iddiasıyla yapılan tespitin kabul edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, yerel mahkeme'nin elektrik bedeli talebi hakkındaki gerekçesi ve işbu talebin reddi kararı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen elektrik faturasının da davalı tarafından tazmini hukuken zorunlu olduğunu, yerel mahkeme'nin icra inkar tazminatı talebinin reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözlemesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Davaya konu ... sayılı takip dosyası incelendiğinde 8.075,00 USD asıl alacak 79,02 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.154,02 USD üzerinden takip başlatıldığı takip dayanağının sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan alacak olarak belirtildiği ,itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde taraflar arasında 14/03/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını ancak davalının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, davalıya ödenen 6.500,00 USD sözleşme bedelinin ve standın aydınlatması için ödenen ancak davalının kusurlu ifası nedeniyle kullanılmayan 1.575,00USD elektrik bedelinin ödenmesi talep edilirken, cevap dilekçesinde sözleşmenin geriği gibi ifa edildiği ,süresinde ayıp iddiasında bulunulmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı ihtilaf konusu değildir. İhtilaf davalı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi hükmünde iş sahibinin, eser kullanamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, ayıp eserin reddini gerektirecek nitelikte değilse iş bedelinden indirim veya ücretsiz onarımını isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Ancak bunun için iş sahibi, eserin ayıplı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacı tarafından davalıya mail ile ayıp bildirimde bulunulmuş ise de maillerin içeriğinden ayıpların neler olduğu anlaşılamamaktadır ayrıca davacı tarafından ayıpların tespiti de yaptırılmamış, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlenmiştir. Her ne kadar bu şekilde sadece fotoğraflar üzerinden tespit yapılması mümkün değil ise de aleyhe bir istinaf talebinde bulunulmadığı, davacının raporda belirtilenen üzerindeki alacağının ve iddia edilen ayıplı ifanın usulünce ispatlanmadığı, alacağın varlığının tespitinin yargılamaya muhtaç olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/02/2021 tarih ve 2019/319 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.