mahkeme 2025/1441 E. 2025/1390 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1441
2025/1390
12 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1441
KARAR NO: 2025/1390
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.06.2025 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2025/541 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki esas dair dava içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olduğunu sunulan hizmete ilişkin 05.12.2023 tarihli ... numaralı 1.300,00-USD değerinde fatura düzenlendiğini, ödenmemiş fatura alacaklarına istinaden gerekli ihtarat yazılı ve sözlü olarak yapılmasına rağmen davalının ödememede ısrar ettiğini, işbu sebeple alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 7. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın aleyhine taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 30.06.2025 tarihli ara kararında; "...öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerekmektedir, davacı tarafından fatura alacağı nedeniyle ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı ile iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği anlaşılmakla... " ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalıya hitaben hazırlanan ve davalı tarafından imzalanıp kaşelenen anlaşma metninden ve itiraz edilmeyen faturalar kapsamından sabit olduğunu, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin açık olduğunu, anlaşma metninde hem navlun bedeline hem gümrükleme bedeline, hem geçiş ücretine, hem de vergi harçlarına yer verilmiş olmasının yanında taşımacılık sürecinin hangi araçlar ile gerçekleştirileceği ve ödeme şartlarına yer verildiğini, anlaşmadan sonra taşımanın müvekkili tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı şirket adına fatura düzenlendiğini, konkordato sürecinde müvekkilinin alacağını mahkemeye bildirdiğini, feri taleplerinin kabul edildiğini, müvekkili alacağının bildirilmesi konkordato heyeti tarafından tebliğ edildiğini, bu gerçeklik karşısında alacaklı olduklarının sabit olduğunu, Bozüyük 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/200 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan konkordato davası nedeniyle davalıya bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, davalının hiçbir zaman alacağın varlığına ve tutarına itiraz etmediğini iddia ederek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşımaya ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, esas hakkındaki dava içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin redidne karar verilmiş; bu ara karar karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına kara yolu navlun bedeli olarak e-fatura düzenlendiği, fatura tutarının 1.300,00 USD olduğu, alacağın tahsili amacı ile davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.300,00 USD fatura bedeli ile işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 1.425,38 USD karşılığı 54.347,80 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı takip konusu fatura alacağının sübuta erdiğini, konkordato sürecinde davalı tarafın alacağı ve faturaya itiraz etmediğini, yaklaşık ispat şartının yerine gelmiş olduğunu iddia etmiş ise de dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden takibe konu edilen alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmediği kanaatine varılmıştır. Fatura düzenlenmesi alacağın varlığını ispat için tek başına yeterli değildir. Davacı vekili tarafından her ne kadar, konkordato aşamasında mahkeme tarafından feri müdahilliklerinin kabulüne karar verildiği, komiserlerin davet yazısı gönderdiği vb. beyanlarla yaklaşık olarak alacağın ispat edilmiş olduğu ileri sürülmüş ise de iddia edilen hususlar konkordato yargılamasına ilişkindir. Davacı tarafça yargılamanın ilerleyen aşamalarında ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yeniden değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebine dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.09.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.