Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1611
2024/1175
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1611
KARAR NO:2024/1175
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/04/2021
NUMARASI:2020/395 Esas, 2021/249 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmenden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı tarafından davalı tarafa bayan ayakkabı üretimi için avans olarak toplam 975.775,96-TL'lik çek verildiğini, davalı tarafından çeklere konu ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini, bu nedenlerle dilekçede ayrıntısı belirtilen beş adet çekten dolayı toplam 975.775,96-TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, siparişe konu ürünlerin tamamının teslime hazır şekilde kendi depolarında bekletildiğini, tüm taleplere rağmen davacı tarafın ürünleri teslim almadığını, davacı tarafın konkordatoya müracaat etmiş olması nedeniyle ürünleri teslim almak istemediği, dava konusu yapılan çeklerle ilgili İstanbul 1.ATM 2019/652 esas sayılı konkordato dosyasına bildirimde bulunduklarını, ürünlerin hazır olması nedeniyle davacı tarafa teslim edilebileceğini, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 01/04/2021 tarihli karar ile, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacının vermiş olduğu siparişe uygun olarak bayan bot ve çizmelerin davalı tarafından üretilip teslime hazır hale getirildiği, davacı tarafın teslim almaması nedeniyle ürünlerin halen davalıya ait depoda muhafaza edildiği, dolayısıyla davacının avans olarak verdiğini iddia ettiği çeklerin bedelsiz kaldığı yönündeki isteminin yasal dayanağı bulunmadığı, gerekçesi ile sabit görülemeyen davacının davasının reddine, menfi tespite konu çeklerin karşılığı olan 2019 kış sipariş listesinde yer alan ürünlerin davalı tarafından davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkemece davanın reddi ve buna ilişkin gerekçelerin yerinde olduğunu, ancak davacının dilekçesinde olmayan bir talebini yerine getirmesi, yani davaya konu çekler karşılığında üretilen ürünlerin davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu ürünlerin davacı yanca teslim alınmadığı gerekçesinini dosya gerçeklerine ve TBK nun genel hükümlere aykırı olduğunu, davacı şirketin 30/09/2019 tarihinde çeklerinin yazılmaya başlandığını, davalıya verilen siparişe göre ürünlerin teslime hazır hale getirildiği tarihte davacının çeklerinin yazılmaya başlandığını ve akabinde de 04/11/2019 tarihinde konkardato geçici mühlet kararı verildiğini, bu tarihten önce keşide edilen çeklerin ödenmeyeceğini, borçların ödenmeyeceğinin, mahkeme kararına bağlandığını, davalı yanca, ürünler teslim edilir ise ödeme alınamayacağı anlaşıldığından malların teslim edilmediğini, eseri yapanın teslim borcu olduğunu, davalı yanın eseri teslime hazır olduğunu bildirmediğini, davalının alacaklı temerrüdü oluşturmadığı gibi, tam aksine ödeme yapılmayacağından ürün teslim edilmeyeceğini beyan ettiğini, sektör bilirkişisi tarafından çekilen fotoğraflarda davacı yanın markası olan '..., ...' ibarelerinin bulunmadığını, davalının ayakkabı üreticisi olup bu ayakkabıların herkese üretimi yapılan ayakkabılar olduğunu, davalı yan işyerinde tespiti yapılan ayakkabıların davacı müvekkil ile ilgisi kurulamayacağını, sektör bilirkişi mahkemece duruşmada dinlenmiş, 'kod bazında yapılan inceleme sonucunda davacının sipariş ettiği ürünler davalı tarafından üretilmiştir 'denilerek sonuca ulaşıldığını, kodları aynı olsa da, aynı model ayakkabıyı her ayakkabıcının sattığını, buradan sipariş edilen ürünlerin tamamının üretilmiş olduğu sonucuna varılamayacağını, kararın davalı yanca da istinaf edildiğini ve mahkemece ürünleri davalının teslim etmek istediği sonucunun gerçek dışı olduğunu, davalı yana verilen çeklere karşılık kesilmiş fatura ve teslim edilen ürün olmadığını, davacının, davalıdan verdiği çeklere karşılık ürün almadığını, davalının da ürün verdiğini iddia etmediğini, ürünlerin teslimine karar verilmiş olmasına göre, davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, malları teslim etmeyenin tarafın davalı olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, davalı yan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ' ... nolu ... hesabında da ...’nın 915.900,40.-TL alacaklı olduğu (975,776,26.-TL alacaklı) tespit edilmektedir' görüşü doğrultusunda, davalı ticari kayıtlarına göre davacının dava değeri kadar alacaklı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının ürünleri üretmiş ise çek olarak bedelini aldığını, kargo ile ile ürünleri teslim edebileceğini, malların teslim alınması için davacı yana ihtar keşide etmediklerini, malları gelip alması istenerek temerrüde düşürülmediğini,belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Davacı yan dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini ve çeklere konu bayan bot ve çizmelerin üretilip kendilerine teslim edilmediğini ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı yan ise ürünlerin üretildiği halde davacı yan tarafından teslim alınmadığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece siparişe konu bayan bot ve çizmelerin davalı tarafından üretilip teslime hazır hale getirildiği, davacı tarafın teslim almaması nedeniyle ürünlerin halen davalıya ait depoda muhafaza edildiği, dolayısıyla davacının avans olarak verdiğini iddia ettiği çeklerin bedelsiz kalmadığı gerekçesi ile davasının reddine, menfi tespite konu çeklerin karşılığı olan 2019 kış sipariş listesinde yer alan ürünlerin davalı tarafından davacı tarafa teslimine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede ürünlerin nerede teslim edileceğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır, bu durumda yüklenicinin davacı işsahibine ürünleri teslim alması için usulüne uygun bildirimde bulunmalı veya ürünleri bizzat davacı işsahibinin işyerinde teslim etmelidir, somut olayda davalı yüklenicinin ürünleri davacı yana teslim etmediği gibi, herhangi şekilde ürünleri teslime hazır olduğunu bildirerek ürünleri teslim alması için herhangi ihbar ve ihtarda da bulunmamış yani ürünleri teslim yükümlülüğünü yerine getirmemiştir, dolayısı ile davacının davalıya bu çeklerden dolayı borcu bulunmamaktadır, kaldı ki mahkemenin ürünlerin teslimi yönünde verdiği kısım davalı yüklenici tarafında da istinaf edilmiştir.Bu nedenle mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doru olmadığı gibi taleple bağlılık ilkesini aşarak ürünlerin davacıya teslimine yönelik karar vermesi de yasaya ve usule aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılmasına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/04/2021 tarih ve 2020/395 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜ ile, sabit görülemeyen davacının davasının REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 16.663,82 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 16.236,22 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, 2- Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç+ 1.250,00 TL masraf olmak üzere toplam 1.677,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı yan kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre belirlenen 148.608,63 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,2-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.