mahkeme 2020/1489 E. 2023/996 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1489
2023/996
27 Eylül 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1489
KARAR NO: 2023/996
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2020
NUMARASI: 2017/29 Esas, 2020/48 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
KARAR TARİHİ: 27/09/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında 27.05.2014 tarihli Alt Yüklenici sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşme ile Güzelyalı, Aydıntepe, Çayırova ve Tuzla istasyonlarının elektrik işlerinin davalı şirkete bırakıldığını, bu kapsamda davacı şirketin, kendi ticari defterlerine göre davalıya fazladan 21.782,91 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığını, bu tutarın ödenmesi için davalıya Kadıköy ... Noterliği'nden 20/09/2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmaması ürerine aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, iddia edildiği gibi davacının davalıya fazladan yapılmış bir ödemenin olmadığını, davalı ile davacı arasında akdedilen sözleşme gereğince, davalının üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, ancak davacının talepleri doğrultusunda davacıya verilen hizmet ve iş bedelinin tam olarak ödenmediğini, yanlar arasında akdedilmiş sözleşmenin birim fiyat esasına göre yapıldığını, davacı ile idare arasında akdedilen sözleşmenin ise anahtar teslim esasına göre düzenlendiğini, birim fiyat esası gereğince yapılan işler bedelinin, idareden tahsil edilemediğini, davalıya eksik ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, somut olayda davacının fazla ödeme iddiası nedeni ile düzenlediği faturadan ötürü davalıdan muaccel bir alacağının bulunduğundan bahsedebilmek için her şeyden önce taraflar arasında sözleşme kapsamında yapılmış geçici kabulün bulunması gerekirken bunun bulunmadığı, kesin hesabın da bu nedenle taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davacı iş sahibinin fazla ödeme nedeniyle alacaklı olduğu iddiası doğrultusunda kesin hesabın çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi amacı ile tahkikat yapıldığı, bu kapsamda dava dışı asıl işveren kayıtları dosya arasına alınıp, dosyanın kesin hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, davacı ile dava dışı asıl işveren arasındaki sözleşmenin feshedildiği, herhangi bir geçici veya kesin kabul tutanağının aralarında bulunmadığı, yine davanın davacının ticari defter ve kayıtlarına dayalı olarak düzenlenen faturaya göre ikame edildiğinden bunun da sonuca etkisi bulunmadığı, davacının fazla ödeme iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK 67 gereğince koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ek rapora göre alacaklarının var olduğunun kabul edildiğini, dava dışı iş sahibinden davacı yüklenici tarafından yapılmış bulunan imalatlar ve hak edişlerin istendiğini, ancak bunların dava konusu olmadığını, müvekilinin alacağının cari hesaptan kaynaklandığını, davalının da bu zamana kadar fazladan iş yaptığını iddia ederek müvekkilinden bir talepte bulunmadığını, iş bitiminde fazladan ödeme yapıldığı tespit edilerek ihtarname ile talepte bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 27/05/2014 tarihli sözleşme imzalanmış, davalı tarafça davacının üstlendiği iş kapsamındaki elektrik işlerinin yapılması üstlenilmiştir. Davacı taraf, davalıya 23.782,9 TL fazla hakediş ödemesi yapıldığı belirtilerek, bu miktarın davalıdan tahsili ile icra takibi yapmış itiraz üzerine, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle dava açmıştır.Aşamalarda davacı tarafın talep ettiği miktarın davalı adına yaptığı SGK ödemelerine ilişkin olduğu belirtilmiş, davacı taraf bilahare bu ödemelere ilişkin belgeleri sunmuş, 13/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre de SGK ödemeleri tutarının 22.966,90 TL olduğu belirlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ekinde yapılacak işlere ilişkin miktar ve birim fiyatları gösterir listelerin taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan işe ilişkin olarak taraflarca düzenlenmiş hakedişler bulunmaktadır. İnşaat mühendisi tarafından düzenlenen 30/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda kesin kabulün yapılmadığı, kesin hesap işlemlerinde tarafların mutabık olmaması nedeniyle kesin hakedişlerin yapılamadığı, davaya dayanak icra takibinin ise davacı tarafından tutulan defter incelemelerine dayandığından, kesin kabul ve kesin hakediş yapılmadan alacak veya borcun belirlenemeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasında kesin hakediş yapılmadığından uyuşmazlığın çözümü için mahkemece bilirkişiler aracılığıyla kesin hesabın çıkartılarak sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşme gereğince yapılan işlerin bedelinin, gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişilere hesaplattırılarak, davacı tarafından yapılan ödemeler ve SGK ödemeleri düşüldükten sonra davacının fazladan yapmış olduğu ödeme bulunup bulunmadığı tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2020 tarih, 2017/29 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.