mahkeme 2022/948 E. 2025/1370 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/948
2025/1370
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/948
KARAR NO : 2025/1370
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2022
NUMARASI : 2016/1240 2022/111
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; cari hesaptan kaynaklanan 11.086,98 TL alacağın tahsili amacıyla, davalı aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin davacı ile hiçbir ticari ilişkisi ulunmadığı gibi borcu da bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, davacının, davalıya ticari ilişkiden kaynaklı olarak irsaliyeli faturaları düzenlendiği, bilirkişi incelemesi ile davacının usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarında, davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, faturaların ve malların dava dosyasında mevcut ... ... Fişleri ile ...ve Nakliye Hizmetleri Ltd.Şti. ve ... ve ... İşletmeciliği Ltd.Şti.’ne fatura tarihinde teslim edildiği, davacının davaya konu faturalara ilişkin, icra ve davaya konu tutar kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK’nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğu, davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı (Yargıtay 15. H.D. 13/06/2018 T. 2016/2310 E.- 2017/2537 K.) davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın yerinde olmadığı..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si olan 2.217,39 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davacı ve davalı arasında hiçbir şekilde ticari ilişki bulunmadığını, alacağa dayanak olarak gösterilen malların müvekkilin ticari faaliyet alanı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu malların müvekkiline teslim edilmediğini, fatura muhteviyatına ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, faturaların ve malların ekte sunulu ... ... fişleri ile ...ve Nakliye Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... ve ... İşletmeciliği Ltd. Şirketi'ne fatura tarihinde teslim edildiğinin belirlendiğini, alınan ek raporda Ünye Vergi Dairesinden gelen kayıtlarda müvekkilinin 2014 yılına ait gönderilen Ba-Bs formlarında müvekkilince beyan edilmediğinin görüldüğünü, Ünye Vergi Dairesinden gelen kayıtlar, taraflar arasında bir sözleşme olmaması, malların ...ve Nakliye Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... ve ... İşletmeciliği Ltd. Şti. tarafından davalıya teslimini gösterir bir belge bulunmaması göz önüne alındığında, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığının ve dolayısıyla müvekkilinin davacıya borcu olmadığının açık olmasına karşın, ticari defterler üzerinde yapılan soyut değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunup bulunmadığı, sözleşme ilişkisi varsa takip konusu edilen cari hesaptaki faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği ve fatura konusu emtianın davalıya teslim edilip edilmediği uyuşmazlık konusudur. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı sözleşme ilişkisi ve teslim olgusunu inkâr ettiğinden sözleşme konusu emtianın davalıya teslim edildiğini, davacının kanıtlaması gerekmektedir. Satım sözleşmesinde sözleşme konusu emtianın davalıya teslim edildiğinin usulüne uygun yazılı belge veya sevk irsaliyesi ile satıcı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosya kapsamında emtianın davalıya teslimine ilişkin bir sevk irsaliyesinin yahut başkaca bir teslim belgesinin bulunmadığı görülmüştür.Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök raporda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, fatura ve malların ... ... fişleri ile birlikte dava dışı ...ve Nakliye Hizmetleri Limited Şirketi ile ... ve ... İşletmeciliği Limited Şirketi'ne teslim edildiği anlaşılmıştır. ... ... fişlerinin incelenmesinde, anılan şirketlerce emtianın alındığı ancak bu emtianın davalıya teslim edildiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava dışı ...ve Nakliye Hizmetleri Limited Şirketi tarafından mahkemeye gönderilen 09.11.2020 tarihli yazıda emtianın davalıya teslimine ilişkin belgelerin bulunmadığı, nakliyeciler sitesindeki yıkım nedeniyle belgelerin zayi olduğu bildirilmiştir. Mahkemece davalıya ait BA formları getirilerek bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişinin ek raporda, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmediği belirlenmiştir. Davalı, sözleşme ilişkisini ve teslim olgusunu inkâr etmektedir. Taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğunu ve emtianın teslim edildiğini davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. İspat yükü davacıda olduğundan, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi davacının sözleşme ilişkisini ve emtia teslimini kanıtladığı şekilde yorumlanamaz. İspat yükünün davacı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. Dava konusu emtianın davalıya teslim edildiğine ilişkin fatura, sevk irsaliyesi veya herhangi bir belge bulunmamaktadır. Emtiaları davacı tarafından dava dışı ...ve Nakliye Hizmetleri Limited Şirketi ile ... ve ... İşletmeciliği Limited Şirketi'ne teslim edildiği anlaşılmıştır. Ancak bu şirketlerin davacıdan teslim aldığı emtiaları davalıya teslim ettiği, davacı tarafından kanıtlanmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının emtia teslimi ediminin yerine getirdiğini kanıtlayamadığı hâlde, sadece davacı tarafından düzenlenen fatura ve davacının defterleri ile davalının borçlu olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Mahkemenin gerekçeli kararında esas aldığı Yargıtay kararı satım sözleşmesine ilişkin olmayıp, satım sözleşmesinde, emtianın alıcı veya yetkili temsilcisine teslim edildiğinin kesin delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemece ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın reddine, 2-Yasal koşulları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 95,41 TL'nin mahsubu ile bakiye 519,99 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesi uyarınca belirlenen 11.086,98 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısımlarının, kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra yatıran tarafa iadesine,
7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 50,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 270,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.09.2025
KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.