mahkeme 2025/1503 E. 2025/1393 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1503

Karar No

2025/1393

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1503
KARAR NO : 2025/1393
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11.03.2025 tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2025/59 Esas
DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sıranda, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava ve talep dilekçesinde özetle; ... Sanayi veTicaret Anonim Şirketi, İstanbul Ticaret Sicili Memurluğuna, ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bir anonim şirketi olduğunu, müvekkillerinin ise davalı şirketin toplamda 50.000 adet payının 8.522,80 adedine sahip olduğunu, huzurdaki dava ile davalı şirketin 26/10/2024 tarihli 2023 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu kararların, yasanın emredici hükümlerine aykırı olmaları nedeniyle batıl nitelikte olduklarının tespitinin talep edildiğini, taleplerinin mahkemece herhangi bir nedenle kabul edilmese dahi, söz konusu kararlarının en azından kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmaları nedeniyle TTK m.445 hükmü uyarınca iptallerine karar verilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin huzurdaki dava ile geçersizliklerinin tespitini ve iptal edilmelerini talep ettiği tüm kararlara olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini zapta geçirttiklerini ,davalı şirketin 08/10/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, şirketin faaliyetinde devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye girmesi ive tasfiye memurunun seçilmesine ilişkin karar alındığını, aradan geçen 6 yıl boyunca tasfiye memurunun tasfiye amacına yönelik hiçbir işlem yapmadığını, davalı şirketin hisse devir işleminden önceki çoğunluk pay sahiplerinin tasfiye halindeki şirketteki tüm hisselerini ...' a devrettiğini, dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların öncelikle tasfiye amacına aykırı olmaları itibari ile iptal niteliğinde olduğunu, öncelikle davalı şirketin 26/10/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu kararların, şirket için ciddi zararlara yol açacağı göz önünde tutularak, TTK m.449 hükmü çerçevesinde yürütmelerinin geri bırakılmasını ve batıl nitelikte olduklarının tespitini, kanuna ve iyiniyet dürüstlük kurallarına aykırı bulunmarı nedeniyle iptal edilmelerini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini (karraların yürrülüğünün geri bırakılması talebini) değerlendirdiği 11.03.2025 tarihli ara kararıyla; "... davaya konu 2023 yılı Genel Kurul kararının 3, 4 5, 6, 8 ve 8 nolu kararların yürütmesinin durdurulması istendiği, 3 nolu kararın faaliyet raporu, 4 nolu kararın bilanço ve gelir tablosunun müzakeresi, 5 nolu kararın yönetim kurulunun ibrası, 6 nolu kararın tasfiye memurlarının görevlerinin devamına, 7 nolu kararın yönetim kurulunun temsil ve ilzama yetkilendirilmesi, 8 nolu kararın TTK'nın 395 ve 396. Maddelerine göre yönetum kurulu üyelerine izin verilmesinin oylanmasına ilişkin olduğu, sunulan genel kurul toplantı tutanağına göre tüm kararların tüm payların %82,95'ine yakın çoğunluk pay sahibi ... oylarıyla oy çokluğuyla alındığı, oysa oydan yoksunluk hallerinde pay sahibinin oyunu kullanma yasağı olduğu, şirket tasfiyeye girmesine rağmen bu tasfiyeye yönelik ne gibi işlemlerin yapıldığı, finansal tabloların ve buna bağlı olarak ibranın usulüne uygun olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle faaliyet raporu ile finansal tabloların müzakeresi ve bununla ilgili ibra ve faaliyet izni kararları olan 3, 4, 5 ve 8 nolu kararların yürütülmesinin TTK 449. Maddesi uyarınca geri bırakılmasına ilişkin talebin kabulüne, yönetim ve tasfiye memurlarının görevin devamı ve temsile ilişkin 6 ve 7 nolu kararları yönünden yakın bir tehlike görülmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davacının yürütmeyi durdurma talebinin kısmen kabulü ile davalı şirketin 26/10/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurulu toplantısında alınan 3, 4, 5 ve 8 nolu kararların yürütmesinin TTK'nın 449. maddesi uyarınca geri bırakılmasına, bu hususun TTK'nın 450. maddesi gereği davalı şirketçe tescil ve ilanına, Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, genel kurulun 6 ve 7 nolu kararları yönünden yürütmenin geri bırakılması talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara kararının redde ilişkin kısmına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Somut olayda haklılıklarını ortaya koyan olayların mevcut olduğunu, 26.10.2014 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 6.maddesi kapsamında görüşülen tasfiye memurlarının görevlerinin devamına dair kararın yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesi gerektiğini, şirketin 08.10.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında tasfiyeye girmesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, tasfiye memurunun atanmasına rağmen 9 yıldır hiçbir işlem yapılmadığını, tasfiye memurlarının görev ve sorumluluklarının düzenlendiğini, gündemin 7.maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin temsil ve ilzam yetkilerinin tespitine dair kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali gerektiğini iddia ederek mahkemenin 11.03.2025 tarihinde verilen ara kararın 6 ve 7 nolu gündem maddeleri yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına ve bu kararlar bakımından da yürütmenin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 445.maddesi gereğince anonim şirket genel kurul kararlarının iptali ve aynı yasanın 449.maddesi uyarınca kararın yürütülmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacının davalı şirketin hissedarlarından olduğu, davalı şirketin 08.10.2015 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine dair karar alındığı, şirketin 2023 yılı faaliyet raporunda 2023 yılında hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığının belirtildiği, 22.07.2024 tarihli Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının davacıya hitaben ve davacının yazmış olduğu dilekçelere istinaden bilgi amaçlı verilen cevabı yazıda, İstanbul Cumhuriyet Savcılığına verilmek üzere 11.09.2013 tarihinde vefat eden İshak Kalaora'nın vergi dairesinde kayıtlı şirketin kimlik bilgileri ve imza örneklerinin talep edildiği, yapılan tetkiklerde faaliyetine devam etmekte iken limited şirketin 01.02.1981 tarihinde unvan değişikliği yaparak anonim şirket unvanı altında faaliyetine devam ettiği, şirket ortaklarının isimlerinin belirtildiği, 03.06.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin 29.05.2015 tarihinde ihyasına karar verildiği, 16.10.2015 tarihli sicil gazetesinde 20.10.2015 tarihinde tasfiyeye girişinin tescil edildiği, şirketle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik Dolandırıcılık Bürosundan intikal eden 2021/122798 Soruşturma nolu dosyalarındaki yazı ve sistem kayıtlarının mevcut bilgi ve belgelerinin 05.05.2023 tarihli yazı eki ile Cumhuriyet Başsavcılığı Bürosuna gönderildiği, gönderilen belgeler içerisinde davacının şahsına ait herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığının anlaşıldığının bildirildiği, tasfiye halindeki davalı şirketin dava konusu 26.10.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının şirketin 01.01.2023 - 31.12.2023 dönemine ait olağan genel kurul toplantısı olduğu, genel kurulun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, tebliğ edildiği, toplantının 3.gündem maddesinin konusunun yönetim kurulu faaliyet raporunun okunarak müzakere edilmesi olduğu ve 41.477,20 kabul oyuna karşılık 8.522,80 ret oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, 8.522,80 oya sahip olan ve ret oyu kullanan davacı vekilinin muhalefet şerhi sunduğu ve zapta geçirilmesini talep ettiği, 4.maddede şirketin bilanço ve gelir gider hesaplarının okunduğu, aynı oy oranları ile ve oy çokluğu ile maddenin kabul edildiği, davacı vekilinin muhalefet talebinde bulunduğu, gündemin 5.maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasının söz konusu olduğu aynı oy oranları ile oy çokluğu ile yönetim kurulunun söz konusu dönem için ibra edildiği, davacı vekilinin muhalefet şerhinin zapta geçirilmesini talep ettiği, gündemin 6.maddesinde; tasfiye memurları yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ...'ın görevlerinin devamının onaya sunulduğu ve aynı oy oranı ve oy çokluğu ile kabul edildiği, davacı tarafça muhalefet şerhinin zapta geçirilmesi talep edildiği, gündemin 7.maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin temsil ve ilzam yetkilerinin tespitinin görüşmesine ilişkin olduğu, aynı oy oranı ve oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerinin gayrimenkul alım satımı, tüm banka işlemleri ve tüm hukuki ve mali işlemlerde müşterek/münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kabul edildiği, gündemin oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin yine muhalefet şerhinin zapta geçirilmesini talep ettiği, gündemin 8.maddesinde ise yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396 maddelerindeki yetkilerin verilmesinin görüşüldüğü, görüşmenin oy çokluğu ile kabul edildiği, muhalefet şerhinin davacı vekili tarafından zapta geçirilmesinin talep edildiği, 41.477,20 hisse adedinin hissedarlardan ...'a ait olduğu, 8.522,80 hisse adedinin ise davacıya ait olduğu, davacı hissesinin veraseten intikal eden hisse olduğu, davacı tarafça dava konusu genel kurulda alınan 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu gündem maddelerinin iptali ile yürütmesinin durdurulmasının talep edildiği, mahkeme tarafından davacı talebinin kısmen kabulü ile genel kurul gündeminin 3, 4, 5, ve 8 nolu kararlarının yürütmesinin durdurulmasına, genel kurulun 6 ve 7 nolu gündem maddelerinin yürütmesinin geri bırakılması taleplerinin ise reddine karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ret kararı verilen genel kurul gündeminin 6 ve 7 nolu gündem maddeleri nedeni ile istinaf başvurusunda bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, ret kararı verilen gündemin 6 ve 7 nolu maddelerinin özellikle şirketin tasfiye sürecinde olması da dikkate alındığında ihtiyati tedbire ilişkin olarak yasal koşulların mevcut olduğunun kanıtlanmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, tasfiye memurlarının sorumluluklarının bulunduğu iddiası başkaca bir yargılamanın konusunu teşkil edeceğinden, HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir şartlarının varlığından söz edilemeyecektir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk drece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.09.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri gereğince karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim