Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1481
2024/1140
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1481
KARAR NO:2024/1140
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/12/2020
NUMARASI:2020/72 Esas, 2020/659 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacının kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden sonra takibe alacak ve yetki bakımından itiraz edildiğini, taraflarına tebliğ edilmeyen itirazın taraflarınca 11/03/2019 tarihinde UYAP üzerinden öğrenildiğini, aynı gün dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı tarafın arabuluculuk davetine mazeret bildirmeksizin katılmaması dolayısıyla görüşme yapılamadan anlaşmama tutanağı tutulduğunu belirterek; ... sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazlarının iptaline, takip sonrası asıl alacağaz. ... Bankasınca belirlenen avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davalı şirketin usule uygun olarak arabuluculuk toplantısını davet edilmediğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son oturum tutanağı olduğu belirtilmiş ise de taraflarına tebliğ edilmediği gibi arabuculuk görüşmeleri için davalı şirkete her hangi bir bildirim yada davette bulunulmadığını, usule uygun olarak yapılmayan arabuluculuk son oturum tutanağı yok hükmünde olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin adresinin " ... Kocasinan / Kayseri" olup bu hususun ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğunu, dolayısıyla dava konusu icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, yetkili icra daireleri ve mahkemeleri Kayseri İcra Daireleri olduğundan huzurdaki davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, taraflar arasında takip konusu fatura içeriği ve alacağı hususunda varılmış bir mutabakat bulunmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin verildiğine dair taraflarına herhangi bir belge tebliğ edilmediğini, buna ilişkin ispat külfeti davacıda olup, fatura konusu mal veya hizmetin davalı şirkete verildiğinin ispatlanmadığı, dava konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 01/12/2020 tarihli karar ile, davacı yana ait 2018 yılı ticari defteri üzerinde yapılan inceleme sonucu 04/11/2020 tarihli bilirkişi raporu ile; dava konusunun fatura alacağından kaynaklandığı, Türk Ticaret Kanunu 21/2. Maddesi gereği 8 günlük süre içerisinde davalı tarafın faturaya itiraz etmediği, davacının 2018 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin, kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığı, davalı yanca borcunun olmadığı gösteren belgenin sunulmadığı ayrıca davalı tarafın konkordato komiseri ... tarafından davacı tarafa alacak bildirim formu gönderildiği; bu mutabakat formunda davacı tarafın 20/08/2019 tarihi itibariyle alacak bakiyesinin 11.537.93TL olarak tespit edildiğinin görüldüğü, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan kaydi olarak asıl alacak olarak 11.537.93 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin fatura ve cari hesaba dayanması bu kapsamda belirlenebilir ve likit olması sebebi ile davacının %20 oranında icra inkar tazminatı talebinde bulunabileceği gerekçesi ile Davanın kabulü ile davalı borçlunun ... sayılı dosyasında davalı borçlu itirazının iptali ile takibin 11.538,00 TL üzerinden devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, asıl alacağın % 20'si olan 2.307,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; para alacağına ilişkin' uyuşmazlık konusunda yetkili mahkemenin HMK 6. Maddesine göre davalı şirketin merkezinin Kayseride olduğu da göz önüne alınarak; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, davacı yanın iddiasının aksine arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair bilgi, arabuluculuk toplantısının son oturumunun yer ve tarihi bilgisi ve arabuluculuk son teslim formunun kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla yerel mahkeme huzuruna gelen davanın "dava şartı yokluğundan dolayı reddedilmesi" gerektiğini, davacının dayanak olarak sunduğu faturalar ve davaya esas değer göz önüne alındığında davacı yanın iddiasını senetle ispat etmesi gerektiğini, faturanın niteliği incelendiğinde faturanın tek başına akdi ilişkinin varlığını ispat kabiliyetini haiz olmadığını, bu konuda bir çok içtihat bulunduğunu, bilirkişi raporuna da itiraz ettiklerini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı yan davalının demir çelik işlerini yapması karşılığı tanzim ettiği faturadan kaynaklanan alacağını icra takibi ile talep etmiş, takip davalı yanın takibe itirazı sonucu durdurulmuştur. Mahkemece dosyada bulunana mutabakat metnine göre alacak borç ilişkisi ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/12/2020 tarih ve 2020/72 Esas, 2020/659 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 788,16 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 197,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 591,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.