Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/35
2025/220
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/35
KARAR NO:2025/220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/11/2024
NUMARASI:2024/26 Esas - 2024/250 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılardan tasfiye memuru ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın .... Şti. (VKN:...)'de 01.10.2015-10.08.2023 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, bu çalışmasına karşılık işveren tarafından hileli bir şekilde, sistem üzerinden aralıklarla işe giriş çıkış işlemi yapıldığını, ilgili tarihlerde müvekkilinin ... primlerinin de yatırılmadığını, bununla birlikte müvekkilinin ilgili işyerinde çalıştığı tarihlerde maaşının da elden verildiğini, nihayet müvekkilinin iş akdine, hiçbir haklı sebep olmadan, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde son verildiğini, buna istinaden müvekkilinin bahse konu şirkette çalışması sebebiyle hak ettiği kıdem tazminatı alacağı, ihbar tazminatı alacağı, işçilik alacağı, fazla mesai alacağı, yıllık izin alacağı, AGİ alacağı, yol alacağı ve ... alacağı Bakırköy 23. İş Mahkemesi 2023/278 Esas sayılı dosyaya 08.09.2023 tarihinde konu edildiğini, akabinde 30.11.2023 tarihinde işbu yukarıda açıklanan hususlardan mütevellit Bakırköy 3. İş Mahkemesi 2023/288 Esas ile hizmet tespit davası açıldığını, davaların derdest olduğunu, müvekkilinin çalışmış olduğu ... Şirket kaydı, Ticaret Sicilinden usule aykırı bir şekilde terkin edildiğinden, bahse konu şirkete tebligatlar yapılamadığını ve aynı zamanda bu şirketin davalarda taraf sıfatını kaybettiğini, bahse konu davaların neticesinde müvekkilinin hak kazanacağı alacaklarının şirketin usulsüz terkini sebebiyle şirketten talep edilemeyecek ve müvekkilinin ciddi derecede hak kaybına uğrayacağını, neticede ... Şti. (VKN:...) hakkında ek tasfiye (ihya) işlemlerinin yapılabilmesi, davada taraf sıfatının teşkil olunabilmesi, davaya devam olunabilmesi, işçilik alacakları, fer'ileri, kıdem tazminatı ve tespit davası ve ayrıca bu davalar akabinde müvekkilinin hak kazanacağı alacaklar yönünden başlatılacak ilişik icra takiplerine başlanılabilmesi, devam edilebilmesi için; şirketin ve müvekkilinin taraf olduğu tüm dava ve takip işlemleri bakımından sınır olmaksızın şirketin ihyasına, mahkeme aksi kanaatte ise, Bakırköy 23. İş Mahkemesi 2023/278 Esas ve Bakırköy 3. İş Mahkemesi 2023/288 Esas sayılı dosyalar kapsamında ve bu davalar sonucunda bunlarla ilişik başlatılacak icra takipleri ile diğer tüm yasal hakların kullanımı açısından ŞİRKETİN İHYASINA, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, öncelikle... Şti.'nin tasfiye sürecine ilişkin tüm işlemler eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde yerine getirildiğini, şirketin tasfiyesinin ve terkinin hukuka ve usule aykırı yapıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, şirketin tasfiyesi zorunlu olup buna bağlı olarak gerçekleştirilen tüm tasfiye işlemleri tasfiye sürecinin başından sonuna kadar müvekkili tasfiye memuru tarafından kanunda belirtildiği üzere eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, tasfiye süreci ile ilgili olarak tasfiye memurunun herhangi bir ihmali ya da hatasının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy 23. İş Mahkemesi'nin 2023/278 Esas ve Bakırköy 3. İş Mahkemesi'nin 2023/288 Esas sayılı dava dosyalarının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davalarda da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve taleplerin alacak ve hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davaların derdest olduğu, bu haliyle derdest davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu; 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesine göre ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi olan ... 'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına; davalı ...'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığı; tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğu; bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış davalar bulunduğu, davanın tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu, dava sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davadan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu; huzurdaki davanın süresi içerisinde açılmadığı; öncelikle ... Şti.'nin tasfiye sürecine ilişkin tüm işlemlerin eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde yerine getirildiği; şirketin tasfiyesinin ve terkinin hukuka ve usule aykırı yapıldığı iddialarının gerçek dışı olduğu; tasfiye sürecinde tasfiye memurunun herhangi bir ihmali ya da hatasının bulunmadığı; somut olayda TTK’nın 547. maddesi gereği tasfiye memuruna görev ve sorumluluk yüklenemeyeceği açık olup tasfiye memurunun tasfiyeyi kapatmakta hiçbir kusurunun bulunmadığının ortada olduğu; şirketin tasfiye sürecinde davacı yana tasfiye sürecinde olunduğunun bilgisinin verildiği; bu süreçte herhangi bir itirazda bulunmayan davacı tarafın şirketin tasfiyesinden yeni haberdar olmuş gibi davranarak huzurdaki davayı açmasının kötü niyetli olduğu; Türk Ticaret Kanunu'nun 547/1’nci maddesi uyarınca ek tasfiye isteyebilmek için gerekli olan şartların somut olayda gerçekleşmediği; bu nedenle davanın reddinin gerektiği; ayrıca davacı tarafından iş mahkemesinde açılan davaların şirketin tasfiyesinden sonra açıldığı; bu sebeple de şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte davacının iş mahkemesinde açmış olduğu davalardan haberdar olmasının beklenemeyeceği; yine müvekkil tasfiye memurunun huzurdaki davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir eylem yada işlemi bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; mahkemece aksi kanaatte olması durumunda ise; huzurda görülen dava dosyasının mahkemenin 2024/25 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı dosyalar halinde ve her bir dosya için ayrı vekalet ücretine hükmedilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda haksız ve dayanaksız davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya ve yine hakkaniyete aykırı olduğu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili istinaf başvuruna cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye ve terkin işleminin hukuka ve usule aykırı yapıldığından şirketin ihyasının gerektiği; şirketin devam eden hukuki uyuşmazlıklarının bulunmasının tasfiye sürecinin sona ermesini engelleyeceği; müvekkili tarafından ikame edilen davaların şirketin tasfiye edilmesinden önce açıldığı; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkının doğduğu; tasfiye memurunun usul ve hukuka aykırı işlemleri neticesinde şirketin tasfiye edildiği; bu nedenle tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olduğu; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkı doğduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır Davacı tarafından 08/09/2023 tarihinde Bakırköy 23. İş Mahkemesinin 2023/278 Esas sayılı dosyası ile ... Şti. aleyhine alacak davası açıldığı, yargılama devam ederken davalı şirketin terkin edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı tarafından 30/11/2023 tarihinde Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2023/288 Esas sayılı dosyası ile ... Şti. aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı, yargılama devam ederken davalı şirketin terkin edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında bulunan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ...-... sicil numarasında kayıtlı ...'nin adresinin "... Bakırköy/İSTANBUL" olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin, ilk derece mahkemenin yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre TTK'nın 547/1. maddesi gereğince işbu davaya bakmaya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri kesin yetkilidir.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Bir diğer yol ise TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Eldeki ihya davası, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirkete ilişkindir.TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacı vekili tarafından TTK'nın 547. maddesi uyarınca huzurda görülen dava açılmıştr.Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ortaklar kurulu tarafından 15/03/2024 tarihinde şirketin feshi ve tasfiye sürecine girmesine karar verildiği ve ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı, 09/08/2024 tarihinde ortaklar kurulu tarafından şirketin tasfiyesinin sonuçlandırıldığı ve tasfiyenin kapatılması kararının 19/08/2024 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği ve şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı şirket tarafından alınan ortaklar kurulu kararı doğrultusunda şirketin tasfiye sürecine girerek şirketin terkin edilmesi üzerine davacı tarafından TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri yapılmak üzere huzurda görülen dava açılmıştır. Her ne kadar istinaf eden davalı vekili tarafından söz konusu davanın beş yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı iddia edilmiş ise de TTK'nın 547. maddesi kapsamında açılacak olan davalara ilişkin olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlenmediğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/5954, K. 2024/8250 sayılı kararı).İlk derece mahkemesi tarafından dosyaya celp edilen Bakırköy 23. İş Mahkemesi ile Bakırköy 3. İş Mahkemesi dosyalarının incelenmesinde, söz konusu davalara ilişkin yargılama devam ederken, davalı şirketin tasfiye sürecine girdiği ve sürecin sonlandırılarak şirketin terkin edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu davalar sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması mümkün değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince dava konusu şirketin ihyasına ve tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin usulsüz yapılması sebebiyle dava açılmasına davalı tasfiye memuru sebep olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı).Her ne kadar davalı tasfiye memuru vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde huzurda görülen davanın, ilk derece mahkemesinde görülen 2024/25 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilerek müvekkili lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği istinaf sebebi yapılmış ise de HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülemez. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde ve ilk derece mahkemesince yapılan duruşma sırasında birleştirme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf dilekçesi ile davaların birleştirilmesine yönelik talepte bulunmasının mümkün olmaması karşısında, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Kaldı ki HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesinin hâkimin takdirinde olduğu; birleştirme kararı verilmesinin birleşen dava dosyalarının bağımsızlığına etki etmediği; birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerektiği; bu kapsamda birleştirilen davalar bakımından yapılan yargılama sonunda her bir dava bakımından ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davalı tasfiye memurundan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.