mahkeme 2022/937 E. 2025/1382 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/937

Karar No

2025/1382

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/937
KARAR NO : 2025/1382
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/02/2022
NUMARASI : 2018/965 Esas - 2022/126 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin satım faturasından kaynaklanan alacağını tahsil almacıyla Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında başlattığı takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkili şirketçe ticari ilişki kapsamında davalıya 8.420,78 TL tutarında gıda malzemesi (döner, köfte, şıra) teslim edildiğini, satıma ilişkin olarak düzenlenen 27.05.2017 tarihli irsaliyeli faturada davalı şirket yetkilisi ...'in imzasının bulunduğunu, başvurulara rağmen fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, talep edilen alacağın gerçek ve mevcut bir alacak olmadığını, müvekkilinin tantuni sattığını, döner veya köfte satmadığını bu nedenle bu ürünleri almasının beklenemeyeceğini, borçla ilgili fiş, fatura, irsaliye dökümü bulunmadığını, takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, 17/06/2019 tarihli SMMM bilirkişi kök ve 14/09/2020 tarihli ek raporu, 21/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya gıda ürünleri ( döner, köfte, şıra ) satışı yapıldığı, karşılığında düzenlenen faturadan dolayı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında faturaya dayalı olarak icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davalı tarafça ticari ilişkinin kabul edilmediği, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı tarafın ticari defter ve belgelerini incelenmek üzere ibraz etmediği, 17/06/2019 tarihli kök ve 14/09/2020 tarihli ek bilirkişi raporu ile davalı tarafa ait 2017 ve 2018 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, gerek ticari defter açılış kapanış fişleri, gerek Mayıs 2017 dönemine ait alış kayıtları ve gerekse cari hesap kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından takip ve dava konusu yapılmış olan 27/05/2017 tarih 229811 nolu 8.928,08-TL miktarlı irsaliye faturanın kaydına rastlanmadığı, dava ve icra takibine konu 27/05/2017 tarih ve 8.928,08-TL (KDV Dahil) miktarlı faturanın, Yenibosna Vergi Dairesince gönderilen BA beyan kayıtları arasında yer almadığı, Form BA karşılaştırma ekranı başlıklı belgede "sorgulanan mükellef BA bildirimi vermemiş" uyarısının yer aldığı görülmüş olmakla, davalı tarafın takip konusu faturayı BA beyannamesi ile beyan etmemiş olduğu hususlarının tespit edildiği, 21/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu 27/05/2017 tarihli fatura üzerindeki ... ismine atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davalı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacının ticari ilişkiyi ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalı şirkete gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile borcu kabul etmediği görülerek dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları ile davacı ile davalı arasında dava ve icraya konu fatura kapsamında ticari ilişki olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı değerlendirilerek davalı tarafça da davacının kötüniyetinin ispatı yapılamadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Bilirkişinin 15.10.2021 tarihli raporu hazırlarken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket etmediğini, raporun bu haliyle denetimden uzak olduğunu, raporda denetlenebilirliğe ilişkin bir kriter bulunmadığını, hukuka aykırı rapora itibar edilemeyeceğini, raporda şekil ve ara gramalara ilişkin benzerlik ve farklılıkların tespit edilemediğini, incelenen evrak üzerinde el yazısıyla isim soy isim yazısı olmasına karşın, el yazısına ilişkin her hangi bir inceleme yapılmadığını, isim ve soyisim üzerinde de inceleme yapılmasının istenmesine rağmen mahkemece bu hususların incelenmemesinin hatalı olduğunu, imzanın kesinlikle kime ait olduğunun belirlenmeden eksik rapor ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilince sunulan yemin metninin dikkate alınmaksızın davalının kendi beyanlarını sunarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözlemesi ilişkisi bulunup bulunmadığı ve bulunuyorsa sözleşme kapsamında, takip konusu edilen fatura içeriği emtianın davalıya teslim edilip edilmediği uyuşmazlık konusudur. Satım sözleşmesinin varlığı ile emtia teslimini satıcının kanıtlaması gerekmektedir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 27.05.2017 tarihli 8.928,00 TL bedelli faturadan kaynaklı 8.928,00 TL asıl alacak, 1.052,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.980,28 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 19.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı şirket vekili tarafından 20.09.2018 tarihinde yetkiye, borca, faize ve ferilere itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Satım konusu emtianın tesliminin yazılı belge ile ispat edilebileceği anlaşılmıştır. Bu kapsamda mahkemece davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Faturanın davalı tarafında BA formu ile Vergi Dairesine de bildirilmediği ek bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Dava konusu faturadaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı konusunda imza incelemesi yapılmıştır. Mahkemece uygulamaya esas imza örnekleri toplanmış optik cihazlar ve ışıklarla yapılan inceleme sonucu faturadaki teslim alan imzasının davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. İncelemenin adli birimler ve adli grafoloji uzmanı tarafından yapılmış olması inceleme ve mukayesede kullanılan malzeme ile inceleme şeklinin raporun başlangıç kısmın da ayrıntılı olarak belirtilmesi, imzaların hangi yönden karşılaştırıldığını rapor içinde ayrıntılı olarak belirtilerek karşılaştırma yapılması belirtilerek bilirkişi raporunun yasa ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu anlaşılmıştır. İmzanın aidiyetinin belirlenmesi yeterli olup, ayrıca belgedeki yazıların kimin eli ürünü olup olmadığının belirlenmesinin teslim açısından bir önemi bulunmamaktadır. Teslim ve borçluluk açısından imzanın önemi bulunmakta olup, imza dışındaki yazı ve rakamların kim tarafından yazıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Bu durumda sevk irsaliyesi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşıldığından mahkemece verilen karar doğrudur. Davacının açıkça yemin deliline dayanmış olması nedeni ile mahkemece bu delile dayanılıp dayanılmayacağı hususunda davalı vekiline süre verilmiştir. Davalı şirket vekili yemin metninde belirtilen hususlarda yemin etmek üzere çağrıldığı görülmüştür. Yemin metninde imzanın davacı tarafından atılıp atılmadığı, ürün almak için davacı şirkete gidip gitmediği hususlarında yemin etmesi istenmiştir. Mahkemece isabetli bir şekilde, satım sözleşmesinin niteliğine uygun şekilde fatura konusu ürünleri teslim alıp almadığı ile ürünlerin teslimine ilişkin irsaliyeli faturadaki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı konusunda yemin ettirilmiştir. Yemin eda ediliş şekli yasaya ve satım sözleşmesindeki teslim yükümlülüğüne uygundur. Bu durumda mahkemece yapılan bilirkişi incelemesine göre, satım konusu emtianın davacı tarafından teslim edildiğinin kanıtlanmadığı, sözleşme ve teslimin kanıtlanmaması üzerine ispat yükü kendisinde olan davacının, davalıya teklif edilen yeminin eda edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM Açıklanan bu gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim