Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1013
2024/1131
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1013
KARAR NO:2024/1131
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/06/2019
NUMARASI:2018/913 Esas, 2019/725 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: davacı şirket ile davalı şirket arasında hazır giyim mallarının üretim/dikim/imalatı vb. İşlemleri ile satışına yönelik bir ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında bakiye alacaklarının bulunduğunu, davalı tarafından ödenmediğini, girişilen ... sayılı dosyasına davalı itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalı şirket ile davacı taraf arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davacı taraf davalı şirket aleyhine başlattığı takipte davacıya belirtilen miktarda borcunun bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, tarafların mutabık kaldıkları hesabın 28.255,91 Tl olduğu (Faturaların kesim tarihindeki Döviz kurundan çevrilerek)ancak ayrıca tarafların kur farkı fatura düzenlemelerine gerektirir herhangi bir sözleşmenin olmadığı,bu nedenle ayrı bir kur farkı faturasının kesilemeyeceği, bu nedenle davacı defterlerinin usulunce tutulduğundan bahsedilemeyeceği, davalı defterlerinde kayıtlı bulunan davacı alacağı olan 6381,80 EURO-(1 euro 6.63 TL) nın kabul edileceği anlaşıldığından davacının ilgili icra dosyasındaki alacak miktarının 6381,80euro Tl karşılığı olan 35.930 Tl sı olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının reddine karar vermiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında davacı tarafın alacağının 6381,80 Euro olacağından bahisle kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden olmadığını, mahkeme kararına esas olan kök raporda da belirtildiği gibi davacı tarafın alacağının euro cinsinden olduğuna dair hiçbir sözleşme ve belge olmadığını, kaldı ki taraflar arasında yabancı para cinsinden alacağın kabulü halinde de yazılı sözleşme yapılması gerektiğini, ancak böyle bir sözleşmenin olmadığı dosyanın incelenmesi halinde anlaşılacağını, davalı tarafından yapılan ödemelerin TL cinsinden yapılmış olması ve faturadaki kurları baz alarak yapmış olmaları bu durumu ispatladığını, ticarete konu ürünler ihraç ürünleri olup bu durum faturalardaki açıklamalarla da sabit olduğunu, bu sebeple döviz cinsi üzerinden fatura bu sebeple düzenlendiğini. davacı şirket arasında aralarındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden olduğunu ispat edecek hiçbir belge ve sözleşme ibraz edilmediğini, mahkemelerin alacağın Euro cinsi olarak değerlendirilmesinde hiçbir gerekçe gösterilmediğini, davacı tarafından ibraz edilen faturalar her ne kadar Euro cinsinde de olsa davalı tarafından davacı taraf adına düzenlenen fatura Türk lirası olduğu ve ödemeler de Türk lirası cinsinden yapıldığnı, davacı tarafın belirtilen sürede defterlerini ibraz etmemiş olması sebebiyle kanun hükmü gereğince defterleri ibraz eden tarafın ticari defterlere lehe delil teşkil etmesi gerektiğini, davacı defterleri incelendiğinde davacı tarafa olan borcunun 6.706,37 TL olduğu ve aralarındaki ticari ilişkinin Türk lirası üzerinden olduğu tespit edileceğini, ancak mahkeme arada yapılan bir sözleşme olmaması ve müvekkilin ticari defter ve kayıtlarından da alacağın döviz cinsinden olmadığını kanıtlamış olmasına rağmen döviz cinsinden kur farklarını da dikkate alarak hüküm tesis ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafça hiçbir sebebe dayanmaksızın düzenlendiği ve davacı şirketi borçlandırdığını, 31.05.2018 tarihli a-... seri-sıra numaralı 21.549,54 TL tutarlı fatura dikkate alınarak yapılmış olan hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, ancak davalı şirket adresinde bulunamadığından iade gönderilmiş olan fatura davacıya posta yoluyla iade geri geldiğini, davalı şirketin adresi değişikliğini ticari faaliyetini yürütmekte olduğu davacı şirkete bildirmemesinden oluşan zarardan kendisi sorumlu olduğunu, davalı tarafça düzenlendiğini ve davacı şirketi borçlandırmış olan 31.05.2018 tarihli... seri-sıra numaralı 21.549,54 TL tutarlı fatura’nın düzenlenmesinde yasal hiçbir dayanak da bulunmadığını, bu nedenle de, bu fatura dikkate alınmaksızın hüküm kurulması gerekirkeni mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmediğini, davalı/borçlunun tüm itirazları haksız ve mesnetsiz olduğunu takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davacı şirketin alacağı likit ve muayyen olduğundan davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulü ile takibin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bakiye alacaklarının ödenmemesi sebebiyle girişilen icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya takipte belirtilen miktarda borçlu olmadıklarını, davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar itibariyle bilirkişi raporu ile belirlenen 35.930,00 TL yönünden davanın kabulü ile bu miktar itibariyle itirazın iptali ve takibin devamına, icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.Somut olayda, davacı ile davalı arasında hazır giyim mallarınınüretim/dikim/imalatı konusunda sözlü sözleşme ilişkisi kurulduğu, davacı tarafından düzenlenen 3 adet fatura davalı tarafça kabul edilerek ticari defterlerine kayıt edildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme kararı verilmiş, davacı taraf ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamıştır. Mahkemece, BA+BS kayıtları celp edilerek, bilirkişi incelemesinde hazır bulundurulan davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırmıştır. Bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davacının 3 adet faturayı Euro üzerinden kestiği ancak muhasebe sistemi gereğince düzenleme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiği ve davalı ticari defterlerine Türk lirası olarak kayıt ettiği anlaşılmıştır.Davalı tarafın, davacının Euro üzerinden düzenlenen faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlemiş olması ve bu faturalara yönelik itirazlarının bulunmaması sebebiyle taraflar arasında Euro üzerinden sözlü eser sözleşmesi kurulduğu kabul edilmiştir.Davalı şirket tarafından davalı şirkete yönelik 31.05.2018 tarih ve ... seri nolu 21.549,54 TL bedelli reklamasyon faturası kesmiş ve bu fatura davacı tarafa tebliğ edilmiştir. Davacı taraf söz konusu faturayı iade etmek için gönderdikleri taahhütlü mektup, davalı şirket adresinde bulunamadığından davacıya iade edildiği dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin davacı şirkete kestiği reklemasyon faturasını kabul ederek, davacının bakiye alacak miktarından düşülmek suretiyle davayı kısmen kabul etmiştir.Oysa ki, davalı vekilinin savunmalarında yer alan 31.05.2018 tarih ve ... seri nolu 21.549,54 TL bedelli reklamasyon faturasına yönelik davacı vekilinin itirazlarına rağmen, bu faturanın kesilmesinin doğru olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında reklamasyon faturası kesip kesemeyeceği, kesilen miktarın doğru olup olmadığı hususlarında bir inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.O halde, mahkemece davalının ticari defterlerinde bulunan . 31.05.2018 tarih ve... seri nolu 21.549,54 TL bedelli fatura ilişkin; tarafların beyanları alınmak suretiyle dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek; kesilen fatura incelenerek sunulan delillerle birlikte fatura kapsamında reklamasyon faturası kesilip kesilemeyeceği, davacının bu reklamasyon faturasından sorumlu olup olmadığı, sorumlu olduğu miktar varsa miktarı, ispat vasıtaları ile birlikte incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece reklamasyon faturasını kabul ederek yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.Ayrıca, icra takibine konu alacağın dayanağı fatura davalı ticari defterlerinde yer alması sebebiyle, davacının kabul edilen alacak miktarı itibariyle likit ve bilinebilir olması sebebiyle icra inkar tazminat talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2019 tarih, 2018/913 Esas, 2019/725 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.