Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1585
2024/1180
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1585
KARAR NO:2024/1180
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/01/2021
NUMARASI:2018/784 Esas, 2021/82 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmenden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında, davacı yüklenicinin Yozgat Şefaatli Belediyesi'nden aldığı 4 adet çok amaçlı saha yapımı projesi kapsamında, beton işleri, yol yapımı, elektrik direklerinin montajı, yol kaldırımlarının yapımı gibi işleri taşere etmesi için davalı ile anlaşma yapıldığını, bu işlerin yapılması adına 220.000,00 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, davacı şirketin söz konusu bu ödemelerin 30.000,00 TL'si haricindeki tüm ödemeleri davalı yana yaptığını, davalı taşeronun, taraflar arasındaki anlaşma gereğince yapması gereken işleri tam olarak bitirmeden projeyi terk ettiğini, davaya konu olan çekte, yine davalının isteği üzerine, davalının tedarikçisi olan ... adına kesildiğini, ...bank ... Şubesine ait ... numaralı, 31.12.2018 vade tarihli, 15.000,00 TL bedelli çekin, müvekkili tarafında keşide edilerek davalının alacağına mahsuben ... adına yazıldığını, ancak davalı yanca taraflar arasındaki yapılan anlaşmaya istinaden belirlenen işler davalı tarafından bazı bölümleri eksik, bazı bölümleri ise hiç yapılmayarak tamamlanmadığını, bu nedenle dava konusu edilen çeke dayalı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu edilen çekin davalı adına keşide edilen ve ciro edilen bir çek olmadığını, tarafların sadece 4 adet çok amaçlı saha yapımı projesi kapsamında beton işleri gibi yapım işinin değil ayrıca 4.100 metrekare park çim serme ve parke döşeme işleri konusunda sözlü olarak anlaştığını ancak bedelin 220.000,00 TL olarak kararlaştırılmadığını, davalı taşerona ödenen miktarın 129.784,00 TL olduğunu, davacı işveren yüklenicinin, yapılan işler için kullanılan malzemelerin bir kısmı için dava dışı ...'ye ... ve ... numaralı 2 adet 15.000,00 TL'lik toplamda 30.000,00 TL çeki keşide ederek verdiğini, karşılığında mal alındığını, bu çeklerin taraflar arasında ki ticari ilişkinin konusu olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet nedeniyle reddini, aksi taktirde davanın esastan reddini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla takdir olunacak tazminatın taraflarına ödemesi kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 28/01/2021 tarihli karar ile, ispat külfetinin kural olarak davacı tarafa ait olduğu, ispat yükü kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesinin olmaması halinde, var ise taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi yazılı delil başlangıcı olarak sayılabilecek birtakım belgelerin dosyaya sunulması ile iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale gelebileceği ancak davacı tarafça dosyaya bu yönde herhangi bir delil ibraz edilemediği, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan davacı borçlunun temel alacağın mevcut olmadığı, hem taraflar arasındaki temel ilişkiyi hem de temel ilişkideki bir nedenle senedin bedelsiz kaldığını ispatla mükellef olduğu, ( Ankara BAM 22. HD 2018/1957E. 2020/874 K. 10.07.2020 ), dava konusu çeke ilişkin ilgili bankaya yazılan müzekkere cevabında gönderilen çekin ön ve arka yüzünün incelenmesinde, keşidecinin davacı şirket, lehtarın ... olduğu, ancak çekin arka yüzünde ciro silsilesinde ilk sırada ...'ın ve devamında ..., ..., ... Şirketi,... A.Ş ve ... isimli şirketin yer aldığı ve çeke ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu çekin davalının mal tedarik ettiği şahıs/şirketler adına çek keşide edilerek borcun ödendiği iddia edilmiş ise de, bu iddiaları ispata yarar herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın davacı tarafça sunulan yemin metni doğrultusunda taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği yapılması kararlaştırılan tüm işlerin eksiksiz yapılıp teslim edildiği ve dava konusu çeke ilişkin alacaklı olduğu hususunda yemini eda ettiği, davalının dava konusu çekte ciro silsilesinde yer aldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda çeke ilişkin alacaklı olduğuna dair beyanını dava konusu çeki taraflar arasındaki ilişkiye istinaden aldığına yönelik ikrar niteliğinde sayılamayacağı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, usule ilişkin beyanlarının dikkate alınarak tekrarlatılan 2. yemin de, HMK 233.maddesinde belirtilen usule uygun olmadığını, cevap dilekçesinde davalının bir yandan dava konusu çekin müvekkil ile aralarındaki ticari ilişkinin konusu olmadığını söylerken, diğer yandan talimat mahkemesi huzurunda verdiği yemin beyanında ise iş bu çek dolayısıyla davacıdan alacaklı olduğunu belirttiğini, mahkemece yapılmış olsaydı keşif ve defter incelemesi sırasında, yapılan işler ve eksik kalan işlerin ve bunlara ilişkin tutulan kayıtların tespiti ile ortaya çıkabilecekken eksik yapılan inceleme ile direk yemine geçilmesinin hukuka uygun olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Davacı iş sahibi, iş karşılığı olarak verilen dava konusu çekten borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı yan ise davaya konu çekin kendisine keşide edilmediğini, kendisinin ciranta olduğunu, bu çekin kendisine iş karşılığı olmak üzere verilmediğini belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davalı tarafın dava konusu çekten alacaklı olduğuna dair yemin eda etmiş olması ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Yemin delili kesin delil niteliğindedir. Yeminin eda edilmesi ile ortada uyuşmazlık konusu olan vakıa kesin delille kanıtlanmış olacağından, karşı taraf o konuda yeni bir delil getiremeyeceği, hâkim de yeni araştırmada bulunamayacağı, bu kapsamda davalının çekten dolayı alacaklı olduğuna dair dair yemin ettiği gözetildiğinde, davanlının yemin beyanına itibar edilerek Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/01/2021 tarih ve 2018/784 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.