Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1437
2024/1138
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1437
KARAR NO:2024/1138
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/06/2018
NUMARASI:2016/206 Esas, 2018/529 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmenden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacının, davalı için yapmış olduğu kapı montajı işine karşılık 2 adet fatura düzenlediğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27/10/2016 tarihli duruşmada takibe kadar işlemiş faiz talepleri olmadığını beyan etmiştir.Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen 16/11/2013 tarihli sözleşme uyarınca davacının 135 adet kapı montajı işini üstlendiğini, ancak dava dışı iş sahibinin projeyi bir süre durdurması nedeniyle işlerin askıda kaldığını, davacının durumu bilmesine ve işi tamamlamamış olmasına rağmen sözleşme bedeli alacağın tamamına ilişkin fatura düzenlediğini ve haksız takibi başlattığını, daha sonra iş sahibinin işi devam ettirme kararı alması üzerine davalıya ihtarname gönderilerek eksik işlerin tamamlanmasının talep edildiğini, ancak davacının olumlu cevap vermediğini, davacının hem eksik hem ayıplı işleri nedeniyle mahsup talepleri olduğunu, dava konusu faturaların müvekkiline gönderilmediğni ve müvekkili kayıtlarında olmadığını savunarak; davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 21/06/2018 tarihli karar ile; davanın eser sözleşmesi uyarınca düzenlenen 2 adet faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda akdî ilişkinin varlığı ile yapılıp teslim edilen işleri kanıtlama yükümlülüğü yükleniciye, ödemeleri ispat yükümlülüğü ise iş sahibine ait olduğu, davalı iş sahibi nin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca tüm işin tamamlanmadığını, bazı işlerin de ayıplı yapıldığını, dava konusu faturalara konu montaj işinin hiç yapılmadığını, bu faturaların davalıya gönderilmediğini ve ticari kayıtlarına alınmadığını, davacının sözleşme bedeli kadar fatura düzenlemekte haksız olduğunu savunduğunu, davacının ise dava konusu faturaların bu sözleşme uyarınca değil, sözleşme konusu işin yapımından sonra yaptırılan başkaca işlere ilişkin olduğunu ileri sürdüğünü, her iki tarafın da kabulünde olan 16/11/2013 tarihli sözleşme uyarınca, davacının 135 adet kapı montajı işine karşılık, davalının 60.750,00 TL+KDV ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, ancak bilirkişi raporu ile davacının davalı adına 8 adet toplam 100.265,48 TL bedelli fatura düzenlemiş olduğu ve tüm faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla davacının yazılı sözleşmede belirlenen bedelin çok üzerinde bir bedele tekabül eden faturalar düzenlediğinin görüldüğü, dava konusu faturaların mutlaka 16/11/2013 tarihli sözleşme kapsamında düzenlendiğinin söylenemeyeceğini, dava konusu faturaların, davalı iş sahibinin ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacı yüklenicinin dava konusu faturalara konu işi yapıp teslim etmiş olduğunu ispat etmiş sayıldığı, Emsal: Yargıtay 15.Hukuk Dairesi’nin 18/01/2017 tarihli 2015/6172 E., 2017/219 K. sayılı kararı; 30/05/2016 tarihli 2016/944 E., 2016/3009 K. sayılı kararı). davalı tarafça ileri sürülen ayıp savunmasının ise doğrudan dava konusu faturalara ilişkin olmaması(diğer işlere ilişkin olması) ve ayıba yönelik herhangi bir delil sunulmaması(tanık beyanının ayıbın ispatı için yeterli olmaması) dikkate alınarak ayıp savunmasına ve mahsup talebine de itibar edilmediği, alacağın likit olduğu, gerekçesi ile Davanın kabulü ile, davalının ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 5.910,44 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 5.910,44 TL’nin %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, taraflar arasında 16/11/2013 tarihinde Çerkezköy -Veliköyde bulunan ... için sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği ... Kapı Sistemleri adına ...'in 135 adet seksiyonel kapı montajı işini üstlenerek taşeron olarak taahhütte bulunduğunu, davalı şirket ile asıl İşveren ... Ve ... Kooperatifi arasındaki esas sözleşmede belirlenen işlerin projenin bir süre durdurulmasından dolayı askıda kaldığını, bu hususun davalı tarafından taşeron davacıya bildirildiğini, davacının işi tam teslim etmemiş olmasına rağmen sözleşme bedeli gereği alacağın tamamına ilişkin fatura kestiğini ve kapıların motor ve panoları takılmamasına rağmen haksız yere bedeli istediğini ve ...mış olmasından dolayı fatura karşılığı hizmetin alınmadığı bildirilerek icra takibine itiraz ettiklerini, daha sonra iş sahibinin durdurmuş olduğu işi kaldığı yerden devam ettirmek için davalıya talimat verdiğini, davalı yan yetkililerinin de taşeron sözleşmesinin karşı tarafı olan davacı ...’E (...) Kadıköy ... Noterliği 12 Ağustos 2015 tarihli ... Yevmiye numaralı İhtarname ile “ Sözleşmede yüklendikleri işin belirli bir kısmının yapıldığı, iş sahibi tarafından projenin bir süre durdurulmasından dolayı motor ve panolar takılması işi yarım kaldığı, eksik işin tamamlanması gerektiği, eksik işin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde tamamlaması aksi taktirde sözleşmenin feshedileceği, eksik iş başka bir firmaya yaptırılıp fatura bedelleri tarafına rücu edileceği yada alacak bakiyesi varsa mahsup edileceğinin” ihtar edildiğini, davacı ile yapılan yazılı ve sözlü tüm konuşmalara, davacının olumsuz cevap verdiğini, bilirkişi tarafından sözleşme bedeli tamamı için fatura kesildiği için her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesini sonucu 5.911,48TL alacak/bakiye borç miktarının aynı olduğununun tespit edildiğini, ancak ilgili bedelin ihtarnamede de bildirdikleri gibi davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ödenmediğini, çünkü bu fatura karşılığı yapılması gereken işin yapılmadığını, faturaların kesilmesinin ilgili hizmetin tam verilmiş olmasını ispatlamadığını, ... ve ... Kooperatifinden (...) proje ile ilgili davacı yanın eksik ve ayıplı işlerini ve bu eksik işlerin nasıl tamamlandığının ve diğer hususların sorulması ve gelen cevapla dosyaya sunduğumuz 13 Kasım 2015 (icra takibinden sonra) iş bitirme ve teslim tutanağının davacı tarafından sunulmadığı, gerekirse tanık beyanlarının da alınarak dosyanın yeniden hukuk bilirkişine tevdi edilmesi gerektiğine dair itirazlarının Mahkemece değerlendirmeden; ticari defterler üzerinden yapılan inceleme ile yetinildiğini, işin eksik olup olmadığı konusunda rapor alınmadığını, delillerinin toplanmadığını, İş Bitirme ve Teslim Tarihinin 13/11/2015 dava konusu icra takibi başlangıç tarihinin ilkinin 02/06/2015, diğer yetkili yerde açılan icra takibi tarihinin de 25/08/ 2015 olduğu dolayısı ile iş bitirilmeden açılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ile İş Teslim Tutanağı yada Mutabakat Metni tanzim edilip imzalanmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan taşeron , davalı yan ise iş yüklenicidir.Taraflar arasında kapı montajı işine dair 16/11/2013 tarihli taşeron sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan kapı montajı işine dair 2 adet fatura alacağını icra takibi ile talep etmiş, davalı yan ise eksik ve ayıplı işler olduğunu savunarak mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece davaya konu 2 adet faturanın taraflar arasındaki sözleşme harici işlere ilişkin olduğu ve taraf defterlerine göre aralarında süre gelen ticari ilişki içinde yapılan işler nedeni ile tanzim edildiği ve davalı yanın davacı yana fatura bedelleri kadar borcu olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/06/2018 tarih ve 2016/206 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 403,74 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 100,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 302,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.