Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1615
2024/1178
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1615
KARAR NO: 2024/1178
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2021
NUMARASI: 2020/333 Esas, 2021/199 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacı tarafından davalı yana eser sözleşmesi nedeni ile verilen çek nedeni başlatılan icra takibine borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı tarafın davacı aleyhine Bakırköy ...icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 70.000,00 TL bedelli çekin ödenmemesi sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıya borçunun bulunmadığını, davacı tarafın tekstil işiyle uğraştığını, bu iş nedeniyle zaman zaman fason üretim yaptırdığını, bu sebeple bu işi yapanlara avans olarak ödeme yaptığını veya çek düzenlediğini, davalı taraf ile bu hususta anlaştıklarını ve 15.02.2020 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli çeki düzenlediklerini, davalı şahsın eşi ...'a teslim edildiğini, davalı ile yapılan görüşmeler sonrasında ürünlerin teslim edilmediğini ve çekin iade edilmediğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/100 değişik iş dosyası ile icra takibinin teminat karşılığında durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edildiğini, izah edilen nedenlerle başlatılan icra takibine konu çek nedeniyle borçlarının bulunmadığının tespit edilmesini, davanın kabulünü, davalı tarafın dava değerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı tarafın ürünleri imal edip davacıya teslim ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde sunulan evraktan haberlerinin olmadığını, çekin davalı adına ve hesabına keşide edildiğini, sunulan evrakın hükümsüz olduğunu, evraktaki imzanın ...'a ait olmadığını, imza incelemesi talep ettiklerini, davalı tarafa verilen çekin avans çeki olmadığını belirterek;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 01/03/2021 tarihli karar ile, davalının dava konusu çekin kendilerine avans olarak verildiğine bir itirazı bulunmayıp dava konusu çekin verilmesine esas anlaşma uyarınca ürünleri üreterek davacı tarafa teslim ettiklerini bildirerek ispat yükünü üzerlerine aldıkları, ancak söz konusu ürünlerin davacı tarafa teslim edildiğini ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı veya başkaca kesin delil sunamadıkları gibi yemin deliline de dayanmadıkları, davalı tarafın davacı tarafça sunulan belgedeki imzanın ...'a ait olmadığı yönündeki savunmasının sonuca etkili olmayacağı, tüm bu nedenle davacının dava konusu çekin bedelsiz(karşılıksız) kaldığı yönündeki iddiasının haklı olup davalı tarafın kendi edimini yerine getirdiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının davalıya Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı takip dosyası ve takip dayanağı ... Bankasının 15/02/2020 keşide tarihli ... seri nolu 70.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacıya tebligat usulüne uygun olarak yapılmadığını, mahkemenin usule uygun olarak tebliğ edilmeyen dava dilekçesi üzerinden yasal süreyi başlatığı sona erdirdiğini, bu sebepten cevap dilekçesinin kabul edilmediğini, davalı tarafından tarafından ürünlerin imal edilip davacıya teslim edildiğini ve buna ilişkin belgelerin de mahkemeye sunulduğunu. davacı tarafından dava dilekçesinde sunulan evraktan davacının hiçbir şekilde haberi olmadığını, kaldı ki çekin davalı ad ve hesabına keşide edildiğini, evrakta bulunan imzanın ...'a ait olmadığını, çekin avans çeki olmadığını, taklit bir imzaya dayanılarak karar verildiğini, davacı tarafın defterleri ile iddialarını ispatlayamadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Somut olayda davacı yan fason üretime ilişkin eser sözleşmesi nedeni ile davalı yana avans olarak verdiği çekten, davalı yanın ürünleri teslim etmediğinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı yan ise ürünleri teslim ettiğini, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan, ürünlerin teslim edilememesi halinde çekin davacı yana iade edileceğinin yazılı olduğu ve davalının eşinin imzasını taşıyan çek fotokopisindeki imzanın eşine ait olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece davalı yanın ürünleri teslim ettiğine dair delil sunamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalıdadır. Davalı yan ürünleri davacı yana teslim ettiğini ve buna ilişkin belgeyi sunacağını iddia etmişse de buna ilişkin herhangi delil sunamamıştır, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmamış ancak 31.12.2020 tarihli dilekçe ile "davayı ıslah ediyoruz, yemin metni kapsamında davacının yemine davet edilmesini talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuş ise de bu dilekçenin davanın tam ıslahı mahiyetinde , usul ve yasaya uygun bir ıslah olmadığı, ayrıca davalının tebligatın usulsüz olduğunu iddia etmesine karşın tebliğin bizzat kendisine yapılmış olduğu ve herhangi tebliğ usulsüzlüğü bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/03/2021 tarih ve 2020/333 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.339,11 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.528,00+59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.751,81 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.